10 Ağustos 2015 Pazartesi

Şu Sıralar Bağzen Böyle

Şu sıralar, şu kedi kadar değil bazılarınız. Şaşırıyorum, bu kedi mesela karşılıksız sevmeyi nereden öğrenmiş. Nereden öğrenmiş oğğlum, baksana şuna?
 
 
Efendim, fark ettiniz mi, blogun eski tadı yok. Gidenler, gelenler, yazmaya ara verenler, yazası gelmeyenler. Yaz sezonundandır diyerek avutuyorum kendimi.
 
Kimse davetiye istemedi.
 
Pazar günü Yıldız Parkı'nda ağaçların altında yattım dostlar. Şehrin ortasındaki bu alana henüz çamur olmamışlar ama sözde tadilat ile diye bir sürü yere barikat çekmişler. Özgür parklarımızın içinde bile "sınırlar" var dostlar.
 
Parkın içinde bir sürü gelin ve damat, düğünden sonra sevişecek olmanın heyecanından, o sıcağa rağmen, komikli pozlar vererek fotoğraf çektiriyorlar. Hallerine 3 dakika tiksindikten sonra çimlerde uyumaya devam ettim.
 
Odun ve Ben. Sağdaki Ben.
22 Ağustos'ta Minipax Festival gerçekleşecek. Yer Suma Beach. Geçen sene yağmura rağmen çok güzeldi ve iyi eğlenmiştik. Avatism'i unutamıyorum dostlar. Tabi o hafta için planlarım farklı ama ne olacağı da belli değil. Ölü taklidi yapıyorum.
 
Hayatın içinde olanlar, olacaktır, Değişmeyen tek şey güneşin doğuşu ve batışıdır en nihayetinde. O yüzden şimdi geçmişte olanlara bakınca, demek ki böyle olması gerekiyordu, demek ki şimdi mutlu olmam için o hüzünleri yaşamam gerekiyordu diyorum.
 
Danimarka'dan aldığım matara, 2 saat kahveyi sıcak tutuyor.  Şimdi eve filtre kahve makinası mı alsam diye düşünüyorum. 
 
Birileri çoktan sikmesi gerekirdi ama 0216'lı numaradan Digitürk hala aramaya devam ediyor bizleri. Hayırdır?
 
Doğa bize hiç ihanet etmemişken bizim doğaya, sonradan öğrendiğimiz korku-ihanet-ego hislerimiz ile ona durmadan saldırıyoruz. Sadece Doğa'ya mı? Daha düne kadar sevdiğim dediklerim bana böyle saldırıyordu. Ebediyen yok oldular. Keşke Doğa için de aynısını yapabilsek.
 
Sonunda, Araplar bir gün iyice çoğalıp, İstanbul halkının anasını sikecek, bunun olmasını çok istiyorum. İşin bu yüzünü görsünler istiyorum. Geçen Taksim'den geçtim. Abooovvvv.
 
İzmir bir sürü göç almış. Denizi geçmek avrupaya biletmiş. Ulan geçebilcek olsaydık, bunca yıl, Suriyelilerden önce ben geçerdim karşıya. Bi siz akıllısınız.
 
Otelciliği bırakıp uyuşturucuya başlıcam.
 
She will be loved'da damadına yanık kayınvalide teması çok varoş ya. Adam Levine o profile hiç uymuyor, 3 gündür bunu dert ettim.
 
Duş alın. Kokanları, metroların güvenlik görevlisine kimyasal patlayıcı var diye şikayet edicem.
 
Bağcıklar kirlendi diye yeni bağcık aldım. Ama şimdi bağcıklar o kadar beyaz ki, ayakkabının kirliliği çok göze batıyor. Birini çözsem öteki dert, valla ya.

Bu sene spor aktivitelerine biraz ara vericem. Tribün yerine sözlük zirvelerine gideceğim dostlar. No e-bilet. Yoga'yı da dondurdum çünkü biraz dinlenmeli. 8 aydır ağzına sıçtım bünyenin. İyi de oldu.
 
Evde tüyler ve bulaşıklar ile mutlu mesud yaşıyoruz. Bize dokanmayın.
 
Soundcloud, ekibini mi değiştirdi, mobile yazılımcıları doğum iznine mi ayrıldı, kodlamacısı patronun kızı ile mi kaçtı bilmiyorum ama büyük sıkıntı var bu programda, asla çalışmıyor.
 
Şu sıralar tek keyfim, ofisteki filtre kahve makinası. Ofisteki filtre kahve makinasına, bazı çalışanlardan daha çok saygı duyuyorum, doğru söylemek gerekirse.
 
Son olarak, kafamdaki Amsterdam planı yatınca, Ayvalık'a gitme kararı aldım, beni izlemeye devam edin.
  
Veee bol bol kahve için, ağaçlarda yürüyün, bulutlara dokunun, sevdiklerinize ve küs uyumayın.
 
Herkese iyi haftalar.
 
 

8 yorum:

  1. Kimse blog yazmıyor, kimse tatile de çıkmıyor peki neden kimse blog yazmıyor??? Doğaya ihanetli paragrafı az sonra ekran görüntüsü alıp orada burada paylaşacam. Hayatını bu şekilde ona buna bok atarak ve onun bunun hayatını bok ettiğini iddia ederek idame ettiren herkes de tez elden gebersin iyşallah!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölmek yerine o seviyede yaşamaya devam etsinler, onlar da olmasa, kötüyü iyiden ayıramazdık.

      Sil
  2. Ayakların şişmiş kahveyi abartma derim ;) Eylül'de Münih güzel olur, J.'yi dürtsen de gelseniz.... Ne şahane olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Münih yılın 365 günü güzel bir şehir sevgili Ceren, ondan hiç şüphem yok ama malum Münih'e biraz küsüm biliyorsun nedenini, ama gelirsem bi senin için olur, J. ile bir baskın yaparız belki. Future is a magic.
      Ay ayaklarım, insansız bir ağaç altı aramaktan şişti. İyi pazardı yine de bir İstanbul ortalamasında.

      Sil
    2. Oktoberfest'e gelelim sevgililerimizle :)

      Sil
    3. MMMUUHAHAHAAHAHAHAHAHHA MALUM MESAJ AMA BU SADECE IHTIMALLER DAHILINDE

      Sil
  3. Yıldız dan sonra Beşiktaş'taki Alkım'a uğramış olabilir misin? Orada Hakan Günday kitabını eline alıp bırakan bir kızı sana benzettim, baktım baktım, emin olamadım, bir şey de diyemedim :D :D :D İçimde kaldı :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iyi ki dememişsin sevgili joe kdjajdasjda ben hayatımda hiç alkıma gitmedim, kitaplarımı istiklalden alırım. ama ilginçtir, yanımda ev arkadaşım vardı, o parkta hakan okuyordu, bana anlattı biraz adamı o gün de, pek ısınamadım karakterlere :d

      Sil