istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2019 Pazar

Yaz Mevsiminin Sonuna Yolculuk : Istanbul, Rodos, Kos ve Biraz Berlin

Mer haa baaaaa.

Bati Berlin'in delisi geldi.

Istanbul, Akbuk ve Rodos yazilarina gecmeden evvel, Berlin Pride kutlamasindan bir kac kare birakmadan bitirmicem. Renkli goseller konussun diyorum ve sonra yaziya donuyorum. Ne diyoruz? Love is love.


Ufacik zamana tonla ani sigdirarak dondum buraya. Biletleri henuz alinmamis bir is seyahati varken; bu belirsizlik, bir anda Istanbul'da cok guzel bir networke, iyi gecen toplantilara, gorusmelere ve bos zamanlarimda dostlari gormeme sebep oldu. Gelecek donemde iyi satislara donusmesini umdugum Istanbul gezimi aylardir hayalini kurdugum Kilic Ali Pasa Hamami ritueli ile bitirdim. Aksam ucaga gitmeden evvel eski is yerime ugradim ve Karakoy'dan bir yanak aldim. Bu gezide dostlarimla en azindan bir bira ya da kahve icecek zamani bulmam bana cok cok iyi geldi. Home away home diyerek Berlin'e geri dondum ve sadece 3 gun calistiktan sonra, ustumuzden tum senenin yorgunlugunu atmak icin dostlarla tatile ciktik. 




Efendim bu tatil bizimle mezara kadar gelir. Yani daha ne diyebilirim ki asdjsjd. Rotamiz bir miktar son dakika degistikten sonra acaba nerde nasil olur sorularina cok takilmadan bir gidelim bakariz kivaminda Marmaris'e indik. Oradan Akyaka'ya gectik. Kalisimiz boyunca; Riders Inn 22'ye ugradik, aksam Azmak'ta rakimizi ictik ve Kite Beach'te gun batimi izledik. Bir sabah Dama Dama Cafe Art Gallery'de sahane bir kahvalti yaptik. Lutfen yolunuz dusunce gidin.


Gunduzlari ise Akbuk'e gittik. Mavi suya elini uzatan doga, sahane deniz, gun batarken ustumuze coken o garip sakinlik... Hicbir ana degisemezdim. 


Gun batinca mor-lacivert bir renk alan ufuk cizgisine bakarak kucuk meditasyonlar yapmayi ihmal etmedim. Cok guzelsin Akbuk, umarim yine bulusuruz. 



Turkiye sulari bize bu kadar yeter, bayramda buralar cekilmez diyen lokaller gibi hafiften Yunan'a kacarak Rodos'a gectik. Ege'nin sahane yavasligini deneyimledigim ve biraz daha icime bakabildigim, aklimi yavaslatabildigim bir rota oldu. Rodos'ta her gune bir plaj ve koy koymak cok kolay. Ulasim duzenli, yemekler, insanlar, hava cok tanidik. Hersey bana cocuklugumun Ege'sini animsatti. 90 yilinda kalmis ve bu gune gelememis ilginc bir otelde kaldik. Gunlere dagilan farkli plajlar denedik. Antoni Quinn's Bay, Ladiko Beach, Faliraki ve Lindos



Galiba gonlumuz en cok Lindos'ta kaldi. Tepeye yayilmis geleneksel bir Yunan kasabasi. Minik bir kac plaji ve yokusta beyaz renkli sokaklar ile cevrili. 


Gun batarken plajda tek kalan Keykan, Muge, ben, 3 deli, aksam 9 otobusu ile sehire geri donerken, renkler karanligin icinde aksam meltemi ile kayboluyordu. 


Bir aksami da, bana biraz Eminonu'nu animsatan atmosferinde Rodos, Old Town'da gecirdik. Guzel yemekler yedik, turist vasfini yerine getirdik ve Kos'a gecmek icin sabah erkenden feribotumuza gittik. 2 saatlik bir yolculuktan sonra, Simi'den yolcu alip bir kuple orayi da gordukten sonra Kos'a devam ettik.



Kos'a giderken Google'dan baktigimiz Alibaba Beach'te denize girdik ve gunu birlik olan gezimiz Bodrum'da son buldu. Kos, Bodrum kivaminda bir ortam.

