20 Haziran 2015 Cumartesi

Bugünlerde Aşık Olduğum 5 Şey

Eveeeet, bu başlığı sevenleriniz var, böyle haftasonu tadında kısa yazılar yazmayı ben de seviyorum, gelenekselleşen 5 şey yazısını sizinle paylaşıp, kendimi İzmir Körfezi'ne bırakmak için havalimanına doğru blogtan çıkıyorum arkadaşlar.

Fjallraven Kanken.

Nil Ertürk ile güzel bir tanışmamız vardır. Sevgili Koray Caner'de görmüştüm bir rengini. Sonrasında Nil'in o çok sevdiğim dükkanında güzel Kanken'ler keşfettim. Ek bilgi : Bey'de çok şık erkek giyim ve aksesuarları bulabilirsiniz. Yer Karaköy. İskandinav havasına dayanıklı üretilen bu okul çantasının acayip trend olması çok hoşuma gitti. Yakın zamanda Herschel yerine, pudra renkli klasik bir Kanken edinmeyi düşünüyorum. Minimal tasarımlarının aşığyım, yaşlanıyorum galiba ondan...

Scandinavian Standart.

scandnaviastandart.com harika bir İskandinav ülkeleri bloğu. Nereden çıktı bu soğuk ülkeler sevdası derseniz, onu da başka yazıda anlatıcam size ama olur da o taraflara yolunuz düşerse ve sıkıcı turistik bilgiler yerine bu web sitesine girmenizi çok tavsiye ederim. Ben arada dergi karıştırır gibi açıp, "like a local" bilgileri okumaya bayılıyorum. Harika görselleri, şehirlerde ne olup ne bitiyor, sitenin styling 'ine kadar hayranlıkla izliyorum. İlgimi çeken 3. nesil kahveciler, 2.el kıyafet dükkanları ve pasta-çörek görselleri. En büyük hayalim buradan okuduğum bir kaç güzel mekanı kendim keşfetmek... Instagram hesabının aşığıyım.

                                             Yoga Pants.


Bildiğiniz gibi yogaya devam. Jardzy her ne kadar ya çok domalma kızım, o kadar gerek yok dşakdajdsa dese de; yoga, biz masa başı çalışanların derdine derman olmaya devam ediyor. Hobiler ihtiyaçları da beraberinde getirdiği için, gözüm markaların spor kıyafetlerinde kalıyor hali ile. Düz renklileri tercih ederken şu aralar renkli yoga pantslere aşığım. Geçen Mango'da çok severek izlediğim seriden şu pants'in bire bir aynısını aldım dayanamayıp. İçini doldurcak kadar popom var artık çok şükür. Gelsin bikiniler efendim. 8 ayımı çöpe atmamak harika bir duygu. Mehem möhö bu arada 43.3 kiloyum. 


Aki Bergen.
Aki Bergen çok havali bir dj. Kendisi hiç İstanbul'a gelmemiş. O aşığı olduğum setlerini umarım yakın zamanda İstanbul'da da çalar. Aki Bergen bence gelip açık ayran ile bir kebap felan da yemeli. Kendisini Mehter Takımı ile karşılayıp, bir festivalde ağırlamak dileği ile. Bu aralar Soundcloud'tan setlerini dinliyorum ve OLAY YERİİİİİİ diye ağlıyorum.

Side cut.

Jardzy ile bir hukukumuz vardı bir zaman, sidecut aşığı olarak bu harekete destek vermek istiyorum ama beni düşündüren tek şey o uzama süreci. Uzama sürecinin ABV. Yapmışlığım var, 2 yılımı alıyor. Galiba çok sarhoş olmayı bekleyip, elime traş makinası geçmesini felan beklicem bu gidişle dkljaskldha. imdat.

19 Haziran 2015 Cuma

Tuhaf Evler ve Balkonlar, Hayatın Rotası, Tekelde Parti ve "One Love" Festival

Meraba.

Stephen King demişki, galiba ana yoldan ayrılınca biraz tuhaf evler görmeye hazırlıklı olmalısınız. Ben anayolda ayrıldım arkadaşlar.
Bir anda Tolkien'nin kitaplarında olan eksikliğimi gördüm, katkısının olduğu bir kitabına rastladım nadirkitap.com 'da, Türkiye'de 1947 baskısı, Sir Gawain ve Yeşil Şovalye, okuyanınız vardır kesin. Kitabın ilk baskısında daha Allah bile yokmuş, o elimdeki de Kafka - Dönüşüm. Okuyorum.

