7 Mart 2013 Perşembe

Canım,WC'nin kapısını kapatır mısın?

Artık sonuna geldim.

Yaşamak istediğim ilişkinin nasıl bir ilişki olduğuna cevap veremez duruma geldim. Olmak istediğim yeri tayin edemiyorum. Bulduğum insanın kıymetini bilmiyorum, bildiğimi düşündüklerim ise orospu çocuğu olmayı beceriyorlar. Sonra kıvranıyorum. Çünkü içinde kalp olduğunu, beyin olduğunu sandığın insanlar bana öyle güzel sonlar yaşatıyorlar ki; mantıklı bir cevap bile veremiyorum kendilerine. O anda telefonu artık yüzüne mi kapatırsın, kapı varsa, kapıyı çekip mi çıkarsın, ne yapacağını şaşırıyorsun. Tüm bu nedenlerden dolayı artık gerçek bir ilişkinin niteliğini ezbere söylemeyecek hale geldim. Yani.... Beni tükettiler.

"Kadın Yazıları" diye bir yazı yazmıştım geçtiğimiz yıllarda bu blog'a. Hala söylerim kendi kendime, çok sevdiğim bir yazı. Oradan bir alıntı yaparak bağlayacağım konuyu. O yazıda, neye benzer ilişkiler yaşadığım anlatırım. Mesela, biri çok hoş sohbetti. Acayip espirili ve çok sosyaldi. Üstelik dehşet zengindi. Çok da cömertti. Mükemmel bir yakışıklılığı yoktu ama karizmatikti. Bir kaç jest yapmıştı benim için ki ben pek oralı olmamıştım. Her yıl iki kez 5 yıldızlı otellere tatile giderdi. Bir kaçında ben de vardım yanında. Uzun'dan ayrıldıktan sonra rüya gibi ilişki yaşamaya başlamıştık. Burda malesef söyleyemeyeceğim, çok bildiğimiz bir tekstil markasının iş geliştirme müdürüydü. Benim o markadan alışveriş yaptığımı, üstümde görünce fark eder, her seferinde fırçalardı "neden para veriyorsun bunlara ya" diye, ki benim ondan istemeyeceğimi de bilirdi. Markanın olduğu her şehri gezer, yer içer, oralarda yaşadığı komik olayları anlatması bile yeterdi kendini dinletmeye. Gerçi, markanın sahibi zaten kendileriydi. Ama adam WC'nin kapısını kapatmıyordu işini görürken. Gayet rahat bir şekilde, sizin kapalı kapı ardında yaptıklarınızı, o açıkken yapıyordu. O yazıda şundan bahsetmiştim, kadınlar kafalarındaki erkeği yaşamak istiyorlar buldukları güzel adamlar ile. Ancak maalesef böyle adamların enteresan yönleri, siz güzel hayaller kurar iken, bir WC kapısı ile yerle bir olabiliyor.

Hayalleri size yaşatan O. Jestleri yapan O, güzel iltifatları yapan yine O. Size bir şeyleri "hayallemeye" iten, ee yine O ? Geriye ne kaldı. Geriye bu ilişkiyi yürütecek duygusal karşılığı vermek kalıyor. O karşılığı siz zaten vermeye hazırsınız. Ama adam WC'nin kapısını kapatmıyor abi. Kapatmıyor. Sonra bu adamlar, bu ayrılıklara anlam veremiyor. Aradı durdu. Hala uzaktan stalkerlık yapar, fark ediyorum. Whatsapp'tan felan yakalı bir kaç kez,kaçtım. Olay bir kapıdan ibaret olabilir ama kapının ötesi gerçekten çok enteresan. Size güzel şeyler düşündüren adamın yaptığını yüreğiniz kaldıramıyor bir yerde. Beni anlamanızı istiyorum yaa. Orada olay aslında yani kapı sembolik. Tüm güzel şeyler, birlikte yaptığınız sohbetler, güzel sözler, güzel yüzü, sesi, mimikleri, yaşam tarzı, olgunluğu, karizması. Herşey bitiyor... 

Öyle işte. Bitiyor. İçinizdeki adam kaçıp gidiyor bilmediğiniz insanlara. Bir WC kapısının buna neden olmasını anlamaya çalışıyorsunuz, sonuç bir hiç. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder