9 Ekim 2015 Cuma

Sonbahar Gezisi : Ayvalık, Geciken Bağzı Hisli Selamlar ve Süprizler

Ay merabaaa.
 
Hisli duygulu selamlar lafı da Mina Abla'dan geçti sözlüğüme. Efendim herkese biraz gecikmiş hisli selamlarımı göndererek minnoş bayram tatilimden bir kaç kare paylaşıyım dedim. Ayfonun tek faydası da bu bana. Sonbaharınızı biraz duraklatacak karelerden önce, kendi kendime konuşup, ofis işlerime dönücem.
 
Ayvalık'ta aile ziyareti yapıp, son güneşlerin tadını çıkardım. Kardeşimle bolca vakit geçirdim. Artık araba kullandığı için beni bir sürü yerde gezdirdi. Bir kafenin minik kedisini mıncıkladım. Annemle didiştim. Teyzemle goygoy yaptım. Grip olmuştum, gidince iyileştim. Ege'nin Laciverti demişim, ne de iyi demişim. Görseller yazının sonunda.
 
Evet herkes Nobel yazmış ama ben nobelden ziyade, ödülden sonra imzalı forma gönderen milli(!) futbol takımına takıldım. Elbette çocukların işi değil, bu işlere bakan marketing kafalarının fikridir bu. Efendim, bilmezsiniz belki, çok da şey değil, işim kurumsal iletişim ve pazarlama. Ama bu bildiğiniz "3 taksite 10 tencere" değil, işletmenin dışarı açılan kafası diyelim. Demem o ki iyi kötü pazarlama bilgimiz var. Arda imza atarken görseli kullanılmış. Ama böyle iğrenç bir prim kafası görmedim. AZİZ SANCAR'IN DA ÇOK SİKİNDEYDİ İMZALI TC FORMASI. Etnik ayrım yaparak kadrodan futbolcu kesen kurumun, imzalı forma organize etmesi miğdemi bulattı diyorum ve öteki paragrafa geçiyorum.
 
Airbnb'den sonra Couchsurfing'e bulaştım. Bir gün 5 tane gey ile aynı evde parti yapıp , 2 çocuk 2 köpekli bir eve misafir gidebilirim. Yani belli de olmaz. Zaten olursa ilk siz okursunuz. Beni izlemeye devam edin dhjasgad.
 
Bu senenin dilekleri arasında, eveth! çok daha fazla gezmek vardı. Mina Ablama katılıyorum, evet çok gezelim, too much travel, too much museum, too much local foods. Süprizli müprizli Avrupalı bir kış olacak. Yeni adreslerde gezi notları okumaya hazır mısınız? Bence hazırsınız! Beklemede kalın.
 
Hayatınızın en değerli kısımlarını, vasat altı türk dizilerine ayırıyorsunuz. Yakışıklı oğlanların, güzel kızların, dergileri süsleyen isimlerini ezbere biliyorsunuz. Aptal kutusu başına geçip, haftanın en az 4 akşamında içinizi bedavadan öldürüyorsunuz. Siz kafayı yemişsiniz.
 
Anna Frank'ın Günlüğünü okuyan var mı aranızda? Spoiler vermeden kısaca evet okudum, mutlaka oku der misiniz?
 
Festivaller, eventler, davetler sürüyor. Ben ama çok yoğunum, bu 1-2 ay pek bir şey yazamayacağım, Bienal hariç. Ona sonra gelicem. İstanbul'un göbeğinde 71 odalı oteli pazarlamak için rüyalarımda iş konuşuyorum. Mesela şuan yukarıda @Maritsanbul var. Meriç; hanım bir kız, tatlı ve akıllı. Geçen Nil Ertürk ile ne yaparız ederiz derken, Meriç'i bize yönlendirdi. Haftaya da Cem Karakuş gelecek. Sosyal medya, genel basılı-görsel yayınların çok önüne geçti. Her haber çok hızlı tükeniyor, uykularımda "ayyy yarın ne trend olacak acabaağğ, onun kaç yüz bin takipçisi varmıışşş" diye kendimi yiyorum, 30 yaşında ülkeyi terk edecek kıvama geldim. VE HALA FAKİRİM. Beni sizler bitirdiniz.
 
Efendim bilindiği gibi İstanbul'da (yapılan en adam gibi işlerden) 15. Bienal var. Bu senenin konusu Tuzlu Su. Ana lokasyon ise Büyükada. Ayağımın dibinde olan adalara yıllardır hiç gitmedim desem beni tokatlarsınız biliyorum. O nedenle bu Pazar, 1 Kasım'da bitecek Bianel'e istinaden gidip ada gezeyim diyorum. Bitmeden onun da güzel görsellerini paylaşacağım. Bienal'i o zamanki yazıda anlatırım artık.
 
