Bir süredir saniyesi saniyesine
hatırladığım bir rüya yazmadığımı fark ettim. Son yazdığımda da Tarçın'ı
kaybettim sanırım. Tarçın'ı rüyamda hep kaybediyorum. Kurtarıyorum.
Sarılıyorum. Bu sefer annem, babam, Tuna'nın da olduğu çok lüks bir evin
iskelesinde oturuyoruz. İskele kare şeklinde, ortası boş. Kıyıya yaklaşıp şişko
poposunu attıra attıra taşın toprağın kenarından inip minicik bir sandala
atlıyor ve iskelenin altından geçerek bizden uzaklaşıyor. Tuna elindeki sopa
ile minik sandala dokunuyor ama durmuyor. Devriliyor bir anda. Bağırıyorum avaz
avaz. İskelenin dışına doğru, kış vakti suya atlıyorum. Arkamdan Tuna. Tarçın
suyun içinde iskelenin bacaklarına tutunmaya çalışırken kollarındaki son güçle
kaslarının gerilmiş olduğunu görüyorum. Sanki dipten bir şey onu içeri çekiyor.
Su berrak ve mavi. Suyun altında gözlerini kocaman bana açmış su yutuyor. Çığlıkla
ağlıyorum. Suyun altına dalıp omuzlarının altından kavrıyorum kucaklıyorum. Tek
nefeste dışarı çıkıyoruz. Sırtımı hemen dönüp geriye yüzüyorum. Tarçın ise
miyavlayarak boynuma sarılmış resmen rüyada titrediğini hissediyorum.
…...
Uyandım.
Bacaklarımın arasında yorganıma sarılmış uyuyordu gece. Sanırım 4'tü saat. Telefona baktım. İletiler akmış. Ben sıçrayınca kulaklarını kaldırdı, göz göze geldik. “Mırr” dedi. Kalktım yanına eğildim. Kafasını ve karnını öptüm. Geri uyudum.
Kedi besleyenlerin ya da evcil hayvan
sahibi olanların çok sık gördüğü şeyler bunlar. Bir kayıp yaşadığında ya da bir
duruma üzüldüğünde en yakındaki ne ise onu görürsün ya, bu da ruh haline göre
evcil hayvanın oluyormuş. Aranızda benim kedim ile ilişkimi eleştirenler var,
hadlerine olmadığı halde. Bir canlı ile aynı evde yaşamanın, -bakın ona bakmanın
demiyorum-, hayatta kalma sorumluluğunu almanın eleştirisini yapamazsınız. Sevgi
eksikliğini ya da yalnızlığı bahane etmeyecek kadar vicdan sahibiyim. Minicik
bir hayvandan bunu istemeye hakkım yok. Bunları bir canlının hayatı ile sağlanma
düşüncesi çok canice. Cahilce ve ağzınızda bir topak
bokla yaptığınız yorumlarınızı kendinize saklayın. Alsanız 3 gün sonra ay bu
kıl döküyor deyip barınağa bile götürmeye kaldıramazsınız o koca götlerinizi. Kocaman
bir 4 yıl. Aynı tabaktan yemek yiyorum, aynı bardaktan süt ve su içiyoruz biz kedimle
ama O, sizin gibi leş cahillerin suratına bile işemez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder