20 Nisan 2020 Pazartesi

Hayirdir Ne Bu Tantana?

Merhaba.

Gurultunuze geldim ahahaha. Sosyal medyada bir kitle var, habire kotu haber tellalligi yapiyor. Bunlardan birkac tane de sirketimin skype kanalinda var. Ofisten uzaktik. Oh demistim. Simdi ordan devamlar. Aciyorum dert sikayet, kapiyorum sikayet sikayet. Sesli bi sekilde surekli "hayirdir ya ne bu tantana???" diye cemkiriyorum. Beni yiprattiniz, sizle ilgilenmiyorum artik.

Nasil bir Pazartesiydi anlamadim ancak gozlerim kapaniyor. Yine de kendimi burada buldum. Bir selam verip yataga, coraplarim cikartmadan oylece girecegim.

Soyle bir sablon buldum Pinterest'te, ay kaynak veremicem ama purofilimde vardir kesin. Ikisi de ise yarar, biz oyle bos beles informasyonlarla gelmiyoruz buraya. Kahveyi azalttim ben ama sevenin halinden sevenleeerr anlarrrr. Digeri de Banyo bitkileri. Orada biriken nemin bu kadar akillica kullanilmasi beni cok etkiledi. Oraya da bir bitki cikartmasi yapacagim.


Kedim bu donem asiri uykusuz ve beni de uyutmuyor. Tarcin'in sabaha karsi hirgur cikarmisligi cok vardir ama bu donem 5,6,7 sirasi ile uyanip bosluga dogru bi orda bi burda miyavliyor. Ben yaklasik 1.5 aydir evdeyim. Oyunu, bogazi, sevgisi, sohbeti eksik degil. Akilli uslu cocuk genel olarak. Bu donem dertsiz basima, uykusuzluk olarak dondu canim hayvanim. Son care, kulak tipaci ile uyuyabildim. Dun gece 15 dk araliksiz bogurmeden sonra hicbisi olmamis gibi yanima gelip horlayarak uyukusuna devem etti. Ben islerim ile debelenirken, 5 saat araliksiz oglen uykusundan bahsetmiyorum bile.



Paper and Tea'dan muhtesem lezzetli 2 farkli butik yesil cay siparisi verdim. Eee madem o kadar evde kaliyoruz, bunun bir simarma karsiligi olmali mehmeh. Bir tanesi gecen seneden bildigim bir cins. Onu bu sefer bilerek buyuk boy soyledim. Yaseminli yesil caya bir ben bayiliyor olamam? Kafadaki butun dertleri, 2 dakika demleme sonrasi icip bitiriyorum hahaha.


Pinterest ve Youtube sayesinde suluboya batagina dustum. Zaten dustugum bir suru batak var, bu biraz renkli olani. Artik dibini siyirdigim icin, suluboya yapmanin artik bir mesele olacagini dusunmuyorum. Cumartesi gunu market alisverisi icin kosaradim Rewe'ye gittim ve kendimi baska bi dukkanda kirtasiye alirken buldum. Aksama eve geldim ve bir kac videodan sonra sunlar cikti. Bir baktim saat 1 olmus. Yoga'dan, kitap okumadan, bombos Netflix'ten veya yurumekten sonra bu kadar keyif alip zamani alip goturen bir sey olmadi bu donem. Tesekkurler Youtube ve Pinterest.


Pazar gunu hava sahaneydi. Sinsice parka gittim. Gunes altinda, o tatli sicaklik kistan sonra organlarimi isitti! Spoti'den Yoga muziklerimi actim. Guneslin altinda su sekil yattim, ustune bir miktar meditasyon yaptim. Aksamina Keykan'a gidip Anime'ye dustuk, yemekti goygoydu derken aksam olmus Hafif usuyerek eve dondum. Baharda bir Pazar gununden alinacak maksimum verimi aldim diyebilirim. Berlin, seni ve yaklasan Yaz'i seviyorum. Seni daha cok. Dun sene-i devriyesi vardi Berlin'e tasinmamin. Tanrim, gecen gunleri hadi saymiyoruz ama bu 3 sene ne zaman oldu alaskina beni bir sal artik...

