1 Mayıs 2020 Cuma

Canim Yine Bekleriz Ama Cenazeme

Merhaba.

Ajanslar ile karsinizdayim.

Hadi bizi gectim, bir miktar belki delirdik, belki de dipteyiz. Herseye kabulum. Gonder gelsiiin. Ama artik donup Dunya'ya, yaaa sen hayirdir? demek istiyorum. Nedir bu sakalar, komiklikler? 

Goruntunun reel mi, fake mi, simdi mi eski mi oldugu konusunda hic bir fikrim yok, konu onume dustu. Acikcasi dusununce de normal bir insana cok urkutucu geliyor. "1998 OR2" isimli asteroid Dünya'yı teğet geçti." Su sekilde kaydedilmis. 


Simdi oturup izlerken, ay ay ay ay diye bir an oluyor. Sonra sistem hic bisi olmamis gibi donmeye devam ediyor. Keske bize denk gelseydi. Muthis bir final olurdu. 

Pentagon'un 500 milyon yil once kayida aldigi UFO goruntulerine ne diyorsunuz? Bu kurumdan cikan UFO goruntusune inanmak da ne biliyim, kakam geliyor bu haberleri okudukca. 

Trump, canli yayinda dezenfektanin direkt viruse etkisi oldugunu bildigini soyledi ve bunun direkt vucuda uygulayacak bir yontem uzerinde calisamaz miyiz? diye anlik danismanlarina sorular yoneltti. Dezenfektani umarim kendisi once bir icer, bakar bir ise yariyor mu diye icimizden gecirdik mi hepimiz? Bence gecirdik. Bu aciklamadan sonra, politik kariyerine zarar veriyor diye gunluk basin toplantisi olmicak felan dendi. 24 saat sonra o basin toplantisi yine oldu tabi. 


Isin burasi, magazin-politik haber. Simdi mizah kismini yaziyorum. Bu aciklamadan kisa bir sure once de; hidroklorokinin koronavirüsü tedavi ettiğini soylemisti. Akabinde Arizona'da yani ABD'nin Konya'sinda bir cift, kendine klorinfosfat enjekte etti ve adam öldü. Kadinin durumu agirdi. Elon Musk da bu hafta; karantina fasistliktir dedi... Aaaaaaa aaaa aaaaaa aaaaaaaa sinirlerim bozuldu ahaahhahahaha.

Is gununu dun, soyle bir haber ile bitirdim. "Brooklyn'de cenaze evinin hemen dışında, sogutmasi CALISMAYAN 2 kamyonda 100 ceset bulundu..."  Buyrun, haber de burada. Aynen oyle. Dukkanin onunde 100 ceset felan. Bulunma sekli de su.. Komsular kokuyu sikayet etmis. 

2 sene evvel Ali ile Berlin sokaklarina cikip bir takim fotiler cekmisiz. Arsivimi temizlerden sunu buldum. Canim sari berem. Senin yerini hic bir sari renk tutmadi. Weekday eger bu isi biliyorsan bu sarinin ayni tonundan uretirsin kardesim. Metroda kaybettikten sonra yerine saka degil 3 tane sari bere aldim. Olmadi. Vazgectim artik, kirmiziya donmustum. O gunden sonra polis alarmi gibi dolasiyorum. Bere mevsimi de gecti. Azicik yagmurlar bitsin, kamerami alip sokaklara geri cikicam. 


Arkadaslarimla aramdaki arkadaslik seviyesi, sifir saka. Gercekten yuzune oturdugunuz arkadaslariniz yoksa bana "ay daha da ote, o benim kankiiiiiim" diye gelmeyin ahahahah.


Gecen hafta, icimizden gecen gecmeyen tum cilginiklar az geldi diyip, daha da cildiralim dedik. Muge'lere gittik. Zaten bu 4 kisinin bir araya gelip de akli basinda oturmuslugu, kendimi bildim bileli = yok. Butun gun balkonda gebeslik, meyve, tatli, renkler sekiller, Yesilcam filmleri. Aksama onlara yemek pisirdim. Ertesi  sabah, Muge ile balkonda mini-yoga yaptik. Tolga bize kahvaltida Pisi hazirladi. Ayayayayay.


Su aralar bolca Kuskonmaz pisiriyorum. Bu kuskonmazlari tarlalardan toplamak icin, bu agir karantina doneminde ozel ucaklar ile Balkanlardan ogrenciler ve isciler getirttiler. Gercek bu. Ekilen bu degerin bosa gitmesi buyuk bir gocus olurmus. Almanya, Avrupa'nin Kuskonmaz tuketeminde adeta bir Termintor. Yani "yokedici" ahahahah. Yiyelim dostlar, bosa gitmesin. Cilek konusuna da yine gelecek olursak, bu hafta bir supermarkette, yalan yok, iyisinden buldum. Ama hala Berlin'in simgesi olan Karls kiosklarindan eser yok. Linke tiklayin ne dedigimi anlicaksiniz. Sevenin halinden gercekten de sevenler anlar. Sorarlarsa ,2020'de sadece Cilek ve Kuskonmaz yedim dicem.

Muge'de yaptiktan sonra, canim cok cekti, haftaici evde su hazir Browni'den alip yaptim. Ama herseferinde kendime artistlik yapip, olculeri bildigimi dusunerek yanlis yontemler uyguluyorum. Bu sefer de ortaya alam yareppim ne cikti dersiniz? Muzlu ekmek. Yumurtasi eksik, ektra un kondu, muz eklendi bilmem ne. Maceraya hic gerek yok. Benden bu kadar.

Kullanmadigim, uygun kilif olmadigi icin bir kenara attigim buyukce pofidik yastigimi meditasyon minderi yaptim. Benden cok bu rahatligin ekmegini elbette Kedi yiyor. Kedi'nin suana kadar evde rahatliginin ekmegini yemedigi hic bir sey kalmadi. Bu basimin eti de dahil. Kedinin bana neye maloldugunu asagida anlaticam size.


Son zamanlarda, kaliteli ses deneyimi konusunda cok aci cektim. Cunku sevdigim muzikleri, daha derin bir duyma keyif ile alamiyorum. Sacma sapan kulakliklar ile kendime iskence ediyorum. O sallanan kablo cebe girmiyor, kosarken, yoga yaparken, uyurken bogazima dolaniyor. Bu hafta bir musteri ile potansiyel bir anlasma icin gorusurken, hic olmucak bisi oldu, kedi masaya atladi o kabloya kedi takildi, telefonum yere dustu, kablo kedinin ayaklarina dolandi ve kacarken bir kulagim yere dogru pesinden ben tokezledim, ben o panikle ayayayay diye bagirdim, kedi kablodan kurtulamadi ve ellerimi cizdi. O sirada mikrofon acik oldugu icin, bu anlarin hepsini musteri duydu... Gerisini anlatmiyorum, neyse. Gittim, bu delirmislik ile Airpods Pro aldim. Saol Apple, 2 ay makarna yicem. 

Mesela su parcayi cok seviyorum ama bu parcadan maksimum kulakici ses keyifi almak istiyorum. Sahane track, isiklari kisip dinleyin. 


Cihangir Yoga, bu donem Youtube kanalina videolar yukluyor. Ustelik bazilari eski hocalarim! Neredeyse her gune bir ders! 1.5 aydir kanal ile yoga yapiyorum. Cok sevdim, studyoya geri donus olsa da, bu dersler hic bitmesin! Eski okulumu, Bade Hoca'yi, is cikisi tramvaya atlayip Findikli'da derse yetismeyi cok ama cok ozluyorum. 

Birsey sorucam size. Samimi olalim. Bu ASMR batagina dusen, bu alemde bir tek ben miyim yoksa bu tiklamalari, citlamalari, pitpitlari bir ben mi seviyorum, yoksa bu da delirmenin bir baska gostergesi mi? Yillardir asmr pesindeyim, mesela yuzlerce doga sesleri kanali takip ediyorum, yagmur sesinden tut da, Amazon hayvalarina kadar ama seviye hic bu kadar cikmamisti. Bizbizeyiz bana dogru cevap verin. Mesela bu kizin buyuk hayraniyim. Utanmadim videolarina yorum yaziyorum. Her gece uyumadan once bir 15 dakika stalkiyorum. Canim yine bekleriz ama cenazeme.


Oldurmemeye yeminler ettigim, Bauhaus'tan aldigim 2 cicegim de yasiyor. Cocuklar odami sevdi. Ben de onlari sevdim. Ayni anlatilan gibi bakiyorum, gozlerinin icine icine. Suluboya yapmaya devam ediyorum. Sisko bir kedi boyadim. Aylardir kutuda yatan kahve makinami ilk kez calistirdim. Her sabah cekirdek kahve cekiyorum. 


Gecen hafta eski ev arkadasim Gokcekus ile Skype yaptik. Sarap icip, eski gunleri konustuk elbette. Kendisi Arcelik'te, solunum cihazi ureten projenin muhendislerinden biri.

Canimiz cigerimiz butik biraci Brewdog, karantinadan sonra, subelerinde bedava bira dagitip, tekrar bir araya gelmelerini kutlucaklarmis. Mekani ve biralarini koppek gibi seviyorum. Biliyorum mekan olarak Turkiye'de yok, biralari bazi yerlerde satiliyor. Subesini bulanlar yine de bu guzelligi kacirmasin. Donuste bence herkesin acik havada ve +30 derece bir, bilemedik iki ama bence kesin dort tane biraya ihtiyaci olacak. Suradan register yapabilirsiniz. Ticket, epostaniza geliyor. Tiktik Kendileri ise bu surecte dezenfektan uretmeye devam ediyormus. Afferim cocuklara.

