techno etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
techno etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2018 Cuma

Istanbul : Buradan Sag Cikan 100 Yil Daha Yasar

Mer haa baaa, bati blogu delisi geri dondu, Istanbul'a gittim demis miydim? 

Evet Berlin'deki guzel kis gunesini ve 10 dereceleri birakip gecen Cuma gunu les yagmurlu bir Istanbul'a kisa bir gezim oldu. Herseyi 3-4 gune sigdirmak cok guzeldi ve isime geldi. Iner inmez trafikte kaldim ve araya sikistirdigim bir musteri ziyaretine ucu ucuna yetistim. Cok iyi gecti, arada gittigimde mutlaka 1-2 musteri gorecegim yoksa isler gercekten buradan bazen ilerlemiyor. 



Gorustugum kurum ve kisi hakkinda bilgi veremeyecegim ama kurumdan cok etkilendim. Gorustugum kisiden daha da cok etkilendim. B. Bey'e sevgiler saygilar.

Aksaminda Nil ile Kanyon'ya yemek yedik ve giybetler siril siril akti. Aklima Suvla'ya gitmek geldi. Orada bulustuk. Fancy bir mekan ve guzel saraplar icin; Suvla, Kanyon Sinemasi, 3. Kat'da.


Gokce'de, evinde, yani eski evimde ve odamda kaldim. 7 senenin ardinda bu odaya kucuk kabin boyu bir valizle gelmek biraz huzunluydu. 1 sise sarap ictikten sonra, 1 tane de Gokce ile ictim. Sizmisim.

Canim Gokcis. O her zaman bir ev arkadasindan cok oteydi. Sabahinda Cihangir'de kahvalti yaptik ve gercekten uzun zamandir bu kadar keyifli bir kahvalti yapmamistim. Sonrasinda biraz Beyoglu'nde yuruduk. Grandpera'ya girdik. Eski Beyoglu binalari basarili sekilde igranc AVM'lere cevriliyor. Gokcis, Berlin'e gelme sozu verdi. AVM'leri bosverin tembelliginiz tutarsa suraya gidin, mekan; Van Kahvalti Evi, Cihangir, Defterdar Yokusu 52.


Efendim bilen bilir, Berlin crewden Erman Sari, Matrixxman oncesi warm up yapti. Ama guzel warm up yapti. Mekan da ; Studio.  Zorlu Center icinde acilmis. AVM'nin icinde tekno dinlemek biraz sikintili ama ekip ve muzik iyi oldugu surece bu dert olmuyor. Cisil'e de geldigi icin tesekkurler. Cok guzel insanlarla tanistirdi. Ekiple dans etmeyi cok ozlemistim. Buyuk bir Berlin Gathering'ini heyecanla bekliyorum. 



Ertesi gun kendime gelmeye calisirken bir anda kafami Kozyatagi-Taksim arasi yuz yil suren bir metro yolculugunda buldum. Son 10 ayda o kadar fazla insani burada acikcasi sadece yilbasinda gormustum. Gozumu actigimda 4'te Zubeyir'de ocakbasinda et yiyordum. Kebaplar, rakilar, caylar, ne ara o kadar zaman gecti ve ne ara o kadar cok ozlemisim, tribun ekibinin gozlerinden opuyorum, cilasi Asude'de devam etti. Asude'nin dili olsa bir konussa, valla biz biteriz ajsdhhsh.



Pazartesi gunu daha sakindi. Aksamina Eylem Hanim ile Lahmacun yedim ve Merlot'u mincikladim. Carsi pazardan gotureceklerimi aldim, cantami hazirladim ve biraz daha dost bulusmasi gorusmesi yaptim. 

Sali gun sevgili Funda'yi alana gecmeden once gorme firsatim oldu. Kahve icin tesekkur ederim. 1 saatte bir suru guzel sey konustuk. Gec bulup, Istanbul'da geride biraktigim guzel insanlardan birisi olarak kalacak. Kendisini de bekliyoruz Berlin'e Subat'ta. Ne diyorduk; Tanimiyorum ama bence kizmazlar.

Efendim 15 dakika suren Istanbul tatilim buydu. Gerisi karmasa, kosturma, telas birazcik ozlem, birazcik guzel yemekler, tekno ve kebapti.  Donus yolunda bok gibi sarhos oldum ve Almanca kursunu kacirdim. Ucakta iyi icmistim. Havalimaninda ise eski sevgilimin sevgilisini gordum, bu asiri denk gelmeyecek bir olaydi. Valla Istanbul tatili ozetle 2 olu 3 yarali, sag cikan 100 yil yasar. AHAHAHAH " - Kaptan yol ustunde sigara molasi var mi? "

Bir sonraki gezim iseeeee, Dubai... Biraz is biraz gezi. Konu ve yer hakkinda hic bir fikrim yok. Gelecek gunlerde daha da netlescek durumlar.


Bu kosturmadan sonra bu haftasonu acikcasi sadece kitap okumayi dusunuyorum. Belki biraz da Almanca calisirim. Kendinize iyi bakin, kahve icin, sevisin ve asla kus uyumayin. Iyi hafta sonlari.

23 Eylül 2016 Cuma

Bir Kez Daha : Amsterdam & Berlin

Sabah ofise gelince, elim istemsizce şu sözlere gitti; "masal diyarlara göç edip yeniliyorum." Ashhdaffa. Döndüm. Saç baş dağınık, inbox'ım patlamış. Geldiğimin sabahı işe gidemedim. Sonraki gün ofiste sabah kahve makinasının kapağını açık unutmuşum. Genel müdür, hayırdır Berlin'de aşık mı oldun kızım, kahve patates olmuş dedi. Berlin'e aşık oldum. Bir kez daha, evet.
 

Amsterdam...
 
Berlin'den önce Amsterdam'a gittik. Tatil oradan başladı, başladığı gibi de bitti. Bayaa yorulduk.  Hatırlamadığım yerler var. Uydu yayını şeklinde. Karıncalı görseller. Kaldığımız hostelin resepsiyonistlerinden biri kedi. Evet baya kedi. Kocaman bir orange tabby idi. Orange tabbyleri bayaa çok severim. İlk günümüz kavga dövüş koşturmaca geçti. Benim değil ekibin ilk ziyareti olunca, bol bol gezdik, çok güzel sigaralar içtik. 1 günümüzü Vondelpark'ta mantara ayırdık. Benim sanırım 12 saatim hayatımdan kayıp. Garip bir yolculuktu. Geri geldiğimde hostelde yatıyordum. En son hissettiklerim, toprağın altında doğaya ve çimlere karışıyor oluşumdu. Nabzımın durduğunu ve su kadar hafiflediğimi felan hissettim. Sanırım artık hayatımda, bir çok şeye şaşırmayacağım.
 

 
Bu ziyaretimde yine bir fırsatını yaratıp Waterlooplain Bit Pazarı'na gittim. Harika ötesi çok eski bir palto buldum ve aldım. Gerçekten şanslıyım bu konuda. Eski, atılmış, çöplerden, 2.el kıyafetleri, yaşanmışlığı olan bu hayat parçalarını giyinmeyi çok seviyorum. Eski olması; beni hayatın akşına ve zamanın geçişine adapte ediyor. Belki 10-20 sene evvel birini ısıtmış bir hırkayı taşımak beni çok heyecanlandırıyor.
 

Rembrandtplein ve Bloemenmarkt'a vakit ayırdım. Turistik lale soğanları görmek istiyorsanız buyrun efendim. Flying Tiger 'a ve Sostrene Grene'ye uğramayı ihmal etmedim. Yeni sezon ürünler beni pek cezbetmedi. İkisinden de 1-2 küçük şey alıp çıktım.
 
 
Kanallar çevresinde çok vakit geçirdik, biraz popüler ancak Bulldog Coffee Shop'ta oturduk biraz da. Geçen seferden sevdiğim Abraxas'a götürdüm bizimkileri. Cumartesi günü ise, öğleden sonra son sigaralarımızı havalimanında içip Easyjet ile Berlin'e uçtuk. Amsterdam'ı, sonbaharın güzel bir gününde geride bıraktım. Umarım en kısa sürede tekrar gider, Anne Frank'ı ziyaret edebilirim. Kıyamet kadar sırasını maalesef yine bekleyemedim. Üzgünüm Anne.
 

 
Berlin...
 
Bu sefer daha güçlü duygularla döndüm Berlin'den. 1 sene içindeki 3. ziyaretimdi ve her gelişimde yeni hislerle ayrılıyorum. Geçen seferki "garip" şoku hiç yaşamadım. Sadece her ayrıldığımda daha çok bağlanıyorum. Dönüp giderken, uzaktan daha çok gözümün içine bakıyor. Daha çok sarılıyor şehir bana. Amsterdam'dan sonra uçaktan inince, çok yoğun bir home-away-home hissettim. Hemen aynı gece Berghain'a gidip biraz vakit geçirdik ve Pazar öğleden sonra ise upuzun bir eğlencenin içine geri girmek için geri döndük. Buyrunuz efendim bu da ekibin ölmeden önceki son fotoğrafı asdfghjk.
 
 
Line-Up beklenilenden de çok iyiydi. Answer Code Request, Slam, Lucy, Function bizle mezara kadar gelecek şeyler yaptı. Çok özel bir deneyimdi o gece. Hakkını verdiğimiz söylenebilir.
 
Merakla beklenen buluşma oldu ve Ramsey ile Eis Bar'da oturup uzun uzun muhabbet ettik. İyi ki varsın Berghain ve iyi ki böyle güzel insanlar getiriyorsun bana. Ramsey ile Berghain'da tanışma hikayem burada. O da benim gibi parlak bir yaz geçirmemiş. Kıza hala bir Suma Beach sözüm var, gelemediği için bayaa üzgün. Terör olayları O'nu endişelendirmişti. Gelişi iptal olmuştu. Tüm akşam klüpte sadece Club Mate içip sakince sohbet eden 2 tek insandık bence. Sadece Ramsey değil, bu sefer de yeni insanlar ile tanıştım. Teşekkürler Berlin.

Mekandan, Pazartesi sabah 10.00 gibi çıktık. Müthiş bir geceydi. Berlin'de evini bizimle paylaşan Oya ve Keykan'a sonsuz teşekkürler. Ne desek yetmez. Minnoş evlerinde ve Berlin'de güzel bir kış mevsimi diliyorum onlara da.
 
Aadsaggaghahah kekomançi bir şarkı sözü ile yazıya lap diye girip bayaa ağır bir laf ile blogtan şimdilik çıkıyorum.  Ben nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi gelir. -Baudelaire . Adeta bu yılımı özetliyor.
 
Güzel bir sonbahar olsun. Bir süre seyahatim yok. Belki şehirde olup bitenleri yazarım bir ara. 30'umdan sonra hayatımda ilk defa kış mevsiminin gelmesini istiyorum. Huylarım değişiyor. Kedime sarılıp, yağmurların üzerime yağmasını izlicem. Küs uyumayın, kahve için ve sevişin. İyi hafta sonları.

16 Kasım 2015 Pazartesi

Sevgili Dirty Doering, Okunan Kitaplar ve İstanbul Işık Festivali

Vaov vaov vaov! Dün gece uykusuz kalıp Trendeki Kız'ı bitirdim. İlk defa polisiye yazan biri için fena değildi. Gerildiğim yerler oldu ama altıma sıçmadım. Fermina'nın kulakları çınlasın kitapta 6-7 tane tokat gibi imla hatası vardı, bir de bazı yerler çok Türkçe-İngilizce olmuştu. İngilizce baskı bulup aynı sayfaları okuyunca bunu teyid ettim kendime. Cesaretim olsa orjinalini okuycam. Ama bir hafta sonu için fena bir okuma değil. Filmine başlanmış. Ana karakter buysa, sarhoş ve çirkin olmalıydı biraz. Tadım kaçtı. 
 
 
Trendeki Kız'dan önce okumadığımı henüz söyleyince, yüzünü ekşitenlere inat, 2015 yılımın kitabı olacak İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası'nı bitirip kitaplığıma kaldırdım. Kitabın efsane bir kafası var. İş yerim tam da Galata Kulesi'nin altındaki Kemeraltı Caddesi olduğu için kitabın atmosferi beni çok etkiledi. Eminönü'nü, minareleri, çatıları ve Galata'yı izlerken Norrda - I Know dinledim, kendimi bir an İstihbarat kapısından girerken felan gördüm. Acayip şeyler.
 
 
Flores Geceleri'ne başladım. Trendeki Kız'dan sonra bir anda sıcak Buenos Aries sokaklarına indim. Tatlış bir yaşlı çift var, pizza dağıtıyorlar. 15. sayfada felanım ama birazdan ortalık karışcakmış gibi. Abbov KAOS! Aahahahsldjsa en sevdiğim.
 