Ertesi gun sabah ucagi ile Berlin'e donduk ama ne donus adhshdh. Almanlarin kapali alanlarda klima kullanmamasini ve bunun mantigini yerlestikten ve yasadiktan sonra cok iyi anladim. Klima buyuk hatadir arkadaslar. Feribotta ve havalimaninda organlarima kadar aldigim klima havasi bagirsaklarimi donus yolunda bozdu ve evde buzlukta hazine kivaminda buldugum tavuga corba yaparak hayata tutundum denebilir. Sansliydim, Cuma aksam eve donmustum ve is yoktu. Bu 3 gun resmen tatilin enerjisini heba edecekti. Pazar ayagi kalkip kedi kumu temizleyebildim ve aksam Steve ile bulustugumda hala midem cok iyi degil.

Is donusu nasil hayvan gibi calistigimi buraya yazip tatlari kacirmicam. Ustelik bir de Almanca kursum basladi. Bu isi artik masaya yatirma vakti geldi. Safak 3 sene. B1'i alinca bu is biter arkadaslar. Haftaici sabah gunde 4 saat Almanca ile Berlin'de kartlari yeniden dagitiyorum. 

Sehire donunce kendimi sehire verdim. Steve ile Kraftwerk'te Audiovisiual bir sergiye gittik. Deep Web projesi, muzikleri, olayin matematigi cok cok guzeldi. Linke tiklayin please. Bu yapinin icinde yapilan herseyin hastasiyim. Kraftwerk'e kakamizi yaptik gidin bakin deseler, kosa kosa giderim. Cunku bina kendi kendine konusuyor. 


Neyse efendim kayan lazerler ve sahane ambient muzik ile iceride biraz kaybolduktan sonra Cumartesi gunu icinde bir kafe olan ilginc bir mezarlik ziyaret ettik. Turbe dicem diyemiyorum, bizimki aile mezarlarinin icinden birinde bir video cekti, iceride 2. Dunya Savasindan kalma acikta tabut vardi, kosarak kactik asjdahdh. Oyle degisik bir yerdi neyse. Café Strauss ve Luisenstadt Kilisesi, Südstern'de gitmek isteyen buyursun. Bu cocuk beni mezarliktaki kafeden evvel de Nazi doneminden kalma askeri gozlem kulesine felan goturmustu. Duzgun yerlerde efendi efendi kahve icemiyor. Kule sehire yukaridan bakiyor, Flakturm, Humboldhain'da. Biraz Alman tarihi seven burayi kacirmasin. 

Grimm serisini ve hikayelerini cok severim. Bunu sevdigimi Steve ile paylasinca cok ilginc bir detay ogrendim. Bu hikayelerin bir kismini yazan, basilmasina on ayak olan ve bir kismini korumaya alan ve Grimmler ile evlilik yapan ailede geliyormus kendisi. Boyle bir bilgiye ben hic hazir degildim gercekten. Wikipedia'da bile yaziyor. Muhtesem bir bag. Hos kendisi hala bazi masallarin cok korkunc oldugunu ve buyudugu bolgenin karanlik kirsalini cok iyi anlattigini soyluyor. Grimm izleyen burada beni daha cok iyi anlayacak. 


Konuyu aslinda suna baglayacagim. Grimm Kardeslerin mezari Berlin'de. Gidip bir Fatiha okuyayim dedim. Konu bundan acilinca hadi gidip gezelim dedik ama öhem, evde gunu biraz uzun yasayinca, mezarligin bir ziyaret saati olmadigini bilerek kapida kaldik. Ama yol ustunde baska bir yer kesfettik. Eski bir demiryolu bolgesinin icinden yuruduk ve parkta cok guzel bir kac gorsel cekme sansim oldu. Grimmlere Fatiha ise gelecek haftaya kaldi arkadaslar. 



Aksam yemeginden sonra ise Michelberger Hotel'de aksam ickisine gittik. Bir otelci olarak nadiren otele ickiye giderim. Ustelik Warschaur Duragi, tam anlami ile insanlarin oylece öldügü bir yer. Gecen kis, Suren ile durakta eksi 5 derecede uyuyan bir adami zorla uyandirdigimizi dusundugumde, duragın tam yanında olan bu otelin icinde, bu kadar guzel bir bahce bulmayi beklemiyordum. Sadece 3 gun daha surecek Yaz aksamindan maksimum verim aldigimizi soylemeliyim. Cin Tonik seni ve yazi seviyorum. Seni daha cok.


Berlin'i bilen birisi ile tanismak ve bu sehrin icinde birbirimizi birlikte kesfetmek gercekten cok keyifli. Bu ayin sonunda kendisini Istanbul'a gotuyorum. Istanbul Kartlari ve Lahmacunlari cikarin. Sinav var. Lokal rehberiniz sehire geri donuyor. 