Ajanslar bitti.

Gidiyim bir kucuk yuruyeyi, temiz hava alayim. 

Kendinize iyi davranin. Gorusmek uzere.

20 Nisan 2020 Pazartesi

Hayirdir Ne Bu Tantana?

Merhaba.

Gurultunuze geldim ahahaha. Sosyal medyada bir kitle var, habire kotu haber tellalligi yapiyor. Bunlardan birkac tane de sirketimin skype kanalinda var. Ofisten uzaktik. Oh demistim. Simdi ordan devamlar. Aciyorum dert sikayet, kapiyorum sikayet sikayet. Sesli bi sekilde surekli "hayirdir ya ne bu tantana???" diye cemkiriyorum. Beni yiprattiniz, sizle ilgilenmiyorum artik.

Nasil bir Pazartesiydi anlamadim ancak gozlerim kapaniyor. Yine de kendimi burada buldum. Bir selam verip yataga, coraplarim cikartmadan oylece girecegim.

Soyle bir sablon buldum Pinterest'te, ay kaynak veremicem ama purofilimde vardir kesin. Ikisi de ise yarar, biz oyle bos beles informasyonlarla gelmiyoruz buraya. Kahveyi azalttim ben ama sevenin halinden sevenleeerr anlarrrr. Digeri de Banyo bitkileri. Orada biriken nemin bu kadar akillica kullanilmasi beni cok etkiledi. Oraya da bir bitki cikartmasi yapacagim.


Kedim bu donem asiri uykusuz ve beni de uyutmuyor. Tarcin'in sabaha karsi hirgur cikarmisligi cok vardir ama bu donem 5,6,7 sirasi ile uyanip bosluga dogru bi orda bi burda miyavliyor. Ben yaklasik 1.5 aydir evdeyim. Oyunu, bogazi, sevgisi, sohbeti eksik degil. Akilli uslu cocuk genel olarak. Bu donem dertsiz basima, uykusuzluk olarak dondu canim hayvanim. Son care, kulak tipaci ile uyuyabildim. Dun gece 15 dk araliksiz bogurmeden sonra hicbisi olmamis gibi yanima gelip horlayarak uyukusuna devem etti. Ben islerim ile debelenirken, 5 saat araliksiz oglen uykusundan bahsetmiyorum bile.



Paper and Tea'dan muhtesem lezzetli 2 farkli butik yesil cay siparisi verdim. Eee madem o kadar evde kaliyoruz, bunun bir simarma karsiligi olmali mehmeh. Bir tanesi gecen seneden bildigim bir cins. Onu bu sefer bilerek buyuk boy soyledim. Yaseminli yesil caya bir ben bayiliyor olamam? Kafadaki butun dertleri, 2 dakika demleme sonrasi icip bitiriyorum hahaha.


Pinterest ve Youtube sayesinde suluboya batagina dustum. Zaten dustugum bir suru batak var, bu biraz renkli olani. Artik dibini siyirdigim icin, suluboya yapmanin artik bir mesele olacagini dusunmuyorum. Cumartesi gunu market alisverisi icin kosaradim Rewe'ye gittim ve kendimi baska bi dukkanda kirtasiye alirken buldum. Aksama eve geldim ve bir kac videodan sonra sunlar cikti. Bir baktim saat 1 olmus. Yoga'dan, kitap okumadan, bombos Netflix'ten veya yurumekten sonra bu kadar keyif alip zamani alip goturen bir sey olmadi bu donem. Tesekkurler Youtube ve Pinterest.


Pazar gunu hava sahaneydi. Sinsice parka gittim. Gunes altinda, o tatli sicaklik kistan sonra organlarimi isitti! Spoti'den Yoga muziklerimi actim. Guneslin altinda su sekil yattim, ustune bir miktar meditasyon yaptim. Aksamina Keykan'a gidip Anime'ye dustuk, yemekti goygoydu derken aksam olmus Hafif usuyerek eve dondum. Baharda bir Pazar gununden alinacak maksimum verimi aldim diyebilirim. Berlin, seni ve yaklasan Yaz'i seviyorum. Seni daha cok. Dun sene-i devriyesi vardi Berlin'e tasinmamin. Tanrim, gecen gunleri hadi saymiyoruz ama bu 3 sene ne zaman oldu alaskina beni bir sal artik...

Gecen hafta Bauhaus'un o cehennnem kuyruguna ben de girdim ve 25 dakika iceri alinmayi bekledim. Malum bu tarz mekanlarda saglik onemleri var. Valla evde eksik olmasa o kuyruk cekilmezdi. Bir de, oldurmemeye yeminler ettigim 2 cicek icin cok yukselmistim. O kuyruga resmen 2 bitki aski soktu beni. Olacak is degil. Girdik mi girdik. Aldik mi aldik. Valla cok da tatlilar, biri hafiften serpildi. Ic mekan bitkisi ikisi de. Kedi de pek ilgilenmedi neyseki. Ben cocuklari cok sevdim.

