25 Nisan 2010 Pazar

Istanbul.


Hani o çok sevdiğim satırlarım varya..
Huzur arayan.
Kalemle küsmüş bu aralar bir duyuma göre. Bir ara gidip ikisini bir araya getirmeye çalıştım ama ikiside bana mısın demedi. Biraz nazlılar. İkna etmeye çalışıyorum ikisinide bu aralar.

Ama ..
Sanırım önce ben kendimle aramdaki buzları eritmem gerekli. Böyle kimseye bir faydam yok. Bir oda, bir kağıt, minik bir kedi, bir kalem ve biraz da İstanbul havası.

Neyin eksik diyorum arada bir kendime.

Eksik olan ne biliyorum.

Aşk.

Galiba, O da şuan tam karşımda oturuyor.

30 Ocak 2010 Cumartesi

Paulo Coelho, Zahir : 89

"Bütün bildiğim onsuz yaşayabildiğim halde, hala onu yeniden görmek, birlikteyken hiç söylemediğim şeyleri söylemek istediğim : seni kendimden bile daha çok seviyorum. Bunu söyleyebilirsem o zaman kendimle barış içinde yaşamayı sürdürebilirim çünkü bu aşk beni rehin aldı..."Paulo Coelho, Zahir : 89

Bir Başka Zaman...

Gün be gün telaş içindeyim. Bu telaşın en yoğun yaşandığı şu günlerde içim içimi kemiren kararlar ve yaşantılar, birgün içinde ne yapacağım sorusunu en sık sorduran durumdur. Fonda bir müzik var..Bu atmosfere kendimi çok kaptırmadım.Kaptırmamayada çalışıorum.Mucizevi bir şekilde farklı hayatların benim birden fazla yaşantılarıma nüfuz etmesine usulca göz yumdum. Acaba bu sabırsız duygular nerede fire verecek yada ben nerede kime bir açık kaptıracağım. Burası merak edilmekte. Bu açığın ne olduğu konusunu da başka zaman yazarım.Heyecan ve telaşın kol gezdiği bu atmosferin bir gün bir şekilde göz kararı ile bozumlasına müsade edeceğim. Edeceğim kelimesini aslında etmek zorunda kalacağım anlamı ile karaladım.En kötü ihtimalleri bile düşünürken, bir yaz sıcağında ve sabahın erken saatlerinde uyanıp Ege Denizine sırlarımı fısıldamak ve lacivert kollarında kendimi ona bırakırken hayatımadan süzülen türlü rastlantıları dökmek istiyorum. Yarım kalmış hayallerimi seninle şekillendirmek, geri kalan kısımlarını seninle tamamlamak istiyorum. Ege'nin serinliğinde seninle birlikte olmak, tüm o kaçındığımız hislerimizi Ege'de serbest bırakmak istiyorum..

29.Mayıs.2009,izmir,8.45

24 Mayıs 2009 Pazar

Nereden Geldin, Nereye Gidiyorsun ?

Uykusuzluklara sığınarak,bilinmezlik yoğunluğundan, toz bulutunun içinden geçmek heyecan verici..Kendimi tekrardan hayata başlamış gibi hissetmek, yaşam üzerine tekrardan kararlar verirken mutluluk duymak, bir vücudu tanımak, tanıdığını kelimelere dökmek ve bunların aslında yabancısı olmadığını anlamak, hislerin körelmesine izin vermemek, küçücük kaçamak bir öpüş için geceleri gündüz,gündüzleri gece yapmak, bir yandan da düşünmek, nereye gittiğimizi nereye gideceğimizi düşünmek. 
 
(izmir)

6 Nisan 2009 Pazartesi

Bitiremediklerimiz

Sığnaklarımı parçalayarak bir patikadan giderken, aslında bilmezmişim o bahar rüzgarının beni üşüteceğini. Aldırmadan açarmışım kollarımı ıssızlığa, çok kalabalık gördüğüm yabancı yanlızlıklara. Marifetmiş gibi herkesi ezberlemeye çalışırmışım ama bir sonraki gece tanımazmışım ya da beni görmezlermiş bile. Sonra usulca sana gelirmişim yıldızları söndürüp. Dermişim ki "beni bir sen tanıyorsun", dermişim ki "ayak seslerimi bir sen duyabiliyorsun taa uzaklardan". Beyazın sana çok yakıştığını, kapıları defalarca kitlediğini bir ben görmüşüm. Deniz gibi dalgalar gibi güneşin sarısı gibi koktuğunu bir ben bilirmişim. Seni ilk defa görmüş, tanımış gibi dinlermişim, her bir tınıyı, her bir melodiyi, her bir seslenişini yada serzenişini ilk ben tadıyormuş gibi. Seni ilk ben içime çekermiş gibi hissedermişim. Dokunurmuşum. Yıllarca yaşamış gibi yazarmışım seni sayfalar dolusu. Tüm renklerine dokunur, çok yakınımda gibi seyredermişim seni aslında. Yaşıyorum seni, bitmiyorsun.