Evet efendim, bu sefer toplantiya yetisme derdi olmayan 4 gunluk bir Istanbul tatili bizi bekliyor. Bu surede Almanca kursuma tam hizi ile devam edip bir sonraki seviyeye gecicem. Berlin suan resmen yepyeni sergiler ve acilislar ile oldukca yogun. Bir gunumu bir kac muzeye vermeyi dusunuyorum. Bugun evde yemek pisirip malladim. Almanca odevimse simdi beni bekliyor. Istanbul'a gidene kadar bir miktar plansiz kalip, kursa ve ise konsantre olacagim. Haftaicleri beynim Haribo gibi olunca herkes evlere dagiliyor ama Cuma-Pazar arasi bolca aksiyona yer var. Gecen hafta uzun bir aradan sonra Berghain'a gittik. Kangding Raycigim soyler misin canim nasil bu kadar minnos oldun? Bu hafta nihayet Kobosil'in 44 olusumuna destek verdigimiz ve plak sirketinin urettigi tshirtlerimizi teslim aldik. Benim icin daha ozeli ise, baskinin birinin Turkce olmasi. Buyrunuz, tam destek hep destek. 

Size guzel bir Sonbahar donemi diliyorum. Muhtemelen Istanbul'da sonbahar yapraklari bizi karsiliyor olacak ve donuste beni buradan görselleri ile bulacaksiniz. Araya yapabilirsem, sehire gelen guzel sergilerden ve kesfettigimiz garip yerlerin hikayelerinden serpistiririm. O sureye kadar kendinize iyi davranin, sevisin, kahve icin ve asla kus uyumayin. Auf Wiedersehen!

26 Ocak 2018 Cuma

Istanbul : Buradan Sag Cikan 100 Yil Daha Yasar

Mer haa baaa, bati blogu delisi geri dondu, Istanbul'a gittim demis miydim? 

Evet Berlin'deki guzel kis gunesini ve 10 dereceleri birakip gecen Cuma gunu les yagmurlu bir Istanbul'a kisa bir gezim oldu. Herseyi 3-4 gune sigdirmak cok guzeldi ve isime geldi. Iner inmez trafikte kaldim ve araya sikistirdigim bir musteri ziyaretine ucu ucuna yetistim. Cok iyi gecti, arada gittigimde mutlaka 1-2 musteri gorecegim yoksa isler gercekten buradan bazen ilerlemiyor. 



Gorustugum kurum ve kisi hakkinda bilgi veremeyecegim ama kurumdan cok etkilendim. Gorustugum kisiden daha da cok etkilendim. B. Bey'e sevgiler saygilar.

Aksaminda Nil ile Kanyon'ya yemek yedik ve giybetler siril siril akti. Aklima Suvla'ya gitmek geldi. Orada bulustuk. Fancy bir mekan ve guzel saraplar icin; Suvla, Kanyon Sinemasi, 3. Kat'da.


Gokce'de, evinde, yani eski evimde ve odamda kaldim. 7 senenin ardinda bu odaya kucuk kabin boyu bir valizle gelmek biraz huzunluydu. 1 sise sarap ictikten sonra, 1 tane de Gokce ile ictim. Sizmisim.

Canim Gokcis. O her zaman bir ev arkadasindan cok oteydi. Sabahinda Cihangir'de kahvalti yaptik ve gercekten uzun zamandir bu kadar keyifli bir kahvalti yapmamistim. Sonrasinda biraz Beyoglu'nde yuruduk. Grandpera'ya girdik. Eski Beyoglu binalari basarili sekilde igranc AVM'lere cevriliyor. Gokcis, Berlin'e gelme sozu verdi. AVM'leri bosverin tembelliginiz tutarsa suraya gidin, mekan; Van Kahvalti Evi, Cihangir, Defterdar Yokusu 52.


Efendim bilen bilir, Berlin crewden Erman Sari, Matrixxman oncesi warm up yapti. Ama guzel warm up yapti. Mekan da ; Studio.  Zorlu Center icinde acilmis. AVM'nin icinde tekno dinlemek biraz sikintili ama ekip ve muzik iyi oldugu surece bu dert olmuyor. Cisil'e de geldigi icin tesekkurler. Cok guzel insanlarla tanistirdi. Ekiple dans etmeyi cok ozlemistim. Buyuk bir Berlin Gathering'ini heyecanla bekliyorum. 



Ertesi gun kendime gelmeye calisirken bir anda kafami Kozyatagi-Taksim arasi yuz yil suren bir metro yolculugunda buldum. Son 10 ayda o kadar fazla insani burada acikcasi sadece yilbasinda gormustum. Gozumu actigimda 4'te Zubeyir'de ocakbasinda et yiyordum. Kebaplar, rakilar, caylar, ne ara o kadar zaman gecti ve ne ara o kadar cok ozlemisim, tribun ekibinin gozlerinden opuyorum, cilasi Asude'de devam etti. Asude'nin dili olsa bir konussa, valla biz biteriz ajsdhhsh.



