5 Temmuz 2018 Perşembe

"Merhumun nesi oluyorsunuz? -Kendisi."

Evet arkadaslar hosgeldiniz. Guzelce delirdim. Bundan sonra bu gruptayim, beni aramayin. 


Valla ne guzel hemen normale donduk degil mi, sandiklarin uzerinden kalkabildiniz insallah? 

Ben iyi degilim demistim o nedenle boyle bazen ani  kararlar verip tatil programliyorum sonra bir bakiyorum parka gitmisim. Mesela Munih'e de gitmek istiyorum Mugus cagirdi. Ama bu aralar bisikletimle iyi iliskilerim var. Nehir kenarinda 3 saat oturuyorum, hic bir sey yapmiyorum. Yilin yarisi oldu ama o topladigim butun enerjim butun motivasyonum yerlerde. Sene basi yazdigim ay surayi gorucem bu muzeye gidicem laflarinin uzerine yavasssssca oturdum.

"Merhumun nesi oluyorsunuz? -Kendisi..." 



Davarlik; ulke, millet tanimiyor. Davar her yerde davar. Berlin'de insanlardan olesiye tiksindigim bir surec yasiyorum, siki tutunun dusuyoruz.

Kendi Asmr kanalimi acicam ama 3. dakikada kesin uyuyakalirim. Asmr; sik araliklarda belli bir ses seviyesindeki uyarici sesler gibi bisi. En sevdigim de Asmr Darling. Guzel bir kizcagiz. Ay yazamicam uzun uzun surdan bakin. 

Kafamin icinde default olarak Askin Nur yengi - Karanfil caliyor ve ben bu aralar Prater'de takiliyorum. Beni hic bir yerde bulamazsaniz polise haber vermeyin cunku kesin Prater'deyim. Ayi gibi bira icip eve sarhos gidiyorum. Burasi Berlin'nin tarihi bira bahcesi. Cok da unlu bir yermis. Ucuz hefeweisse bira, kaynamis misir kocani ve gun sonuna dogru dertlerden aglayan bir ben. Gayet uyumlu bir ucluyuz. 

Sarhos olarak eve donmedigim zamanlarda yogaya gidiyorum. Efendim bu dorduncu yoga sinifi. Amatorce bir salon, yol ustu, cok aydinlik ve trafik/sokak sesi cok geliyor. Bazi hocalarin bozuk ingilizce aksanina ragmen israrla yere bakan kopek yapiyorum. Trial oldugu icin ucuza aldim ama bu bok yere bir sonraki ay 80 euro verir miyim henuz karar veremedim. Trial sonundaki alkol seviyeme bagli.

Prater ile Yoga studyosu arasinda guzel bir uyum sagladim aslinda, ahhaahhaahha, sinirlerim bozuk.



35'imizden sonra actigimiz hic bir e-postadan mesajdan iyi haber gelmeyecek arkadaslar. Ay ben 3 sene daha Chillllllllllllll

Remco Beekwilder o RYC setini Soundcloud'dan kaldir guzel kardesim. 

Gecen aldim bisikleti. Aldim kaskimi. Ilk kez trafige ciktim. Cumartesi sabah erken olunca yollarda kimseler yoktu. 1-2 bisikletlinin pesine takilip 5 KM'de bitise vardim. Insanlik icin mutfak - oturma odasi arasi bir mesefa ama benim icin ekvator cevresi 2 tam tur. Ama ustune yoga yapinca metroya bisikletle bindim. Gotum yemedi donuste 5 km 'ye daha. Ama hak verin iyi surdum. 

Gecen Pazar gunu efendim cok hakiki bir sergiye gittim. Linki surada. 

Covered in Time and History: The Films of Ana MendietaPhilippe Parreno, Anywhen, 2017, Welt ohne Außen Immersive Spaces since the 1960s. 3 tane sergi. Olaaaayyyy, yikiliyoooor. 

Mendieta'nin kocasi bu kizcagizi atmis pencerende asagi, yargilanmis ama ceza almamis. Latin medyasi adami cok korumus vaktinde. Kiza da intihar etti demisler. Karsi komsusu olmeden once daireden bagrislar ve kizin Hayir Hayir diye bagrisini duymus. Nafile. Hala bir cok kaynakta intihar yaziyor. Bazi gorselleri soyle birakiyorum, Mendieta haric, onun eserlerini cekmedim. Lutfen enjoy, ya da burada olanlar lutfen sergiye gidin. Gropius Bau; Niederkirchnerstrasse 7'de. 





Sergi oncesi inek gibi su otlak kenarinda oturdum. Alandayiz. Burasi evime cok yakin bir park. Tabiki bisikletle ve kamp sandalyemle gidiyorum. Kendi kendime son 1 yilimi dusunup biraz aglayip rahatlayip eve donuyorum.


Turkiye'ye gidiyorum. soyledim mi? Ayvalik'i cok ozledim. 25 Agustos'a bilet aldim. Ben oralardayken, Istanbul Suma Beach'de DVS1 ve sevgili Freddy K caliyor. Bugra gel dedi. Tarih 1 Eylul. Gidebilirim. Bilmiyorum. Acikcasi Istanbul'a ve o kaosa kafa olarak henuz hazir degilim. Cidden hazir degilim. 

Kendi yansimama bakiyorum birsey goremiyorum bu aralar. Evet, sorunun kaynagini aslinda ben de biliyorum. Itiraf etmek gerekirse cok zor bir surecten geciyorum. Sevdigim insanlar ve sevdigim sehirler beni ayni anda hem de bir kac ay icinde terketti. Cok zorlandigim bir anda, ayni anda terkedildigim icin kalbim cok kirik ve canim asiri yaniyor. Bu boslugun yerine yaptigim seyler beni mutlu etmiyor. Konustugum insanlar, sarhos oldugum insanlar, is yaptigim insanlar, yoga yaptigim insanlar, mesaj aldigim insanlar, insanlar, insanlar, insanlar, icimde yerle bir olan guveni ve sevgiyi dolduramiyorlar. Buna yine bir gun alisacagim. Git geller yasayacagim bir donem. Ancak bu eksilis, uzaklarda oldugum icin, kabul etmem gerekirse benden bu sefer cok sey goturdu.

Tamam hadi, gulduk eglendik, saka yaptik. Hadi. Kus uyumayin, iyi davranin birbirinize. Hadi. 


25 Haziran 2018 Pazartesi

Uzun Mesafeli Bir Iliskide Terkedildim

Kalbim cok ama cok kirik. Dun gece uzun mesafeli bir iliskide terkedilmis gibiyim. 


Bloga ara ara geliyorum ve ara ara gidiyorum. Tekrar soyluyorum. Buradaki herkesle ve kendimle dertlesmeyi cok ozluyorum. O nedenle bir gelmek istedim.  

Bu 1 sene benim icin hic kolay olmadi. Son 2 ayimi bok cukuru ile cennet arasinda bir yerde yasadim. Insanindan tut yemesine icmesine hayvanina komsusuna kagidina copune havasina suyuna kadar hakkinda hergun bir sey ogrendim ve cok yorgunum. Buyudugumu saniyordum ama daha yeni dogdum.  32 yasindayim insanlari taniyamiyorum diye yine agliyordum gecen hafta ahahahha. 

Gecenlerde ogle yemegi arasi, oyle bir ara yok tabi. Bisiler yemek icin ciktim ofisten. Kosa kosa telefona yapistim, annemi aradim. Uzuntulerimin ustesinden gelemeyinca anneme sariliyorum. Kuytu bir limandan cok cok ote. Ben uzulunce icimi gayet kolay acan biriyim, her zaman sevdigim insanlarla konusur, yetmez kendimi yer, o da yetmez gelir buraya yazarim. Aradim. Caldi telefon uzun uzun. Niyetim kisaca durumu ozetlemekti. Acti telefonu annem. Konusmaya basladik. Sadece agladim ve umutsuzum dedim.

1 senedir her gunum cok zor gecti.  Gurbetcilik herkesi farkli yerden vuruyor galiba, beni de son bir kac aydir olanlar vurdu. Is hayatim, Almanya ile Turkiye arasindaki ozenle kurdugum ince bag, ozel hayatim, maddiyat ve sosyal konular. Nereye yaslansam coktu. 

Haber ajansinda calistigim icin herseyin cok ayrintili  icindeyim ve hislerimi ise bulastirmamak icin gayret ediyorum. Islerimi tarafsiz yaptigimi dusunuyordum taa ki dun geceye kadar. ( Bu kurumlarin zor tabii objektif olmasi ama AA gibi degil en azindan bir nebze mutluyum) Ne cok ihtiyacim varmis bir seylerin iyi olmasina. Dun geceki viraj beni paramparca etti. Ancak bir adim daha Almanya'ya ve sectigim hayata tutunmami sagladi. Nerede oldugumu, ne icin oldugumu ve hayallerimi bir kez daha hatirlatti kendime. Evet, evimi, dostlarimi, ailemi geride biraktim, donup geriye bakip asssiri uzuluyorum. Neden Turkiye'de mutlu olamadim, neden yok neden yasak yada neden pahali ve neden neden neden bir suru soru ile hala cirpinirken, dun gece kendime "al iste bu yuzden" deme cesaretini gosterdim. Buna ihtiyacim varmis. Belki bencilce, bimiyorum. Ama bir amacim var, hayallerim var, onlarin arkasindan cikip buraya geldim. O zaman geride biraktiklarima birer guzel ani ve tecrubeler serisi olarak bakip, sectigim bu ulkede ve bu sartlardaki hayatima odaklanmam gerektigini hatirladim. Umutlanmak, dun gece cok uzun aradan sonra, oha tunelin ucunda isik var demek cok guzeldi. Herkesin bu umuda ihtiyaci varmis. Hala bir dinamik var. Fiziken icinde olamazsam da bu dinamigin buradan bir parcasi olmak guzel. Bunu desteklemeye devam edecegim. 

