Efendim bu sefer bu yazının konusu ve kahramanı Tarçın çocuk.
Biliyorsunuz 5 yaşında patates görünümlü bir kedim var. Tarçın, doğuştan Gastrointestinal hastalığı olan bir kedi. Yani insana vurduğumuzda, tembel bir pankreas ve mideye sahip. Tek seferlik sindirim yapabiliyor ancak herhangi bir şeyi düzenli yediği zaman kusuyor. Bu nedenle yağsız ve bol lifli bol vitaminli diet mama tüketiyor. Bu mama Hill's in I/D sınıfı. Sadece veterinerlerde bulunan mamanın kuru ve yaş formatı var. Geçici bir rahatsızlıkta medikal amaçlı kullanılan mamayı Tarçın, kronik olduğu için ömrünün sonuna kadar yemek durumunda. 1,5 kiloluk paketi 60,-TL. 1,5 ay bize yetiyor.
Efendim, tabi biz kedi köpek sahipleri bu tip burjuva hastalıklarından dolayı bu firmaların "müşterisi" oluyoruz. I/D müşterisi olarak ömür boyu bu mamayı yiyecek Tarçın adına, Hill's 'in Amerika merkezine bir email attım. Tarçın'dan vazgeçemicemi, ömür boyu onların müşterisi olacağımı, ama belki yılda bir kaç sefer kullanmak üzere bedelsiz mama kuponu ya da e-indirim çeki gibi bişiler verip veremiceklerini sordum. 2 gün sonra yanıt geldi, Request bölümüne ilettiklerini söylediler. Aradan 1 hafta geçtikten sonra Hill's Türkiye'den aradılar. Nazik bir kadın, geçmiş olsun dilekleri iletti. Veterinerimizi bildiklerini, global anlamda böyle bir imkanlarının ya da bedelsiz süreli bir uygulamanın üzülerek olmadığını ancak Tarçın'a bir hediye göndermek istediklerini söyledi. 1 paket 1,5'luk I/D ! Haftaya dükkana bırakacaklarını ve bunu ancak Amerika merkezden talimat alarak yaptıklarını deklare etti.
Long-Life bir uygulamanın olmadığını aslında tahmin etmiştim, biz sahip değil müşteriyiz. Ehh,şey, iletişim hızlarından mutlu oldum, tam iş değiştireceğim sırada mamadan tasarruf yapabileceğim 2 ay kazandım. Ben de çok teşekkür ederek ilgilerini takdir ettim. Eğer bu tip konularda ya da başka konularda "müşterimsi" şeyler yazmak isterseniz, Hill's hızlı iletişimi yemiş yutmuş. Şuraya yazabilirsiniz.
Patates yine 4 ayağı üstüne düştü. Benim hayatımda çeşitli virajlar var, Tarçın bunların bir yerinde kendine yer bulur. Kış ortası ev ararken, 2 sene önce şuanki evimi veterinerimin bana bulması gibi, ya da hayatın içindeki detayların yaşanmaya değer olup olmadığını sorgularken, gözgöze gelip karnını sevdirmesi gibi, ya da evde bir terslik olunca bana bir şeyleri hatırlatması gibi...
Sanırım hayvan sahipleri bu yazdığımı biraz daha iyi kavrayacaktır. Yaşı ilerledikçe bana anımsattıklarını sürekli düşünür hale geldim. Sizin peki kediniz ya da köpeğiniz hayatınızın içinde nasıl anlamlara sahip? Neler hatırlatıyor varlığı size? Hiç düşündünüz mü?
.jpeg)