Efendim, Cumartesi gecesi Kloster'e gittik ve tarihi anlar yaşadık. Generic, Berlin Ist Techno eventi düzenlemiş.  Velten a.k.a Dirty Doering geldi İstanbul'a. I would diye bir şarkısı vardır. Videosu çok bela. Öncesinde güzel kankeytosu Einmusik'i dinleme şansımız oldu. Öncesinde de Aliço warm up yaptı. Açıkçası mükemmel bişiler beklemiyorduk, hatta minimal, deep tech felanlar bekliyorduk ama saat 2'den sonra işler bayaa değişti. Can bir ara bana eğilip "kızım bu herif birazdan ağzımıza sıçacak" dedi. Dediği de çıktı. En son saate baktığımızda 5'ti. Ben Klock'tan sonra en keyif aldığım müzikleri dinledik. Yaşasın Tekno!
 
 
Pazar kitaba devem edip, akşamında ekipçe İstanbul Light Festivali için Zorlu'ya gittik. Işık odaları var, o odalar fena. Fonda çalan müzikler tripli tripli. Bilmem anlatabildim mi? Mandala kafasında olan bir çalışma var. Bir tag girince yazılım bir takım görseller ile sana mandala yapıyor. Buyrun dijital mandalam ve ben. Soldaki ben. Herkese iyi haftalar olsun. Kahve için, küs uyumayın ve ölmeyin.
 
 

24 Ağustos 2015 Pazartesi

1 Senenin Ardından Felfena Kadroyla : Minipax 2015, Yeni Mekanlar ve Eskimeyen İnsanlar

Uzun bir yaz yandık kavrulduk, İstanbullular yapış yapış 45 derece sabahlarda sevişemedi, sonra gitti koca şehir, tek sağanak yağmurlu gün seçti, o gün festival yaptı, O da Minipax'tı, tarihte güzel bir cumartesine denk geldi. Bununla alakalı birazdan geri size dönücem çocuklar.

Şenay, Radyomood dinlemeye başlamış, ne iyi yapmış. Bloguna da yazmış beni. Dinleyin ve dinlettirin. Reklamsız, cingılsız, cayır cayır indie ve rock n rolll ve hiç duymayıp çok seveceğiniz parçalar, sevgili Emrecan'nın programları... Tavsiye ediyorum.

Ne güzeldi nikah, ne güzeldi nikah sonrası AYI Pub eğlencesi, ne güzeldi dostlarla park bahçe ve ne güzeldi Minipax, yağmura rağmen. Geçen haftadan Kadıköy'e gidiyorum dedim gittim, dostlar evlendi, ertesi pazar bir başka grup ile Maçka'da çimlere yayıldık, bu hafta da festival ruhunu doyasıya yaşadık,ıslandık, çamurlara battık ve hopp koca 2 hafta bitmiş.

Zeplin Pub, gerçi burası eski bir yer ama ben Vegan Burger'ini yeni denedim. Salatası daha büyük olmalı. Bira listesi ehh hali ile çok iyi. Irish sevenler buraya.

Diğeri de, Babylon Kilyos. Güzel haberler var burası ile ilgili. Yılların Asmalımescit Babylon'u kapılarını kapatıyor. Bomonti'de yeni yerinde devam edecek performans hall, Kilyos'da kışın güzel eventlerle ve yazın da plajı ile bizimle olacak. Bir Babylon aşığı, eski bir dostum ile Minipax öncesi cumartesi öğle yemeğine, beni Suma'ya bırakması kıyağı da yanında, gidelim dedik. Niyetimiz yıllardan sonra Bora Uzer dinlemekti ama fırtına nedeni ile konser iptal edildi. Bari yemek yiyip akşam birası içeriz olduk. Yağmur sonrası karadenizi izledik, güneşi batırdık, goygoy yaptık. Efendim Babylon Kilyos çok kaliteli bir yatırım yaparak pırıl pırıl bir mekan yapmış, gidin görün. Çalışanlar, kabinler, wc'ler, plaj, Babylon radyo yayını, oyun alanları, hayvani çim alanı, iskelesi, böyle tam kafayı yiyip şehirden kaçmalık yer olmuş, bu adamlar işi biliyor.  

Geçenlerde denk geldim, ekşi sözlükte bir entry vardı, biri kalkıp burası ile Suma'yı kıyaslamış. Üstelik Suma'da eğlenen kitle için de, ay bokum yani çok özür dilerim ama O da biz oluyormuşuz, junkie demiş. Şimdi su götürmeyen bir gerçek, iki mekanın kitlesi asla kıyaslanamaz. Babylon'da, çocuğunu alıp çimdirecek köfte yedirecek, köpeğinin bokuna, özel yapılmış "pet field"da poşet edinecek ve frizbisini Long Island Ice Tea'sine batırıp götüne sokucak bir kitle var. Suma da ise güzel isimleri kovalayıp, yağmur bile yağsa rüzgarda dans edecek düzenli drug hayatı olan bir kitle mevcut. 

Siz hangisi iseniz ona gidin arkadaşlar ve insanların zevklerini ve seçimlerini lütfen boklamayın. Efendim Babylon hafta içi 40 lira, haftasonu 50 lira giriş. Vodafone red zone ile %50 indirimli. Öğle yemeği + biralar + kahveler derken ortalama 190 lira felan ödedik. Karaköy'den hallice, bence değer! Frizbinizi unutmayın!


Gelelim, şehrin en geniş line-up'ının olduğu ama bir yağmurla nasıl bozulduğuna. Ağlayan zırlayan elit tayfanın festival sayfasını habire boklamasına! Eğlenmesini bilen az insanın nasıl da güzel eğlendiği Minipax Festival 2015'e.

Geçen sene Haziran'da apaynı sebeplerden cacık olan festival, nasıl da oluyorsa, yine apaynı doğal şartlardan maf olduğunu size burada anlatmayacağım, announcement yapıldığı halde maksimum önlemleri almayan ekibi eleştirecek dermanım yok çünkü hala dans etmekten yorgunum. Ben giderken yanımda uygun kıyafet ve çöp poşeti götürdüm. Kendi kişisel önlemimi almıştım. Eğlenmek isteyen eğlenir. Olmadı, olduramadılar. Olsundu. Elindekiyle yetinenler gece 1'de duran yağmuru bekledi ve o saate kadar ara ara vuran fırtınayı poşet yağmurluklar ile izledi. Buğra'nın o muzip gülümsemesi ile, yağmurdan sonra, bize gelip "arkadaşlar şu suratınızdaki memnuniyetsizliği ve kaygıyı görmek istemiyorum!!!" demesini ömrümce hiç unutamıcam. Ahahahahaha.


Online takip ettiğimiz hava durumu bizleri yanıltmadı ve "asıl gece şimdi başlıyor" deyip, ormanın karanlık rave havasına kendimizi bıraktık, Ali ile Enis'in doğum gününü kutladık, yeni dostlar edindik ve güzel müzikler dinleyerek sabah 8'a kadar dans ettik. En son plajda bir gözümü açtım, diğer gözümü de arabada. Eve geldiğimde sabah 10'du sanırım. Yine iyi gelmişim djsajdsa.

Yine iyi eve gelebilmişim
Line-up'tan hiç bahsetmeyeceğim çünkü fırtına nedeni ile bir sürü stage ve dj iptal oldu, ŞAŞIRDIK MI HAYIR ahahahahaha biz yine ordan oraya dj kovaladık, sığınacak yer aradık ara ara. Yağmur bitince ormanda kaldık. Gaiser, Pan-Pot, Dj Tennis, Rodhad dinledik. Gece 4'ten sonra hava iyice Techno'ya döndü. Gerçekten beklediğimiz gibi, çok ama çok iyilerdi. Festivalden sonra facebook sayfasını bir sürü şikayet doldurdu, 170 lira verip üstüne çamurlu ayakkabılarını post eden hanım kızlarımız için bu bloğu terk edip orayı takip edebilirsiniz. Bu şikayetler benim festival anlayışıma ters.

Herkese ama herkese teşekkür ederim. Festival ruhunu yaşayanlara, kahvesini suyunu yağmurluğunu benle paylaşan Ravers dostlara, geçen sene yaşadıklarımı kıyaslayıp, benimle yanımda olan sevdiğim hiç eskimeyecek insanlara, yeni yaşına festivalde giren 2 güzel adam Ali ve Enis'e,  acil kahve içelim sana ihtiyacım var:) diyen Buğra'ya, "aşkım topuzum nasıl olmuuuuuş" diyen Ekin'e, Enis'in doğum gününe sürpriz bir dj set up pastası yapan ve pastayı alana sokan Su'ya, ahahahahahah "ooo bu olayları artık blogta patlatırsın" diyen Atakan'a, İzmir'den festivale kalkıp gelen Ceren'e teşekkür ederim. Hepiniz iyi ki varsınız.

Geçen sene gittiğim ve bu sene gittiğim Minipax arasında aslında çok büyük bir fark var, ama onu buraya yazmaya artık hiç gerek yok. Ve tekrar tekrar teşekkürler Enis.

Dans edin, kahve için, dostlarınızın kıymetini bilin ve en önemlisi asla küs uyumayın. Herkese güzel bir hafta olsun!