25 Haziran 2018 Pazartesi

Uzun Mesafeli Bir Iliskide Terkedildim

Kalbim cok ama cok kirik. Dun gece uzun mesafeli bir iliskide terkedilmis gibiyim. 


Bloga ara ara geliyorum ve ara ara gidiyorum. Tekrar soyluyorum. Buradaki herkesle ve kendimle dertlesmeyi cok ozluyorum. O nedenle bir gelmek istedim.  

Bu 1 sene benim icin hic kolay olmadi. Son 2 ayimi bok cukuru ile cennet arasinda bir yerde yasadim. Insanindan tut yemesine icmesine hayvanina komsusuna kagidina copune havasina suyuna kadar hakkinda hergun bir sey ogrendim ve cok yorgunum. Buyudugumu saniyordum ama daha yeni dogdum.  32 yasindayim insanlari taniyamiyorum diye yine agliyordum gecen hafta ahahahha. 

Gecenlerde ogle yemegi arasi, oyle bir ara yok tabi. Bisiler yemek icin ciktim ofisten. Kosa kosa telefona yapistim, annemi aradim. Uzuntulerimin ustesinden gelemeyinca anneme sariliyorum. Kuytu bir limandan cok cok ote. Ben uzulunce icimi gayet kolay acan biriyim, her zaman sevdigim insanlarla konusur, yetmez kendimi yer, o da yetmez gelir buraya yazarim. Aradim. Caldi telefon uzun uzun. Niyetim kisaca durumu ozetlemekti. Acti telefonu annem. Konusmaya basladik. Sadece agladim ve umutsuzum dedim.

1 senedir her gunum cok zor gecti.  Gurbetcilik herkesi farkli yerden vuruyor galiba, beni de son bir kac aydir olanlar vurdu. Is hayatim, Almanya ile Turkiye arasindaki ozenle kurdugum ince bag, ozel hayatim, maddiyat ve sosyal konular. Nereye yaslansam coktu. 

Haber ajansinda calistigim icin herseyin cok ayrintili  icindeyim ve hislerimi ise bulastirmamak icin gayret ediyorum. Islerimi tarafsiz yaptigimi dusunuyordum taa ki dun geceye kadar. ( Bu kurumlarin zor tabii objektif olmasi ama AA gibi degil en azindan bir nebze mutluyum) Ne cok ihtiyacim varmis bir seylerin iyi olmasina. Dun geceki viraj beni paramparca etti. Ancak bir adim daha Almanya'ya ve sectigim hayata tutunmami sagladi. Nerede oldugumu, ne icin oldugumu ve hayallerimi bir kez daha hatirlatti kendime. Evet, evimi, dostlarimi, ailemi geride biraktim, donup geriye bakip asssiri uzuluyorum. Neden Turkiye'de mutlu olamadim, neden yok neden yasak yada neden pahali ve neden neden neden bir suru soru ile hala cirpinirken, dun gece kendime "al iste bu yuzden" deme cesaretini gosterdim. Buna ihtiyacim varmis. Belki bencilce, bimiyorum. Ama bir amacim var, hayallerim var, onlarin arkasindan cikip buraya geldim. O zaman geride biraktiklarima birer guzel ani ve tecrubeler serisi olarak bakip, sectigim bu ulkede ve bu sartlardaki hayatima odaklanmam gerektigini hatirladim. Umutlanmak, dun gece cok uzun aradan sonra, oha tunelin ucunda isik var demek cok guzeldi. Herkesin bu umuda ihtiyaci varmis. Hala bir dinamik var. Fiziken icinde olamazsam da bu dinamigin buradan bir parcasi olmak guzel. Bunu desteklemeye devam edecegim. 