Lutfen kendinize iyi davranin arkadaslar. Gorusmek uzere!

6 Nisan 2020 Pazartesi

Bence Buraya Kadar Iyi Geldik

Merhaba.

Sizle bir zaman sonra burada bulusup, sahane seyler yazmayi ben de isterdim. Kisa bir ozet gecicem ama morallari bozmuyoruz cunku bence buraya kadar iyi bile geldik haahashsahdh.



En azindan sozunu verdigim, Dunya'ya kapimizi kapamadan hemen evvel yaptigim, guzel bir kac gezinin fotilerini en asagida paylasiyorum, diger konu basliklari da belli, tantanasiz cikip gidicem. 

4 haftadir evden calisiyorum. O korkunc black hole'e ben de girdim. Ne spor, ne hareket. Sagliksiz bir sandalyede 8 saat is. Is bitince uzunca Netflix batagi. Oturudugum yatakta uyku. Kedo ile yuvarlanmaca. Gerekli gereksiz butun dijital platformlarda sorf. Sabah yine is. Yurt haberleri tara. Global haberleri tara. Son dakika gelen rapordu bilmem neydi. Bu surec beni bitircek, sizi bitirmesin. 

Netflix bataginda, The Blacklist 'e dustum. Evet hayirli olsun. Aslinda seriden ziyade ana karakterin arada okudugu siirler, sozler, gezdigi ulkelerde basina gelen ilginc olaylari anlatma tarzi hosuma gidiyor. Yasli ama cok gideri olan, kriminal bir karakterin, siirler okumasina niye bayildim, sormayin bilmiyorum. Mesela bir yerde William Ernest Henley'den Invictus okuyor. "I am the master of my fate: I am the captain of my soul." 

Bu nedenle, listemden tam cikarmis da degildim, Yoga'ya geri donmeyi umuyorum. Amazon'dan iyi bir mat siparis ettim mi? Ettim. Kafamizi biraz duzluge, ferahliga cikarmakta fayda var. Malum ne ders ne de okuma yapmadigim icin, bari Zoom'da yoga yapmayim dedim. Ustelik ucretsiz. Hala niyetliyim. Bugun isten sonra 3 km kostum. Bu bir aylik kaosun icinde kisa yuruyusler yapma sansim oldu. Icimin arka sokaklarimi kesfettim.



Herkes hastalik konusuyor, ben isim geregi bu basligin cok icindeyim. Ruhen yoruldum. Sevdiklerimizden ayirdi. Almanya'yi Berlin'i merak eden acip google baksin. Bu konuya bu yuzden bu blog yazisinda girmicem. 

Gecen hafta yeni yasimi kutladim. Dilos'un asagidaki suprizli kartina bayildim. Kopekli Rus cocuk gece beni ziyarete geldi o aksam. Resmen Saddam gibi saklanarak gelmis metroda ahahahah. Saat 12'de gun bitmeden evvel, gelip dogum gunu kutlucam dedi. Iyi gel dedim. Sarap ictik, bir suru eski mevzu ve bisiler hakkinda tartistik, arada birbirimize gomduk, gorusmedigimiz gunlerin goygoyunu yaptik. Boyle bir surecin icinde boyle kisa gorusmeler cok kiymetli oluyor. Size de geldi mi o his? Kiymet bilmediginiz seylerin bir anda cikip gogsunuze oturmasi hissi? 


Kismet mi sans mi bilmiyorum, tam da bu tantana cikmadan evvel, Subat'ta Izmir'e annemleri ziyarete gitmisti. Iyiki gitmisim. Aklimda bir Istanbul vardi. Mayis'a. Olmadi.

Bu sikintili gunlerden cok kisa sure once Alman Bey ile bir kac yere kacma sansimiz olmustu. Stockholm pahali, romantik ama elitti! Budapeste ise ucuz, keyifli ve cok cok guzeldi! 2 guncuk Budapeste'de bol bol yurduk, guzel yemekler yedik, O'nin dogum gununu kutladik, gulduk, eglendik. Kendisi ile cok guzel bir 8 ayimiz olmustu ama devamini getiremedi.  Bu birliktelik sadece guzel bir yolculuktu.

Okulun tatil olacagina ve Almanca sinavimin ertelecegine bu kadar uzulecegimi hic tahmin etmezdim. 4 Nisan'da mis gibi sinavimi olup bu yukten kurtulcaktim. Inanamiyorum olanlara. Yani o tempoya alismisim. 3 haftadir elime 1 kez kitap almadim. 1 tane text okumadim. Hic birsey yapmamaya devam ediyorum. O motivasyon uctu gitti. Geri donuste, yalan dolan bir seyler sikip, sinav tarihini ileri bir zamana almaya caliscam. Kafayi toplayip, pijama,yemek ve is modundan cikip sinav kafasina girmek olumcul zor geliyor. Bu bolumu, next-next-next yapip gecmek istiyorum dostlar. 

Hic dinlemedim muzik turlerini dinlemeye basladim bu boslukta. Mesela etnik chill muzikler ya da Almanci turklerin rap muzikleri; mesela Defkhan cocuk iyi.  Ya da daha evvel hic denemedigim, anime filmlerini izlemeye basladim. Studio Ghibli'nin yapimlari cok cok keyfliymis.

Canim arkilerimi gormeye Istanbul'a gidemedim ama onlar evimize geldi. Efendim, Label Project ile soyle teknolu -bir evde kal- Youtube yayini yaptilar. Oturmaya gelmedik di mi, yoo. Keykan'la evde dans ettik. Steinz, yani kadim dostum Ali ve pesinden Erman caldi.


Daha onceden hic Cin Ordegi gormemistim. Fotografina rastladim bir grupta. Berlin-Spandau bolgesinde bir grup cin ordegi dogal ortaminda yasiyormus. Hikayesi de su; Berlin Hayvanat Bahcesi'ne Cin'den import etmisler. Artik kac cift ise. Bunlar da disari kacmis. Spandau'da dogal ortamda, gol etrafina yerlesmisler ve cogalmislar. Reis, hayvanat bahcesinden kacip disarida hayatina devam ediyor. Agahhahahahah cok kral hareket degil mi yaa? (Gorsel : Majcenovič Larisa, Berlin, 2020)



Brazilyali is arkadasim; daha evvelden sohbetini yaptigimiz Rapé tozunu, ne yapip edip bir sekilde bana bir kutu oralardan hediye getirmis. Bu olay, Amazon otlarindan yapilan kutsal bir toz. Inanilmaz mutlu oldum. Ne oldugunu merak edenleri suraya aliyoruz. 

Tarcin'in 10. yasini kutladik bu ay. Kutladik dedigim, cocuguma yas mama verdim ve kocaman gobegini opup kokladim. Canim hayvanim. 10 senemiz bir oyku olur,  o oyku de benimle mezara  kadar gelir. 

Gectigimiz aylarda DW Turkce'nin bir roportajina konuk olmustum. Suradan izleyebilirsiniz. Asirlar sonra yayina vermisler. Yillardir bu ani bekliyordum. Alman devlet kanalina cikip "Dönmücem" dedim ahahahahaahaha.

Haziran ayina Massive Attack icin bilet almistik. Nasil da heyecanliydik. Aklimda bir suru guzel sey vardi. Yapilcak, gidilcek, atilcak, kurtulcak, yenilencek.. Anlasilan bu sene o sene deyil ajsajfjjf. Gezi fotilerime bakmak isterseniz soyle birakiyorum. Lutfen kendinize iyi davranin.


Stockholm


Budapeste




22 Aralık 2019 Pazar

2019'u Gömdük Ama Yerini Unutmadik

Merhaba.
Ben geldim. 

Evet, Berlin Bati Blogu’nun delisi burada. Hem de 4 aylik uzun bir aradan sonra. Ama nedenlerim var. Cok uzatmicam. Fotograflar konusacak. Geleneksel sene sonu yazisiiiiiiii ve her sene oldugu gibi yine EXCLUSIVE gorseller ile. Exclusive lafini cok seviyorum. Bana cok yakisiyor. 


Ama oncesinde her yilsonu yaptigim gibi, gecen senenin iyi dilek listesini alintilayarak basliyorum. Ne atip tutmusum bakicaz, yoksa VAR'a gidicez. 

"Gelelim 2019'un dileklerine. Son zamanlarda Almanca bilmedigim icin cok icerledigim bazi mevzular oldu, bunlari asmak icin gercekten bu agzina sictigim dili ogrenmem gerek, bunu buraya bir yazalim. Hayal kirikligini bir kenara birakip her geleni ve her olani oldugu gibi karsilayip daha fazla siki tassaginda bir sene diliyorum oncelikle. Roma,Tel Aviv, Paris, Budapeste, Lizbon ve Berlin'in etrafindaki kucuk sehirleri gezmek istiyorum. 2 odali duzgun bir ev bulup Berlin'de yeni seneye yeni evimde uyanmak istiyorum. Sevmediklerimi izmir marsi ile hayatimdan ugurlayip Berlin'de rakiya cagiran daha fazla insanlar taniyabilirim mesela. Ya da en azindan kurtlanmis cop kutusuna karsi makul duzeyde sorumluluk gosteren insanlarla muhattap olabilirim degil mi? Kedomla daha cok vakit gecirmek istiyorum. Bisikletimi satmak istiyorum. Daha saglikli beslenip daha cok kosmak istiyorum. Dilos'un tasinmasi ile sezonun gezi acilisini Ocak sonu Amsterdam'da yapiyorum ve biletimi coktan aldim. Hem gezmeye, hem de guzel anilar biriktirmeye yanlarina ucucam. Artik Ocak sonu donuste okursunuz. Tarih net degil ama bu sene illaki nikahlarinda, dügün topuzum ile boy gostercem. Cikarin abiyelerinizi sinav var. Tek seferlik degil tum sene boyunca ve daima Avrupa'da onlarla daha cok gorusmek istiyorum. Aklimda bir de bir kac guzel evente gitmek var; mesela Jon Blomqvist'i canli dinlemek istiyorum. Yeni sene, is anlaminda gercekten kol gibi duzeyinde gecicek, o konulara hic girmiyorum. O konulara girersem yazi hic neseli bitmez ahshadhsd."

2019'da yaptiklarim bu listeden daha fazlasiydi, valla hic mutevazi olamicam ajsjdja.. Ama oyle bos beles de gecmedi. En cok geleni ve gideni oldugu gibi karsilamayi ogrendigim bir seneydi. Ozguvenimi yukselttigim, sikca "bize ne amk" dedigim, etrafimi daha iyi gordugum ve anladigim, biraz daha olgunlasarak; hayatin sadece benim etrafimda donmedigini gordugum bir seneydi. O nedenle 2019'dan hanemde arti ile cikiyorum dostlar. Yazinin buradan sonrasi ise goygoy ahahahah. 


Valla yazdigim gibi, Berlin'de yeni senede yeni evimde ama sadece 30 gun gecikme ile uyandim. 1 Subat'ta yeni evime tasinmistim. Burada dilek yine de tutmus diyebilir miyiz? Cok zor bir 3 ayin sonunda, degismekte gelismekte olan bir semtte 70m2,  2 odali bir ev buldum. Artik buna sans, istek ve olumlama demekten baska bir sey aklima gelmiyor. Ilk baslar etraf biraz zor geldi, simdi cok alistim. Yeni yasam alanim bana en cok buradaki brokrasiyi ogretti.  

Bisikletimi satmadim, Evren'e hediye ettim. Yani birine verdim ucretsiz. Rakiya cagiran fazla insan olmadi ama kalanlarla cok iyi vakit gecirdim. Valla pek de saglikli beslenmedim ama firsatini buldugum anda cok guzel yemekler denedim. Kosmak ise geride kaldi malesef. Yoga'ya ise ruyalarimda geri dondum. 


Sevmedigim insanlari Izmir marsi ile cidden hayatimdan ugurladim. Eve tasinmamla bir miktar gonul kirikliklari da beraberinde gelmisti. Yollarimizi ayirdigimiz bazi insanlar oldu.  Once biraz uzuldum sonra kizdim ama cok hizli yol aldim bu sefer. Tam da aslinda "geleni ve gideni oldugu gibi karsilamayi" bu donemde ogrendim. 


Oncesinde Delft, Den Haag ve Rotterdam'i gorme sansim oldu ama elbette oralarda olma amacim Dilay'i ve Abdullah'i ziyaret etmekti. Dort gozle gelecek bulusmayi bekliyorum. 



Mart'ta 33 yasina Izmir'de annemle hasta bekleme salonunda girdim. Sabah 7'de Ege Universitesi'nde kan tahlili icin sira bekliyorduk. Mesaj geldi teyzemden. Aaa teyzem dogum gunumu kutluyor dedim. Annem agladi ve bana sarildi. Dogum gununu unuttum ve burada oldugumuza inanamiyorum dedi. Bence ne bunun ne de alacagim baska yaslarin tarihi hic bir onemi yok. Kemoterapiden sonra birlikte eve donduk. Aksam da babam evde bize balik pisirdi. Simdi gayet iyi. Agir olan bir surecti ve bitti. 

Istanbul'dan dostlar geldi gitti ve bahar donemini birlikte bolca Berghain'da tepinerek gecirdik. Bunyeden kis mevsiminin yavasligini attik. Yaza kadar su siteden aldigim sahane yesil caylardan ictim. Grimm izledim. Kose koltukta Tarcos'la bol bol tembellik yaptik, bahari izledik, yagmur dinledik.


Haziran'da Izmir'e Dilay'larin nikahina gittim, annemleri ziyaret ettim. Gelinin kardesi formatinda bir dugun topuzum malesef olmadi ama son zamanlarda en eglendigim bir arkadas toplantisiydi. Alsancak'tan Karsiyaka'ya eve sarhos dondum ve anahtarim olmadigi icin kardesim beni araba ile aldi. Cok komik bir geceydi.

