izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2017 Cuma

Bitchiiz Come Back, Boyozlarinizi ve Cocuklarinizi Ortadan Kaldirin


Bitciiiz Izmir'e gitti ve offically bir alamanci izini yapti. Cok oldu doneli ama malesef islerden guclerden yazi yazamadim. Guzel gorselleri buraya birakip Happy Friday diye tek tek ofisten ayrilan tayfanin son halkasina katilarak halaylar esliginde (Mina gibi) plazadan simdi cikacagim. Zira bu hafta tek calistim ve hafta sonunun hakkini verecegim. Gorsellerin devaminda ise biraz dayaklik bir yazi var....







Hafta sonuna girmeden oncede biraz dayak yemek isteyen yaziya yaklassin. Berlin'de 6 ayim bitti. (Bisi de anlamadim) Bir miktar hala day-off'um var bir gezi planliyorum ama karasizim. Bakin. sakince, guzelce yasiyorum, aman sakin bana mutsuzlugunuzu ve dertlerinizi bulastirmayin. Arada biriniz cikiyor beni neden unfollow ettin, beni niye suradan takip etmiyorsun yok mute ettin yok bu niye boyle yok takip edin yok uye olun yok bu benim dedigim cok dogru en iyi ben biliyorum. Yine Mina dicem, kendisi guncel bi yazi yazdi bunlan ilgili. Bono noyo hosopton soldon? 

Ben izlemek istemiyorum sizin 5230 tane raki bardagi fotografi paylasmasnizi.

"-Dostlarla haftasonu raki keyfi #birbuyugedanistik. #yeniraki"

Beni takip etmiyorsun?! Evet etmiyorum sen de gelip bana bunu sormamalisin. 

Anliyorum kendinizi cok seviyorsunuz, albumde bir suru selfie birikti ve surekli selfie paylasip yuzunuzun her bir karesini cektiginiz harika eye-liner'i paylasmak istiyorsunuz. Niye?

"-Cok uyuduysammmmmm" #me

Alacati fotoraflariniz ve Bali'de balayi fotolariniz. Bitmedi. Bitmedi. Hele Alacati hele fly-in plaji happy hours??? tbt leriniz!

"#honeymoooooooon" "#alacatisokaklari"

Bunlarin hemen arkasindan nikah yuzugu hemmen arkasindan 58 tane gelinlikli foto evlendi lutfen,, hemmmmen arkasindan dogurdugunuz cirkin bebek fotolariiiiiii

#shesaidyes #hosgeldinbebek 

Bir de ozel gun-haftalarda kendinin gorselini paylasmak. Aahahagahahha. Futbolcu dogum gunu kendisi ile selfie. Cunku 1 tane zor zar selfie almis futbolcu cok unlu ama basarmis..

#happybirthdaykartal 

Ahahahahahah. Anitkabir var bir de, lutfen ziyaret ettim an itibari ile burdayim kanka bir de soyle cek. Jilet gibi giyindim bosa gitmesin.

#Atamseniseviyoruz #29ekim

Ev dekorunu bence bilenlere birakin. Cunku ayni odanin ayni acisini gormekten sikildim.

#homesweethome #benyaptim #diy (sorsan DIY ne? bilmez)

Moruk bir de surekli ask acisi cekenler var. Onlara hic girmeyecegim. Genelde geziyorlar ama 25 saat felan agliyorlar. Kandirmayin bizi.

#gecelereakiyoruz #kizkizadedikodu

Gencler cok seviyorsunuz manitalarinizi anliyorum cok iyi anliyorum ilgili postlar ile ozur diliyorum* baska amlarin pesinden kosmasin diye kismetini kapiyorsunuz cocuklarin,  evet. Tamam sadece sizlen seviscek okey. Ama biraz sakin.

#canimsevgilim #ilovethisboy #canparcasi 

Ahahahahahha.

Hafta sonuna biraz tokatlayarak girdim. Size cok sinirliyim. Pazar gunu iyi line up var biraz gidip iyi muzik dinlicem. Keyfimi bozmayin. Kahve icin. Kendinize iyi bakin. Gorusuruz.

23 Haziran 2015 Salı

İzmir, Yaz Gülüşleri ve Kısa Saçlarım

İzmir her zamanki gibi çok güzeldi. Yine çeşitli buhranlar ile döndüm evimden. En kötü yanı ise, o İstanbul'a dönüşleri. Uçak rötar yaptı ve gece 2.30 'da eve girebildim. Üzerimde ise sanki hala Eski Foça'nın deniz kokusu kalmış gibi, kardeşimle attığım kahkahalar suratımda kalmış, kısa saçlarımla uyumuşum gider gitmez. Herkese güzel bir hafta olsun. Ben bu hafta İstanbul'da yağan yağmurlara iç geçirip, böğrümü tokatlıycam. Beni biraz rahat bırakın!
 

 



 

21 Ekim 2013 Pazartesi

Aşık Olma Durağı : İzmir

Bir kez daha İzmir'e duyduğum aşk ile gerisin geri döndüm. Zaten İzmir'den aksi durumda döndüğümü hiç hatırlamıyorum. Geleneksel "seneye kesin taşınıyorum" sözlerimin olduğu video burada. Sanki plan yapacağımı bile bile son gün yağmur yağdı ve Yasin ile sabah erkenden buluşup kahvaltı ederiz düşüncelerimizi duyar gibi, Perşembe günü kedilerin ve köpeklerin bile dışarı çıkamayacağı kadar yağmur gönderdi. Bu güne geri dönücem...

Çok güzel bir havada ve çok hoş bir saatte vardım eve. Tuna bana süpriz yapmış, metro çıkışına gelmiş. Çarşıdan eve sohbet muhabbet yürüyerek gittik. Tam da yemek vaktiydi ve 3 gün boyunca annemin güzel yemekleri ile yürüyen bir fok balığına dönüştüm.

İlk gün bir kaç ziyaret yaptık ev civarında. Akşamında Tuna ile takıldık. Karşıyaka'da bira içtik midye yedik. Efso muhabbetler döndü. Tuna Aralık'ta İstanbul'a geliyor. İstanbul'u ve ilişkilerimizi konuştuk. Söz yine gündeme ve maçlara geldi. Bizim her lafımız dönüp yine Galatasaray'a geliyor. Alemin en iyi ikilisi Selçuk İnan ve Burak Yılmaz. İkincisi ise Teyedor ve Silvia. Net kere Net.


İkinci gün Tuna'nın kız arkadaşı Sevinç'in doğum günü vardı. Buradan da Happy Birthday diyelim. Yaşının 19 olması harika bişi. 19 yaşında aaabi, 19 yaşındakiler doğdumu ya? Beni çok güzel bi mekana götürdüler. Zaten İzmir aşkımdan iyice geberiyorum, bir de böyle güzel bir mekan ile karşılaşmış olmam ve şubesinin İstanbul'da olmaması beni üzüntülere gark etti. Yine yakın zamanda bir İzmir ziyareti yapacak gibiyim. Mekan: Cafe Del Mundo. hikayesi çok enteresan. Okuyun. İçeri girdiğinizde duvardan yerlere kadar kitap ve dergi ile karşılaşıyorsunuz. Kendimi kaybettim içerde, sonra bir ara uyanmışım.


Perşembe günü Yasin ile kahvaltı edelim demiştik ama gerçekten çok fena yağmur yağdı. İkimizde sabahın köründe uyanıp geri uyamaya devam ettik, bence bu çok komikti. Kahvaltıdan sonra belki yağmur durur diye öğlen buluştuk. İnciraltı'na belki en son çocukluğunda gitmiştim. Oralarda çok güzel rekreasyon alanları oluşmuş. Deniz kıyısına kadar inebileceğim bir yere kadar yürüdük ve çok eski bir piknik masası bulup oturduk kıyıda. Hava zaten çok güzel olacak kadar kapalıydı, bir ara neden kahve almadık yanımıza felan diye düşündüm. Yasin makinasını da getirmiş, fotoğraf çekti. Ordan Güzelbahçe'ye bira-kalamar yapmaya gittik. Güzel müzikler dinledik yolculuk esnasında. Bu ufak geziyi çok sevdim. Gezileri ve yolculukları zaten çok severim. Yasin'e burdan da teşekkür ederim. Çok mutlu ayrıldım yanından. Kasım'da İstanbul'a gelcekmiş, ben de bu Perşembe'yi ve kısa buluşmayı telafi edeceğimin sözünü verdim. Bir sonraki ziyaretimde ise Urla'ya gitme planlarını konuştuk. Çok imreniyorum İzmir'de yaşayanlara. Bir solukta yakın yerlere gidip, hafta içi keşmekeşlerinin unutulduğu bir şehirde yaşıyorlar. Bana bir resim attı, bu haftasonu oradaymış. Kıskandım. Çok kıskandım. Resmen Ege'nin Laciverti.


Akşamında en yakın arkadaşımın yeni evini ziyarete gittim. Ceren benim 15 yıllık dostum ve benim şehir değişimlerimden dolayı hep uzak kaldık. Evlendi, nikahına bile gidemedim. Bundan dolayı üzgünüm. Kışın gittiğimde telafi edecem. Giderken Ceren'nin aşık olduğu papatyalardan götürdüm. Baktım ki artık kocasına aşık bir kadın. Sonra nikah resimlerine baktik ve 16 yaşımızda apartman merdivenlerinde yaptığımız dedikoduları anımsadık, cheesecake yapmış, onu yedik. Silvia'nın olmayan aşk hayatını ve İzmir hayallerini konuştuk. Bayaa şey konuştuk ya. Ali ile Ceren çok güzel bir çift olmuşlar, hep mutlu olsunlar.

