31 Aralık 2020 Perşembe

Biraz Kalbimiz Kırık Ama Iyiyiz

Mer ha baaaa!

Geleneksel yilsonu yazim ve exclusive gorseller ile sizden bir yanak alip, misafirlerime mini hazirlik icin mutfaga kosucam. Daha evvel yazacaktim ama anca firsatim oldu, yine de bu yazi 2020'de yer almasini istedigim icin kisa bir ozet olacak cunku genel olarak cok ovulecek bir yil degildi. Bu yazi umarim bugun biter zira yeni aldigim vaporizer ile weed ictim, ekrana suan uzaydan bakiyorum. Gecen senenin her zaman oldugu gibi hedeflenen kismini getirip, before after yapicam, bakalim daha fazla ne kadar bitmis olabilirim gorelim, buyrun efendim;

Ailem icin saglik ve huzur istiyorum 2020'de. Cok zor suan hersey. Ama bitecek, biliyorum. Ingilizceyi azaltip en azindan gunluk duzeyde Almanca'ya gecmeyi istiyorum. Yil sonuna kadar basit duzeyde 1 Almanca kitap okumak istiyorum. Mart ortasinda Almanya Gocmen Entegrasyon sinavina giricem. Bu benim gelecegim ve vizem icin onemli bir asama. Bu kursu B1 almanca ile birlikte verebiliyorum. Bu asamalari bitirmek, sertifikami almak ve bu dertten kurtulmak istiyorum. Mutevazi bir yasam diyorum ama mesela ne gibi? Daha az alisveris, daha az tuketim, daha az cop atmak, (elektrik, gaz, su vs.) gereksiz yere kullanmamak diyebilirim. Bagisiklik sistemimi yukselticek bir cesit meditasyon denemek istiyorum. Kurs ve duzensiz uykularim nedeni ile ara verdigim mutfagima geri donmek ve guzel yemekler pisirmek istiyorum. Suan gecici bir ev arkadasim var. Kendisi Mart Nisan gibi ayrilacak. Ayrildiktan sonra oturma odami bastan duzenlemek istiyorum. Kislik erzak deposuna donen mutfagimi eski mutevazi haline cevirmek, yeni cicekler almak istiyorum. Ev anahtarimin sadece bende oldugu, salonumda dostlarimi agirladigim, tek kisilik ev hayatima geri donmek istiyorum. Bunu gercekten cok ama cok ozledim. Gelecek yaz Kastellorizo'ya Steve ile donmek istiyorum. Akdeniz yavasligini yasayip, Mustafa Sandal sarkilari dinleyip, soguk Yunan birasi icmek istiyorum. Buranin yani sira, Varsova, Gdansk, Karkow, Kiev, Lizbon ise gormek istedigim sehirler listesine giriyor 2020'de. Yillardir hayalini kurdugum bir plakcalar almakti. Daha bunu almadan plak toplamaya basladim. Sanirim 10 tane felan vardir. Plak cidden zor is ama evde kendimce bir kitap ve plak kosesi duzenlemek istiyorum. Hobi gibi. Kedim ile daha cok vakit gecirmek ve kose koltuk keyiflerimize ise geri donmeyi dort gozle bekliyorum. 

Vay be. Saka maka bu notu gecen sene yazdiktan sonra geri donup 2.ci okuyusum. Notun sonlarina dogru bir gulme geldi ahhshdh. 

Saglik, evet bu sene sagliktan baska ne istedik? Gercekten en en en liste basi konuydu. Ailem iyi, sagliklari yerinde. Annemin kemoterapisi bitti, kanser free suan. Bu konu bu kadar. 

Ingilizceyi Turkceyi azaltamadik, Almanca da konusmuyorum. Cunku genel olarak konusmadim asljdjdjd. Evdeydik, evden calistik. Is ev sosyal hayatin mental balansini bozmadan az kelimeli bir sene gecirdim. AMA gocmen burosunun sart kostugu B1 sinavini gectim ve entegrasyon kursunda basarili oldum. Bu kurs cok sancili gecti ve resmen 1 senemi aldi. Sinava OSS gibi hazirlandim. Testler, zaman tutmalar, ornek soru cozumleri, youtube videolari. Hayatimda bir tez yazarken mide kramplari gecirdim bir de bu sinavda. 30 yasimdan sonra yepyeni bir dilin icinde kayboldum ve geri dogdum. 


Az tuketim yapamadik dostlar. Her anlamda tuketimimiz artti. Malesef buna guzel ekleme yapamiyorum. Ancak cok gecikmeli de olsa mutevazi, tek kisilik ev hayatima geri dondum. Valla cok da guzel dondum cunku bir suru kucuk duzenleme ve dekor islerini keyifle bitirdim. Evimde mini bir sergi actim. Kendi fotograf koleksiyonumu duvarlarima astim. Mutfagimda hali ile daha fazla vakit gecirdim. Tasindiktan 2 sene sonra mutfak rafi yapilan evren ustundeki tek mutfak olarak tarihe gecti kendisi 2020'de. 


Bence bu notun en nah ceken kismi Steve bolumu ahahahahaha. Okuyunca sesli guldum. Efendim ne size ne de bu yaziya gelip eski sevgili yeremicem. Yerme isini birakali cok oldu. Kendisinin Turkce sozluk karsiligi "tuhaf". Tuhaf bir insan ile daha evvel duygusal bir muhasebem olmamisti. Ancak bu tuhafligini, O'nun amel defterine yazdim. Ahirette cikarip kendisin boynuna asicam.

Yunan birasi olmadi bu sene ama Malta birasi ve Mustafa Sandal sarkilari oldu. Malta adeta atama bekleyen bir Italya arkadaslar. Karantinada cildirmak uzere oldugumuz o son donemecte, Malta ile biraz frene basabildik. Ozellikle tam gun gittigimiz yelkenli turu ve Qawra'nin denizi muhtesemdi. Gerisi hikaye. Varsova, Gdansk, Karkow, Kiev, Lizbon bunlar elbette yalan oldu. Bu sehirlerin ismi de ne surundu 2 senedir bu blogta! Bu sene gercekten gidecektim saka degil. 


Plakcalar da cok efsane bir Ebay alisverisi sonrasi eve geldi. Yillardir istiyordum. Simdi 40 kusur plak var. Dukkanlar, bit pazarlari kapali, yoksa daha fazla olurdu. Bunun yani sira sirf kafamiz guzelken acip animasyon izlemek icin 65 ekran televizyon aldim. Bu sene ilklerin senesi dedik, hayatimda ilk kez televizyonum oldu. 