Bunlarin yani sira baska seyler de oldu. Gectigimiz gunlerde buradaki en yakin arkadaslarimla biraz bu konuyu konustum. Ciddi sekilde ele almam gereken bir overthinking sorunum var. Evet, bu bir problem. Bu probleme sahip oldugumu artik kabul ediyorum. Bu artik fiziksel ve ruhsal olarak bana zarar veriyor. Kilo veriyorum cunku canim yemek gormek istemiyor. Odami aylardir temizlemedim. Guzel yemekler yapmayi biraktim. Tasimak istemedigim sorunlari uzerimden attigimi dusunerek klupte ciplak dans ettim. Yeni kiyafetlerimi cope attim. Icimi darlayan insanlarla iletisimimi kestim. Bunlar birer kacisti ama beni mutlu etti. Simdilik sevdigim insanlarla biraz konusup, gunumu kurtarmak icin cozumler yaratiyorum.  Tamamen iyilesmek icin cozumlere acigim.

Bu 1 senenin sonunda umutlarim bitik, paramparca, az bir miktar sevgi ve ozveri ile bu overthinking sorununun ne kadarini ya da ne zaman cozerim hic bir fikrim yok. Bir itici guc, bir koklerimden - gecmisten kopus, yasadigim mutsuz sehirlerden ve mutsuz insanlardan bir kurtulus gerek. Bulanik bir suyun icinde yavas yavas battigimin farkindayim. Kisaca unutmaya, umutlanmaya ve kendimi yeniden insaa etmeye ihtiyacim var.




13 Mayıs 2018 Pazar

Böyle Böyle Tertemiz Deliriyorum

Merhaba, doğu bloğunun delisi geldi.


Cok oldu degil mi? Yaz mevsimi, Berlin'nde en sevdigim haftasonu looool. Yaz mevsimi bu sefer gercekten de gelmezse polise haber verin. Çünkü kimse emniyette degil.



Genel olarak insanlara dahası reaksiyonlarina katlanamadigim, minnoş bir sureçten geçiyorum. Insanlara sesleniyorum; neden boylesiniz? 

İşime iş olarak bakip, Dunya genelinde olup biten siyasi olayları sallamazsam  akil sagligimi koruyabilecegim diye dusunuyorum. O ince cizgideyim. Biraz baski goruyorum, biraz motivasyon, vizemi uzattim, kisaca dönmücem ama "ehe çok iyim yuuuaa" ile stres yumağı arasi bir yerdeyim. Dün gece misal Tiflis'te olanlara, onca insanın heyecanla bir gece önce olanları propesto etmesine, orada olmak istememe ama olamayışıma, oturdum katılarak ağladım. Başka bir gece rüyamda, eski bir musterim ile ismini burada yazamicam, görüntü lisansı kavgasi yapiyorduk ve konu ile alakasiz bir isim, bana emailinde "Are you fucking crazy?" yazmıştı. Boyle boyle tertemiz delircem.

Simdi iyiyim derken en azindan merkez sakinligime donmeye çalışıyorum. 

Galiba RHCP'in By The Way albümü hala hayatımın en güzelinden biri olabilir. Geçenlerde gün batımını, eski havalimanı parkında izlerken kafamda Venice Queen çalıyordu. 

Geçen seneden daha çok güzel hava var. Terasımı temizledim, ilk kez çicek aldım. Terasın etrafını kediden dolayı biraz file ile kapamak zorunda kaldım. Çirkin görünüyor ama baska çarem yok. Kedi bundan hiç hoşalanmadı.

Aldığım çiçeklerin görsellerini aile whatsapp grubuna attım, malesef o grup kuruldu dostlar, evet kaçamadık. Ben de çiçeklere nasıl bakılır, ışık neresine iyi gelir, bahçe mi indoor mu, ne kadar su vericem vs, sorular sordum, beni ciddiye almadılar. Nasıl bakacağım haricinde herşeyi yazdılar : ( Biri onlarla konuscaksın dedi, biri su verceksin dedi, dalga geçtiler, şuan kendi imkanlarım ile çiçeklerime bakıyorum.  

Uzun bir süredir haftasonları hava güzel, dısarıda cokca vakıt gecırdık. Ben de biraz teras keyfi yapabildim. Ekip Berlin'deydi. Arada Galatasaray maçları izledim. Berghain'da maçkoliktan skor takip ediyorum. Pazar günleri stada sarhoş girdiğim ve eğer gol ilk 15 dk içinde atılıdysa asla hatırlamadığım maçları yaşıyorum. 

Son 90 dakika. Tüm sezon boyunca takımı, tribünü, arkadaşlarımı köpek gibi özledim. Şimdi nasipse buradan şampiyonluğumuzu izleyecegim. Ne güzel bir sene.

Berlin'deki dertlerimin %90'nını oluşturan epilasyon ihtiyacıma aşırı tatlış bir salon bularak noktayı koydum. Yaz mevsimine şıkır şıkır giriyorum. Dertleri, tüylerime yapıştırıp çekeceğiz ahahahaha.

1 Mayıs burada portestolardan ziyade parklarda yollarda bol alkol ve sokak yemekleri eşliğinde acık hava partileri ile kutlanıyor(!) Biz de Ali, Erman onların arkadaşları ve Keykan ile Görlitzer'e giremeden kıyısında başka bir parkta biraz eğlendik ama kalabalık bana basınca Neukolln'e kendimi zor attım. Aklı olan Berlin'e bugün gelmesin. Dost tavsiyesi.



