31 Ağustos 2015 Pazartesi

Dance Department

Bir gün şirketlerde dans departmanları açılmaya başlanacak ve bu fotoğraftaki 6 insanı, bu girişimin kurucuları olarak derslerde okutacaksınız! Suma Beach'de Richie Hawtin'i bol technolu bir gece ile geride biraktik. Gelecek danslarda görüsmek üzere... (soldan say: bendeniz,Bugra,Su,Ekin,Ali, fotografi ceken gorunmez kahraman Enis)


24 Ağustos 2015 Pazartesi

1 Senenin Ardından Felfena Kadroyla : Minipax 2015, Yeni Mekanlar ve Eskimeyen İnsanlar

Uzun bir yaz yandık kavrulduk, İstanbullular yapış yapış 45 derece sabahlarda sevişemedi, sonra gitti koca şehir, tek sağanak yağmurlu gün seçti, o gün festival yaptı, O da Minipax'tı, tarihte güzel bir cumartesine denk geldi. Bununla alakalı birazdan geri size dönücem çocuklar.

Şenay, Radyomood dinlemeye başlamış, ne iyi yapmış. Bloguna da yazmış beni. Dinleyin ve dinlettirin. Reklamsız, cingılsız, cayır cayır indie ve rock n rolll ve hiç duymayıp çok seveceğiniz parçalar, sevgili Emrecan'nın programları... Tavsiye ediyorum.

Ne güzeldi nikah, ne güzeldi nikah sonrası AYI Pub eğlencesi, ne güzeldi dostlarla park bahçe ve ne güzeldi Minipax, yağmura rağmen. Geçen haftadan Kadıköy'e gidiyorum dedim gittim, dostlar evlendi, ertesi pazar bir başka grup ile Maçka'da çimlere yayıldık, bu hafta da festival ruhunu doyasıya yaşadık,ıslandık, çamurlara battık ve hopp koca 2 hafta bitmiş.

Zeplin Pub, gerçi burası eski bir yer ama ben Vegan Burger'ini yeni denedim. Salatası daha büyük olmalı. Bira listesi ehh hali ile çok iyi. Irish sevenler buraya.

Diğeri de, Babylon Kilyos. Güzel haberler var burası ile ilgili. Yılların Asmalımescit Babylon'u kapılarını kapatıyor. Bomonti'de yeni yerinde devam edecek performans hall, Kilyos'da kışın güzel eventlerle ve yazın da plajı ile bizimle olacak. Bir Babylon aşığı, eski bir dostum ile Minipax öncesi cumartesi öğle yemeğine, beni Suma'ya bırakması kıyağı da yanında, gidelim dedik. Niyetimiz yıllardan sonra Bora Uzer dinlemekti ama fırtına nedeni ile konser iptal edildi. Bari yemek yiyip akşam birası içeriz olduk. Yağmur sonrası karadenizi izledik, güneşi batırdık, goygoy yaptık. Efendim Babylon Kilyos çok kaliteli bir yatırım yaparak pırıl pırıl bir mekan yapmış, gidin görün. Çalışanlar, kabinler, wc'ler, plaj, Babylon radyo yayını, oyun alanları, hayvani çim alanı, iskelesi, böyle tam kafayı yiyip şehirden kaçmalık yer olmuş, bu adamlar işi biliyor.  

Geçenlerde denk geldim, ekşi sözlükte bir entry vardı, biri kalkıp burası ile Suma'yı kıyaslamış. Üstelik Suma'da eğlenen kitle için de, ay bokum yani çok özür dilerim ama O da biz oluyormuşuz, junkie demiş. Şimdi su götürmeyen bir gerçek, iki mekanın kitlesi asla kıyaslanamaz. Babylon'da, çocuğunu alıp çimdirecek köfte yedirecek, köpeğinin bokuna, özel yapılmış "pet field"da poşet edinecek ve frizbisini Long Island Ice Tea'sine batırıp götüne sokucak bir kitle var. Suma da ise güzel isimleri kovalayıp, yağmur bile yağsa rüzgarda dans edecek düzenli drug hayatı olan bir kitle mevcut. 

Siz hangisi iseniz ona gidin arkadaşlar ve insanların zevklerini ve seçimlerini lütfen boklamayın. Efendim Babylon hafta içi 40 lira, haftasonu 50 lira giriş. Vodafone red zone ile %50 indirimli. Öğle yemeği + biralar + kahveler derken ortalama 190 lira felan ödedik. Karaköy'den hallice, bence değer! Frizbinizi unutmayın!


Gelelim, şehrin en geniş line-up'ının olduğu ama bir yağmurla nasıl bozulduğuna. Ağlayan zırlayan elit tayfanın festival sayfasını habire boklamasına! Eğlenmesini bilen az insanın nasıl da güzel eğlendiği Minipax Festival 2015'e.

Geçen sene Haziran'da apaynı sebeplerden cacık olan festival, nasıl da oluyorsa, yine apaynı doğal şartlardan maf olduğunu size burada anlatmayacağım, announcement yapıldığı halde maksimum önlemleri almayan ekibi eleştirecek dermanım yok çünkü hala dans etmekten yorgunum. Ben giderken yanımda uygun kıyafet ve çöp poşeti götürdüm. Kendi kişisel önlemimi almıştım. Eğlenmek isteyen eğlenir. Olmadı, olduramadılar. Olsundu. Elindekiyle yetinenler gece 1'de duran yağmuru bekledi ve o saate kadar ara ara vuran fırtınayı poşet yağmurluklar ile izledi. Buğra'nın o muzip gülümsemesi ile, yağmurdan sonra, bize gelip "arkadaşlar şu suratınızdaki memnuniyetsizliği ve kaygıyı görmek istemiyorum!!!" demesini ömrümce hiç unutamıcam. Ahahahahaha.


Online takip ettiğimiz hava durumu bizleri yanıltmadı ve "asıl gece şimdi başlıyor" deyip, ormanın karanlık rave havasına kendimizi bıraktık, Ali ile Enis'in doğum gününü kutladık, yeni dostlar edindik ve güzel müzikler dinleyerek sabah 8'a kadar dans ettik. En son plajda bir gözümü açtım, diğer gözümü de arabada. Eve geldiğimde sabah 10'du sanırım. Yine iyi gelmişim djsajdsa.

Yine iyi eve gelebilmişim
Line-up'tan hiç bahsetmeyeceğim çünkü fırtına nedeni ile bir sürü stage ve dj iptal oldu, ŞAŞIRDIK MI HAYIR ahahahahaha biz yine ordan oraya dj kovaladık, sığınacak yer aradık ara ara. Yağmur bitince ormanda kaldık. Gaiser, Pan-Pot, Dj Tennis, Rodhad dinledik. Gece 4'ten sonra hava iyice Techno'ya döndü. Gerçekten beklediğimiz gibi, çok ama çok iyilerdi. Festivalden sonra facebook sayfasını bir sürü şikayet doldurdu, 170 lira verip üstüne çamurlu ayakkabılarını post eden hanım kızlarımız için bu bloğu terk edip orayı takip edebilirsiniz. Bu şikayetler benim festival anlayışıma ters.

Herkese ama herkese teşekkür ederim. Festival ruhunu yaşayanlara, kahvesini suyunu yağmurluğunu benle paylaşan Ravers dostlara, geçen sene yaşadıklarımı kıyaslayıp, benimle yanımda olan sevdiğim hiç eskimeyecek insanlara, yeni yaşına festivalde giren 2 güzel adam Ali ve Enis'e,  acil kahve içelim sana ihtiyacım var:) diyen Buğra'ya, "aşkım topuzum nasıl olmuuuuuş" diyen Ekin'e, Enis'in doğum gününe sürpriz bir dj set up pastası yapan ve pastayı alana sokan Su'ya, ahahahahahah "ooo bu olayları artık blogta patlatırsın" diyen Atakan'a, İzmir'den festivale kalkıp gelen Ceren'e teşekkür ederim. Hepiniz iyi ki varsınız.

Geçen sene gittiğim ve bu sene gittiğim Minipax arasında aslında çok büyük bir fark var, ama onu buraya yazmaya artık hiç gerek yok. Ve tekrar tekrar teşekkürler Enis.

Dans edin, kahve için, dostlarınızın kıymetini bilin ve en önemlisi asla küs uyumayın. Herkese güzel bir hafta olsun!

15 Ağustos 2015 Cumartesi

Prepare Your Çeyrek Altıns

Prepare your çeyrek altıns. Cayır cayır evleniyorlar, kayınvalidenin nezninde legal seks yapmak için devlet altında imza atıyolar. Size ne ya, isteyen istediğiyle seks yapsın, size neeee, si ze ne
 
Şimdi böyle seksli yazı yazdım diye, bloğunda ıspanaklı börek yapan ablanın biri gelir, ııyyy ne ayıp am göt meme der. Olsundu, onlar da ıspanakla sevişiyordu.
 
Okuyun. Burayı iyi okuyun. Bu cümleyi o çok kutsal gördüğünüz ama beş para etmez kalbinizle okuyun. O amcık edebiyatınızla, küçük siklerinizle ayak altında dolanıyorsunuz. Egonuzu pazarlıyorsunuz. Karaktersizliğinizi pazarlıyorsunuz. Laflarınız lağım gibi. Valla çok iyisiniz bu konuda. Ne iyi ettik de bildik sizleri. Biz de gülüyoruz ibnesine, kahpesine.
 
8 senedir tanıyorum, son 9 ayımızı aynı evde geçirdik, ve bu ev arkadaşım da ayrılıyor evden. Yeni bir düzen kuracakmış kendine.
 
Airbnb yapmayı düşünüyorum. Bir yandan da düşünmüyorum. 9-6 çalışıyorum, o evin anahtarını nasıl teslim edicem gelene, tek derdim bu. Yoksa o işte para var ama benim bu otelcilikten karakterime geçen memnuniyet ve tatmin kaygım, bu planımın da ağzına sıçıyor.
 
Bazen hayatım resmen "oooo boşveeeerr bu çocuk büyüdü dert sahibi oldu,boşveeerrr."
 
Nemden, sıcaktan istanbulda kimse sevişemiyor.
 
Bana ne olur artık ucuz otel sormayın ne olur, koskoca adamlarsınız, internet kullanıyorsunuz, eski sevgilinizin eski sevgilisinin yeni sevgilisini stalklıyorsunuz ama otel bulamıyorsunuz, nolur bana otel sormayın. Rica ediyorum.
 
Geçen yazıda doğaya ettiğimiz ihaneti yazmıştım. Sabah ekşide bir kaplumbağ videosuna tıkladım, keşke açmasaydım. Hadin iyi haftasonları. Nasıl olacaksa artık.

13 Ağustos 2015 Perşembe

Abla Diyor, Çok Özledim Diyor

Abla diyor, çok özledim diyor, çok gelmek istiyorum bayramda diyor, içerde maç diyor, e-bilet bile alabilirim diyor.

Ne diycem ki bunu söyleyen adama? Elle tutulur ne dicem şimdi, futbolun boktan endüstrisini mi konuşayım şimdi? Koskoca herif, "Cimbomu özledim!" dedikten sonra karşısına hiç bir şeyle çıkamam ki.

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Şu Sıralar Bağzen Böyle

Şu sıralar, şu kedi kadar değil bazılarınız. Şaşırıyorum, bu kedi mesela karşılıksız sevmeyi nereden öğrenmiş. Nereden öğrenmiş oğğlum, baksana şuna?
 
 
Efendim, fark ettiniz mi, blogun eski tadı yok. Gidenler, gelenler, yazmaya ara verenler, yazası gelmeyenler. Yaz sezonundandır diyerek avutuyorum kendimi.
 
Kimse davetiye istemedi.
 
Pazar günü Yıldız Parkı'nda ağaçların altında yattım dostlar. Şehrin ortasındaki bu alana henüz çamur olmamışlar ama sözde tadilat ile diye bir sürü yere barikat çekmişler. Özgür parklarımızın içinde bile "sınırlar" var dostlar.
 