Karantinanin ve bu lanet virusun tek ekmegini yiyen 1- Tarcin kedisi 2- Kapitalizm. Benim evdeki Kapitalizm bu kedi aslinda. Manipulasyon var, uckagitcilik var, paranin degersizlesmesi var, isci ve emek somurusu var, Tek adamcilik var. Isgal politikasi var. Giderek patatese donen bir kedi var. Birlikte cok guzel zaman gecirdik canim kedim ile. Bir gun ofisten sak diye geri don telefonu alicam ve en cok tuylu karnini ve ogle uykusundaki horlamasini ozlucem.


Bu senenin highlight edebilecegim en onemli seyleri: akil sagligima maksimum dikkat ettim, is hayatimda cok ama cok kilit bir seneyi bana biraz Rosacea'ya mal olsa da iyi bitirdim, bir suru bitki evlat edindim, ilkokuldan sonra ilk kez suluboya yaptim, An'in icinde kaldim, pencereme gelen bir sincabi besledim, arkadaslarimla az ama cok kaliteli zaman gecirdim, Alman komsularimla protestolu yuruyuse gittim, cok guzel synthwave sarkilari kesfettim, sicacik bir yazdi ve parklarda yattim, Berlin cilekleri yedim, ev yemekleri yaptim-yedim, salonumda tek basima sarap icip dans ettim, yeni bir ulke gordum ve kisa bronz girdim, kose koltugumun tadini cikardim, Berghain'a tum sene boyunca sadece 1 kez gittim o da dans icin degil, icinde acilan sergi icindi ve uffff muhtesemdi, cok guzel otlar ictim, evde kisisel fotograf sergimi actim, Trump'in gidisini izledim, Rus bir cocukla tanistim ve bir kac hafta flort ettim, evimi bastan dekore ettim, gecen haftasonu yilin ilk karini izledim, ev paylasimi konusuna ise artik bir sunger cektim ve Almanca'nin burokratik engelini cozdum. Galiba elle tutulur baska bir konu da yok ovebilecegim. 

Gelecek sene icin ne yazsam gercekten bu sefer bilmiyorum. Ama yapabildiklerimi gordukten sonra, rafa kaldirdigim bazi konularin uzerine belki gitmemin zamani geldigini dusunuyorum. Oncelikle yeni seneden ilk istegim yine saglik ve iyi beslenme. Daha cok spor yapmak istiyorum. Bu sene bu mecburi konunun yani sira biraz sanat getirecegim. Sanat basligi bu blogta yillardir yoktu. 2021'de hayatimda daha fazla Sanat olacak. Fotograf makinama ve fircalarima biraz daha fazla zaman ayirmak istiyorum. Almanca'yi bu sene bu hayatin bir parcasi yapamadim ama en azindan en zor kismini yani "baslamak" olayini yaptim. Yeni senede biraz tekrar yapip B2'yi kendimce evde kovalamak istiyorum. Komik gelecek ama bu sene cok is yuku ve genel karmasadan is ingilizcem bozuldu. Nasil diye sormayin, bilmiyorum. O nedenle net bir sekile ingilizce olayini cozucem. Bu cok gecikmeyecek, hemen tatilden sonra cokucem ustune. Okudugum toplam kitap sayisi 2020'de yuzkarasi. Hic yakismadi bana. Ama bu sene hic birimize yakismadi. Gelecek seneden biraz daha okunmus kitap bekliyorum.

Biraz kalbimiz kirik ama bence iyiyiz. Size guzel bir 2021 sene diliyorum. Oyle yagli balli bir bitis yazamiyorum, beklentilerimiz ortalamada kalsin. Tek istegim bu viraji almak. Kendinize iyi davranin, kahve icin ve asla kus uyumayin.


20 Kasım 2020 Cuma

Bugünden sağ çikarsak, 100 yıl daha yaşayacaz

Coşkulu bir mer haaaa baaa diye girmek isterdim. Yazmadigim bir sürü güzel sey birikmis ama boynu bükük bir merhaba ile geri geldim bloga. Tarih sirasina gore gidemicem, aklima gelenleri yazacagim bu sefer.

Tekrar selam.

Izmir'de olan depremden sonra bir sürü arkadasim yazdi, sag olsunlar, evet annemler iyi. Ayvalik'a gittiler. Kardesim akli cikmis bir vaziyetteydi. Karsiyaka'da allahtan bir sey yok. Gocükler bize sadece 9km uzakliklaydi. Düsünün artik ne derece aklimi yitirdim. Cevremizden etkilenen yok ama bir akrabamiz 4 torunu ile birlikte defnedildiler.  Haber ajansinda calisinca, bu haberlerden sonra toparlamak daha cok zamanimi aliyor.  

Evet, herkes gibi ben de zor bir sene gecirdim. "Yauv yuh, bu da olmaz!" dedigimiz hersey oldu. PC basina otuyorum, ise basliyorum, haberleri tariyorum, bi bakiyorum 5 kadin oldürülmüs, Viyana'da teror, Fransa'da ogretmenin kafasi kesilmis, Turkiye'nin ise yaramaz, kücük enistesi Azerbaycan savas cikarmis, bir daha aciyorum sayfayi deprem, bir daha aciyorum Hatay yanginlari,  yolsuzluk, satasma, hayvan istismari, Polonya'da kürtaj yasaklanmis halk sokaklarda, bir daha aciyorum Belarus karismis, hadi bir kez daha aciyim diyorum BLMsi, Lübnan liman patlamasi, Moria mülteci kampi yangini... Daha bunlarin yanina virüsü yazmadim bile. Yani hakikatten bu sene sci-fi formatinda bir film gibi gidiyor ve bitmesine daha 1 ay var. 

Efendim, malum biz bu yazi Berlin'de yedik. 1 haftalik kücük Malta tatilini saymazsam. En son postta Berlin'e yaz gelmedi diye kafayi yemisim. Geldi ama 3 gun sürdü lol. Tabi kisitli imkanlar ve sosyal mesafe sinirlari icinde yazi gecirdik. Mesela; Tinder indirip heriflerle Almanca konustum ahaha. Bu konuya birazdan geri gelicem isin asli bu degil. Berlin'de bu sene beni hayata baglayan tek sey bir miktar park bahce ve ictigim otlar, ek olarak elbette yine Karls cilekleri idi.


