24 Aralık 2021 Cuma

Bazıları geçti, bazıları icin çok geçti : 2021

Merhabaaaaaa.

Evet bu senenin tam ozeti bu baslikta sakli. 

Napiyosunuz ya? Anlatin? Oturmaya mi geldik? Ahahaha. 

2021'de (utanc icinde) 1,  yazi ile bir blog yazisi yazmisim. Cunku senenin yarisini resmen bir kisi eksik calisarak bitirdim ve Malta tatilinden dondukten sonra soz verdigim guzel gorselli tatil ve sonbahar yazisini size yazamadim. Bilgisayar basina her oturusumda kafami ve basliklari bir turlu toparlayamadim. Aslinda paylasmaya deger bir suru sey olmustu. Boylece tam bir sene yedim. Ama geleneksel yil sonu yazimi atlamiyorum. Tabiki Exclusive gorseller ve bu sene icin atip tuttugum hedefler ile; buyrunuz sizi kapanis yazisina alalim. 




Malta tek kelime ile muhtesemdi. Sene ortasi ayrilma karari alan ofis partnerim bana tonla is yigdiktan sonra, bir nefes alayim, kafayi toplayim, kis sezonuna ekstra D vitaminli gireyim, az da gulup egleneyim diye Malta'ya gittik. Aslinda beklentim tamamen gebeslik yapmak, yemek yemek, Ekim ayinda yuzmek ve dostlarla iyi vakit gecirmekti. Ama ben oradayken zaman adeta durdu, adanin elindeki renklerin ve isigin icin usulca kayboldum. Bunda tabi hem ikinci kez gidisimin, hem de bana eslik eden arkadasimin payi vardir. Ama ozunde bu seyahat otuzbesimden sonra tatil anlayisimi oldukca degistirdi. Malta kendi kendine Akdeniz'in ortasinda oyle yasayip giden, ortamlarda "biz Afrika'da degiliz yiea" diyen, adeta "atanamayan Italya". Boyle olunca, uzun bir yaz yasamak, guzel yemekler yemek ve Akdeniz'in asiri yavas hayatina sahit olmak kacinilmaz oluyor. Analog cekim yapmak icin annemin kamerasi ve iki tane film ile gittim. Cok dogru karardi. Bir kac guzel gorsel asagida paylasiyorum ve yilin son ceyreginin "Berlin" kismina geciyorum... 



 
Aslinda bu ceyrek bana 3 ay degil, 3 hafta gibi geldi. Malta donusu kendi istegimle ofis hayatina geri gectim. Bunun bir kac nedeni var. Berlin'in gri-karanlik havasi evde calisirken gercekten cekilmez oluyor.  Digeri ise, bir tane daha depresif kis mevsimini ve oturma odasindan bozma is ortamini bunyemin kaldiramayacak olmasiydi. Eski yazilari okuyanlar belki hatirlayacaktir; alkolik, gurultucu, yasli ve deli komsum, polisi yuzlerce kez aramam ve avukatlarla gorusmelerim, caresizce ev arayisim, Dunya gundemi, Turkiye gundemi, is yukum ve icinde bulundugum pazar, sagliksiz homeoffice ortami, tuhaf datelerim, bazen bombos gecip giden haftaici aksamlarim vs. vs. Kisaca etrafimda sessiz sakin, ayni tempoda is yapan insanlarla aydinlik bir ortamda calismak bana iyi geldi. Yilin son ceyregine 100km/s hizla girdim ve eksik adam olmasina ragmen 10-18 dumduz calistim.




Malta'dan dondukten sonra Berlin'de sonbahari ve degisen renkleri izledim, guzel fotograflar cektim, daha cok vakit gecirmeye basladigim kizlar grubu ile birkac sergiye/bara gittim, ayni grup ile enterasan kart oyunlari oynadik, Alman bir cocuk ile tanistim, Marije sonbahar tatilinde Berlin'e geldi ve cok eglendik, dogum gununu kutladik, sabah 6'ya kadar icip, mutfakta Craig David ve Sting dinledik, Istanbul gezmesi icin hayaller kurduk, Almanla bir suru aksamimiz black out gecti, o kafa ile gece yarisi yemekler pisirdik ve hayvan gibi gulup eglendik, bir Cuma aksami otlu browni yaptik ve 2 gun yerimizden kalkamadik ajsjfjfj. Halimiz cok komikti. 




Botanik bahcesinin de icinde oldugu bir suru film yikattim, tuhaf bir depoya partiye gittim ve eve nasil dondum hafizamda yok, Noel marketinde kizlar ile sarhos oldum, Keykan ile bir turlu bitmeyen non-dual sohbetlerimiz oldu ve aklimizi kacirdik, Spotify'da cok iyi sarkilar kesfettim, IG uzerinden analog cekim yapan insanlarla tanistim, yeni sansolyemiz secildi, Berghain acilip kapandi ama gitmedik, 3. asi randevumu aldim, cok guzel yesil caylar kesfettim, Turk Lirasi'ni ve Euro ile odeme yapan musterilerimi dehsetle izledim, Refik Anadol'un yine muhtesem bir sergisine gittim, ofis ortaminda cok sevilen Secret Santa seysine katildim, wish list'ime analog film yazmistim, geldi mi? Geldi:) 


Tum bunlar bana 3 hafta gibi gelen bir zaman icinde oldu ama aksi ve yasli komsum icin bazı seyler artik çok geçti. Kendisini 20 gun once kaybettik... Benim o cirkin bagirtisini henuz bir gun once duydugum ama ertesi gun vefat haberini aldigim bir haftasonuydu. Ust komsusu kapisini calmis, cevap vermemis. Polis iceri girmis ve O'nu mutfakta oylece yerde yatarken olu bulmus. Duyan veya konustugum herkes kurtuldun dedi. Ama nedense bana inanilmaz bir huzun coktu. Son aylarda arkadas olmustuk ve sik sik konusuyorduk. Simdi ise penceresinde mum yakiyorum, komsularimi yerini yurdunu bulmalari icin darliyorum. Polisi ve kriminal buroyu gunlerce aradim. Bir turlu mezarini bulamadim. Kapisina not astik. Evini ve esyalarini bosaltmaya gelen birilerinden baska caremiz yok cunku ulastigimiz otoriteler ailesi olmadigimiz icin nerede yatar bir tane bilgi vermedi. Bu haberi de sizinle boyle buradan paylasmak istedim. Andy yasli, hasta, sakat, alkollu ve cok mutsuz bir sekilde bu dunyadan goctu. Tam da gecen sene bugun, noel aksaminda cok korkup polisi 2 kez aramistim. Yapmadigini, soylemedigini birakmadi. Ozel gunlerde ozellikle cok alkol alip kendini kaybederdi. Bir noel daha goremedi. Dort gozle mezarina gitmeyi bekliyorum. Pazar sabah 9'da tepesine dikilip, basbas bagirip onu uyandirmak istiyorum. "Seni aksi ihtiyar, kalk yerinden!". 


Bende izi kalacak bir 3 aydi. Noel tatiline girdik. Ben de 10 gun izine ciktim. Cok ihtiyacim varmiski bugun gozumu 11'de actim, biraz kahve goygoy, saatlerdir arkada bir jazz listeleri, sonra bir tur mini yemek alisverisi, hediyelerin paketlendi, planlar programlar yapildi, yeni bir seneyi bekliyoruz. Ama hosumuza ama zorumuza, bir sekil 2022'ye girecegiz. 



Gecen sene ise; "2021'den ilk istegim yine saglik ve iyi beslenme. Daha cok spor yapmak istiyorum. Bu sene bu mecburi konunun yani sira biraz sanat getirecegim. Sanat basligi bu blogta yillardir yoktu. 2021'de hayatimda daha fazla Sanat olacak. Fotograf makinama ve fircalarima biraz daha fazla zaman ayirmak istiyorum. Almanca'yi bu sene bu hayatin bir parcasi yapamadim ama en azindan en zor kismini yani "baslamak" olayini yaptim. Yeni senede biraz tekrar yapip B2'yi kendimce evde kovalamak istiyorum. Komik gelecek ama bu sene cok is yuku ve genel karmasadan is ingilizcem bozuldu. Nasil diye sormayin, bilmiyorum. O nedenle net bir sekile ingilizce olayini cozucem. Bu cok gecikmeyecek, hemen tatilden sonra cokucem ustune. Okudugum toplam kitap sayisi 2020'de yuzkarasi. Hic yakismadi bana. Ama bu sene hic birimize yakismadi. Gelecek seneden biraz daha okunmus kitap bekliyorum." demisim...... 




Saglik ve iyi beslenme anlaminda bu sene tek yaptigim, guzel vucut yapmis ablalari-abileri IG'den izlemek oldu. Sanat vardi birazcik. Biraz daha karmasik bir Olympus (om1) aldim ve analog dunyanin icinde biraz daha girdim. Firca ve tuala o nedenle hic vakit kalmadi. Ahahaha B2'yi okuyunca bana bir gulme geldi. Ayh. Almancam cok ilerledi arkadaslar ama A1'e dogru ahahah. Bildigimi de butun bir sene unutunca geriye baska sorun kalmadi bence. Simdi sartlar biraz daha uygun tabi. Arada Alman cocuk bana konusuyor ben de Japon anime gibi kafa salliyorum. Beni daha cok dusunduren Ingilizce. Baharda 2 ay kurs aldim, o da yarim yamalak. Ya hoca gelmedi, ya sinif seviyesi dusuktu ya da online oldugu icin adapte olamadim. Kitap okumak ise koskocaman bir sifir. Hayatimda inanilmaz gerileyen tek sey kitap. Cus bir tane bile okumadan nasil yasiyorsun diyorsunuz, sizi duyuyorum. Ben daha evvelden hic olmamis soyle bir donemin icinden geciyorum; kitap=sıkılmak.


Yeni senenin hanesine inatla ve yeniden Almanca ve Ingilizce yazmak istiyorum. Cunku ihtiyacim var ve cozulmedi. Istanbul'a ve Izmir'e gitmek istiyorum. iki sehri, ailemi ve arkadaslarimi cok ozledim. Belki profesyonel alanda biraz macera arayabilirim, ama bunun icin iyi bir haritaya ve daha efektif bir calisma planina ihtiyacim var. Ve ya en azindan bir rota cizmem gerekli. Bunu yapmadan evvel biten oturumumu uzatmam sart. Iyi haber; burada 5 seneyi gelecek Mart'ta bitiriyorum ve sinirsiz oturum hakki kazandim hahaha saka degil gercekten donmeyecegim. Ekonomik anlamda biraz zorlandigim bir seneydi ama ozel nedenlerim vardi. Artik Andy faktoru de kalmadigi icin, bu evden tasinmaktan vazgectim, o yuzden belki mutfagimi daha fonksiyonel hale getirebilirim. Biraz para biriktirip bu renovasyon isi ile ugrasabilirim. Cunku mutfagimda beni genel olarak hersey rahatsiz ediyor. Bunlarin yani sira hala bir kac yeni sehir/ulke kesfetmek istiyorum. Subat'ta partner-in-crime Marije Berlin'e Erasmus icin geliyor, emniyete haber verin jdjjdjd. Bu kesifleri onunla da yapabiliriz. Gecenlerde sinemada Dune'u izledim ve assssiri sevdim, yeni senede daha cok sinemaya ve sergiye gitmek istiyorum. Mesela hayatimda evde hic otlu browni yapmamistim, bu sene yaptim. Yeni senede yine hic ama hic denemedigim birsey yapmak istiyorum. Gonullu olarak zaman ayirdigim ve dort bin kisiye yaklasan, Berlin'de yasayan Turklerin oldugu bir facebook grubunda moderatorluk yapiyorum. Gecmisimde otelcilik/halkla iliskiler var. Yardim-paylasim-bilgilendirme-ogrenme, hepsinin birlikte oldugu gonullu bir projeye dahil olmak istiyorum. Berlin'de bir suru mevcut. Bu anlamda dogru grubu ve dogru alani bulmak istiyorum. 

Yeni seneden aslinda biraz daha rasyonel beklentilerim var. Bunun icin tek yapmam gereken kicimi kaldirmak. Size de boyle otuzbesinizden sonra bir rafinelik coktu mu? Boyle daha az beklentiler ve biraz daha keyfinin kahyasi olmak? Gecenlerde 18 senedir calistigimi farkettim. Bana emekli maasi baglasalar mesela suan yasar giderim. 