Kutlamalardan evvel Nisan kapanışını çok çok güzel bir SNTS live dinleyerek yaptık. Sabah 4'te 3 ölü 2 yaralı çıktık mekandan. Baba birisi bize anlatabilir mi biz ne dinledik o sabah?

Artık kısa planlar yapmayı da bıraktım. Son dakika spontan heyecanları seviyorum. 20'li yaşlarda uzun planlar yapıyordum, sonunda kısa planlara çevirmiştim. Şimdi artık ondan da vazgeçtim arkadaşlar. Kısa planlar geri de kaldı şimdi sırada daha spontan hayatlar. Gönder gelsin İzmir Marşınııııı. 

Ayyy, Dunya'nın en kısa fıkrası, annemle babam, teyzemlerle beraber Berlin'e geldi ve döndü. Hayatımın geri kalanını akıl sağlığım olmadan devam etmek zorundayım. Bir miktar plan yapmıştım onlar için ama grupla gezince bazen bazı şeyler herkesin hoşuna gitmiyor. Görmelerini istediğim pek bir yere gidemedik, elbette şehri bolca turladık, apar topar başka bir yere yetişcez diye çıkıp gittiler ve ziyaretleri benim için tatsız bitti. Sonradan bayaa üzüldüm açıkcası. En büyük hayalim Botanik Müzesine gitmekti. Bir tek orası birlikte güzeldi diyebilirim. 



Bu aralar 1999 yılında yasıyorum arkadaşlar, boyundan bağlamalı body-tshirt giyiyorum ve Onur Mete dinliyorum. "Toplannnn, gözümün içine baka baka toplannnn."

Geçenlerde Markthalle Neun'a gittim, içeride kuytu bir köşede craft biracı varmıs, seksi ingiliz biralarından  denedim efendim, Berlin'e gelecek ve biraz butik street food denemek isteyenler, bu güzel yemek hali Eisenbahnstraße 42'de. Oradan Spree tarafına yürümeye vaktim oldu. Molecule Man nehir üzerinde ve gerçekten fotoğraflanmaya değer.



Efendim yogayı da almanca kursunu da bıraktım, iyice saldım, kendimi yemeğe verdim. Sonum acaba kaç kiloda bitcek. Misallll, geçen akşam Sudan Mutfagı yedik. Doyurucu ve lezzetliydi. Ben sevdim valla. Sudanlı kardeşlerimiz pişiriyor. Sahara Imbiss, Herrfurthstraße 5'de. 

Aklımda İstanbul'a gitmek vardı ve bir kaç tane müşteriyi acil görmem gerekiyordu ama erken seçim ve bir önceki seçim öncesi terör olayları nedeni ile içimden sanki tekrar bir şeyler planlanacak da işler boka saracak diye iptal ettim, bu da böyle bir his, buraya bırakmış olayım.

Yıllık izinlerimizi Temmuz ortasına kadar dondurdular. Sonrasında gidicez. Ben hala biletimi almadım. Aklımda Ayvalık var. Ağustos 25 sonrası. Oradan belki bir Lesbos, bir backpack ile. Belli de olmaz.

Burcu geldi gitti Norveç'ten. En son Ekim 2013`te görüşmüştük. Birlikte Berlin gezdik, lise yıllarımızın dedikodusunu yaptık. Bol bol bira içtik, Omoni'de sushi yedik, yağmurda ıslandık, Vietnam yemekleri denedik, Burcu'ya Club Mate içirdim, ve sevmediiiii lol. 

Ay ben de anneyim, ben de 8 yıldır her sabah 5'te kuyruklu bir boğaz doyurup, bok temizleyip,  sonsuz bir aşkla şişko bir çocuk seviyorum, benim de günümü kutlayın! Aaaaaaaaaaa.



Hepinize güzel bir yaz başlangıcı diliyorum. Haziran'ı hepimiz bekliyoruz, bir miktar güzel umutlar ile değil mi? Çünkü biz aydın insanların hiç bitmeyen sonsuz bir umut kuyusu var, sürekli buradan umut çekiyoruz. Bu kuru kuyu bir zaman yeşertiyor bizi. Vazgeçmeyin, sevişin, kahve için ve asla küs uyumayın. Lütfen.

Görüşmek üzere.

14 Mart 2018 Çarşamba

Çok Güzel Keyfimiz Var

Merhaba, dogu blogunun delisi geldiiiiii.

Efendim, hic merak etmedigim ve beni hic cezbetmeyen şehir, Dubai'ye is amacli bir gezim oldum. Iyi de oldu, iş için çok iyi bir fırsattı. Ozel amacli gitmezdim cunku sehir genel olarak tarzim degil. Gitmisken dostlari da gordum. 5 gün kaldim. Hiç bir şey aramayın, herşey alışveriş merkezlerinin içinde. Dışarda kalan şeylerin fotoğraflarını şöyle çekmeye çalıştım. 




Tek hoş yani, eksi 14 evet yanlis duymadiniz Berlin eksi 14 derece iken ben 30 derecede havuza girdim. Bir miktar da günes gordum. Çok merak ederek, Cheesecake Factory'de devasa klasik bir cheesecake yedim. Orada yaşayan arkadaşım Müge ile cok güzel ve like a local bir Lübnan restaurantina gittik. Tşk ler Mügüş.


Bu 5 günu unutmak icin kendimi gelir gelmez Berghain'in aids kokan zenci baldirli wc'lerine attim.  Kel başkan DVS1 ve ardından Dr. Rubenstain dinledik. Seni seviyorum Berlin. Havhavhav.

Dubai öncesi, biraz kendime vakit ayrima sansim oldu. Almanca kursuna ara verdim cunku pes pese günler beni biraz darladi, en basindan okula da bir tavrim vardi. Haril haril hala yeni kurs ariyorum. Dubai'deyken sozde siniflar dolmus ve kayidi kacirdim. Ama nasıl o sınıflarda sadece 4 kişi oluyoruz anlamış degilim.

Guzel bir sergiye gittim. C/O Berlin'de, Joel Meyerovitz; soyle de tatlis bir amca kendisi, ben normalde pek fotoğraf sergisi insani degilim. Daha klasiklarde görürsünüz beni, rönesans çok seviyorum. Ama C/O Berlin. sehrin en iyisi. Bu adami da kacirmak istemedim ve bir Pazar ziyaret ettim. Binayı daha cok sevdim.


O arada Istanbul'dan Funda geldi ve bir kahve icme sansimiz oldu. Geçen yazıda bahsetmiştim geleceğini. Tabi giybetler siril siril. Tesekkurler nesesi ve zamani icin! Tekrar geliniz efendim. Gidişatım gidişat değil, o yüzden bana uzaktan kahve falı bakacak lol.


Evde Tarçoş'un top vip misafirleri vardı. Oya ve Keykan ilk kez evime geldiler ama ziyaretin asıl sebebi prensesti. Canım hayvanım < 3


Geçen Cumartesini full Oya ve Keykan ile geçirdim. Çok güzel keyfimiz var. Uyuşuk ve genel olarak yoğun geçen bir kış mevsiminden sonra kafama iyi bir reset attım.

Ertesi günü muhteşem bir havada dışarda kahvaltı yaptık. Mart ayında Berlin'de dışarıda kahvaltı yapmak çok ütopikti. Yer Kollwitzplatz.


Efendim dostlarla bu gelecek günlerde makul bir miktar eğleneceğiz. 26 Mart'ta Ali geliyor. Münih'ten Müge geliyor. Tayfa tabanca. Benim doğum günümü kutlayacağız. Gelecek ay, 28 Nisan'da ise Erman tekrar geliyor. Her türlü Berghain line up cok iyi. Bize çıkışa birer boş mezar.....

Sonrasında ilk kez ama ilk kez, annemle babam birlikte buraya gelecekler. Bir miktar aile yanında kalacaklar. Bir kaç günlüğüne belki Mayıs başında burada Berlin'de agırlayacagım. Its gonna be so fun!!!!!

1 yılım çalıştığım şirkette bitiyor. 29 Mart'ta yeni vize başvurum var. Oturum hakkımı uzatıyorum!  Kısaca gerçekten de dönmücem.

Dünya'nın en kısa fıkrası; ben müdür oldum. Ajdhfjfhf. Yoğunum, daha da yoğun olacagım, artık daha ne kadar zor olacak bilmiyorum, Haziran ortasına kadar sürecek ve çok çalışmam gerek. Şu yazıyı bırak yazmayı, çişe bile zor gidiyorum ofiste. Amerikalı arkadaşıma "Allahım Sana Geliyorum" demeyi öğrettim. Bunu söyleyince bir gülme geliyor bize. Kaçırdıgım öğünleri hiç anlatmıyorum. Buyrun bu da araplarla aramı düzelttikten hemen sonra Dubai'de.


Semtte bir kaşçı - bıyıkçı bulamadım arkadaşlar. 1 senedir manuel imkanlar ile sürünüyorum. En sonunda bir app indirdim zira bu işler aşırı pahalı ve randevu ile. Bu app ve sitesi kullanılıyormus. Bakalım cumartesi günü bir yere gidecegim. Şehirde her sikimi çözdüm ama sadece bir bu konu kaldı, İnanılmaz olay.

Tüm bunlar olurken acaba ben ne zaman bir yerlere kaçıp iki şehir görücem, biraz kültür tatili yapıcam vs. hiiiiç bir fikrim yok. Al Mart bitiyor ben daha şehirden kaçamadım. Gönlümde bu aralar Paris ve Roma var ama genel olarak şu inek gibi yatıyorum;


Yatmanın haricinde, tüm Ocak-Şubat-Mart boyunca pencere kenarına aldıgım masada uzun haftasonu kahvaltıları yaptım ve eşşek gibi Pazar günleri hem de gece yarılarına kadar partiledim.........


Özetle, yaz mevsimini hasretle bekliyorum, 3 gün sürecek tabi, çok da büyütmemek gerek. Hala yaz tatili planı yapmadım. Son 1 senem her anlamı ile signature bir seneydi. O nedenle bu yaz tatilini en çok ben hak ettim.