Acikcasi havalarin biraz daha düzelmesi ve dikkatli bir yeni normal olusturan Berlinliler gergin bir yaz gecirdi. Ancak okullarin acilmasi, üstüne gelen bikkinlik ve ekonomik kriz ve riskli bolgelere tatillere gidip gelenler nedeni ile son 1 ayda Almanya'da isler boka sardi.  Millet de tabi biraz saldi, spor salonlari, dis mekan partileri bilmem ne.  Kismi karantinaya geri donduk. Heryer kapali. 

Isin gücün yok mu diceksiniz, valla isim gücüm bu. Haber ajansinda calismak bu kadar oluyor. Uzak kalmak mümkün degil hahaha. Tesekkürler Türkiye, Journalism, Politika. Benim artik dereceli gozlüklerim felan var. 

Yillar yillar yilar evvel Istanbul'de dinledigim, kendisi ile Propaganda'da tanismisligim bile vardir; az ünlü prodüktor Purple Disco Machine aka Tino,  Kylie Minouge 'un yeni parcasina remix yapmis. Vay arkadas, benden sonraki en iyi success story ahahahaha. Neyse, Kylie ne yaparsa dinleriz ama Spinning Around ve altin renkli donu hala en sevdigim.  Çüş 20 sene olmus cikali. 20 sene ney ya? Hatta oyle cok severim ki, seneler sonra, ben de soyle yaldizli bir don almistim. Tabiki bu donu giyecek göt ve don, Orta Dogu'nun mevcut sartlarini goz onunde tutarsak, ancak Berlin Pride'de yer alabilir.  (Ben soldaki, tren duraginda, Pride yürüyüsüne giderken, 2018, sagdaki Kylie, Spinning Around klibinden ajsjsjd)

 
Malta, evet. Aklimda aslinda cantami alip bambaska bir yerde kaybolmak vardi ama boyle bir plan bu sartlarda hayata gecemedi. Riskli bolgede olmadigindan ve kadim dostum Enis'i ziyaret etmek maksadi ile Eylül'de Malta'ya gittim. Sonra planlara bizim bela tayfa dahil oldu, gayet güzel oldu. Gittik yedik ictik dinlendik. Basimiza dert almadan geri dondük. Son dakika Keykan bize katilamadi. Ama bizde destinasyon ve macera bitmiyor, bizi izlemeye devam edin. Malta nasildi diye sorarsaniz, atanamayan Italya diyebilirim. 


Bu hafta Berlin meclisinden bir kanun gecti : Mietendeckel. Son 5 senede kontrolsuz artan kiralar sonrasi, kira zamlari dondurulmustu. Bugunse, devletin belirledigi m2\EUR ya uymayan kira bedelinin düsürülmesine karar verildi. Benim ev de bu kanundan faydalandi. Ben de Aralik itibari ile EUR 171 daha az kira oducem... Merkel tv'ye cikinca, ekrani yalicam.  

Tüm Türkiye'nin cevabini merak ettigi tek bir soru var : Berat Albayrak nerede? Ben soyleyim nerede... Evde oturmus, seftalili icetea acmis, youporn izliyor.

Ayasofya'nın 800 yıllık şifresi TRT Belgesel'de çözülecekmis. I am not ready for another kalp krizi.

Muharrem Ince'den assssiri Dogu Perincek vibe'i aliyorum?! Siz? 

Ve, Burhan Kuzu'nun Korona'dan ölmesi, bence 2020 yilinin en trajik-komik olayiydi, allah gunah yazmasin. 

Ellen Allien tabi alman olunca, devlet kanalimiz DW Turkce, kendisi ile hos bir haber raporu yapmis. Tabi bu rapor, yaz basinda insanlar umutsuzken.... Yazin Berlin'de acik hava mekanlari is yapti. Ama Tekno muzik ve Berlin deyince akla ilk gelen isimlerden olan Ellen,neden Berlin ve tekno sorusunu cok hos ozetlemis. Meraklisina haber videosu burada : Tiktik...  Tas gibi 52 yasinda oldugunu da buraya yazmak isterim. Kendisinin Alien isimli aylik parti zincirleri oluyordu Kitkat'ta. +18 olan konseptin detayini cok yazamicam ama delirmisligimiz vardi ve güzel zamanlardi.... 

Bu post futbolseverlere geliyor : Amazon Prime'i sirf All or Nothing: Tottenham Hotspur izlemek icin actim. Baska seyler de izledim ama Mourinho hocam cok sempatik ve kulübün son sezon hikayesini cok güzel anlatiyor. Hocami da ayri severim. Yuce rabbimden bir tek dilegim var : hocami birgün Cimbom'un basinda gormek. 


Bunlarin yani sira, Netflix'te eski bolumleri de dahil, Tokyo Diner hikayelerini izledim bitti. Offff keske 5000 bolum cekselermis. Zaten bir Tokyo planimiz var, iyice istahlandim. Cok cok guzel bir seri. Izlemeyen izlesin. Prime'de bir de The Marvelous Mrs. Maisel izledim, 4. sezonu cekiliyor. Bol espirili. Jew tayfa uzerinden kara mizah, bayaa eglenceliydi.

Eglence demisken, bizim allahin belasi ekiple, otlu kurabiye yedik. Otlu ... a great way to waste five hundred years in an evening.

Bu donem bir takim ihtiyaclar icin shein'den alisveris yaptim. Efendim bu magaza, Aliexpress'ten cikma, büyüdü, Avrupa'da depolari felan var. Ali'den azcik daha pahali ama 3 ayda degil 1 haftada geliyor. Garip garup, hayat kolaylastiran ürünler var. Mesela sey aldim; tarak temizleyicisi aahaha. Tabi benim baska derdim olmayinca oturup bunlara bakiyorum. Neyse, ayni sitede soyle bisi gordum.... Ya bu internetin allah belasini versin hahahahaha. Bu el girgiri degil mi ya? 5 euro nedir? Bunun nesli 1997'te tukenmis olmasi gerekiyordu? 