Küs uyumayin, kendinize iyi davranin ve lütfen, lütfen umudunuzu kaybetmeyin. Cünkü bu sefer gercekten gidecek. Herkese iyi ve saglikli seneler! 


20 Eylül 2021 Pazartesi

Birdenbire Boşalan Yolların Ortasındayım

"İki yol var demiştim. Birinden gidiyorum."

Merhaba dostlar. (Bu kismi Sedat Peker gibi dislerimizi sikarak okuyoruz). Yoklamanizi almaya geldim.

Mavisakal'in bu sarkisina sonra geri gelicem. 

Ya anlatiiiiin hadiiii, napiyosunuuuuz? Sizi dinlemeye geldim. Biz valla yasiyoruz iste bir sekilde, buna yasamak denirse. 9 ay sonra sanki hic birsey olmamis gibi elimi kollumu sallayarak bloga geliyorum. Gelirim tabi, niye gelmeyim, blog benim. 


Ben son 9 aydir cok guzel bir tursuya donustum. Aci ve anksiyeteli bir biber tursu oldum. Bunyeyi terkederken bile cok sikinti cikartiyorum ahahahah. O sekil yilbasi yazisindan sonra burayi birakip ciktim. 

Yilbasi partisi cok guzeldi. En sevdigim insanlari, yine kisin en sevdigim mekan olan, kendi evimde agirladim. O hafta cok guzeldi. Yillik izine ciktim, tek basima evde sarap ictim, sarhos oldum, Jazz ve Blues playlistler kesfettim. Belgeseller izledim. Filmler bitirdim. Bir kac arkadasim gitti geldi yemege. Noel'in ve yilbasinin, yagan kar esliginde hakkini verdim. 




Ama... Ardindan beni hakikatten cok ama cok zorlayan bir 3 ay gecirdim. Havaya bok atma diceksiniz ama lutfen demeyin. Gunlerce odanin isiginin kapanmadigi karanlik bir Berlin kisi vardi. O karanlik icime vurdu. Yerimden kalkamadim. Yasli ve engelli komsum ile gercekten bana da sinir krizi gecirtecek sekilde ugrastim. Allahin her aksami eve polis cagirdim. Her gun ev aradim. Karda kista taa Berlin'in oteki ucuna metro ile giderek kiralik ev ziyaretleri yaptim. En son artik, cok yakisikli Alman bir polis ile kanki olduk. Ben aksamlari Bir Demet Tiyatro’daki Feristah gibi pencere pervazimda oturdum. O da sokak tarafinda. Sigara icip dertlestik, komsuyu cekistirdik. 


Dayanamayip ev sirketime cok ciddi bir Almanca ile uzun bir mektup yazdim. Bunlar bu sikayeti alip amcaya goturdu, amca 6 aydir susar gibi oldu. Sonra kendisi ile biraz muhabbet ettim, o zaman anladim bu amcaya gercekten laf anlatilmaz cunku anlamiyor. Ben de saldim amcayi. Artik gurultu yapinca ben de ayni volumde cevap veriyorum. Hemen susuyor. Megersem mevzunun cozumu buymus. Simdi amca bayaa sakin ve de yaslandi biraz.

Bu mevzunun uzerine, ikinci dalgadan sonra Subat ortasi, cok yakinimda yasayan, aile uyelerimden cok cok cok sevdigim birini Covid’ten kaybettim. 

Bahar'da 1 hafta alacak izinlerimi kullandim. O donem birkac date'im de oldu ama sıkıldım hshhddhd. Cunku evim o kadar tatli oldu ki, baska kimse ile paylasasim, disari da cikasim gelmedi. Mesela; saka degil yillardir ambalajini sokmedigim cok amacli, buyukce bir fare ve bardak altligim vardi. Ahsapti. Ambalaji ile kullanmak cok hosuma gidiyordu. Hem kirlenmiyordu hem de fare kolayca hareket ediyordu. Rus bir cocukla takiliyordum kisin. Bir sure sonra bana geldi gitti. Bir aksam sarap icip muhabbet ediyorduk. Bir ara iceri mutfaga gittim. Geldigimde, bardak altligimin ambalajini sokmustu. Bana durmus gulerek "ya sen bunu neden sokmuyorsun bak boyle daha guzel ve parlak oldu" dedi... Cocukla bir daha gorusmedim. Kendisine buz gibi ghosting cektim. Habire mesaj atti durdu, düdük herif.  Ardindan Fransiz bir cocukla gorustum. Aslinda uzun da gorustuk aslinda ama bilmiyorum. Genel olarak herseyi yavas ve benim hayatimsa yeterince yogundu. Kendisinin bir gunahi yok. Ben ne duygusal ne de fiziksel bir denge bulamadim kendim icimde. 



Ofis hayatina hic donmedim, evden isler yuruyor denebilir, sikayetim pek yok. Ancak tum bu kasvet, kis gelince, "ay kosecikte dursun zor anda kullanirim" dedigim 10% 'luk acil durum enerjimi yedim bitirdi. O arada iyiki bahar geldi, insanlar birazcik gorusmeye basladi. Mart sonu, 2 gun pespese evde arkadaslarim ile dogum gunumde birlikte olduk. Cok anlamli hediyeler aldim ve 6 yasima geri dondum. Geri kalan aylarda, sakasiz, bir kac dost ile haftasonlari Turk kahvaltisi ederek, film izleyerek, sahsen bir miktar Berlin cileklerinden yiyerek, su asagida yeni tanistigim expat kizlar grubu ile karanlik cokene kadar parklarda Uno oynanip, 2 euroluk sarap icerek, hic gitmedigim parklari kesfederek, tum yaz mevsimini Berlin icinde yedim diyebilirim. 