Pazartesi gunu daha sakindi. Aksamina Eylem Hanim ile Lahmacun yedim ve Merlot'u mincikladim. Carsi pazardan gotureceklerimi aldim, cantami hazirladim ve biraz daha dost bulusmasi gorusmesi yaptim. 

Sali gun sevgili Funda'yi alana gecmeden once gorme firsatim oldu. Kahve icin tesekkur ederim. 1 saatte bir suru guzel sey konustuk. Gec bulup, Istanbul'da geride biraktigim guzel insanlardan birisi olarak kalacak. Kendisini de bekliyoruz Berlin'e Subat'ta. Ne diyorduk; Tanimiyorum ama bence kizmazlar.

Efendim 15 dakika suren Istanbul tatilim buydu. Gerisi karmasa, kosturma, telas birazcik ozlem, birazcik guzel yemekler, tekno ve kebapti.  Donus yolunda bok gibi sarhos oldum ve Almanca kursunu kacirdim. Ucakta iyi icmistim. Havalimaninda ise eski sevgilimin sevgilisini gordum, bu asiri denk gelmeyecek bir olaydi. Valla Istanbul tatili ozetle 2 olu 3 yarali, sag cikan 100 yil yasar. AHAHAHAH " - Kaptan yol ustunde sigara molasi var mi? "

Bir sonraki gezim iseeeee, Dubai... Biraz is biraz gezi. Konu ve yer hakkinda hic bir fikrim yok. Gelecek gunlerde daha da netlescek durumlar.


Bu kosturmadan sonra bu haftasonu acikcasi sadece kitap okumayi dusunuyorum. Belki biraz da Almanca calisirim. Kendinize iyi bakin, kahve icin, sevisin ve asla kus uyumayin. Iyi hafta sonlari.

1 Ağustos 2017 Salı

Ev Yapimi Biralar, Istanbul Seyahati ve Kavusmaya Az Kala

Evet nihayet les balkonumu temizledim. Hic bir sey olmayan balkondan 3 poset cop cikti. Yerlerdeki pisligi cikarmak 2 saatimi aldi. Akil edip hortum almistim. Cok ise yaradi. Tasima su ile imkansizdi temizlik. Kedi icin biraz sikintili oldugu icin etrafi da file ile kapattim.  Aksaminda da plaj sandalyemi atip kitabimi ve birami elime alabildim. Bu balkonun 3 gun suren Berlin yazinda hakkini verecegim dostlar. Bu sabah yine yagmurlarla uyandim. Ama bu sefer piril pirildi etraf. Yagsa da fark etmez.


Yarin oglen Istanbul`a ucuyorum. Herseyi ikiser kez kontrol ettim. Bazen de ucer kez. Yani artik daha fazla kedi tasima videolari felan izlersem aklimi yitircem. Lutfen bir an once 5 Agustos olsun ve sabah O`nunla uyanayim.

Pazar sabah Triangel Label partisine gittik ama boyle sabah kahvalti yapip felan ciktik. Parti oglen 12.00`de basladi. Line-up yangin yeriydi. Ilk saatler Setaoc Mass harika atesledi. Bir miktar heyecanlandigim isimler de oldu ama Dup ve Reggae(!) calininca benim kacasim geliyor boyle yerlerden. Bayaa da elestiri almis sonradan yorumlari okudum. Oradan Berghain`a gittik ama hava harika olunca insanlar Berghain`a gelmemis bile. Garten sakin, icerisi bombostu. Yarim saat sonra Else`ye geri donduk. 11`e kadar oturduk. Hava misti. Bu da boyle hos bir ani oldu bize.

Setaoc Mass ve DVS1 ile tanistim. Sam`i daha cok sevdim sanirim London aksinindan dolayi. Kiz arkadasi da cok hostu. DVS`e de egilip fangirl`unum dedim yaa `cik tisikkir idirim` dedi. Dvs lutfen house calma.

Bir de cok uzun zamandir takip ettigim ve assiri begendigim bi hatun ile tanisma sansim oldu. Instagram`i hakki ile kullaniyor kendisi. Kim Else`de olucak diye story atmis. Ben dedim. ``Aaaa gelip selam ver mutlaka cunku ben seni tanimam`` diye yanit yazinca, hemen iceride gozlerim kendisini aradi. Tabi ancak 2 biradan sonra biraz cesaretim oldu. Cok sicak davrandi, sarildi ve iyi ki geldin dedi, bayaa bir sohbet ettik. Sonra O da eklemis beni. Ozgun bir hatun kendisini cok seviyoruz. Bu sefer Martin`i mekanda goremedim.