Hayatımı patlamış mısır eşliğinde izlemeye geçen yazıdan beri hala devam ediyorum arkadaşlar.

Geçen Cuma-Cumartesi güzel eventler vardı. İstanbul'da gelenekselleşen 20.00-22.00 arası satışları arttırmak için esnaf dostu Tekel Büfe'lerinde elektronik müzik partileri oluyor. Biranı esnaftan alıp sokakta partiliyorsun. Eski dostlarını görüyorsun. Güzel müzikler dinliyorsun. Cuma günü bizim efsane ekip yine toplaştı. Sokak kültürünü seviyoruz!
Efendim Cumartesi, hiç aklımda yokken One Love Festival'a gittim. Hoş, indie müzik akşını hayatımda serbest bırakmıştım, güzel sürpriz oldu, Lifepark'ın içinde müthiş hava ile hamaklarda uyumak, tepinmek ve dondurma yemek  için oradaydık. Beni heyecanlandıran ilk isim James Blake olunca, Cumartesi aslında tahmin ettiğimden de güzel geçti. 


James Blake, henüz 2 sene önce (ne çabuk geçmiş ohannes) Can Tanca'nın bana mutlaka dinle dediği tek isimdir. Kolay kolay tavsiye vermez, verince de bu herifi söylemişti. Limit to your love'ın sözlerine belki blogta rastlamışsınızdır. Canlı performans ise GERÇEKTEN çok fazla iyiydi. Keşke çok daha güzel isimler izlesek. Mesela Foals gelse İstanbul'a, çok iyi olurdu.



Ramazanı olanların ramazanını kutlarım.

Kayıtlara göre, bu sene yaz tatilim yok. Ama size "yuh bu kadar da olmaz" bir hayat akışı ile döneceğim. Beni tanıyanlar artık bunu biliyor. Sizi yine şaşırtmıcam skhdjsajdahdjah

10 Temmuz'da İstanbul'a Tale of Us mı geliyor yoksa halis mi görüyorum ? AHAHAHAHA

Bu yaz umduğumdan da güzel geçecek.. Sürpriz one love'dan sonra 1 Ağustos'da Amsterdam menşeeli Dynamic Festival, 22 Ağustos'ta ise Minipax Music Festival gerçekleşecek. İkisi de Suma Beach'da. Araya serpiştirme eventleri size belki başka zaman yazarım :d

Haftaya Suma Beach'teyiz arkadaşlar. Çünkü festivaller ve müzik nerede, biz orada.  Geçen afilli bir açılış yapan Suma, bu sene yazı sallayacak. Şehri sevdikleriniz ve sevdiğiniz ile yaşayın! Müzik ve güneş peşinizi bırakmasın. En önemlisi ise; küs uyumayın.

https://www.youtube.com/watch?v=O7UOsuSCVzc

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Rüya

Bir kaç gün ara ile çılgın gibi yağmurlu rüyalar görüyorum. Son 2 rüya da böyle. İkisi de çocukluğumun geçtiği Ayvalık'taki evimiz. Benim eski blog yazılarımı okuyanlar, bu evi bilirler, neredeyse 30 yaşımdayım ama o evden hala çıkmamış gibi, her odasında ayrı görüntüler, anılar, oyunlarım, kahvaltılarım, günlük telaşım, sanki hala oranın içinde yaşıyorum gibi rüyalarımdan gitmiyor. Sanırım aynı evde 12 yıl yaşamam ve anılarımın oluşmasıdır sebep.
İlkinde, odamın balkonundan kapkaranlık ve çılgın bir fırtınayı izliyorum ve yanı başımda annem ile balkon eşiğinde tedirginiz. Sanki gök yarılıcak, sanki bir felaket gelecek diye bekliyoruz. Evin tam karşısında bulunan caminin silüeti, her yıldırımda aydınlanıyor bir insan gibi. Korkarak anneme sokuluyorum.
Dün akşam ki ise, sanki resmen devamı gibi, yağan yağmurun dev gibi bir havuza biriktiğini, havuzun ise aslında koskocaman bir muşambadan olduğunu, kenarlarının evin bahçesinden taa denizin kenarına kadar uzandığını, muşambanın içinde biriken suyun ise tertemiz olduğunu izliyorum. Ortalık çamur ama su çok temiz. Muşambanın içi berrak mavi. Sonra biriken sular için (naalakaysa) vidanjörler çağırıyoruz. Dayım (çok severim onu, bana çok nasihati vardır, arada whatsapptan konuşuruz) yardım ediyor, arabalar yanaşıyor, sular bunların içine konuyor.