Izmir'den dondugumde artik bir miktar yaz gelmisti Berlin'e. Bir gun, kipkirmizi kocaman cilek seklinde bir bufe gorurseniz beni hatirlayin, her mahallede vardir. Mayis - Eylul arasi, Brandenburg tarlalarindan gelen efsane cilekler sehirde satilir. Hah iste o en sicaklarda cok lezzetli oluyorlar. Yaz mevsimi benim icin bu 3 euroya aldigim 250 gr. cilek arkadaslar. Beni bu kucuk seyler keyiflendiriyor artik yaaa.


Yaz ortasi Berlin'de pek de bilmedigim mahallelerde gezmeye basladim. Mesela sik sik Boxhagener'e gittim. Alman Bey o tarafta oldugu icin aslinda, hehe. Sayesinde cok sevdigimiz mekanlarda cok guzel anilar biriktirdik. Berlin'i sevdigin biri ile kesfetmek cok keyifli. Boxicigim seni seviyoruz canim.

Mesela yolunuz duserse surayi deneyin, Neumanns Café. Gabriel-Max-Straße 18'de. Bir de tammmm karsisinda hic bir zaman yer bulamadigimiz, bir sehir efsanesi Silo Coffee var efendim, ikisi de fantastik brunchlar ve kahveler icin vazgecilmez adresler. 


Istanbul'a gittim is icin. Prensip olarak yilsonu yazisinda is hakkinda konusmuyoruz o nedenle burayi hizli gecicem. 

Agustos'ta ise, Berlin tayfa ile bizimle mezara kadar gelecek bir tatil yaptik. Tatil yazisi surada merak eden baksin ama benim buraya eklemek isteyecegim sey biraz daha kendimle alakali bir kisim. Bu tatilde "yavaslamayi" ogrendim. Bana tam anlami ile cok iyi geldi. 



Allah gunah yazmasin, Almanca cinayet gibi dil. Bu dilin kurbani olmucaz dedik mi? Dedik. Tatil donusu daha kicimdaki bikini yanigi duruken kendimi okul siralarinda buldum. O gun bugundur nefes almadan, araliksiz, haftanin 5 gunu 4 saat almanca derslerine gidiyorum. Bir omur vermisim gibi hissediyorum. Ama daha sorsaniz hala benim seviye "ich bin Sila und i hab kein Geld"... 2 hafta sonra B1 olucam ama su herseyi mukemmel yapma egosu yuzunden konusmayi sokemedim. Ama engelimiz yok bunu da halledicez.  

Sonbahar'da bir takim sergiler ve enstalasyonlar ziyaret ettik. Alman Bey de eslik etti. Botanik parkina gittik. Berlin Botanik Muzesi bana cok iyi geliyor. Genel olarak 3 kilo daha hafif cikiyorum mekanda. Kendisine tanistigimiz donemde nasil olduysa artik Istanbul sozu vermisim. Eylul'de Istanbul'a da gittik. Ilk kez hayatimda kameram ile bu sehirde turist oldum ve cok degisik hislerle donduk. Cok guzel yemekler yedik ve cok eglendik.


Havalimanina inerrrrr inmez dakka bir kosarak lahmacun yemeye goturdu. Yanina da yayik ayran soyledi. Siz bunu hic bilmiyorsunuz: kendisi Simit'e Gevrek diyor. Ahahaha. 


Canli bir iki sanatci dinleyelim dedik. Fazil Say'a gittik. Oncesinde Refik Anadol'un sergisini gormeye gittik Kraftwerk'e. Sozlemistim size daha evvelden, Kraftwerk'e kakamizi yaptik gidin bakin bir deseler, kosa kosa giderim, oyle guzel mekan. 



Bizim ekiple Heilung dinlendik canli. 7 ay oncesinden almistik biletleri. Bambaska bir deneyimdi. Experimental, Kelt ve Viking halk muzikleri en anlasilir kategori olabilir ama deneyimin tam ne oldugunu suradan izleyin, beni umarim anlarsiniz. Cok ozel yeri oldu bende.

Havalar cok kotu olmadan hadi bir yerler gorelim dedik. Bu bir gun ben isteyken mesaj atti. Topla cantani gidiyoruz. Nereye canim benim hayirdirr? Cantani al gel soru sorma. Ok. Gitmis Hamburg'a program yapmis. Cok guzel bir 48 saat gecirdik. 


Kanal turu yaptik. Sahane bir yerde aksam yemegi yedik. Mekan; Bullerei. Alman'nin aklina uyup, hayatimda ilk kez 500 kusur basamak tepip, dilim gotumde, St. Petri Kilisesi'nin tepesine ciktik. Size diyorum bu beni ya eski mezarliga goturur ya 2.Dunya savasindan kalma ucak kulesine. Sehir merkezi, adete bir Izmir, bir boyozcu eksik. Kardesim Izmir'den 2 yagsiz 2 boyoz kapip getirse vallahi ortamlar Alsancak, 2.Kordon hic yalanim yok ahahahah.



