can tanca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
can tanca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2016 Cuma

Bodrum Chill-Out Music Festival ve Yalıkavak'a Kısa Bir Kaçış

Bodrum'da yaşadığım yılları saymazsam, Bodrum'un hiç görmediğim bir yüzünde kaldım ve Yalıkavak taraflarını çok sevdim. Bu sene İstanbul'da gidemediğim Chill-Out Music Festival 'ın Bodrum ayağı için gittiğimiz Yalıkavak'da 5 günümüz dolu dolu ve harika geçti!

 
Kaldığımız mekanı şans eseri keşfetmiştik. Bahçesinden içeri girdikten sonra ne kadar isabetli bir karar verdiğimizi anladık. Kahvaltısından, temizliğine kadar her detay ile tek tek ilgilenmeleri harikaydı. Villa Cozy 'de bize çok güzel bir kalış imkanı sunan ve en güzel şekilde ağırlama yapan Mine & Haldun Könümen çiftine sevgilerimi yolluyorum! Güzel fotoğraflar aşağıda.
 
 
Xuma Beach 'de gerçekleşen festival haricinde, etraftaki plajlarda vakit geçirdik, evin sahip olduğu havuz başında bolca eğlendik, rakı içtik, Bodrum'a uğradık ve Gündoğan'da Sail Loft Surf Bar'a gitmeden dönmedik. Son gün dönerken havalimanında o kadar buruktuk ki,  "şu son çıkıştan geri mi dönsek" diye iç geçirerek İstanbul'a geldik.
 
 
 
Festival, şüphesiz içinde Can Tanca'nın parmağı olan her şey çok kaliteli, çok güzeldi. Line up harikaydı. Acid Pauli, Bedouin, dOP, Goldcap, Eduardo Castillo, Oceanvs Orientalis, Doğan Aktay ve Can Tanca 2 gün boyunca dinlediklerimizdi. Goldcap'in müthiş müzikleri ile ayaklarım denizde kıyıda dans ettiğim anlar aklımda! Deniz ve güneş, hepsi bir araya gelince, alla alla cennete mi geldik oluyor insan. Güzel görseller ile sizleri burada bırakıp işlerime dönüyorum. Sinsice beklediğim Eylül ayı için de enteresan haberlerim var. Çünkü özendiğiniz hayatı yaşamaya devam ediyorum bahahahahah. Kahve için ve küs uyumayın! Sevgiler.
 
  


25 Mayıs 2015 Pazartesi

Chillout Festival İstanbul 2015, Mayıs Gibi Mayıs ve Renkleri Bulmak

Hayatın renklerini bulmak, peki siz hayatınızın renklerini ne zaman buldunuz?
 
Mayıs ayını sevmeyen yoktur, bu renkler Mayıs'a çok yakışıyor. Kafamızın üzerinde uçan renkler, seçtiğimiz her ton, hayal ettiklerimiz, sevdiklerimiz, dostlar, güzel müzikler ile birleşti bu hafta sonu. Bir çember oluşuyor bir anda ve bu çember büyüyor bu renkler ile.
 
Renkler ve Mayıs doldurdu son 2 haftamı.
 
Ben kendimdeki enerjiyi bildiğim için şu zamana kadar, açmalı germeli hard core yogayı çok severek yaptım, Cuma günü ise biraz erken gittiğim sınıfta Yin Yoga'ya denk geldim. Devrim Hoca çok donanımlı, kendisi başka derslere de giriyor ama Yin, tarzı gereği bana yavaş kaldı, o gün ben yogayı değil, yoga beni yaptı, koltuk altım bile terlemedi, aşağı bakan köpeği felan unutun. Böyle de bir deneyimim oldu, yeni başlayanlar için çok uygun.
 
Bir şans, geçen cumartesi işe gitmedim, Canan girl ile Çengelköy'e bastık gittik, tarihi çay bahçesinde kahvaltı ve goygoy. Oradan Beşiktaş'ta yemek, akşam birası felan derken, gece kadim tribün ekibi ile Kasette'de bitti. Galibiyeti kutladık. 
 