Yaz ortasi Ayvalik'a annemin babamin yanina gitme sansim oldu. Gercenten cok guzel ve zamanninda bir ara idi. Cekirdek aile 2 haftayi keyif yaparak, yiyip icerek gecirdik. 37 derecede yuzdum, miskinlik yaptim, dalgalari ve Ege'nin lacivertini izledim. Annemle turk kahvesi esliginde, plaja bizim gibi 20 senedir gelenlerin dedikodusunu yaptim. Babama da bolca sakalar komiklikler yaptim. Gelmeden 1 gun once annemin dogum gunusunu kutladik.  Tatil sonu havalimani yolunda annem bana donup, "tesekkur ederim silviakus, cok guzel bir tatildi, biz de sayende cok eglendik ve dinlendik" dedi. Annemin ben minikken kullandigi fotograf makinasini Berlin'e getirdim ve onunla 1 hafta cekim yaptim. Suan lab'da hazirlaniyor. Sonuclarinini heyecanla bekliyorum. 






IG'den yillar evvel tanisip, kankisto oldugum Hollandali arkadasim Marije, Berlin'e geldi ve uzaktan egitimini buradan yapti. Eylul'de ise okuluna ve yuzyuze egitime geri dondu. Bu surecte gercekten bana hem mental olarak destek oldu hem de cok eglendik. Beni, yillardir cesaret edemedigim Analog fotografcilik ile tanistirdi. Dogum gunumde ogrenmem icin analog kamera hediye etti. Yardimi ile ben de 2 iyi cihaz aldim. Sanirim bu cesit, sanalda kalmayan, karsilikli bambaska deneyimler getiren ve ogretmeye devam eden gercek baglantilari cok seviyorum. Bu son 6 ayda cektigim gorsellerden bir kacini paylasmak istiyorum. Bir iddaam yok ancak renklerle ve golgelerle sonsuz olmak harika bir duygu. 




 
Sadece bununla kalmadik, bolca piknik yaptik, sahane saraplar bitirdik/yemekler yedik, filmler izledik, yaz boyunca bitmeyen Tinder date'lerimizin dedikodusunu yaptik, birlikte Hamburg'a fotograf turuna gittik, asi olduk, ucuz Netto saraplarindan ictik. Uno ve Phase10 oynadik ve oyunlarda birbirimizi harcadik ahahahah, asid yaptik, kedi baktik ve ustelik kediler Turkce biliyordu. Canal'in tanesi 6 euro olan, evet dogru okudunuz, 6 euro olan eklerinden denedik ve hayatimda yedigim en en en iyi eklerdi, Feuerle koleksiyonunu gezdik ve gercekten cok etkilendik, Prater'de her sene oldugu gibi yine sarhos olduk. Wedding'te uzun yuruyuslere gittik. Yeni sarkilar kesfettik. Stranero'nun muhtesem pizzalarindan yedik. Haftaici mini kahvaltilar yaptik ve plak dinledik. 




Su yukarida yazdiklarinin ozeti neydi diye sorsaniz, itlik serserilik derdim ajsjjjd. Ama nihatinde true vacation 'i hakettim. Daha ne olacak demek yok, durmak yok, devam. Gercekten hicbirsey yapmadigim cok gun oldu ama arkadaslarimla hicbirsey yapmadigim bir tatil bu sene imkansizliklardan dolayi olmadi. Biz de ancak kicimizi basimizi toplayip, ajandamizi bir duzene koyup bir Malta rezervasyonu yaptik.  Gecen sene oradaydik, ancak yaz orada uzun surdugu icin ve bildigim bir mekan olunca, benim yine gonlumden Malta gecti. Basimiza bir is gelmez ise, Ekim'de bir hafta tatil yapacagiz.

Bunun haricinde gelecek 3 ay boyunca, kopek gibi bekledigim birkac iyi film vizyona giriyor. Biri, Berlin'de cekilen ve arkadaslarimin cok kez kadrosuna Mitte'de rastgeldigi Matrix. Gercekten saatleri durdurdum, bekliyorum. Digeri Wes Anderson'in Fresh dispute. Digeri Di Caprio'nun yeni filmi. 

Gecen haftalarda cok tatlis sergiler gezdim ve gezmeye devam ediyorum. Evet, sanat haftasi vardi ancak ben biraz gebeslik yaptim. Simdi sanat haftasi bittigine gore, sergi gezmeye devam edebilirim. Kalabalik oldugu icin de biraz gitmeye cekindim acikcasi. Misal, yenilenen ve henuz gecen ay acilan, acayip bir Bauhaus formati ile geri donen Milli Muze'ye gittim. Boyle milli deyince insanin aklina 2 tane koyun postu, 3 tane tablet, ne bilim 10-15 tane mezar tasi  geliyor. Oyle olmamis. Berlin'in en zengin muzesi olmus. Almanlar cikartip masaya koymuslar ve demisler ki, milli muzecikte kartlar yeniden dagitiliyor. Icerideki donem 1900-45 arasi ve eserler atessssss. Suradan tik tik,  Dusunun 3 hafta oncesinden ancak online bilet bulabilmistim. Bunun harici; bir isik enstalasyonu olan "The Dark Matter"a , Van Gogh'un cakma islerinden yapilmis cok kotu ve pahali bir sergisine, animasyon + film teknolojisnin birlestigi ve caglar oncesinin Berlin bitki dokusunu anlatan Berl-Berl'e ve Potsdam-Sanssouci Sarayi'indaki Impressionistlerin sergisine gitme sansim oldu. Hepsi alaninda farkli olaylardi. Berl-Berl, Berghain'in icinde sergilendi ve en tuhafiydi. Bu hafta arkadaslarla ikinci sefere gidecegiz. Impressionistler'de ise basta Monet, Renoir, Sisley olmak uyere dev bir koleksiyon gordum. Muh-te-sem-di.


Hamburg'tayken de muze gezmeyi ihmal etmemistik. Ikinci kez karsilastigim ve adete yitip giden yorgun yillarimi temsil eden, Caspar David Friedrich'in uzaklara dalan tablosu ile yine bulustum. Bu tabloya her bakisimda arkada Cengiz Kurtoglu caliyor. Eski Elb tunelini yuruduk, glutensiz yiyecekler denedik, sicakta sokaklarda yuruduk, hostelin terasinda market sarabi ictik, bit pazarindan cok guzel plaklar bulup aldim, buyuk fangril'u oldugum Elbgold kahve merkezinden cekirdek kahveler aldim ve satici kizla bayaa muhabbetik ettim.  Onun haricinde sehir, genel olarak 24 saat balik kokuyor gonul dostlarim.