Bunlarin yani sira baska seyler de oldu. Gectigimiz gunlerde buradaki en yakin arkadaslarimla biraz bu konuyu konustum. Ciddi sekilde ele almam gereken bir overthinking sorunum var. Evet, bu bir problem. Bu probleme sahip oldugumu artik kabul ediyorum. Bu artik fiziksel ve ruhsal olarak bana zarar veriyor. Kilo veriyorum cunku canim yemek gormek istemiyor. Odami aylardir temizlemedim. Guzel yemekler yapmayi biraktim. Tasimak istemedigim sorunlari uzerimden attigimi dusunerek klupte ciplak dans ettim. Yeni kiyafetlerimi cope attim. Icimi darlayan insanlarla iletisimimi kestim. Bunlar birer kacisti ama beni mutlu etti. Simdilik sevdigim insanlarla biraz konusup, gunumu kurtarmak icin cozumler yaratiyorum.  Tamamen iyilesmek icin cozumlere acigim.

Bu 1 senenin sonunda umutlarim bitik, paramparca, az bir miktar sevgi ve ozveri ile bu overthinking sorununun ne kadarini ya da ne zaman cozerim hic bir fikrim yok. Bir itici guc, bir koklerimden - gecmisten kopus, yasadigim mutsuz sehirlerden ve mutsuz insanlardan bir kurtulus gerek. Bulanik bir suyun icinde yavas yavas battigimin farkindayim. Kisaca unutmaya, umutlanmaya ve kendimi yeniden insaa etmeye ihtiyacim var.




4 yorum:

  1. Basaracaksin da.. Boyle bir cokus ve gerceklerle yuzlesme hepimizde oluyor, kolay degil 30 sene yasadigin tum inanc ve dusunce sistemini kurdugun ulkeden kopup kendini hic tanimadigin biryerde evinde hissetmek. Bazen onu da hissetmiyorsun ama genel anlamda diyorum..
    Ciplak dans olayina wow diyeyim ya, nasi bi histi, 40'ima dayandim iki cocuktan sonra da anca komedi klub bazinda ciplak sahne alabilirim :))) ondan sordum, heLal..

    YanıtlaSil
  2. Evet sorunlarin basinda o geliyor. "Benim bundan sonra donebilecegim bir evim var mi? Suan bulundugum ulke mi evim?" Burada yerlesik hayata gecis sancilarini bu sorulara cevap arayarak cekiyorum.

    Berlin'de klupte ciplak dans etmek cok matah bir ozellik degil aslinda. Bu klup tabi Berghain ise. Dunya'nin en bilinen radikal kluplerinden biri, underground bir kitlesi var ve full fetis. Gercek hayatta utanilan, mahrem denilen, otelenen bir cok seks ve cinsiyetci tabu, cok iyi tekno muzik/ses sistemi ve sehrin duvar zamani itelenip ortaya cikan eglence dinamigi ile birlesince kendine has bir kultur olusturmus. Bu kulture cok saygi duyan, sahip cikan hatri sayilir bir kitle var Dünya uzerinde. Kapinin oteki tarafina gecmek hic ama hic kolay degil . Siki bir kapi politikasi ve (inkar edilse de) guvenlikte veya girislerde irkci uygulamalari var. Neye gore kime gore hic bir zaman bilinmiyor. Kurallar sehir efsaneleri gibi. Kisiden kisiye, 90lardan 2000lere, nesilden nesile akmis. Bu yuzden hic yadirgamiyorum ve icerinin kulturune sahip cikmak adina irkci uygulamalar yeri gelince olmali. Cok cok unlu isimler de kapidan red yemis misal. Kapi "sikimizde degilsin kimsen kim mekana uymuyorsun siktir git" demis kovmus. Ozetle, bende gonul rahatligi ile bu kitle ile bir araya gelip degisik hikayeler yasayan, arada burada desarj olan siradan biriyim.

    YanıtlaSil
  3. Berghain'i biliyorum tabii ki, benim de bir hayatim vardi 2 cocuktan once :))) Yalniz aklima "fucking berlin" geldi izlemediysen.. naif.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hadi ya. Izliyim hemen. Hic duymadim. Cok mainstream bir film olan Berlin calling izlemisimdir ama bunu hic duymadim.

      Sil