30 yaşına 1 kala, sevgi
eksikliğinden kendini tokatlayıp, etrafındaki insanları mutsuzluğuna esir
edenleri, ben artık sorgulamaktan vazgeçtim, sakin ve huzurlu hayatıma
geri döndüm sevgili dostlar. Bu konuya geri dönüş yapıcam ama birazdan.
Gregor Samsa, böcek olmadan
önce bence İbrahim Tatlısesmiş. Tamam bee tamam, dilini ve dönemini
sevdim ama kitapla ilgisi olmayan, benim bilinç altımdan dolayı kitabı ACAYİP
huzursuz okudum çünkü tanımlanan böcek türünden nefret ederim, dikkatim çok
dağıldı dostlar. Onun haricinde güzeldi. Kafka da çok kezbanmış, öyküsünden
sonra bi sürü adamı, öyküyü beğenmediler diye, mektup yazarak darlamış.
Aahahahahahahah. Kafya'ya trip attım şuan.
Sözlükte genç yazar bir
arkadaş ile aynen şöyle bir dialog geçti aramızda, bire bir isim vermeden
aktaracağım. Bir başlık altına dert yanmış, ben de haftanın konsepti sevgi
olunca, dayanamadım yazdım. Yav bu gençlik, neden bu kadar sabırsız yavv?
“Sözlük, enteresan durumlar icerisindeyim. guzel bir
isim var kazancim yerinde( ya da benim icin yeterli) saglikla ilgili bir
problemim yok. bazen hatunlarla konusuyorum. uzaktan buyuk bir heyecanla
yaklasiyorum. konusmaya basliyoruz. bir seyler oluyor. daha sonra flort etmeye
basliyoruz, fakat ben artik sahipleniyorum. ama ters giden ise, yaptigi her sey
gozume batiyor ve sogumaya basliyorum. randevulara gitmemek icin evde hasta
ayagina yatiyorum. bu durum 1 senedir 4 hatunda oldu. hatta bir tanesinde
bulustuktan sonra eve donerken, nasil bir sey uydursam da onu uzmeden ayrilsam
diye yol boyu dusundum. simdi de yalniz kaldim. benim neyim eksik ben niye
karsi cinsle mutlu olamiyorum. mevlanin sozune donduk heralde. bu duruma acayip
canim sikiliyor. bir psikologa bile gittim. adam bana onlara bir şans ver
onlari tani diyor. ya ben zaten sans veriyorum, olay da o sansi verdikten sonra
kopuyor zaten. kimseyi uzmek, gerceklesmeyecek vaatler vererek beklentileri
suya dusurmek degil amacim, ama bir turlu olmuyor.”
Attığım mesaj ise şuydu;
"Aslında bu duruma kendin cevap veriyorsun :) şu zamana kadarkiler uymamış
işte kafana, bunda üzülüncek bişi yok ki :) Tam tersine sevinmek gerek, iyi ki
mutlu olduğunu düşünüp, aldanıp, yanlış insanı seçmemişsin, ne güzel, şans
vererek ve sonucunu görerek yaşıyorsun :) Doğru kadını görünce anlar gönül.
Rahat ol. Hayatı yaşa!"
Yanıt verdi akabinde. "Çok yasa hocam,
alişkin olmadigim bir bakis acisi, zihin alismis surekli kendisini yormaya
harab etmeye."
Efendim beach miiç dedik
de, İstanbul'da hava adeta bir Birmingham, bir Manchester. Galiba bu yaz
hep böyle sürecekmiş. Cumartesi, ev keyfi yaptık.
Akşam 10'da, dolapta karpuz var kesin yiyek, yoksa marketten dondurma mı alsak
denirken, rakıya oturduk, ben nasıl oldu anlamadım. Hop, kavunlar kesildi,
peynirler çıktı, bardaklar doldu. Lağğnn oğğğlum Yaşar felan dinledik. Günahı
boynumuza.
Pazar günü Onur Yürüyüşü var
dedik. Eee gidelim bakalım çociklerin aşkına, destekleyelim, hazır bir yerlerde
aşk da kazanmışken, belkim biraz da o seviyeye geleceğimiz yılları düşünerek
dertleniriz diye kalkıp gittik. Ancak bir de baktık ki, biz gidesiye kadar polis Ramazanmışmış(!)
basmış gazı, İstiklal'de gökkuşağı bayraklarını topluyor ellerden. Orada bastı
beni bi sinir krizi, Galatasaray'dan minik bir kortej Asmalı'ya geri döndü,
çoğunluk da Cihangir'de toplaşmış. Bıraksalar sevgiyle yürüyecekler ama
tercihlerden tiksinen, ponçik bir devletimiz var. Bir sürü insan
yine tazyik ve gaz yedi. Biz biraz alkış yapıp, bükük boynumuzla olaysız evlere dağıldık.
Sevgisizliği sorgulamak
istemiyorum çok sevgili dostlar çünkü bu toprakların fıtratında zulüm, bastırılmışlık, asabiyet var. Bu hisler sabah-akşam karşıma
çıkıyor ve sayıları gittikçe artıyor.
Güneşleri söndürmeyin. Küs
uyumayın. Sevgi size çok yakışıyor. İyi haftalar.

Falim cikiyor bence.
YanıtlaSilYaaagggg akshahahah Jardzy son baktigin el fali ise NOOOOOOOO o fali ben hic sevmedim cikmasini istemiyorum
SilGeri mi alayım? :))))))
SilAHAHHAAHAHAHAHAHAHAHHAHAH NOOOOOO
Sil