Tinder konusuna geri donecek olursam. Aslinda keyfimden acmadim. Herkes yazin gotünü gezdirirken, bense Almanca konusma konusunda ozgüvenimi tinder ile yendim. Hatirladiginiz gibi son bir senemi bu lanet dili ogrenmekle yedim. Yaz kis yagmur camur covid karantina ayrilik aclik uykusuzluk hastalik demedim, bitirdim ve okulu gectim. Saka maka yaptim ve oldu. Okula tam zamanli vakit ayirmak cok zor oldugu icin, tek atislik hakkim vardi ve sinavin konusma kismini, bu App'ten tanistigim insanlarla pratik yaparak gectim. Amacim bu olunca kimse kirmadi ve acikcasi cok yardimci oldu. O nedenle tesekkurler Tinder. Hos son 3 ayda cok sey unuttum, oturup grameri tekrar edip B2'yi de almak istiyorum. Cok zor dostlar. Herseyi komplike yapan Almanlar, dil bilgisinde de sasirtmamislar. 

Tinder demisken, soyle bir profile rastlamistim. Ahahahahah canim Atam Berlin'i fethediyor. 

Biliyor musunuz Matrix 4 Berlin'de cekildi? Simdi otur da bekle,taa 1 sene sonra vizyona girsin. 2021 bence vizyonlarin vizyonu olucak cunku bir cok proje gelecek seneye kaydi. Ikinici bir ekran yalama vakasi... Canim Neo, insallah beklentimizi bosa cikarmazsin. 2021 demisken, Tenet de yakinda vizyona girecek, yine Ocak'i bulucak izlemesi. Bu da burada dursun belki bunda da ekrani yalariz.

SODEV'in Gençlik Araştırması'nda, Aylık 10 bin euro maaşla S. Arabistan'da mı, 5 bin euro maaşla İsviçre'de mi yaşamak istersiniz? sorusuna, "İsviçre" diyen gençlerin oranı: AK Parti seçmeni: %60.5 CHP seçmeni: %82.1 MHP seçmeni: %74.3 HDP seçmeni: %63.6 olmus.  Lokasyon farkli ama arastirmaya hic gerek yok, 1500'e de geliniyor arkadaslar sahdhahd.... 

Ivan Dorn'u taniyor musunuz? Bence taniyin. Ukrayna'nin muzik marketi son yillarda batidan cok etkilendi ve cok guzel produktorler cikardi ortaya. Ivan eskiden de vardi ama Avrupa'da cok taniniyor artik ve cok ozgun seyler yapiyor ama su ortak calismasi cok tatli : sarisin olan kendisi bu arada... Sarki akiyor.


Cok uzun bir aradan sonra, gecici ev arkadasim evden ayrildi ve ben tek kisilik yasamima cok guzel donüs yaptim. Evimi bastan dekore ediyorum. Yilbasinda, minik bir parti ile evde kendi fotograf sergimi yapicam. Iddaali degil ama "anlarin ve hislerin" duvarlarimi suslemesi fikri cok eglenceli. Bunu dostlarla paylasmak tabi daha keyifli. 

Tarcos'un ajanslarini en sona biraktim. Bir miktar doktor ziyaretleri olmustu. Bu mevsim degisirken günde 22 saat felan uyudu, birsey mi var acaba diye korktum. En nihayetinde pek birsey cikmadi. Tahlil sonucu eh okey ama yaslaniyor.  Subat gibi tekrar tahlil yapilcak. Diyet yapti, 500 gr verdi. Daha cok oyun oynuyoruz, düzenli yemeye alisti ve daha cok hareket ediyor. Evden calismanin en güzel yani kedo ile bolca zaman gecirmek oldu. Ofise birgün geri donersem, en cok ozlucem sey bu patatesli dev tepsi boregi olacak. (bu espiri Mina'ya ait hahhahaha) 



Efendim size guzel bir sonhabar diliyorum. Bugünden sağ çikarsak, 100 yıl daha yaşayacaz çünkü bence buraya kadar iyi bile geldik. Yilbasinda uzunca bir yillik izin alicam ve evle ilgilenip kafami sakinlestirecegim. Boylece size geleneksel yil sonu yazisi gelecek. Bol exclusive gorseller ile. Bu sene pek bir bok olmasa da birseyler olmus olabilir. Kendinize iyi davranin. Küs uyumayin. Sevgiler. 

21 Mayıs 2020 Perşembe

Şampiyon Belli, 2. Kim?

Merhaba.

Butun Dunya'ya yaz geldi ama Berlin haric. 

Etrafta 30 ustu sicaklardan sikayet etmeye baslayan arkadaslarim ve hayvanli arkadaslarin paylasimlarini goruyorum. Hayvanlari evlerde serin koseler felan ariyor, ay! Ayagimdaki biri yetmedigi icin ustuste giydigim yunlu ve termal cift coraplarima bakiyorum, bir de paylasimlara, geri donup tekrar coraplara bakiyorum. Galiba bu paylasimlar bambaska bir gezegenden. 

Bu hafta pek ajanlar yok. Sadece soyle bir haber yapmistik, gorunce guldum. Kocaman bir NIYE? yankilaniyor kafamin icinde. Plaja bu sekil gitmek isteyenler var mi aranizda? Kapali kapilar ardinda, hepiniz boyle plaja gitmek istiyorsunuz bence, yemeyin beni....


3 senelik medya kariyerimin zirvesindeyim. 3 sene once Berlin'e geldigimde hayalini kurdugum bir isbirligi vardi. Bana son alti ayda bir miktar Rosacea'ya ve birkac kabuslu geceye mal oldu ama isi aldim. Şampiyon Belli, 2. Kim?

Offff son 2 yazimda, yasamasi ile ovundugum ciceklerimden birini kaybettim. Kucuk sarmasik olani.  Galiba cok sulamisim. Halbuki internetten ozellikle baktim, okudum, sordum sorusturdum ve haftada bir minik miktar sulama uyguladim. Sonucta cahilce kaybettim cicegi. Digeri de cok iyi gorunmuyor. Cok uzgunum ve ciddiyim. Butun bitki camiasinin karsisinda kendimi rezil olmus hissediyorum. 

Sincap arkadasimiz oldu. Nereden cikti bilmiyorum apartmanlarin tepesinden bizim bahceye gelip, bir anda kafamin yaninda pervazda belirdi. Cocugum hayirdir ne bu telas??? Ekmek, peynir ve domates verdim. Arada geldi gitti yedi. Tekrar gelirmis ve sans getirirlermis. Tarcin 10 senelik hayatinda ilk kez bambaska bir hayvani, bu kadar yakindan gordu ahahahah.. 


Cicek felan demisken, bari buyutemiyorum baska bir sekilde dogaya faydam olsun dedim, Keykan'in ev palmiyesinin topragini degistirdik. Umarim bu cocuk hayatta kalir da, ben de vicdanen rahatlarim. Sonra siskoluk yapip, firina soyle ekmekler surduk. Tarifini unuttum ama nefis olmustu. 