Festival yazısından önce geçen Pazar keşfettiğim Mahalo Coffee Shop 'tan bahsedeceğim. Eylül'de Karaköy hırdavatçılarının yanı başında çok güzel bir makan açmışlar. Instagram'da popüler olan kahveli mekanlar vasıtası ile geç keşfetmişim. Takibe aldıktan sonra pazarları brunch verdiklerini geçen pazar ziyaret ettim. Renklerden bahsettim yazı girişinde, o atmosferi burada yakalayabildim. Harika bir brunch masası, acayip kaliteli ürünler, organik seçenekler, bol taze meyve, hoş sohbet ekip, kitaplar, dergiler, sokağın kedileri ve 2 fincan dolusu içtiğim acayip güzel filtre kahve. Kahve gerçekten çok iyiydi. Bu da benim pazar keyfim. Karaköy, Söğüt Sokak, No.1 'de.  
 

Arka arkaya tatilleri seviyoruz, 19 Mayıs'ı da Pendor'da içerek kutladık. Bonjovili, Guns Roseslı, Foo Fighterslı felam. Bonjoviyi seviyoruz. Ama Guns'ı bir tık daha fazla.
 
 
Patlamış mısır yaptım, hayatımın şu son 2-3 haftasını hayretler içinde izliyorum sevgili dostlar. Bayaa böyle ayaklarımı uzattım, harbi, paldır küldür gidiyorum, nereye? HİÇ BİR FİKRİM = YOK ldjsakdjsakh.
 
 
Efendim bu sene pek öyle basın bültenleri, blog yazıları, web sitesi şenlikleri yapamadım Chillout için, biraz kafa meşguldü, olsundu, böyle güzeldi, sinsi sinsi hafta sonunu bekledim. Sinsi sinsi de eğlendim, güzel görseller yayımladım instagramdan, siz de izlediniz aynı anda. Ama bayaa iyi izlediniz. Ayakta kaldınız oturun dksjaksa.
 
Renkler festivalin parçası, mottosu, "yer yüzündeki cennet" olan bu müzik festivalinin atmosferi bizi yanıltmadı. 10. yaşını 2 gün doyasıya müzik ile kutlayan Lounge fm'i ve sevgili Can Tanca'yı tebriks. Can'nın, dün gece festivalden ayrılmadan önce boynuna sarılıp, ağlak ağlak "yağğğğ müthiş festivaldi ,elinize sağlık, dicek bişi bulamıyorum" dedim. İyi ki var, iyi ki.
 
Öğleden sonra festival ekibi ile oradaydık. Ekibe dışardan destek verenlere de teşekkürler. Çok eğlendik, çok dans ettik, çok güldük, çok gezdik. İlk gün yoğunlukta Next Stage'de kaldık. Pazar günü ise yorgunluğu atmak için ben sayısını hatırlamadığım biralarım ve Stephen King kitabı ile hamakta tek başıma keyfi yaptım.
 
 
Stavroz, bu festivale gitme nedenimdi. Öncesi ve sonrası çok iyiydi. Yan tarafta alternatif bir "Other Stage" bizi bizden aldı. Akşam boyunca Oceanvs Orientalis, Style-ist, Mark E, Elektro Guzzi, Dauwd ve Stavroz dinledik. Dauwd yeni bir keşif, kesinlikle takibe alınsın. Ben galiba bi ara Stavroz'u yolda kitledim, ay ben sizin fanınızım felam dedim, gülüşmeler gülüşmeler. Pazar günü ise ben Edgar Tones (radyodan bildiğim), Yakuza, Babazula dinleyebildim, gerisinde hamakta weihenstephanerimle ve Calling dergisinin dağıttığı lolipoplarla meşgul oldum.
 