Sonbahar burada 1 Agustos'ta basladi ve keyfimi hemen kacirdi. Ne guzel 3 guncuk suren yaz mevsimine alismistim. Suan tek tesellim; 1 hafta Malta'da denize girmek, kamyon lastigi renginde 2 faktor gunes yagi kullanmak, analog kameram ile son yaz fotilerini cekmek, depresif kisa ise bonbronz formatta bir gecis yapmak ve oradaki dostlari gormek. Gitmeden bu 2 hafta icinde; sinamalara gelmis ve yine dev heyecanla bekledigim Dune filmini izlemek var. Hikayesinin zaten hastasiyim. Bu gelen film ise 2021 versiyonu. Yine tatil oncesi, Hamburger Bahnhof'ta Marije 'nin tavsiyesi uzerine bir sergiye gidecegim. Son olarak, gelecek ay 2 senelik cok ciddi bir aradan sonra Berghain'in acilacagi soylentileri dolasiyor. Bu gercek ise, biz zaten aksiyon ve serserlilik anlaminda tum seneyi kapattik denebilir.   

Simdilik benlik bu kadar. Mavisakal'in sarkisina geri donecek olursam... Gercekten de 2 yol var ve ben birinden gidiyorum. Ama vites bosta ve yokus asagi ahahahahahaha neden? Cunku oyle daha heyecanli. 

Kendinize iyi bakin, sevisin, kahve icin ve asla ama asla kus uyumayin. Malta'dan sonra gorusmek uzere. 

Dipnot : Butun gorseller analog kamera ile cekilmis, negatifleri taratilmis gorseller. Hic biri cep telefonu ile cekilmedi. 


31 Aralık 2020 Perşembe

Biraz Kalbimiz Kırık Ama Iyiyiz

Mer ha baaaa!

Geleneksel yilsonu yazim ve exclusive gorseller ile sizden bir yanak alip, misafirlerime mini hazirlik icin mutfaga kosucam. Daha evvel yazacaktim ama anca firsatim oldu, yine de bu yazi 2020'de yer almasini istedigim icin kisa bir ozet olacak cunku genel olarak cok ovulecek bir yil degildi. Bu yazi umarim bugun biter zira yeni aldigim vaporizer ile weed ictim, ekrana suan uzaydan bakiyorum. Gecen senenin her zaman oldugu gibi hedeflenen kismini getirip, before after yapicam, bakalim daha fazla ne kadar bitmis olabilirim gorelim, buyrun efendim;

Ailem icin saglik ve huzur istiyorum 2020'de. Cok zor suan hersey. Ama bitecek, biliyorum. Ingilizceyi azaltip en azindan gunluk duzeyde Almanca'ya gecmeyi istiyorum. Yil sonuna kadar basit duzeyde 1 Almanca kitap okumak istiyorum. Mart ortasinda Almanya Gocmen Entegrasyon sinavina giricem. Bu benim gelecegim ve vizem icin onemli bir asama. Bu kursu B1 almanca ile birlikte verebiliyorum. Bu asamalari bitirmek, sertifikami almak ve bu dertten kurtulmak istiyorum. Mutevazi bir yasam diyorum ama mesela ne gibi? Daha az alisveris, daha az tuketim, daha az cop atmak, (elektrik, gaz, su vs.) gereksiz yere kullanmamak diyebilirim. Bagisiklik sistemimi yukselticek bir cesit meditasyon denemek istiyorum. Kurs ve duzensiz uykularim nedeni ile ara verdigim mutfagima geri donmek ve guzel yemekler pisirmek istiyorum. Suan gecici bir ev arkadasim var. Kendisi Mart Nisan gibi ayrilacak. Ayrildiktan sonra oturma odami bastan duzenlemek istiyorum. Kislik erzak deposuna donen mutfagimi eski mutevazi haline cevirmek, yeni cicekler almak istiyorum. Ev anahtarimin sadece bende oldugu, salonumda dostlarimi agirladigim, tek kisilik ev hayatima geri donmek istiyorum. Bunu gercekten cok ama cok ozledim. Gelecek yaz Kastellorizo'ya Steve ile donmek istiyorum. Akdeniz yavasligini yasayip, Mustafa Sandal sarkilari dinleyip, soguk Yunan birasi icmek istiyorum. Buranin yani sira, Varsova, Gdansk, Karkow, Kiev, Lizbon ise gormek istedigim sehirler listesine giriyor 2020'de. Yillardir hayalini kurdugum bir plakcalar almakti. Daha bunu almadan plak toplamaya basladim. Sanirim 10 tane felan vardir. Plak cidden zor is ama evde kendimce bir kitap ve plak kosesi duzenlemek istiyorum. Hobi gibi. Kedim ile daha cok vakit gecirmek ve kose koltuk keyiflerimize ise geri donmeyi dort gozle bekliyorum. 

Vay be. Saka maka bu notu gecen sene yazdiktan sonra geri donup 2.ci okuyusum. Notun sonlarina dogru bir gulme geldi ahhshdh. 

Saglik, evet bu sene sagliktan baska ne istedik? Gercekten en en en liste basi konuydu. Ailem iyi, sagliklari yerinde. Annemin kemoterapisi bitti, kanser free suan. Bu konu bu kadar. 

Ingilizceyi Turkceyi azaltamadik, Almanca da konusmuyorum. Cunku genel olarak konusmadim asljdjdjd. Evdeydik, evden calistik. Is ev sosyal hayatin mental balansini bozmadan az kelimeli bir sene gecirdim. AMA gocmen burosunun sart kostugu B1 sinavini gectim ve entegrasyon kursunda basarili oldum. Bu kurs cok sancili gecti ve resmen 1 senemi aldi. Sinava OSS gibi hazirlandim. Testler, zaman tutmalar, ornek soru cozumleri, youtube videolari. Hayatimda bir tez yazarken mide kramplari gecirdim bir de bu sinavda. 30 yasimdan sonra yepyeni bir dilin icinde kayboldum ve geri dogdum. 