Sevgili Mina Abla'ma tesekkurler. Gecen haftalarda blogunda ovdugu 2 kitabi da ayni hizda ben de aldim. Kucuk Irmaklari'i gercekten de kisa bir sinema filmi izler gibi okudum. Bruno'ya henuz baslamadim cunku bu aralar biraz dizi izliyorum. Basimi onlardan kurtarir kurtarmaz okumaya giriscem, bu tavsiyenin oyle evde bir kosede yasmasina musade etmeyecegim.  

Gecen marketten eve donerken, hooooppp karsima sokakta su cikti, bilen bilir, cok var etrafta, gelen gecen alsin okusun diye evlerden kapilarin onune kitaplar birakilir. Tesadufe bak simdi; kitapcik, cok eski bir Rijk muzesi tanitimi. O kadar eski ki, kalbimin cicegi Night Watch yani Gece Devriyesi tablosu henuz Rijk'de sergilenmiyormus, not dusulmus baska bir muzedeymis. Bu tablonun, bu muzenin hayatimda cok ayri yeri var. Ne diyor Isra Suresi 13. Ayet? "Biz her insanin kaderini boynuna doladik." Aahahahhaha Rembrandt 'in ve Dutch Golden Age'in kopegiyiz havhavhav. 


Keykan'in, ben Keykan'i bildim bileli evinde olan, bir koltuk battaniyesi vardi. Bu battaniyeyi evine misafir olmus, o koltukta keyif yapmis, ayilip bayilmis tum dostlarimiz bilir. Kendine yenisini alinca, bu kucuk olan acikta kaldi. Aticam maticam dedi, dur dedim, anisi var yillardir, ben eve gotureyim. Efendim keyfi nesilden nesile gecen yumus bir battaniye, suan Kedi keyfini suruyor.


Haftalar sonra ilk kez Park'a gittik, cimlerde keyif yaptik efendim. Mesafeyi sallayan da var sallamayan var. Millet valla karantina karsiti gosteri yapmaktan, isini gucunu geri istemekten bir hal oldu. Polis gecen hafta Berlin'de onlarca insani iceri aldi. Bense, aldim piknik sandalyemi, gittim oturdum, iki hava aldim dondum, Oh be Dunya varmis. O ara oturuken bir baktim 10 kisi olmusuz. Sigaralar, biralar, sampanyalar, cipsler donuyor. Gozum sonra suna takildi. Bildigin sigara kagidi ama bizim gibi ot iciciler, argoda buyuk kagida Carsaf diyor. Bunu yapan zaten Turk, ondan suphem yok ama ismi ve amaci ile bu kadar uyusan baska bir marka hatirlamiyorum. Ahahahah. 


Alan Watts'in sahane konusmalarindan bir parcasinin icinde gectigini ogrendigim ve tum konusmayi dinleme istedigini uyandiran bir track var asagida. "Farkina varmak" (awakening) hakkinda bir album yapilsaydi, kesinlikle bu o olurdu.



Herkese simdiden iyi haftasonlari. Sizi bugunki gerizekaliligim ile basbasa birakiyorum. Sabah 9'ta uyandim. Kahvemi yaptim. Islerimi yapmaya basladim. Bizim ekibe saat 2'de bir konu hakkinda mesaj attim. Cevap gec geldi. Megersem resmi tatilmis. Gunlere bakmadan calisiyorum. Yine utandim ve uzuldum. Simdi bunun ismi ne? Dumduz gerzoluk bence. Hadin gorusurz.

1 Mayıs 2020 Cuma

Canim Yine Bekleriz Ama Cenazeme

Merhaba.

Ajanslar ile karsinizdayim.

Hadi bizi gectim, bir miktar belki delirdik, belki de dipteyiz. Herseye kabulum. Gonder gelsiiin. Ama artik donup Dunya'ya, yaaa sen hayirdir? demek istiyorum. Nedir bu sakalar, komiklikler? 

Goruntunun reel mi, fake mi, simdi mi eski mi oldugu konusunda hic bir fikrim yok, konu onume dustu. Acikcasi dusununce de normal bir insana cok urkutucu geliyor. "1998 OR2" isimli asteroid Dünya'yı teğet geçti." Su sekilde kaydedilmis. 


Simdi oturup izlerken, ay ay ay ay diye bir an oluyor. Sonra sistem hic bisi olmamis gibi donmeye devam ediyor. Keske bize denk gelseydi. Muthis bir final olurdu. 

Pentagon'un 500 milyon yil once kayida aldigi UFO goruntulerine ne diyorsunuz? Bu kurumdan cikan UFO goruntusune inanmak da ne biliyim, kakam geliyor bu haberleri okudukca. 

Trump, canli yayinda dezenfektanin direkt viruse etkisi oldugunu bildigini soyledi ve bunun direkt vucuda uygulayacak bir yontem uzerinde calisamaz miyiz? diye anlik danismanlarina sorular yoneltti. Dezenfektani umarim kendisi once bir icer, bakar bir ise yariyor mu diye icimizden gecirdik mi hepimiz? Bence gecirdik. Bu aciklamadan sonra, politik kariyerine zarar veriyor diye gunluk basin toplantisi olmicak felan dendi. 24 saat sonra o basin toplantisi yine oldu tabi. 


Isin burasi, magazin-politik haber. Simdi mizah kismini yaziyorum. Bu aciklamadan kisa bir sure once de; hidroklorokinin koronavirüsü tedavi ettiğini soylemisti. Akabinde Arizona'da yani ABD'nin Konya'sinda bir cift, kendine klorinfosfat enjekte etti ve adam öldü. Kadinin durumu agirdi. Elon Musk da bu hafta; karantina fasistliktir dedi... Aaaaaaa aaaa aaaaaa aaaaaaaa sinirlerim bozuldu ahaahhahahaha.

Is gununu dun, soyle bir haber ile bitirdim. "Brooklyn'de cenaze evinin hemen dışında, sogutmasi CALISMAYAN 2 kamyonda 100 ceset bulundu..."  Buyrun, haber de burada. Aynen oyle. Dukkanin onunde 100 ceset felan. Bulunma sekli de su.. Komsular kokuyu sikayet etmis. 