Sonra ben Bostanlı'ya Red Cat'e geçtim. Bayaa bayaa elektonik müzik çalan bir mekan. Yeni açılmış. Tuna'lar oradaydı. Ay bu adam artık büyüdü, mekanlara yanına felan gidiyorum eşşek sıpasının. Arayıp "ablaa hadi gelmiyon mu" diyor. Serseri.

Akşam eve geldiğimde mutsuz mutsuz eşyalarımı topladım. Biraz daha kitap okudum. Ertesi sabah çok erken kalktım ve alana geçtim. Bu İzmir'in en kötü yanı İstanbul'a dönüşleri. Ama "Şair demiş ki; tüm gitmeler gelmek içindir." 

Güzel Urla...
Ayağımın tozu ile cumartesi sabah mesaiye gittim. Çıkışta çocuklarla İpekçi'ye geçtik, basket kombinelerimizi teslim aldık. Güzel şeyler oluyor yaa. Akşamında Arena'da buluştuk, uzun zamandır galibiyet görmeyen takımı izledik. Öncesinde Deniz ve ekibi ile Sokak'ta buluştuk. MSK, Ozi ve daha bir sürü dostla selamlaştım. Hal hatır içinde sokak birası içtik. Bence ligte, ikinci devre daha güzel olacak gibi. Karabük'e 2 güzel gol attı Wesley. Dönüp dolaşıp yine sevdiğimiz Galatasaray'a geliyoruz İstanbul'da.


Pazar günü öğle saatlerinde İpekçi'de kombinelerin siftahını yaptık. Beşiktaş maçı vardı. Bayaa keyifliydi. Maçı az bir sayı fark ile aldık. Oradan Kadıköy'e geçtim. Kadıköy'ün bohem sokaklarını yeni yani tanımaya başladım. Sevdim diyebillirim. Cansu çağırdığında hiç itiraz etmeden tamam gelirim diyorum artık :) Sahaflara uğradık. 99 baskısı Stephen King buldum. Serinin 4. kitabı. Adam 20 liraya yakın bişi dedi. Cebimde sadece bu var dedim ve 10 liraya aldım ktiabı. Büyücü ve Cam Küre. Çok heycanlıyım şu sıralar.


Kadıköy'den erken döndüm. Biraz yürümek için Eminönü'nde indim vapurdan. Galata - İstiklal - Taksim istikametinde eve vardım. Güneş batmıştı. İt gibi yoruldum. Bir duş ve sonra uyku. İzmir'den sonra İstanbul'da yaşadığım 48 saat gerçekten çok enterasan. İzmir'de evden çıkıp 361 ile Alsancak'a gitmiştim. Yasin'nin beni karşıladığı cadde normalde çok işlektir. Bomboştu. İnsanlar kaçmış gibi ya da bilmiyorum, boşluklar ve sakinlikler çok şaşırtıcı geliyor. Bu detay kaldı aklımda. Kalabalıklara alışmak aslında çok kötü.

Veee, bence bu tatilin en güzel olayı. Bunu yazıda bilerek sona bıraktım. Bir akşam eski müziklerden konu açıldığında babama plakçalar aradığımı ve İstanbul'a döndüğümde bakınacağımı anlattım. Tabi onların çocukluğumda plak dinlediğini anlatmıyorum bile. Babamdan aldığım cevap ise dilimi yutmama neden oldu. "Bizim annenle ikimizin olan plakçalar Ayvalık'ta depoda duruyor. Al götür, iğnesini yaptır. Ama Ayvalık'tan gelip alman şartı ile." Sizce de çok şanslı bir çocuk deyil miyim? Kışın 1-2 günlüğüne Ayvalık'a kaçma fırsatım oldu bu bahaneyle. Artık Cansu'ya plak bakarken eşlik edebileceğim için mutluyum. Almak istediğim ilk plağımı belirledim bile. The Doors, Strange Days kayıtları...

İzmir ve İstanbul arası belleğimde böyle kaldı. Bir sonraki İzmir ziyaretimi şimdiden hayal etmeye başladım bile. Bu hafta İstanbul sakin deyil :)) İçerde Oly ile Avrupa Ligi maçımız, Kophenag ile Şampiyonlar Ligi maçımız var. Telaşe memuru ben, memnun oldum. Sonrasında aylık işlerimi toplayıp oteli yılbaşına hazırlicam. Gerçi bu yılın önceki yıldan daha sakin geçeceği kesin.

Ben çok uzun zamandır dinlemediğim bir grubun parçası ile bitiriyorum yazıyı. Çay için, kitap okuyun, güzel müzikler keşfedin ve tek uyumayın... Herkese iyi haftalar.

http://www.youtube.com/watch?v=cViZaPP2p2U