Ekim ve Kasim'da araya yine yogun bir Almanca programi girdi. Degisik birsey olmadi. Gecen haftasonu biraz ben israr edince Dresden'e gittik. Hava yine tatsizdi, bir gun once sirketimin yilbasi partisi vardi. Ben biraz alkolu kacirmisim. Ertesi gun alkol kokarak bademcigim sis, trene bindik. Aksami zor ettik. Eve gelince coraplarimla uyumusum, sabah uyandirdi beni, ceset gibiyim. Iki lokma yedim, dedim ben evime gidiyorum, hic iyi degilim. 1 haftadir hastayim iste lanet olasica bitmedi. Cig zencefil yemekten icim disima cikti. Bugun de O hasta olmus... 


Noel'de ailesinin yanina gidicek ama benim ofiste tonla isim var, bayaa tatsiz bir hafta olcak yilbasina kadar... Ama bu soguklar yetmediiiiii daha cok soguk istiyoruuuzzz kar kis kiyameeettt dedik, yilbasina Stockholm'e gidiyoruz. Yilbasina bisiler yapalim dedik de valla niye orasi nolur sormayin. Beni en cok koftesi cezbetti. O'nu da kar. Kar yagsinda yagsin diye diye Isvec'e bilet aldik gidiyoruz iste. Icliklerimiz ve biz kofte yicez. 

Sonra Ocak sonu 1 guncuk Budapeste tatilimiz var. Napim eeee seyyy, dogum gununde en guzel ikimizin de gormedigi bir yere kacalim istedim. Cumartesi - Pazar bir miktar Dogu Avrupa gorucez artik Isvec'te eksi 10 havadan sonra hayatta kalirsak.

Yilin yarisini birlikte cok keyif aldigim bir insanla gecirdim ve bana bir suru sey ogretti. Ama sanirim tesekkur etmem gereken kisiler bizi bir araya getiren ortak dostlarimiz. Sonra da kendime tesekkur ediyorum. Nedeni olmak zorunda degil. Canim kendim. 

Haydi simdi butun eller havaya. Heh. Eller kalkti mi havaya? Bir gorelim? Veeeeeee asagiya iyi dileklerimi ve 2020'nin presiplerini birakiyorum. Oyle cok satafatli degil bu sefer daha mutavazi olacak. Cunku ben de biraz mutevazilestim sanirim. 

Efendim boyle biraz tatsiz bir sene sonu ama moralimizi bozmuyoruz degil mi? Ailem icin saglik ve huzur istiyorum. Cok zor suan hersey. Ama bitecek, biliyorum. Ingilizceyi azaltip en azindan gunluk duzeyde Almanca'ya gecmeyi istiyorum. Yil sonuna kadar basit duzeyde 1 Almanca kitap okumak istiyorum. Mart ortasinda Almanya Gocmen Entegrasyon sinavina giricem. Bu benim gelecegim ve vizem icin onemli bir asama. Bu kursu B1 almanca ile birlikte verebiliyorum. Bu asamalari bitirmek, sertifikami almak ve bu dertten kurtulmak istiyorum. Mutevazi bir yasam diyorum ama mesela ne gibi? Daha az alisveris, daha az tuketim, daha az cop atmak, (elektrik, gaz, su vs.) gereksiz yere kullanmamak diyebilirim. Bagisiklik sistemimi yukselticek bir cesit meditasyon denemek istiyorum. Kurs ve duzensiz uykularim nedeni ile ara verdigim mutfagima geri donmek ve guzel yemekler pisirmek istiyorum. Suan gecici bir ev arkadasim var. Kendisi Mart Nisan gibi ayrilacak. Ayrildiktan sonra oturma odami bastan duzenlemek istiyorum. Kislik erzak deposuna donen mutfagimi eski mutevazi haline cevirmek, yeni cicekler almak istiyorum. Ev anahtarimin sadece bende oldugu, salonumda dostlarimi agirladigim, tek kisilik ev hayatima geri donmek istiyorum. Bunu gercekten cok ama cok ozledim. Gelecek yaz Kastellorizo'ya Steve ile donmek istiyorum. Akdeniz yavasligini yasayip, Mustafa Sandal sarkilari dinleyip, soguk Yunan birasi icmek istiyorum. Buranin yani sira, Varsova, Gdansk, Karkow, Kiev, Lizbon ise gormek istedigim sehirler listesine giriyor 2020'de. Yillardir hayalini kurdugum bir plakcalar almakti. Daha bunu almadan plak toplamaya basladim. Sanirim 10 tane felan vardir. Plak cidden zor is ama evde kendimce bir kitap ve plak kosesi duzenlemek istiyorum. Hobi gibi. Kedim ile daha cok vakit gecirmek ve kose koltuk keyiflerimize ise geri donmeyi dort gozle bekliyorum. 

Kendinize lutfen iyi davranin. Kus uyumayin, sevisin ve kahve icin. Mutlu seneler! Einen guten Rutsch ins neue Jahr!!!