Sizi güzel görseller ve Mayıs'ın renkleri ile baş başa bırakıyorum. Bunlar tabi ölümsüzleşen renkler, kafamızın içindekilerini ise, sadece biz gördük ve biz yaşadık. :):):) Herkese iyi haftalar. Filtre kahve isteyen?
 
Gönül lineup'ında headliner Buğra

other stage - giriş

Next Stage - giriş
 
Next Stage - Sahne

Stavroz Band with a fan

Smirnoff  "Düşler Bahçesi"

Renga renga renga renk

Main Stage - Bridgestone Chillzone

Other Stage - Sahne

                                 Mutlu baharlar! Mayıs ve renkler size çok yakışıyor. 
 

15 Ocak 2014 Çarşamba

Gündüz Düşlerim

Buradan kendisine ne kadar teşekkür etsem az. O'nu tanıma fırsatı verdiği için. Gelip, sabah kahvesini benle içip, bana vakit ayırdığı için. Güzel imzası ve ilk albümü için. Müziği, başarıları, sosyal hayatı, hedefleri, festivalleri ve geleceği hakkında anlattıkları için. Güzel sesi ile bilgilerini benimle paylaştığı için. Gündüz düşlerim için.

Can Tanca'nın albümünü D&R raflarında ve D&R'nin kendi internet sitesinde bulabilirsiniz. Hafta içi Lounge Fm 96'da Daydreaming programını dinleyin, radyonun sesini saat 7'de biraz açmanız yeterli. Şimdilik sizi albümden bir parça ile burada bırakıyorum. Bu yıl Lounge Fm'in düzenlediği 9. yılında gerçekleşecek İstanbul Chillout Müzik Festivali ve Urban Festival line up'larını şimdiden heyecanla bekler durumdayım.

10 Ocak 2014 Cuma

Daydreaming with Can Tanca

Takibimde olan ancak yakın bir zamanda tanışma fırsatı yakaladığım; eşsiz müzik birikimi ile Türkiye'de Lounge & Chill-Out müziğin lokomotifi  Lounge Fm'in kurucusu ve müzik direktörü Can Tanca ile Midtown Hotel İstanbul'da ufak bir söyleşi yaptık. Şehrin kalbindeki Midtown'nın güzel müziklerini yöneten Lounge Fm hakkında konuştuk. Başarılı organizasyonları ve seveni giderek artan festivalleri hakkında gelecek dönem tüyoları almaya çalıştım : )

Elektronik müzik severler sizi eminim tanıyorlardır ama bir de size soralım, Can Tanca kimdir?

Kısaca radyocu : ) 

Photo Credit : Lounge Fm - Can Tanca

Bir sürü ünlü isim Lounge FM ve Radio FG sayesinde Türkiye’de performans verdi. Her yıl gelenekselleşen etkinliklerinize devam ediyorsunuz. Siz bu zamanlara gelebilmek için neler yaptınız ? “Evet! Bu müzikler Türkiye’de çalmalı , bu sanatçıları neden biz getirmiyoruz? “ dediğiniz o an, hangi andı ?

Çok değişkenli, çok sorunlu bir sektör bu. Bir şeyler yapabilmek, sonucunda başarabilmek için müzik ile yaşamak lazım; ilerleyebilmek, bir seviyeye gelebilmek  için kendinizi adayacaksınız, çok çalışacak ve yılmayacaksınız, kendinizi ve dolayısıyla çevrenizi sürekli yenilemeniz lazım.1994 yılında radyo programcılığına başladığımda fikir kafama yerleşti, 1998 sonunda Radio FG’yi açtığımızda ise düğmeye bastık...

Chillout Müzik Festivali, Electronica İstanbul, Urban Fest başta olmak üzere, muhteşem organizasyonlar düzenliyorsunuz. Son yıllarda bizzat ben de katıldım çoğuna. Hiç bay geçtiğimiz, "ya! bu buraya olmamış" dediğimiz bir isim dahi çıkmadı J Line up’ı hazırlarken, işin endüstriyel tarafını bir kenara bırakırsak, ilk etapta dikkat ettiğiniz özellikler nelerdir ?