2 sene evvel Ali ile Berlin sokaklarina cikip bir takim fotiler cekmisiz. Arsivimi temizlerden sunu buldum. Canim sari berem. Senin yerini hic bir sari renk tutmadi. Weekday eger bu isi biliyorsan bu sarinin ayni tonundan uretirsin kardesim. Metroda kaybettikten sonra yerine saka degil 3 tane sari bere aldim. Olmadi. Vazgectim artik, kirmiziya donmustum. O gunden sonra polis alarmi gibi dolasiyorum. Bere mevsimi de gecti. Azicik yagmurlar bitsin, kamerami alip sokaklara geri cikicam. 


Arkadaslarimla aramdaki arkadaslik seviyesi, sifir saka. Gercekten yuzune oturdugunuz arkadaslariniz yoksa bana "ay daha da ote, o benim kankiiiiiim" diye gelmeyin ahahahah.


Gecen hafta, icimizden gecen gecmeyen tum cilginiklar az geldi diyip, daha da cildiralim dedik. Muge'lere gittik. Zaten bu 4 kisinin bir araya gelip de akli basinda oturmuslugu, kendimi bildim bileli = yok. Butun gun balkonda gebeslik, meyve, tatli, renkler sekiller, Yesilcam filmleri. Aksama onlara yemek pisirdim. Ertesi  sabah, Muge ile balkonda mini-yoga yaptik. Tolga bize kahvaltida Pisi hazirladi. Ayayayayay.


Su aralar bolca Kuskonmaz pisiriyorum. Bu kuskonmazlari tarlalardan toplamak icin, bu agir karantina doneminde ozel ucaklar ile Balkanlardan ogrenciler ve isciler getirttiler. Gercek bu. Ekilen bu degerin bosa gitmesi buyuk bir gocus olurmus. Almanya, Avrupa'nin Kuskonmaz tuketeminde adeta bir Termintor. Yani "yokedici" ahahahah. Yiyelim dostlar, bosa gitmesin. Cilek konusuna da yine gelecek olursak, bu hafta bir supermarkette, yalan yok, iyisinden buldum. Ama hala Berlin'in simgesi olan Karls kiosklarindan eser yok. Linke tiklayin ne dedigimi anlicaksiniz. Sevenin halinden gercekten de sevenler anlar. Sorarlarsa ,2020'de sadece Cilek ve Kuskonmaz yedim dicem.

Muge'de yaptiktan sonra, canim cok cekti, haftaici evde su hazir Browni'den alip yaptim. Ama herseferinde kendime artistlik yapip, olculeri bildigimi dusunerek yanlis yontemler uyguluyorum. Bu sefer de ortaya alam yareppim ne cikti dersiniz? Muzlu ekmek. Yumurtasi eksik, ektra un kondu, muz eklendi bilmem ne. Maceraya hic gerek yok. Benden bu kadar.

Kullanmadigim, uygun kilif olmadigi icin bir kenara attigim buyukce pofidik yastigimi meditasyon minderi yaptim. Benden cok bu rahatligin ekmegini elbette Kedi yiyor. Kedi'nin suana kadar evde rahatliginin ekmegini yemedigi hic bir sey kalmadi. Bu basimin eti de dahil. Kedinin bana neye maloldugunu asagida anlaticam size.


Son zamanlarda, kaliteli ses deneyimi konusunda cok aci cektim. Cunku sevdigim muzikleri, daha derin bir duyma keyif ile alamiyorum. Sacma sapan kulakliklar ile kendime iskence ediyorum. O sallanan kablo cebe girmiyor, kosarken, yoga yaparken, uyurken bogazima dolaniyor. Bu hafta bir musteri ile potansiyel bir anlasma icin gorusurken, hic olmucak bisi oldu, kedi masaya atladi o kabloya kedi takildi, telefonum yere dustu, kablo kedinin ayaklarina dolandi ve kacarken bir kulagim yere dogru pesinden ben tokezledim, ben o panikle ayayayay diye bagirdim, kedi kablodan kurtulamadi ve ellerimi cizdi. O sirada mikrofon acik oldugu icin, bu anlarin hepsini musteri duydu... Gerisini anlatmiyorum, neyse. Gittim, bu delirmislik ile Airpods Pro aldim. Saol Apple, 2 ay makarna yicem. 

Mesela su parcayi cok seviyorum ama bu parcadan maksimum kulakici ses keyifi almak istiyorum. Sahane track, isiklari kisip dinleyin. 


Cihangir Yoga, bu donem Youtube kanalina videolar yukluyor. Ustelik bazilari eski hocalarim! Neredeyse her gune bir ders! 1.5 aydir kanal ile yoga yapiyorum. Cok sevdim, studyoya geri donus olsa da, bu dersler hic bitmesin! Eski okulumu, Bade Hoca'yi, is cikisi tramvaya atlayip Findikli'da derse yetismeyi cok ama cok ozluyorum. 

Birsey sorucam size. Samimi olalim. Bu ASMR batagina dusen, bu alemde bir tek ben miyim yoksa bu tiklamalari, citlamalari, pitpitlari bir ben mi seviyorum, yoksa bu da delirmenin bir baska gostergesi mi? Yillardir asmr pesindeyim, mesela yuzlerce doga sesleri kanali takip ediyorum, yagmur sesinden tut da, Amazon hayvalarina kadar ama seviye hic bu kadar cikmamisti. Bizbizeyiz bana dogru cevap verin. Mesela bu kizin buyuk hayraniyim. Utanmadim videolarina yorum yaziyorum. Her gece uyumadan once bir 15 dakika stalkiyorum. Canim yine bekleriz ama cenazeme.


Oldurmemeye yeminler ettigim, Bauhaus'tan aldigim 2 cicegim de yasiyor. Cocuklar odami sevdi. Ben de onlari sevdim. Ayni anlatilan gibi bakiyorum, gozlerinin icine icine. Suluboya yapmaya devam ediyorum. Sisko bir kedi boyadim. Aylardir kutuda yatan kahve makinami ilk kez calistirdim. Her sabah cekirdek kahve cekiyorum. 


Gecen hafta eski ev arkadasim Gokcekus ile Skype yaptik. Sarap icip, eski gunleri konustuk elbette. Kendisi Arcelik'te, solunum cihazi ureten projenin muhendislerinden biri.