Parkın içinde bir sürü gelin ve damat, düğünden sonra sevişecek olmanın heyecanından, o sıcağa rağmen, komikli pozlar vererek fotoğraf çektiriyorlar. Hallerine 3 dakika tiksindikten sonra çimlerde uyumaya devam ettim.
 
Odun ve Ben. Sağdaki Ben.
22 Ağustos'ta Minipax Festival gerçekleşecek. Yer Suma Beach. Geçen sene yağmura rağmen çok güzeldi ve iyi eğlenmiştik. Avatism'i unutamıyorum dostlar. Tabi o hafta için planlarım farklı ama ne olacağı da belli değil. Ölü taklidi yapıyorum.
 
Hayatın içinde olanlar, olacaktır, Değişmeyen tek şey güneşin doğuşu ve batışıdır en nihayetinde. O yüzden şimdi geçmişte olanlara bakınca, demek ki böyle olması gerekiyordu, demek ki şimdi mutlu olmam için o hüzünleri yaşamam gerekiyordu diyorum.
 
Danimarka'dan aldığım matara, 2 saat kahveyi sıcak tutuyor.  Şimdi eve filtre kahve makinası mı alsam diye düşünüyorum. 
 
Birileri çoktan sikmesi gerekirdi ama 0216'lı numaradan Digitürk hala aramaya devam ediyor bizleri. Hayırdır?
 
Doğa bize hiç ihanet etmemişken bizim doğaya, sonradan öğrendiğimiz korku-ihanet-ego hislerimiz ile ona durmadan saldırıyoruz. Sadece Doğa'ya mı? Daha düne kadar sevdiğim dediklerim bana böyle saldırıyordu. Ebediyen yok oldular. Keşke Doğa için de aynısını yapabilsek.
 
Sonunda, Araplar bir gün iyice çoğalıp, İstanbul halkının anasını sikecek, bunun olmasını çok istiyorum. İşin bu yüzünü görsünler istiyorum. Geçen Taksim'den geçtim. Abooovvvv.
 
İzmir bir sürü göç almış. Denizi geçmek avrupaya biletmiş. Ulan geçebilcek olsaydık, bunca yıl, Suriyelilerden önce ben geçerdim karşıya. Bi siz akıllısınız.
 
Otelciliği bırakıp uyuşturucuya başlıcam.
 
She will be loved'da damadına yanık kayınvalide teması çok varoş ya. Adam Levine o profile hiç uymuyor, 3 gündür bunu dert ettim.
 
Duş alın. Kokanları, metroların güvenlik görevlisine kimyasal patlayıcı var diye şikayet edicem.
 
Bağcıklar kirlendi diye yeni bağcık aldım. Ama şimdi bağcıklar o kadar beyaz ki, ayakkabının kirliliği çok göze batıyor. Birini çözsem öteki dert, valla ya.

Bu sene spor aktivitelerine biraz ara vericem. Tribün yerine sözlük zirvelerine gideceğim dostlar. No e-bilet. Yoga'yı da dondurdum çünkü biraz dinlenmeli. 8 aydır ağzına sıçtım bünyenin. İyi de oldu.
 
Evde tüyler ve bulaşıklar ile mutlu mesud yaşıyoruz. Bize dokanmayın.
 
Soundcloud, ekibini mi değiştirdi, mobile yazılımcıları doğum iznine mi ayrıldı, kodlamacısı patronun kızı ile mi kaçtı bilmiyorum ama büyük sıkıntı var bu programda, asla çalışmıyor.
 
Şu sıralar tek keyfim, ofisteki filtre kahve makinası. Ofisteki filtre kahve makinasına, bazı çalışanlardan daha çok saygı duyuyorum, doğru söylemek gerekirse.
 
Son olarak, kafamdaki Amsterdam planı yatınca, Ayvalık'a gitme kararı aldım, beni izlemeye devam edin.
  
Veee bol bol kahve için, ağaçlarda yürüyün, bulutlara dokunun, sevdiklerinize ve küs uyumayın.
 
Herkese iyi haftalar.