Endüstriyel tarafını tamamen bir kenara bırakıyoruz zaten : ) Bizim dinlemekten hoşlandığımız, radyoda parçalarını çaldığımız sanatçılar olması önceliğimiz. Önümüzdeki yıllarda patlama yapabilme kapasitesi yüksek veya ülkemizde sevilen ama daha önce gelmemiş sanatçılar da tercih sebebimiz. Formül basit: radyolarımız dolayısıyla müziğimiz beğeniliyorsa, dinleniyorsa, getirdiğimiz sanatçılar da doğal olarak takdir edilecektir çünkü kendi belirlemiş olduğumuz çizgimizden hiç sapmıyoruz.

Tüm her şeyi bir kenara koyduğunuzda, şu dakika keşke o ana geri dönsem dediğiniz bir organizasyonunuz var mı? Unutamadığınız ve sizi çok mutlu eden bir iş mesela?

2007 yılında yaptığımız Air – Daft Punk ve Gotan Project konserleri. Hepsi her açıdan rüya gibiydi.

Hayatınız müzik ile dolu. Üstelik yeni de derleme bir albüm çıkardınız. İsmi Daydreaming. Geçtiğimiz ay lansman partisi gerçekleşti ve ben de oradaydım. Tekrar tebrik ederim. Çok canlı, modern ve şehrin her saatini size getiren bir albüm olmuş. Dinleyenler şüphesiz aynı şeyleri hissediyordur ama ben klasik bir soru sormayacağım. Benim merak ettiğim sizsiniz. Can Tanca, albümünü başından sonuna kadar dinlediğinde ilk ne hissetti ?

Bu soru bayağı soruldu. Albüm içinde farklı tarzları, farklı duyguları yansıtan parçalar var, buna rağmen "geçmişe dönük romantizm" başlığı altında anlatabiliriz hepsini...

Lounge FM 'in gelecek dönem projeleri nelerdir? Ya da bize minik bir tüyo verebilirsiniz belki, lounge elektronik müzik severleri 2014 ‘te neler bekliyor? : )

Ağırlığımız festivaller... Konsantrasyonumuzu son yıllarda küçük ve orta çaplı eventlerden festivallere kaydırdık tamamen. Hedefimiz onları daha ileri noktalara taşımak...

Geldik benim en sevdiğim magazin sorularına! Müzik; hayatınızda hep var ama müzik dışında neler yapıyorsunuz ?

Aslında gerçekten pek bir zaman kalmıyor. Müziğin dışında, o müziği bu ülkede yaşatabilmek için yöneticilik tarafının devreye girmesi gerekiyor : ) Spor yapıyorum, koşuyorum; hobilerimle ilgileniyorum.

Kendi sektörümü ilgilendiren ufak bir soru ile bitirmek istiyorum… Bu yoğunluk arasından seyahat etme fırsatınız oluyor mu hiç ? Özellikle bir otel ararken sizi ne cezbeder ? Oda mı , müzik mi , lokasyon mu ? Ya da Misafir Memnuniyeti mi ?

Seyahat ediyorum sürekli, müzik dışında saydıklarınız  %100 gerekli unsurlar...

Bana ve sorulara ayırdığınız süre için gerçekten çok teşekkür ederim. Albümünüzü de tekrar tebrik ederim. Müzik listelerinde uzun zaman görmeye devam edeceğiz! Yukarıdaki sorulardan 2014 planları ile ilgili olanları ben de sabırsızlıkla bekliyorum. Bu şehirde yaz mevsiminin geldiğini sizinle anlıyoruz! İstanbul dışında yaşayanların çok özendiği, İstanbul’da olanların ise günler öncesinden biletini aldığı bu müzik festivalleri umarım hiç bitmez : )

Roportaj : Sila Kocak 
Fotograf : Lounge Fm Can Tanca