Az tuketim yapamadik dostlar. Her anlamda tuketimimiz artti. Malesef buna guzel ekleme yapamiyorum. Ancak cok gecikmeli de olsa mutevazi, tek kisilik ev hayatima geri dondum. Valla cok da guzel dondum cunku bir suru kucuk duzenleme ve dekor islerini keyifle bitirdim. Evimde mini bir sergi actim. Kendi fotograf koleksiyonumu duvarlarima astim. Mutfagimda hali ile daha fazla vakit gecirdim. Tasindiktan 2 sene sonra mutfak rafi yapilan evren ustundeki tek mutfak olarak tarihe gecti kendisi 2020'de. 


Bence bu notun en nah ceken kismi Steve bolumu ahahahahaha. Okuyunca sesli guldum. Efendim ne size ne de bu yaziya gelip eski sevgili yeremicem. Yerme isini birakali cok oldu. Kendisinin Turkce sozluk karsiligi "tuhaf". Tuhaf bir insan ile daha evvel duygusal bir muhasebem olmamisti. Ancak bu tuhafligini, O'nun amel defterine yazdim. Ahirette cikarip kendisin boynuna asicam.

Yunan birasi olmadi bu sene ama Malta birasi ve Mustafa Sandal sarkilari oldu. Malta adeta atama bekleyen bir Italya arkadaslar. Karantinada cildirmak uzere oldugumuz o son donemecte, Malta ile biraz frene basabildik. Ozellikle tam gun gittigimiz yelkenli turu ve Qawra'nin denizi muhtesemdi. Gerisi hikaye. Varsova, Gdansk, Karkow, Kiev, Lizbon bunlar elbette yalan oldu. Bu sehirlerin ismi de ne surundu 2 senedir bu blogta! Bu sene gercekten gidecektim saka degil. 


Plakcalar da cok efsane bir Ebay alisverisi sonrasi eve geldi. Yillardir istiyordum. Simdi 40 kusur plak var. Dukkanlar, bit pazarlari kapali, yoksa daha fazla olurdu. Bunun yani sira sirf kafamiz guzelken acip animasyon izlemek icin 65 ekran televizyon aldim. Bu sene ilklerin senesi dedik, hayatimda ilk kez televizyonum oldu. 

Karantinanin ve bu lanet virusun tek ekmegini yiyen 1- Tarcin kedisi 2- Kapitalizm. Benim evdeki Kapitalizm bu kedi aslinda. Manipulasyon var, uckagitcilik var, paranin degersizlesmesi var, isci ve emek somurusu var, Tek adamcilik var. Isgal politikasi var. Giderek patatese donen bir kedi var. Birlikte cok guzel zaman gecirdik canim kedim ile. Bir gun ofisten sak diye geri don telefonu alicam ve en cok tuylu karnini ve ogle uykusundaki horlamasini ozlucem.


Bu senenin highlight edebilecegim en onemli seyleri: akil sagligima maksimum dikkat ettim, is hayatimda cok ama cok kilit bir seneyi bana biraz Rosacea'ya mal olsa da iyi bitirdim, bir suru bitki evlat edindim, ilkokuldan sonra ilk kez suluboya yaptim, An'in icinde kaldim, pencereme gelen bir sincabi besledim, arkadaslarimla az ama cok kaliteli zaman gecirdim, Alman komsularimla protestolu yuruyuse gittim, cok guzel synthwave sarkilari kesfettim, sicacik bir yazdi ve parklarda yattim, Berlin cilekleri yedim, ev yemekleri yaptim-yedim, salonumda tek basima sarap icip dans ettim, yeni bir ulke gordum ve kisa bronz girdim, kose koltugumun tadini cikardim, Berghain'a tum sene boyunca sadece 1 kez gittim o da dans icin degil, icinde acilan sergi icindi ve uffff muhtesemdi, cok guzel otlar ictim, evde kisisel fotograf sergimi actim, Trump'in gidisini izledim, Rus bir cocukla tanistim ve bir kac hafta flort ettim, evimi bastan dekore ettim, gecen haftasonu yilin ilk karini izledim, ev paylasimi konusuna ise artik bir sunger cektim ve Almanca'nin burokratik engelini cozdum. Galiba elle tutulur baska bir konu da yok ovebilecegim. 

Gelecek sene icin ne yazsam gercekten bu sefer bilmiyorum. Ama yapabildiklerimi gordukten sonra, rafa kaldirdigim bazi konularin uzerine belki gitmemin zamani geldigini dusunuyorum. Oncelikle yeni seneden ilk istegim yine saglik ve iyi beslenme. Daha cok spor yapmak istiyorum. Bu sene bu mecburi konunun yani sira biraz sanat getirecegim. Sanat basligi bu blogta yillardir yoktu. 2021'de hayatimda daha fazla Sanat olacak. Fotograf makinama ve fircalarima biraz daha fazla zaman ayirmak istiyorum. Almanca'yi bu sene bu hayatin bir parcasi yapamadim ama en azindan en zor kismini yani "baslamak" olayini yaptim. Yeni senede biraz tekrar yapip B2'yi kendimce evde kovalamak istiyorum. Komik gelecek ama bu sene cok is yuku ve genel karmasadan is ingilizcem bozuldu. Nasil diye sormayin, bilmiyorum. O nedenle net bir sekile ingilizce olayini cozucem. Bu cok gecikmeyecek, hemen tatilden sonra cokucem ustune. Okudugum toplam kitap sayisi 2020'de yuzkarasi. Hic yakismadi bana. Ama bu sene hic birimize yakismadi. Gelecek seneden biraz daha okunmus kitap bekliyorum.

Biraz kalbimiz kirik ama bence iyiyiz. Size guzel bir 2021 sene diliyorum. Oyle yagli balli bir bitis yazamiyorum, beklentilerimiz ortalamada kalsin. Tek istegim bu viraji almak. Kendinize iyi davranin, kahve icin ve asla kus uyumayin.


20 Kasım 2020 Cuma

Bugünden sağ çikarsak, 100 yıl daha yaşayacaz

Coşkulu bir mer haaaa baaa diye girmek isterdim. Yazmadigim bir sürü güzel sey birikmis ama boynu bükük bir merhaba ile geri geldim bloga. Tarih sirasina gore gidemicem, aklima gelenleri yazacagim bu sefer.

Tekrar selam.