Kaş bıyık kuaför macerasının sonuçları ve Zen - Taoculuk üzerine yapacağım okumalar ile size geri dönmeyi ümit ediyorum dostlar. Artık böyle konulara kafa yormak istiyorum, yeter. Kendinizi yormayın. Kahve için. Sevişin. Küs uyumayın. Görüşmek üzere!

26 Ocak 2018 Cuma

Istanbul : Buradan Sag Cikan 100 Yil Daha Yasar

Mer haa baaa, dogu blogu delisi geri dondu, Istanbul'a gittim demis miydim? 

Evet Berlin'deki guzel kis gunesini ve 10 dereceleri birakip gecen Cuma gunu les yagmurlu bir Istanbul'a kisa bir gezim oldu. Herseyi 3-4 gune sigdirmak cok guzeldi ve isime geldi. Iner inmez trafikte kaldim ve araya sikistirdigim bir musteri ziyaretine ucu ucuna yetistim. Cok iyi gecti, arada gittigimde mutlaka 1-2 musteri gorecegim yoksa isler gercekten buradan bazen ilerlemiyor. 



Gorustugum kurum ve kisi hakkinda bilgi veremeyecegim ama kurumdan cok etkilendim. Gorustugum kisiden daha da cok etkilendim. B. Bey'e sevgiler saygilar.

Aksaminda Nil ile Kanyon'ya yemek yedik ve giybetler siril siril akti. Aklima Suvla'ya gitmek geldi. Orada bulustuk. Fancy bir mekan ve guzel saraplar icin; Suvla, Kanyon Sinemasi, 3. Kat'da.


Gokce'de, evinde, yani eski evimde ve odamda kaldim. 7 senenin ardinda bu odaya kucuk kabin boyu bir valizle gelmek biraz huzunluydu. 1 sise sarap ictikten sonra, 1 tane de Gokce ile ictim. Sizmisim.

Canim Gokcis. O her zaman bir ev arkadasindan cok oteydi. Sabahinda Cihangir'de kahvalti yaptik ve gercekten uzun zamandir bu kadar keyifli bir kahvalti yapmamistim. Sonrasinda biraz Beyoglu'nde yuruduk. Grandpera'ya girdik. Eski Beyoglu binalari basarili sekilde igranc AVM'lere cevriliyor. Gokcis, Berlin'e gelme sozu verdi. AVM'leri bosverin tembelliginiz tutarsa suraya gidin, mekan; Van Kahvalti Evi, Cihangir, Defterdar Yokusu 52.


Efendim bilen bilir, Berlin crewden Erman Sari, Matrixxman oncesi warm up yapti. Ama guzel warm up yapti. Mekan da ; Studio.  Zorlu Center icinde acilmis. AVM'nin icinde tekno dinlemek biraz sikintili ama ekip ve muzik iyi oldugu surece bu dert olmuyor. Cisil'e de geldigi icin tesekkurler. Cok guzel insanlarla tanistirdi. Ekiple dans etmeyi cok ozlemistim. Buyuk bir Berlin Gathering'ini heyecanla bekliyorum. 



Ertesi gun kendime gelmeye calisirken bir anda kafami Kozyatagi-Taksim arasi yuz yil suren bir metro yolculugunda buldum. Son 10 ayda o kadar fazla insani burada acikcasi sadece yilbasinda gormustum. Gozumu actigimda 4'te Zubeyir'de ocakbasinda et yiyordum. Kebaplar, rakilar, caylar, ne ara o kadar zaman gecti ve ne ara o kadar cok ozlemisim, tribun ekibinin gozlerinden opuyorum, cilasi Asude'de devam etti. Asude'nin dili olsa bir konussa, valla biz biteriz ajsdhhsh.



Pazartesi gunu daha sakindi. Aksamina Eylem Hanim ile Lahmacun yedim ve Merlot'u mincikladim. Carsi pazardan gotureceklerimi aldim, cantami hazirladim ve biraz daha dost bulusmasi gorusmesi yaptim. 

Sali gun sevgili Funda'yi alana gecmeden once gorme firsatim oldu. Kahve icin tesekkur ederim. 1 saatte bir suru guzel sey konustuk. Gec bulup, Istanbul'da geride biraktigim guzel insanlardan birisi olarak kalacak. Kendisini de bekliyoruz Berlin'e Subat'ta. Ne diyorduk; Tanimiyorum ama bence kizmazlar.

Efendim 15 dakika suren Istanbul tatilim buydu. Gerisi karmasa, kosturma, telas birazcik ozlem, birazcik guzel yemekler, tekno ve kebapti.  Donus yolunda bok gibi sarhos oldum ve Almanca kursunu kacirdim. Ucakta iyi icmistim. Havalimaninda ise eski sevgilimin sevgilisini gordum, bu asiri denk gelmeyecek bir olaydi. Valla Istanbul tatili ozetle 2 olu 3 yarali, sag cikan 100 yil yasar. AHAHAHAH " - Kaptan yol ustunde sigara molasi var mi? "

Bir sonraki gezim iseeeee, Dubai... Biraz is biraz gezi. Konu ve yer hakkinda hic bir fikrim yok. Gelecek gunlerde daha da netlescek durumlar.