Berlin`in sorunu metrolarinin asssiri sicak olmasi. Disarisi 16 dereceyken kompartimanin ici galiba 40 felan oluyor. Cayir cayir bira kokuyor herkes. Iiiiimmiii en sevdigim. 


Bir is arkadasimizin vedasi icin butik bir biraciya gittik. Buralarda Craft Beer cok populer. Baska sehirlerin de biralarini icebildigin mekanlarin house beer`lari asiri basarili oluyor. Deske gidip sectigin biranin tandina bakip oyle alabiliyorsun. Begenmezsen baska secersin. Ben sanirim 4 farkli bira ictim. Biri siyah digeleri Pale Ale muadilleriydi. Mekan BrewDog. Kocaman masalari, kapi onu bahcesi harika pizzalari var. Kardesimle gitsek valla gece sonu bize hastaneden 2 yatak. Fiyatlar 4.5-12 Euro arasi degisiyor. Ackerstrasse 29, Mitte`de. 


Eylul`e kadar pek bir sey yok etrafta. Agustos ortasi bir Berghain yapariz belki. Ostgut Ton Nacht varmis. Atonal`a gidiyim diyordum ama sehir disi ay sonuna baska planlarim var. O nedenle butcemi koruyacagim biraz. Cok para harcadim.

Istanbul`dan 4`unde donuyorum. Arkadaslarimi cok ozledim. Bir mini-reunion yapacagiz. Umarim bloga geri dondugumde hersey yolunda gitmis olur. Dua edelim. Kahve icelim. Kus uyumayalim. Simdiden iyi ve gunesli haftasonlari.

24 Ekim 2016 Pazartesi

3. Istanbul Tasarım Bienali ve Yeni Kitaplar

Merhaba.

Bu sonbaharda İstanbul'da bir miktar sanatlanacağız. Contemporary Istanbul yaklaşıyor. 3. Tasarım Bienali başladı. Uluslararası galerilerin ülkeye gelmemesi nedeni ile Art International iptal oldu maalesef ama Istanbul Design Week vardı paralel olarak. Ben tabi işim gereği bir miktar takipteyim ama özel ilgim nedeni ile 22 Ekim açılış günü, 3. Tasarım Bienali'nin 4 mekanından biri olan Eski Galata Rum İlkokulu'na gittim. İnsan ve Tasarım ele alınıyor ve tasarımın insanlık tarihine etkileri tartışılıyor. Çok özel enstalasyonlar var. 1 kez daha gideceğim bu hafta, kalabalık olduğu için çok iyi gezemedim. Beni en çok mutlu eden Norveç'teki Global Seed Bank'in bir ekran yansıtmasını izlemekti. Koridor fotoğrafları çok kasvetli ama harika bir proje. Bir de ölümden sonra estetik kaygısı ve toplumun estetik anlayışına gönderme yapan bir çalışma vardı. En altta göreceksiniz. Mezarlar...
 
Bienal'in bir diğer adresi Arkeoloji Müzesiiiiii! Burada gözlerimden kalp çıkarak Fermina'ya sesimin yankısı gidiyor. Arkeoloji Müzesini seçmelerinin nedeni biraz daha şehire yayılmak ve tabi ki tasarımın eski insanları nasıl etkilediğini konuşmak. Diğer adresler ise Bomonti Alt ve X Studio Tophane. Bienal'i 20 Kasım'a kadar ücretsiz gezebilirsiniz.
 
 
Nadirkitap.com'dan aldığım efso-fantastik kitap "Sınırdaki Ev" geldi. Telefon edip teşekkür ettim. Kitapçı çok şaşırdı. Teşekkür edilecek işler de az etrafta malum. Bir avuç kaldık. İdefix'ten sevgili Birgül'ün 2. baskıya giren "Ev Anası" kitabını geç de olsa artık utanarak aldım, uzun süren kötü perhizimi bu kitaplar ile bir bozacağım. Bir de, çok sevdiğim birinden gördüğüm China Mieville 'nin bir kitabını ısmarlamıştım, "Kral Fare", o da yolda geliyormuş. 3 etti.
 
Görseller, Tasarım Bienali'nden. Kahve için, güzel müzikler dinleyin ve asla küs uyumayın. İyi haftalar. Sevgiler...
 
 

 
 

21 Mayıs 2016 Cumartesi

Kilyos ve Kaşıçlar

Bayramı ülke dışında Kilyos'ta kutladım. Serserilikler felan. Herkese iyi hafta sonları!