Izmir'de olan depremden sonra bir sürü arkadasim yazdi, sag olsunlar, evet annemler iyi. Ayvalik'a gittiler. Kardesim akli cikmis bir vaziyetteydi. Karsiyaka'da allahtan bir sey yok. Gocükler bize sadece 9km uzakliklaydi. Düsünün artik ne derece aklimi yitirdim. Cevremizden etkilenen yok ama bir akrabamiz 4 torunu ile birlikte defnedildiler.  Haber ajansinda calisinca, bu haberlerden sonra toparlamak daha cok zamanimi aliyor.  

Evet, herkes gibi ben de zor bir sene gecirdim. "Yauv yuh, bu da olmaz!" dedigimiz hersey oldu. PC basina otuyorum, ise basliyorum, haberleri tariyorum, bi bakiyorum 5 kadin oldürülmüs, Viyana'da teror, Fransa'da ogretmenin kafasi kesilmis, Turkiye'nin ise yaramaz, kücük enistesi Azerbaycan savas cikarmis, bir daha aciyorum sayfayi deprem, bir daha aciyorum Hatay yanginlari,  yolsuzluk, satasma, hayvan istismari, Polonya'da kürtaj yasaklanmis halk sokaklarda, bir daha aciyorum Belarus karismis, hadi bir kez daha aciyim diyorum BLMsi, Lübnan liman patlamasi, Moria mülteci kampi yangini... Daha bunlarin yanina virüsü yazmadim bile. Yani hakikatten bu sene sci-fi formatinda bir film gibi gidiyor ve bitmesine daha 1 ay var. 

Efendim, malum biz bu yazi Berlin'de yedik. 1 haftalik kücük Malta tatilini saymazsam. En son postta Berlin'e yaz gelmedi diye kafayi yemisim. Geldi ama 3 gun sürdü lol. Tabi kisitli imkanlar ve sosyal mesafe sinirlari icinde yazi gecirdik. Mesela; Tinder indirip heriflerle Almanca konustum ahaha. Bu konuya birazdan geri gelicem isin asli bu degil. Berlin'de bu sene beni hayata baglayan tek sey bir miktar park bahce ve ictigim otlar, ek olarak elbette yine Karls cilekleri idi.


Acikcasi havalarin biraz daha düzelmesi ve dikkatli bir yeni normal olusturan Berlinliler gergin bir yaz gecirdi. Ancak okullarin acilmasi, üstüne gelen bikkinlik ve ekonomik kriz ve riskli bolgelere tatillere gidip gelenler nedeni ile son 1 ayda Almanya'da isler boka sardi.  Millet de tabi biraz saldi, spor salonlari, dis mekan partileri bilmem ne.  Kismi karantinaya geri donduk. Heryer kapali. 

Isin gücün yok mu diceksiniz, valla isim gücüm bu. Haber ajansinda calismak bu kadar oluyor. Uzak kalmak mümkün degil hahaha. Tesekkürler Türkiye, Journalism, Politika. Benim artik dereceli gozlüklerim felan var. 

Yillar yillar yilar evvel Istanbul'de dinledigim, kendisi ile Propaganda'da tanismisligim bile vardir; az ünlü prodüktor Purple Disco Machine aka Tino,  Kylie Minouge 'un yeni parcasina remix yapmis. Vay arkadas, benden sonraki en iyi success story ahahahaha. Neyse, Kylie ne yaparsa dinleriz ama Spinning Around ve altin renkli donu hala en sevdigim.  Çüş 20 sene olmus cikali. 20 sene ney ya? Hatta oyle cok severim ki, seneler sonra, ben de soyle yaldizli bir don almistim. Tabiki bu donu giyecek göt ve don, Orta Dogu'nun mevcut sartlarini goz onunde tutarsak, ancak Berlin Pride'de yer alabilir.  (Ben soldaki, tren duraginda, Pride yürüyüsüne giderken, 2018, sagdaki Kylie, Spinning Around klibinden ajsjsjd)

 
Malta, evet. Aklimda aslinda cantami alip bambaska bir yerde kaybolmak vardi ama boyle bir plan bu sartlarda hayata gecemedi. Riskli bolgede olmadigindan ve kadim dostum Enis'i ziyaret etmek maksadi ile Eylül'de Malta'ya gittim. Sonra planlara bizim bela tayfa dahil oldu, gayet güzel oldu. Gittik yedik ictik dinlendik. Basimiza dert almadan geri dondük. Son dakika Keykan bize katilamadi. Ama bizde destinasyon ve macera bitmiyor, bizi izlemeye devam edin. Malta nasildi diye sorarsaniz, atanamayan Italya diyebilirim. 


Bu hafta Berlin meclisinden bir kanun gecti : Mietendeckel. Son 5 senede kontrolsuz artan kiralar sonrasi, kira zamlari dondurulmustu. Bugunse, devletin belirledigi m2\EUR ya uymayan kira bedelinin düsürülmesine karar verildi. Benim ev de bu kanundan faydalandi. Ben de Aralik itibari ile EUR 171 daha az kira oducem... Merkel tv'ye cikinca, ekrani yalicam.  

Tüm Türkiye'nin cevabini merak ettigi tek bir soru var : Berat Albayrak nerede? Ben soyleyim nerede... Evde oturmus, seftalili icetea acmis, youporn izliyor.

Ayasofya'nın 800 yıllık şifresi TRT Belgesel'de çözülecekmis. I am not ready for another kalp krizi.

Muharrem Ince'den assssiri Dogu Perincek vibe'i aliyorum?! Siz? 

Ve, Burhan Kuzu'nun Korona'dan ölmesi, bence 2020 yilinin en trajik-komik olayiydi, allah gunah yazmasin. 

Ellen Allien tabi alman olunca, devlet kanalimiz DW Turkce, kendisi ile hos bir haber raporu yapmis. Tabi bu rapor, yaz basinda insanlar umutsuzken.... Yazin Berlin'de acik hava mekanlari is yapti. Ama Tekno muzik ve Berlin deyince akla ilk gelen isimlerden olan Ellen,neden Berlin ve tekno sorusunu cok hos ozetlemis. Meraklisina haber videosu burada : Tiktik...  Tas gibi 52 yasinda oldugunu da buraya yazmak isterim. Kendisinin Alien isimli aylik parti zincirleri oluyordu Kitkat'ta. +18 olan konseptin detayini cok yazamicam ama delirmisligimiz vardi ve güzel zamanlardi.... 