Aklıma gelen diğer detaylar ile birlikte rüyaların anlamlarına baktığımda şaşırmaktan göçtüm olduğum yere. Şuan hayatımın nereye doğru gittiğini, nasıl üzüntüler içinde olduğumu ama reelde nelerin olduğunu bilseniz, götünüzle aklınız yer değiştirir. Ama yazamıyorum, dökemiyorum, bitmiyorlar, olanlar boğazımı kapıyor, benim bunca şeye artık şaşıracak dermanım kalmadı, üzüntüye sevinir, sevince ise 3,5 kilo ağlıyorum. Sanırım tükenmek üzereyim. Gitmem gerekiyor ama adres yok gibi. Balçık içindeyim, dibi gördüm. Ellerini sokup, hayatımı taaa bu şehirden bir cinayete çeviriyorlar. Bunlar beni mahvediyor. Büyüme sancıları mı çekiyorum? Kirlendim, pislik içinde kaldım, şehrin içinde yapayalnız leşler gibi yok oluyorum. Her gün eve azalarak dönüyorum. O yüzden belki de güzel ve mutlu zamanlarıma, çocukluk evime dönüyorum. Kim bilir.
Gerçekte evin konumunu görmek ister misiniz? Buyrun. Odamın penceresinden o cami. Bu görüntü sanırım hayatım boyunca benden hiç gitmeyecek. Oraları özlüyorsun diyor Annem, sık sık gitmeliymişim. Mutlu olmadığım zamanlarda, Ayvalık bana hep iyi gelmiştir. Beni düşündüren ise, çok yoğun ve duygusal dönemler geçirdiğim zaman kendimi hep o evin içinde bulmam. Neden?

26 Mayıs 2015 Salı

BİAT EDECEKSİNİZ!

Biat edeceksiniz!
Bu renklere! Bu takıma!
Enlerine ve ilklerine.
4. yıldızına.
Kutlu ve mutlu olsun.
 
EN ÇOK SANA YAKIŞIYOR KUPALAR, ŞAMPİYONLUKLAR !


25 Mayıs 2015 Pazartesi

Chillout Festival İstanbul 2015, Mayıs Gibi Mayıs ve Renkleri Bulmak

Hayatın renklerini bulmak, peki siz hayatınızın renklerini ne zaman buldunuz?
 
Mayıs ayını sevmeyen yoktur, bu renkler Mayıs'a çok yakışıyor. Kafamızın üzerinde uçan renkler, seçtiğimiz her ton, hayal ettiklerimiz, sevdiklerimiz, dostlar, güzel müzikler ile birleşti bu hafta sonu. Bir çember oluşuyor bir anda ve bu çember büyüyor bu renkler ile.
 
Renkler ve Mayıs doldurdu son 2 haftamı.
 
Ben kendimdeki enerjiyi bildiğim için şu zamana kadar, açmalı germeli hard core yogayı çok severek yaptım, Cuma günü ise biraz erken gittiğim sınıfta Yin Yoga'ya denk geldim. Devrim Hoca çok donanımlı, kendisi başka derslere de giriyor ama Yin, tarzı gereği bana yavaş kaldı, o gün ben yogayı değil, yoga beni yaptı, koltuk altım bile terlemedi, aşağı bakan köpeği felan unutun. Böyle de bir deneyimim oldu, yeni başlayanlar için çok uygun.
 
Bir şans, geçen cumartesi işe gitmedim, Canan girl ile Çengelköy'e bastık gittik, tarihi çay bahçesinde kahvaltı ve goygoy. Oradan Beşiktaş'ta yemek, akşam birası felan derken, gece kadim tribün ekibi ile Kasette'de bitti. Galibiyeti kutladık. 
 