Bu kosturmadan sonra bu haftasonu acikcasi sadece kitap okumayi dusunuyorum. Belki biraz da Almanca calisirim. Kendinize iyi bakin, kahve icin, sevisin ve asla kus uyumayin. Iyi hafta sonlari.

12 Ocak 2018 Cuma

52 Soru 52 Cevap

Sacakli'ya soz verdigim gibi salanj'i kabul ediyorum ve kisa cevaplar ile 1 seferde yapiyorum. Malesef bunu her hafta yapmam imkansiz. Iyi okumalar. Sizi de bekleriz. Iyi haftasonlari herkese.

1. Hafta: Nelere şükrediyorsunuz? Basarilarimi goren ve mutlu olan ailemin varligina. 




2. Hafta: Evim/yuvam dediğiniz yer hakkında yazın. Asya'tan Anadolu'ya goc eden atalarimiz, bir yere bir turlu yerlesemeyen ben.

3. Hafta: Daha çok/sık yapsam dediğiniz 5 şey. Kitap okumak, yoga yapmak, yurumek, Almanca calismak ve su icmek.

4. Hafta: Şu anda pencerenizden görünen manzara nasıl? Berlin'in is kuleleri ve gotik Berliner Dom.

5. Hafta: Hayatınıza yön veren bir alıntı. "Ben nerede degilsem orada iyi olacakmisim gibi gelir."Baudelaire.  Bauldelairecigim %100 dogru denendi calisiyor.

6. Hafta: Bu haftanın en güzel hadisesi. Istanbul'a bilet aldim.


7. Hafta: Sizi geren, endişelendiren bir şey yazın. Bulusmaya gec kalmak.

8. Hafta: Hayatınızı etkilemiş bir kitap. Coelho,  Zahir.

9. Hafta: Bir çocukluk anınızı paylaşın. Yas 5-7, tek cocuk ben, yaz tatili. Ayvalik korfesini izliyorum balkonumdan, deniz lacivert, mis kokulu domatesler kesiyor annem, sabah 10:00'da kahvalti yapiyoruz.

10. Hafta: Dünyaya bakış açınız nedir, nasıl görüyorsunuz? Dunya'yi goremiyorum.

11. Hafta: Şu andaki müzik listeniz. Kids want techno.  Linke tik tik.

12. Hafta: En sevdiğiniz yerler/mekanlar hakkında yazın. Kedimle,ailemle oldugum her an ve yer. Bir de Berghain'da kendimi cok mutevazi ve sinirsiz hissediyorum

13. Hafta: Herhangi bir konuda kendinizi tutmanıza, çekinmenize ne sebep olur? Almanca konusmak zorunda kaldigim zamanlar asiri cekiniyorum.

14. Hafta: Canlı, akılda kalan bir rüyanızı paylaşın. Kendimi eski evimde hamile gordugum Ayvalik ruyalari. Sik sik oluyor.

15. Hafta: Şu anda üzerinizde ne var? (Ahhahhahhha) Lacivert 2.el yunlu kazak. 2.el bi jean, iclik.

16. Hafta: Daha az yapsam dediğiniz 5 şey. Hayatimdan memnunum. Belki daha az alkol olabilir.

17. Hafta: Kendinizle ilgili sevdiğiniz şeyler neler? Sabirsiz olusum. Ama boyle asirisi.

18. Hafta: Sizi heyecanlandıran bir şey? Beni genel olarak hersey heyecanlandiriyor arkadaslar.

19. Hafta: Sevdiğiniz biri hakkında yazın. Canim annisko. O kadar cok emegin var ki bende. Seni kopek gibi ozliyorum.

20. Hafta: Bir kurgusal/hayali karakter olma şansınız olsa kim olurdunuz? Valla hic boyle seylerin pesinden gitmedim ama bazen asiri hosuma gidiyor su Prenses Hanim. yani Kate Middleton.

21. Hafta: Geçtiğimiz sene nasıl değiştiniz? Daha :)) yanlizim. :)):)))


22. Hafta: Şu aralar en sevdiğiniz filmler? Orange Is The New Black.

23. Hafta: Gurur duyduğunuz bir şey. Tek basina baska bir ulkeye gelmek.

24. Hafta: Bir pişmanlığınızı yazın. Ugur'u keske daha az sevseydim. Bende irili ufakli bir suru hasar birakti. Su cicegi izleri gibi. 

25. Hafta: Çok önem verdiğiniz, "Bu böyledir, başka türlü olamaz. OLMAMALI!" dediğiniz bir konu. Evde/odada gereksiz acik kalan isiklar. 

26. Hafta: Nasıl rahatlarsınız/gevşersiniz? Herseyi kapar, kedimin yanina yatarim.

27. Hafta: Sizi mutlu eden ufak tefek şeyler. Boyle 1 kutudan birden fazla ufak hediyelerin cikmasina bayiliyorum. 2. el giyilmis/satilmis/cope atilmis kiyafetleri giyinmeyi cok seviyorum. 