Canimiz cigerimiz butik biraci Brewdog, karantinadan sonra, subelerinde bedava bira dagitip, tekrar bir araya gelmelerini kutlucaklarmis. Mekani ve biralarini koppek gibi seviyorum. Biliyorum mekan olarak Turkiye'de yok, biralari bazi yerlerde satiliyor. Subesini bulanlar yine de bu guzelligi kacirmasin. Donuste bence herkesin acik havada ve +30 derece bir, bilemedik iki ama bence kesin dort tane biraya ihtiyaci olacak. Suradan register yapabilirsiniz. Ticket, epostaniza geliyor. Tiktik Kendileri ise bu surecte dezenfektan uretmeye devam ediyormus. Afferim cocuklara.

Ajanslar bitti.

Gidiyim bir kucuk yuruyeyi, temiz hava alayim. 

Kendinize iyi davranin. Gorusmek uzere.

20 Nisan 2020 Pazartesi

Hayirdir Ne Bu Tantana?

Merhaba.

Gurultunuze geldim ahahaha. Sosyal medyada bir kitle var, habire kotu haber tellalligi yapiyor. Bunlardan birkac tane de sirketimin skype kanalinda var. Ofisten uzaktik. Oh demistim. Simdi ordan devamlar. Aciyorum dert sikayet, kapiyorum sikayet sikayet. Sesli bi sekilde surekli "hayirdir ya ne bu tantana???" diye cemkiriyorum. Beni yiprattiniz, sizle ilgilenmiyorum artik.

Nasil bir Pazartesiydi anlamadim ancak gozlerim kapaniyor. Yine de kendimi burada buldum. Bir selam verip yataga, coraplarim cikartmadan oylece girecegim.

Soyle bir sablon buldum Pinterest'te, ay kaynak veremicem ama purofilimde vardir kesin. Ikisi de ise yarar, biz oyle bos beles informasyonlarla gelmiyoruz buraya. Kahveyi azalttim ben ama sevenin halinden sevenleeerr anlarrrr. Digeri de Banyo bitkileri. Orada biriken nemin bu kadar akillica kullanilmasi beni cok etkiledi. Oraya da bir bitki cikartmasi yapacagim.


Kedim bu donem asiri uykusuz ve beni de uyutmuyor. Tarcin'in sabaha karsi hirgur cikarmisligi cok vardir ama bu donem 5,6,7 sirasi ile uyanip bosluga dogru bi orda bi burda miyavliyor. Ben yaklasik 1.5 aydir evdeyim. Oyunu, bogazi, sevgisi, sohbeti eksik degil. Akilli uslu cocuk genel olarak. Bu donem dertsiz basima, uykusuzluk olarak dondu canim hayvanim. Son care, kulak tipaci ile uyuyabildim. Dun gece 15 dk araliksiz bogurmeden sonra hicbisi olmamis gibi yanima gelip horlayarak uyukusuna devem etti. Ben islerim ile debelenirken, 5 saat araliksiz oglen uykusundan bahsetmiyorum bile.



Paper and Tea'dan muhtesem lezzetli 2 farkli butik yesil cay siparisi verdim. Eee madem o kadar evde kaliyoruz, bunun bir simarma karsiligi olmali mehmeh. Bir tanesi gecen seneden bildigim bir cins. Onu bu sefer bilerek buyuk boy soyledim. Yaseminli yesil caya bir ben bayiliyor olamam? Kafadaki butun dertleri, 2 dakika demleme sonrasi icip bitiriyorum hahaha.


Pinterest ve Youtube sayesinde suluboya batagina dustum. Zaten dustugum bir suru batak var, bu biraz renkli olani. Artik dibini siyirdigim icin, suluboya yapmanin artik bir mesele olacagini dusunmuyorum. Cumartesi gunu market alisverisi icin kosaradim Rewe'ye gittim ve kendimi baska bi dukkanda kirtasiye alirken buldum. Aksama eve geldim ve bir kac videodan sonra sunlar cikti. Bir baktim saat 1 olmus. Yoga'dan, kitap okumadan, bombos Netflix'ten veya yurumekten sonra bu kadar keyif alip zamani alip goturen bir sey olmadi bu donem. Tesekkurler Youtube ve Pinterest.


Pazar gunu hava sahaneydi. Sinsice parka gittim. Gunes altinda, o tatli sicaklik kistan sonra organlarimi isitti! Spoti'den Yoga muziklerimi actim. Guneslin altinda su sekil yattim, ustune bir miktar meditasyon yaptim. Aksamina Keykan'a gidip Anime'ye dustuk, yemekti goygoydu derken aksam olmus Hafif usuyerek eve dondum. Baharda bir Pazar gununden alinacak maksimum verimi aldim diyebilirim. Berlin, seni ve yaklasan Yaz'i seviyorum. Seni daha cok. Dun sene-i devriyesi vardi Berlin'e tasinmamin. Tanrim, gecen gunleri hadi saymiyoruz ama bu 3 sene ne zaman oldu alaskina beni bir sal artik...

Gecen hafta Bauhaus'un o cehennnem kuyruguna ben de girdim ve 25 dakika iceri alinmayi bekledim. Malum bu tarz mekanlarda saglik onemleri var. Valla evde eksik olmasa o kuyruk cekilmezdi. Bir de, oldurmemeye yeminler ettigim 2 cicek icin cok yukselmistim. O kuyruga resmen 2 bitki aski soktu beni. Olacak is degil. Girdik mi girdik. Aldik mi aldik. Valla cok da tatlilar, biri hafiften serpildi. Ic mekan bitkisi ikisi de. Kedi de pek ilgilenmedi neyseki. Ben cocuklari cok sevdim.

Lutfen kendinize iyi davranin arkadaslar. Gorusmek uzere!

6 Nisan 2020 Pazartesi

Bence Buraya Kadar Iyi Geldik

Merhaba.

Sizle bir zaman sonra burada bulusup, sahane seyler yazmayi ben de isterdim. Kisa bir ozet gecicem ama morallari bozmuyoruz cunku bence buraya kadar iyi bile geldik haahashsahdh.



En azindan sozunu verdigim, Dunya'ya kapimizi kapamadan hemen evvel yaptigim, guzel bir kac gezinin fotilerini en asagida paylasiyorum, diger konu basliklari da belli, tantanasiz cikip gidicem. 

4 haftadir evden calisiyorum. O korkunc black hole'e ben de girdim. Ne spor, ne hareket. Sagliksiz bir sandalyede 8 saat is. Is bitince uzunca Netflix batagi. Oturudugum yatakta uyku. Kedo ile yuvarlanmaca. Gerekli gereksiz butun dijital platformlarda sorf. Sabah yine is. Yurt haberleri tara. Global haberleri tara. Son dakika gelen rapordu bilmem neydi. Bu surec beni bitircek, sizi bitirmesin. 