Gecen hafta Bauhaus'un o cehennnem kuyruguna ben de girdim ve 25 dakika iceri alinmayi bekledim. Malum bu tarz mekanlarda saglik onemleri var. Valla evde eksik olmasa o kuyruk cekilmezdi. Bir de, oldurmemeye yeminler ettigim 2 cicek icin cok yukselmistim. O kuyruga resmen 2 bitki aski soktu beni. Olacak is degil. Girdik mi girdik. Aldik mi aldik. Valla cok da tatlilar, biri hafiften serpildi. Ic mekan bitkisi ikisi de. Kedi de pek ilgilenmedi neyseki. Ben cocuklari cok sevdim.

Lutfen kendinize iyi davranin arkadaslar. Gorusmek uzere!

6 Nisan 2020 Pazartesi

Bence Buraya Kadar Iyi Geldik

Merhaba.

Sizle bir zaman sonra burada bulusup, sahane seyler yazmayi ben de isterdim. Kisa bir ozet gecicem ama morallari bozmuyoruz cunku bence buraya kadar iyi bile geldik haahashsahdh.



En azindan sozunu verdigim, Dunya'ya kapimizi kapamadan hemen evvel yaptigim, guzel bir kac gezinin fotilerini en asagida paylasiyorum, diger konu basliklari da belli, tantanasiz cikip gidicem. 

4 haftadir evden calisiyorum. O korkunc black hole'e ben de girdim. Ne spor, ne hareket. Sagliksiz bir sandalyede 8 saat is. Is bitince uzunca Netflix batagi. Oturudugum yatakta uyku. Kedo ile yuvarlanmaca. Gerekli gereksiz butun dijital platformlarda sorf. Sabah yine is. Yurt haberleri tara. Global haberleri tara. Son dakika gelen rapordu bilmem neydi. Bu surec beni bitircek, sizi bitirmesin. 

Netflix bataginda, The Blacklist 'e dustum. Evet hayirli olsun. Aslinda seriden ziyade ana karakterin arada okudugu siirler, sozler, gezdigi ulkelerde basina gelen ilginc olaylari anlatma tarzi hosuma gidiyor. Yasli ama cok gideri olan, kriminal bir karakterin, siirler okumasina niye bayildim, sormayin bilmiyorum. Mesela bir yerde William Ernest Henley'den Invictus okuyor. "I am the master of my fate: I am the captain of my soul." 

Bu nedenle, listemden tam cikarmis da degildim, Yoga'ya geri donmeyi umuyorum. Amazon'dan iyi bir mat siparis ettim mi? Ettim. Kafamizi biraz duzluge, ferahliga cikarmakta fayda var. Malum ne ders ne de okuma yapmadigim icin, bari Zoom'da yoga yapmayim dedim. Ustelik ucretsiz. Hala niyetliyim. Bugun isten sonra 3 km kostum. Bu bir aylik kaosun icinde kisa yuruyusler yapma sansim oldu. Icimin arka sokaklarimi kesfettim.



Herkes hastalik konusuyor, ben isim geregi bu basligin cok icindeyim. Ruhen yoruldum. Sevdiklerimizden ayirdi. Almanya'yi Berlin'i merak eden acip google baksin. Bu konuya bu yuzden bu blog yazisinda girmicem. 

Gecen hafta yeni yasimi kutladim. Dilos'un asagidaki suprizli kartina bayildim. Kopekli Rus cocuk gece beni ziyarete geldi o aksam. Resmen Saddam gibi saklanarak gelmis metroda ahahahah. Saat 12'de gun bitmeden evvel, gelip dogum gunu kutlucam dedi. Iyi gel dedim. Sarap ictik, bir suru eski mevzu ve bisiler hakkinda tartistik, arada birbirimize gomduk, gorusmedigimiz gunlerin goygoyunu yaptik. Boyle bir surecin icinde boyle kisa gorusmeler cok kiymetli oluyor. Size de geldi mi o his? Kiymet bilmediginiz seylerin bir anda cikip gogsunuze oturmasi hissi? 