28. Hafta: Bu sene okuduğunuz en iyi kitap. lol. yok henuz. Gecen sene; Harry Potter serisi.

29. Hafta: Ergen halinize bir mektup yazın. Neden kendini ortaokulda gucsuz hissediyordun bilmiyorum, belki zayiftin ve boyun kisaydi, on siraya oturuyordun, eeee olabilir. Ama hocalarla didisecegine, Alsancak'ta haytalik yapacagina, derslerden kacacagina, kendini mutlu hissettigin bir yone gittin. Bos beles ergenlik yerine. otellerde caliscam dedin. Etrafindaki insanlarin "aayiiiooo iyrenccccc tuvalet mi temizlicen" demesine inat, yoo ingilizce ogrencem para kazanicam ve degisik ulkelere gidicem, sinirlarimi silcem, baska Dunyalar da var dedin. Tebrik ederim seni. Iyi ki hayallerinin pesinden gittin. Hizini alamayip ulkeden cikmissin. Maaamahhsjdsjfghf. 

30. Hafta: Gitmek görmek istediğiniz 10 yer. Ahhh en heyecanli soru! Prag, Viyana, Roma, Paris, Budapeste, Tiflis, Dresden, Wraklow, Lisbon, Tokyo.

31. Hafta: Hayalinizdeki iş/meslek nedir? Oyle bir is yok cunku hayalimdeki her isi yaptim.

32. Hafta: Hayali bir akşam yemekli parti veriyorsunuz, kimleri davet edersiniz? En yakin arkadaslarimi ve ailemi ^^


33. Hafta: 10 sene önce neredeydiniz, ne yapıyordunuz? 2008'de Antalya'ya gitmistim bir heves. Les sicagi ve samimiyetsiz bir sehir olmasi haricinde kariyer anlaminda iyi bir firsatti. YALLAHHH gerisi cope. 

34. Hafta: Bu haftanın inişleri ve çıkışları nelerdi? Inis : kafam. Cikis: iyi bi musteri yakaladim.

35. Hafta: Kendiniz hakkında çok sık paylaşmadığınız bir bilgi. Bir miktar bencilim. Ama bu beni zaman zaman daha umursuz ve hayata karsi guclu yapiyor. 

36. Hafta: Hep hatırlamak istediğiniz bir şey. Su manzarayi anilarimdan ve cocuklugumdan silmek istemiyorum. 


37. Hafta: İnsanlar sizi nasıl tarif etsin/hakkınızda neler söylesin isterdiniz? Bu sene hakkimda guzel seyler duydum, malum ilginc bir yil bitirdim. Ailem hakkimda konusuyormus. Oyle devam etsinler yaaa. Onlarin mutlu oldugunu duymak yeterli.

38. Hafta: Hayran olduğunuz/takdir ettiğiniz biri hakkında yazın. Annem. Haters gonna hate...

39. Hafta: Halinizden memnun olmanız için ne lazım? Para. ahahdhhfhfhg cmooon kandirmayalim birbirimizi.

40. Hafta: Hatırlayabildiğiniz en eski hatıralarınızdan birini yazın. Dayimin bir tasin ustunde fotografimi cekmesi. Ustumde pembe elbise. Arkadam ucan kelebekler. 

41. Hafta: Söylemeyi en çok sevdiğiniz şarkı hangisi? Erol Evgin, Firtina.

42. Hafta: Bunu iyi yaparım dediğiniz 3 şey. Valla cok iyi organizasyon yaparim. Iyi bir ev ekonomisi elimden gelir. Iyi de huysuzluk yaparim.

43. Hafta: Hayattaki öncelikleriniz neler? Sagligim. Ailem. Kedim.

44. Hafta: Önümüzdeki sene hangi açıdan gelişmeniz/büyümeniz gerektiğini düşünüyorsunuz? Yetmedi mi diceksiniz. Yetmedi. Kariyer. Ahahahahaha.

45. Hafta: Sevdiğiniz 5 tuhaf şeyi yazın. Kedimin gurultusu ve naifligi. Annemin kokusu. Kardesimin tuhaf espirileri. Dans ederken hissettigim ozgurluk. Berghain'in les ter karanlik sperm ve aids kokan ortami ajdjjkdjfjffjfj

46. Hafta: Sizi korkutmuş bir şeyi yazın. Hizli bir arabaya binmekti. Simdi ehliyetim yok.

47. Hafta: Gelecek hakkında neyi bilmek isterdiniz? :( Hic bisi.

48. Hafta: En son neyi kutladınız? Manyaklar gibi yilbasi.

49. Hafta: Bir sayfada inandığınız şeyleri özetleyin. Dusundum ve yaptim. 


50. Hafta: Para düşünmek zorunda olmasanız şu anda ne yapıyor olurdunuz? Vietnam'da domates ekerdim. 

51. Hafta: Hayatınızın bu dönemiyle ilgili sevdiğiniz şeyler. Kararli olusum.

52. Hafta: Yapmayı hayal ettiğiniz bir şey. Almanca'yi bir gun cok iyi seviyede konuscam ^^