İstanbul Kahve Festivali var arkadaşlar, benim gibi coffeelover birisi bunu da kaçırcak çünkü o hafta sonu otelde bişiler var, ve bensiz otelde sıçmaya gitmiyorlar malum. Bugün Rudolf'ta menü çekimi yapacağım. Aynen, ben ve çekim. Görseller yakında Rudolf'un instagram hesabında olacak. Dönüyorum o eski şanlı günlere.
 
Danimarka, Kopenhag dedim dedim, şöyle güzel böyle harika, evrene mesaj gönderirken, bir anda Danimarka'nın en iyi dergi grubunu otelde ağırlayacağım 5 gün boyunca. Tesadüfe bak, fotoğrafçılarını da instagramdan takip ediyormuşum. Nikolaj ve ekip ile yarın akşam yemeğim var, ay çok heycanlandım. Konuşacak şeylerin daha çok olması yemeğin iyi geçeceğini gösteriyor. Zira minik bir Kobenhavn Guide çıkacak içimden.
 
Ekim ortasına geldik neredeyse, bu sene de böyle üzüntülerin üstesinden gelme, yamuk yapan insanları sindirme ve hataların telafisi yılı gibi oldu bana. Ekim bitince yıl bitti diyorum. Bu sene adeta, daha önceden de yazdığım gibi, ayaklarımı uzatıp, patlamış mısır yiyip, hayatımın akışını izlediğim bir yıl oldu. Kasım ayı benzer geçecek. Cem ile ayrıldığımız o akşam, açıkçası "noluyor yaa!? nedir bu koşturma, bi dur bi soluk al, sen ne yapıyorsun" dedim kendi kendime. Bunun içimde sıkışmasından dolayı Akaretler'de dönüp arkamı basıp gittim. O bu karar ile gelince, hiç düşünmeden tamam dedim. İyi de oldu. O'ndan geriye bana kalan 1 litre sızma zeytinyağ. Yağ ne olm dkshjsagh ne biçim bi ilişkiymiş bu.
 
Yağ demişken, 2 günlük Ayvalık tatilimde 6 faktör ile güneşlenmeye çalıştım. Ve soyuldum. 2015 yılındaki deniz-güneş tatilini de boynu bükük bitirdim.
 
Yeni ev arkadaşım İzmirli. KESİN İZMİRLİLER.
 
1,5 aydır apartman kapısı bozuk. Demir kapı işte, çürümüş kapanmıyor. O kapı gecenin bir vakti çat çut çarpıyor ve benim odamın altında. Kaç defa söyledim kapıcıya çözülmedi. En sonunda apartmanın sahibi olan ev sahibini aradım. Tamam fiyat bekliyorum gelsin yapacağım o konu bende dedi. 2 gün sonra kapıcıya sordum. Onla yaptığımız tüm yazışmalar caps lock. Gözleri görmez pek. Canım kardeşim de mottosu. İlk zamanlar bozuluyordum ama 3 senede alışıyor insan. Ama artık Şişli'de kafayı kim yedi derseniz, beni gösterirler. Genel olarak hayata karşı tavrım da şu;
 

Efendim, güzel görseller ile sizi burada bırakıyorum ve Blogger'ların dünyasına geri dönüyorum. Bu arada, kafamız çalışsaydı 2009'da bloğu ilk açtığımızda şimdi birer az ünlü olacaktık. Ama olamadık. En iyisi gidip Maritsa'nın yanında biraz ağlayım, belki içim açılır. Müzik paylaşmıycam bu sefer. Ama tavsiye var : Tunein Radyo'dan 60'lar kanalı. Herkese iyi hafta sonları.
 
Güzel "Taş Kahve"
Şampiyon mu olacaklarmış? (Cunda-Ayvalık Motoru)
 


Sarımsaklı, Ege'nin Laciverti
Aliexpresten aldığım brazilian bikini altı. Etiketi çıkmış dskhdas.






 

4 yorum:

  1. Ayyyyy hiç gülesim yoktu. Osman bey kim? Osman bey Şişli. Bir de umarım izah edebildim diyor gerzek kendi yanlış yazmış.
    Mayon çok süpermiş bu arada.

    Bir de Aliexpress'ten benim ilk sipariş geldi. Hem de kazık mazık yok. Hakiki deri diyordu ilanda, hakiki deri çıktı gerçekten içinden. Onun suni derilisine iki kat fiyat istemişlerdi geçen gün buralarda. Kullanımı da çok rahat. Fakat ikinci siparişten biraz tırsıyorum. Üç hafta oldu daha tracking info yok. Dur bakalım.
    Mina abla dediğin bizim Mina mı yoksa? :))

    YanıtlaSil
  2. Maske harika :D ve evet şampiyon olucaz :(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maske degil de yastik aslinda o, duzgunce takim tutmayan bana sampiyonluktan bahsetmesin lutfen ya akshsjshs

      Sil