Netflix bataginda, The Blacklist 'e dustum. Evet hayirli olsun. Aslinda seriden ziyade ana karakterin arada okudugu siirler, sozler, gezdigi ulkelerde basina gelen ilginc olaylari anlatma tarzi hosuma gidiyor. Yasli ama cok gideri olan, kriminal bir karakterin, siirler okumasina niye bayildim, sormayin bilmiyorum. Mesela bir yerde William Ernest Henley'den Invictus okuyor. "I am the master of my fate: I am the captain of my soul." 

Bu nedenle, listemden tam cikarmis da degildim, Yoga'ya geri donmeyi umuyorum. Amazon'dan iyi bir mat siparis ettim mi? Ettim. Kafamizi biraz duzluge, ferahliga cikarmakta fayda var. Malum ne ders ne de okuma yapmadigim icin, bari Zoom'da yoga yapmayim dedim. Ustelik ucretsiz. Hala niyetliyim. Bugun isten sonra 3 km kostum. Bu bir aylik kaosun icinde kisa yuruyusler yapma sansim oldu. Icimin arka sokaklarimi kesfettim.



Herkes hastalik konusuyor, ben isim geregi bu basligin cok icindeyim. Ruhen yoruldum. Sevdiklerimizden ayirdi. Almanya'yi Berlin'i merak eden acip google baksin. Bu konuya bu yuzden bu blog yazisinda girmicem. 

Gecen hafta yeni yasimi kutladim. Dilos'un asagidaki suprizli kartina bayildim. Kopekli Rus cocuk gece beni ziyarete geldi o aksam. Resmen Saddam gibi saklanarak gelmis metroda ahahahah. Saat 12'de gun bitmeden evvel, gelip dogum gunu kutlucam dedi. Iyi gel dedim. Sarap ictik, bir suru eski mevzu ve bisiler hakkinda tartistik, arada birbirimize gomduk, gorusmedigimiz gunlerin goygoyunu yaptik. Boyle bir surecin icinde boyle kisa gorusmeler cok kiymetli oluyor. Size de geldi mi o his? Kiymet bilmediginiz seylerin bir anda cikip gogsunuze oturmasi hissi? 


Kismet mi sans mi bilmiyorum, tam da bu tantana cikmadan evvel, Subat'ta Izmir'e annemleri ziyarete gitmisti. Iyiki gitmisim. Aklimda bir Istanbul vardi. Mayis'a. Olmadi.

Bu sikintili gunlerden cok kisa sure once Alman Bey ile bir kac yere kacma sansimiz olmustu. Stockholm pahali, romantik ama elitti! Budapeste ise ucuz, keyifli ve cok cok guzeldi! 2 guncuk Budapeste'de bol bol yurduk, guzel yemekler yedik, O'nin dogum gununu kutladik, gulduk, eglendik. Kendisi ile cok guzel bir 8 ayimiz olmustu ama devamini getiremedi.  Bu birliktelik sadece guzel bir yolculuktu.

Okulun tatil olacagina ve Almanca sinavimin ertelecegine bu kadar uzulecegimi hic tahmin etmezdim. 4 Nisan'da mis gibi sinavimi olup bu yukten kurtulcaktim. Inanamiyorum olanlara. Yani o tempoya alismisim. 3 haftadir elime 1 kez kitap almadim. 1 tane text okumadim. Hic birsey yapmamaya devam ediyorum. O motivasyon uctu gitti. Geri donuste, yalan dolan bir seyler sikip, sinav tarihini ileri bir zamana almaya caliscam. Kafayi toplayip, pijama,yemek ve is modundan cikip sinav kafasina girmek olumcul zor geliyor. Bu bolumu, next-next-next yapip gecmek istiyorum dostlar. 

Hic dinlemedim muzik turlerini dinlemeye basladim bu boslukta. Mesela etnik chill muzikler ya da Almanci turklerin rap muzikleri; mesela Defkhan cocuk iyi.  Ya da daha evvel hic denemedigim, anime filmlerini izlemeye basladim. Studio Ghibli'nin yapimlari cok cok keyfliymis.

Canim arkilerimi gormeye Istanbul'a gidemedim ama onlar evimize geldi. Efendim, Label Project ile soyle teknolu -bir evde kal- Youtube yayini yaptilar. Oturmaya gelmedik di mi, yoo. Keykan'la evde dans ettik. Steinz, yani kadim dostum Ali ve pesinden Erman caldi.


Daha onceden hic Cin Ordegi gormemistim. Fotografina rastladim bir grupta. Berlin-Spandau bolgesinde bir grup cin ordegi dogal ortaminda yasiyormus. Hikayesi de su; Berlin Hayvanat Bahcesi'ne Cin'den import etmisler. Artik kac cift ise. Bunlar da disari kacmis. Spandau'da dogal ortamda, gol etrafina yerlesmisler ve cogalmislar. Reis, hayvanat bahcesinden kacip disarida hayatina devam ediyor. Agahhahahahah cok kral hareket degil mi yaa? (Gorsel : Majcenovič Larisa, Berlin, 2020)



Brazilyali is arkadasim; daha evvelden sohbetini yaptigimiz Rapé tozunu, ne yapip edip bir sekilde bana bir kutu oralardan hediye getirmis. Bu olay, Amazon otlarindan yapilan kutsal bir toz. Inanilmaz mutlu oldum. Ne oldugunu merak edenleri suraya aliyoruz. 

Tarcin'in 10. yasini kutladik bu ay. Kutladik dedigim, cocuguma yas mama verdim ve kocaman gobegini opup kokladim. Canim hayvanim. 10 senemiz bir oyku olur,  o oyku de benimle mezara  kadar gelir. 

Gectigimiz aylarda DW Turkce'nin bir roportajina konuk olmustum. Suradan izleyebilirsiniz. Asirlar sonra yayina vermisler. Yillardir bu ani bekliyordum. Alman devlet kanalina cikip "Dönmücem" dedim ahahahahaahaha.

Haziran ayina Massive Attack icin bilet almistik. Nasil da heyecanliydik. Aklimda bir suru guzel sey vardi. Yapilcak, gidilcek, atilcak, kurtulcak, yenilencek.. Anlasilan bu sene o sene deyil ajsajfjjf. Gezi fotilerime bakmak isterseniz soyle birakiyorum. Lutfen kendinize iyi davranin.


Stockholm


Budapeste