Kismet mi sans mi bilmiyorum, tam da bu tantana cikmadan evvel, Subat'ta Izmir'e annemleri ziyarete gitmisti. Iyiki gitmisim. Aklimda bir Istanbul vardi. Mayis'a. Olmadi.

Bu sikintili gunlerden cok kisa sure once Alman Bey ile bir kac yere kacma sansimiz olmustu. Stockholm pahali, romantik ama elitti! Budapeste ise ucuz, keyifli ve cok cok guzeldi! 2 guncuk Budapeste'de bol bol yurduk, guzel yemekler yedik, O'nin dogum gununu kutladik, gulduk, eglendik. Kendisi ile cok guzel bir 8 ayimiz olmustu ama devamini getiremedi.  Bu birliktelik sadece guzel bir yolculuktu.

Okulun tatil olacagina ve Almanca sinavimin ertelecegine bu kadar uzulecegimi hic tahmin etmezdim. 4 Nisan'da mis gibi sinavimi olup bu yukten kurtulcaktim. Inanamiyorum olanlara. Yani o tempoya alismisim. 3 haftadir elime 1 kez kitap almadim. 1 tane text okumadim. Hic birsey yapmamaya devam ediyorum. O motivasyon uctu gitti. Geri donuste, yalan dolan bir seyler sikip, sinav tarihini ileri bir zamana almaya caliscam. Kafayi toplayip, pijama,yemek ve is modundan cikip sinav kafasina girmek olumcul zor geliyor. Bu bolumu, next-next-next yapip gecmek istiyorum dostlar. 

Hic dinlemedim muzik turlerini dinlemeye basladim bu boslukta. Mesela etnik chill muzikler ya da Almanci turklerin rap muzikleri; mesela Defkhan cocuk iyi.  Ya da daha evvel hic denemedigim, anime filmlerini izlemeye basladim. Studio Ghibli'nin yapimlari cok cok keyfliymis.

Canim arkilerimi gormeye Istanbul'a gidemedim ama onlar evimize geldi. Efendim, Label Project ile soyle teknolu -bir evde kal- Youtube yayini yaptilar. Oturmaya gelmedik di mi, yoo. Keykan'la evde dans ettik. Steinz, yani kadim dostum Ali ve pesinden Erman caldi.


Daha onceden hic Cin Ordegi gormemistim. Fotografina rastladim bir grupta. Berlin-Spandau bolgesinde bir grup cin ordegi dogal ortaminda yasiyormus. Hikayesi de su; Berlin Hayvanat Bahcesi'ne Cin'den import etmisler. Artik kac cift ise. Bunlar da disari kacmis. Spandau'da dogal ortamda, gol etrafina yerlesmisler ve cogalmislar. Reis, hayvanat bahcesinden kacip disarida hayatina devam ediyor. Agahhahahahah cok kral hareket degil mi yaa? (Gorsel : Majcenovič Larisa, Berlin, 2020)



Brazilyali is arkadasim; daha evvelden sohbetini yaptigimiz Rapé tozunu, ne yapip edip bir sekilde bana bir kutu oralardan hediye getirmis. Bu olay, Amazon otlarindan yapilan kutsal bir toz. Inanilmaz mutlu oldum. Ne oldugunu merak edenleri suraya aliyoruz. 

Tarcin'in 10. yasini kutladik bu ay. Kutladik dedigim, cocuguma yas mama verdim ve kocaman gobegini opup kokladim. Canim hayvanim. 10 senemiz bir oyku olur,  o oyku de benimle mezara  kadar gelir. 

Gectigimiz aylarda DW Turkce'nin bir roportajina konuk olmustum. Suradan izleyebilirsiniz. Asirlar sonra yayina vermisler. Yillardir bu ani bekliyordum. Alman devlet kanalina cikip "Dönmücem" dedim ahahahahaahaha.

Haziran ayina Massive Attack icin bilet almistik. Nasil da heyecanliydik. Aklimda bir suru guzel sey vardi. Yapilcak, gidilcek, atilcak, kurtulcak, yenilencek.. Anlasilan bu sene o sene deyil ajsajfjjf. Gezi fotilerime bakmak isterseniz soyle birakiyorum. Lutfen kendinize iyi davranin.


Stockholm


Budapeste