Festival yazısından önce geçen Pazar keşfettiğim Mahalo Coffee Shop 'tan bahsedeceğim. Eylül'de Karaköy hırdavatçılarının yanı başında çok güzel bir makan açmışlar. Instagram'da popüler olan kahveli mekanlar vasıtası ile geç keşfetmişim. Takibe aldıktan sonra pazarları brunch verdiklerini geçen pazar ziyaret ettim. Renklerden bahsettim yazı girişinde, o atmosferi burada yakalayabildim. Harika bir brunch masası, acayip kaliteli ürünler, organik seçenekler, bol taze meyve, hoş sohbet ekip, kitaplar, dergiler, sokağın kedileri ve 2 fincan dolusu içtiğim acayip güzel filtre kahve. Kahve gerçekten çok iyiydi. Bu da benim pazar keyfim. Karaköy, Söğüt Sokak, No.1 'de.  
 

Arka arkaya tatilleri seviyoruz, 19 Mayıs'ı da Pendor'da içerek kutladık. Bonjovili, Guns Roseslı, Foo Fighterslı felam. Bonjoviyi seviyoruz. Ama Guns'ı bir tık daha fazla.
 
 
Patlamış mısır yaptım, hayatımın şu son 2-3 haftasını hayretler içinde izliyorum sevgili dostlar. Bayaa böyle ayaklarımı uzattım, harbi, paldır küldür gidiyorum, nereye? HİÇ BİR FİKRİM = YOK ldjsakdjsakh.
 
 
Efendim bu sene pek öyle basın bültenleri, blog yazıları, web sitesi şenlikleri yapamadım Chillout için, biraz kafa meşguldü, olsundu, böyle güzeldi, sinsi sinsi hafta sonunu bekledim. Sinsi sinsi de eğlendim, güzel görseller yayımladım instagramdan, siz de izlediniz aynı anda. Ama bayaa iyi izlediniz. Ayakta kaldınız oturun dksjaksa.
 
Renkler festivalin parçası, mottosu, "yer yüzündeki cennet" olan bu müzik festivalinin atmosferi bizi yanıltmadı. 10. yaşını 2 gün doyasıya müzik ile kutlayan Lounge fm'i ve sevgili Can Tanca'yı tebriks. Can'nın, dün gece festivalden ayrılmadan önce boynuna sarılıp, ağlak ağlak "yağğğğ müthiş festivaldi ,elinize sağlık, dicek bişi bulamıyorum" dedim. İyi ki var, iyi ki.
 
Öğleden sonra festival ekibi ile oradaydık. Ekibe dışardan destek verenlere de teşekkürler. Çok eğlendik, çok dans ettik, çok güldük, çok gezdik. İlk gün yoğunlukta Next Stage'de kaldık. Pazar günü ise yorgunluğu atmak için ben sayısını hatırlamadığım biralarım ve Stephen King kitabı ile hamakta tek başıma keyfi yaptım.
 
 
Stavroz, bu festivale gitme nedenimdi. Öncesi ve sonrası çok iyiydi. Yan tarafta alternatif bir "Other Stage" bizi bizden aldı. Akşam boyunca Oceanvs Orientalis, Style-ist, Mark E, Elektro Guzzi, Dauwd ve Stavroz dinledik. Dauwd yeni bir keşif, kesinlikle takibe alınsın. Ben galiba bi ara Stavroz'u yolda kitledim, ay ben sizin fanınızım felam dedim, gülüşmeler gülüşmeler. Pazar günü ise ben Edgar Tones (radyodan bildiğim), Yakuza, Babazula dinleyebildim, gerisinde hamakta weihenstephanerimle ve Calling dergisinin dağıttığı lolipoplarla meşgul oldum.
 
Sizi güzel görseller ve Mayıs'ın renkleri ile baş başa bırakıyorum. Bunlar tabi ölümsüzleşen renkler, kafamızın içindekilerini ise, sadece biz gördük ve biz yaşadık. :):):) Herkese iyi haftalar. Filtre kahve isteyen?
 
Gönül lineup'ında headliner Buğra

other stage - giriş

Next Stage - giriş
 
Next Stage - Sahne

Stavroz Band with a fan

Smirnoff  "Düşler Bahçesi"

Renga renga renga renk

Main Stage - Bridgestone Chillzone

Other Stage - Sahne

                                 Mutlu baharlar! Mayıs ve renkler size çok yakışıyor.