Bu post futbolseverlere geliyor : Amazon Prime'i sirf All or Nothing: Tottenham Hotspur izlemek icin actim. Baska seyler de izledim ama Mourinho hocam cok sempatik ve kulübün son sezon hikayesini cok güzel anlatiyor. Hocami da ayri severim. Yuce rabbimden bir tek dilegim var : hocami birgün Cimbom'un basinda gormek. 


Bunlarin yani sira, Netflix'te eski bolumleri de dahil, Tokyo Diner hikayelerini izledim bitti. Offff keske 5000 bolum cekselermis. Zaten bir Tokyo planimiz var, iyice istahlandim. Cok cok guzel bir seri. Izlemeyen izlesin. Prime'de bir de The Marvelous Mrs. Maisel izledim, 4. sezonu cekiliyor. Bol espirili. Jew tayfa uzerinden kara mizah, bayaa eglenceliydi.

Eglence demisken, bizim allahin belasi ekiple, otlu kurabiye yedik. Otlu ... a great way to waste five hundred years in an evening.

Bu donem bir takim ihtiyaclar icin shein'den alisveris yaptim. Efendim bu magaza, Aliexpress'ten cikma, büyüdü, Avrupa'da depolari felan var. Ali'den azcik daha pahali ama 3 ayda degil 1 haftada geliyor. Garip garup, hayat kolaylastiran ürünler var. Mesela sey aldim; tarak temizleyicisi aahaha. Tabi benim baska derdim olmayinca oturup bunlara bakiyorum. Neyse, ayni sitede soyle bisi gordum.... Ya bu internetin allah belasini versin hahahahaha. Bu el girgiri degil mi ya? 5 euro nedir? Bunun nesli 1997'te tukenmis olmasi gerekiyordu? 

Tinder konusuna geri donecek olursam. Aslinda keyfimden acmadim. Herkes yazin gotünü gezdirirken, bense Almanca konusma konusunda ozgüvenimi tinder ile yendim. Hatirladiginiz gibi son bir senemi bu lanet dili ogrenmekle yedim. Yaz kis yagmur camur covid karantina ayrilik aclik uykusuzluk hastalik demedim, bitirdim ve okulu gectim. Saka maka yaptim ve oldu. Okula tam zamanli vakit ayirmak cok zor oldugu icin, tek atislik hakkim vardi ve sinavin konusma kismini, bu App'ten tanistigim insanlarla pratik yaparak gectim. Amacim bu olunca kimse kirmadi ve acikcasi cok yardimci oldu. O nedenle tesekkurler Tinder. Hos son 3 ayda cok sey unuttum, oturup grameri tekrar edip B2'yi de almak istiyorum. Cok zor dostlar. Herseyi komplike yapan Almanlar, dil bilgisinde de sasirtmamislar. 

Tinder demisken, soyle bir profile rastlamistim. Ahahahahah canim Atam Berlin'i fethediyor. 

Biliyor musunuz Matrix 4 Berlin'de cekildi? Simdi otur da bekle,taa 1 sene sonra vizyona girsin. 2021 bence vizyonlarin vizyonu olucak cunku bir cok proje gelecek seneye kaydi. Ikinici bir ekran yalama vakasi... Canim Neo, insallah beklentimizi bosa cikarmazsin. 2021 demisken, Tenet de yakinda vizyona girecek, yine Ocak'i bulucak izlemesi. Bu da burada dursun belki bunda da ekrani yalariz.

SODEV'in Gençlik Araştırması'nda, Aylık 10 bin euro maaşla S. Arabistan'da mı, 5 bin euro maaşla İsviçre'de mi yaşamak istersiniz? sorusuna, "İsviçre" diyen gençlerin oranı: AK Parti seçmeni: %60.5 CHP seçmeni: %82.1 MHP seçmeni: %74.3 HDP seçmeni: %63.6 olmus.  Lokasyon farkli ama arastirmaya hic gerek yok, 1500'e de geliniyor arkadaslar sahdhahd.... 

Ivan Dorn'u taniyor musunuz? Bence taniyin. Ukrayna'nin muzik marketi son yillarda batidan cok etkilendi ve cok guzel produktorler cikardi ortaya. Ivan eskiden de vardi ama Avrupa'da cok taniniyor artik ve cok ozgun seyler yapiyor ama su ortak calismasi cok tatli : sarisin olan kendisi bu arada... Sarki akiyor.


Cok uzun bir aradan sonra, gecici ev arkadasim evden ayrildi ve ben tek kisilik yasamima cok guzel donüs yaptim. Evimi bastan dekore ediyorum. Yilbasinda, minik bir parti ile evde kendi fotograf sergimi yapicam. Iddaali degil ama "anlarin ve hislerin" duvarlarimi suslemesi fikri cok eglenceli. Bunu dostlarla paylasmak tabi daha keyifli. 

Tarcos'un ajanslarini en sona biraktim. Bir miktar doktor ziyaretleri olmustu. Bu mevsim degisirken günde 22 saat felan uyudu, birsey mi var acaba diye korktum. En nihayetinde pek birsey cikmadi. Tahlil sonucu eh okey ama yaslaniyor.  Subat gibi tekrar tahlil yapilcak. Diyet yapti, 500 gr verdi. Daha cok oyun oynuyoruz, düzenli yemeye alisti ve daha cok hareket ediyor. Evden calismanin en güzel yani kedo ile bolca zaman gecirmek oldu. Ofise birgün geri donersem, en cok ozlucem sey bu patatesli dev tepsi boregi olacak. (bu espiri Mina'ya ait hahhahaha) 



Efendim size guzel bir sonhabar diliyorum. Bugünden sağ çikarsak, 100 yıl daha yaşayacaz çünkü bence buraya kadar iyi bile geldik. Yilbasinda uzunca bir yillik izin alicam ve evle ilgilenip kafami sakinlestirecegim. Boylece size geleneksel yil sonu yazisi gelecek. Bol exclusive gorseller ile. Bu sene pek bir bok olmasa da birseyler olmus olabilir. Kendinize iyi davranin. Küs uyumayin. Sevgiler.