30 Haziran 2015 Salı

Samsa ve Kuytu Köşelerin Güneşi

30 yaşına 1 kala, sevgi eksikliğinden kendini tokatlayıp, etrafındaki insanları mutsuzluğuna esir edenleri, ben artık sorgulamaktan vazgeçtim, sakin ve huzurlu hayatıma geri döndüm sevgili dostlar. Bu konuya geri dönüş yapıcam ama birazdan. 

Gregor Samsa, böcek olmadan önce bence İbrahim Tatlısesmiş. Tamam bee tamam, dilini ve dönemini sevdim ama kitapla ilgisi olmayan, benim bilinç altımdan dolayı kitabı ACAYİP huzursuz okudum çünkü tanımlanan böcek türünden nefret ederim, dikkatim çok dağıldı dostlar. Onun haricinde güzeldi. Kafka da çok kezbanmış, öyküsünden sonra bi sürü adamı, öyküyü beğenmediler diye, mektup yazarak darlamış. Aahahahahahahah. Kafya'ya trip attım şuan. 

Sözlükte genç yazar bir arkadaş ile aynen şöyle bir dialog geçti aramızda, bire bir isim vermeden aktaracağım. Bir başlık altına dert yanmış, ben de haftanın konsepti sevgi olunca, dayanamadım yazdım. Yav bu gençlik, neden bu kadar sabırsız yavv? 

“Sözlük, enteresan durumlar icerisindeyim. guzel bir isim var kazancim yerinde( ya da benim icin yeterli) saglikla ilgili bir problemim yok. bazen hatunlarla konusuyorum. uzaktan buyuk bir heyecanla yaklasiyorum. konusmaya basliyoruz. bir seyler oluyor. daha sonra flort etmeye basliyoruz, fakat ben artik sahipleniyorum. ama ters giden ise, yaptigi her sey gozume batiyor ve sogumaya basliyorum. randevulara gitmemek icin evde hasta ayagina yatiyorum. bu durum 1 senedir 4 hatunda oldu. hatta bir tanesinde bulustuktan sonra eve donerken, nasil bir sey uydursam da onu uzmeden ayrilsam diye yol boyu dusundum. simdi de yalniz kaldim. benim neyim eksik ben niye karsi cinsle mutlu olamiyorum. mevlanin sozune donduk heralde. bu duruma acayip canim sikiliyor. bir psikologa bile gittim. adam bana onlara bir şans ver onlari tani diyor. ya ben zaten sans veriyorum, olay da o sansi verdikten sonra kopuyor zaten. kimseyi uzmek, gerceklesmeyecek vaatler vererek beklentileri suya dusurmek degil amacim, ama bir turlu olmuyor.” 

Attığım mesaj ise şuydu; "Aslında bu duruma kendin cevap veriyorsun :) şu zamana kadarkiler uymamış işte kafana, bunda üzülüncek bişi yok ki :) Tam tersine sevinmek gerek, iyi ki mutlu olduğunu düşünüp, aldanıp, yanlış insanı seçmemişsin, ne güzel, şans vererek ve sonucunu görerek yaşıyorsun :) Doğru kadını görünce anlar gönül. Rahat ol. Hayatı yaşa!" 

Yanıt verdi akabinde. "Çok yasa hocam, alişkin olmadigim bir bakis acisi, zihin alismis surekli kendisini yormaya harab etmeye." 

Efendim beach miiç dedik de, İstanbul'da hava adeta bir Birmingham, bir Manchester. Galiba bu yaz hep böyle sürecekmiş. Cumartesi, ev keyfi yaptık. Akşam 10'da, dolapta karpuz var kesin yiyek, yoksa marketten dondurma mı alsak denirken, rakıya oturduk, ben nasıl oldu anlamadım. Hop, kavunlar kesildi, peynirler çıktı, bardaklar doldu. Lağğnn oğğğlum Yaşar felan dinledik. Günahı boynumuza.
 
Pazar günü Onur Yürüyüşü var dedik. Eee gidelim bakalım çociklerin aşkına, destekleyelim, hazır bir yerlerde aşk da kazanmışken, belkim biraz da o seviyeye geleceğimiz yılları düşünerek dertleniriz diye kalkıp gittik. Ancak bir de baktık ki, biz gidesiye kadar polis Ramazanmışmış(!) basmış gazı, İstiklal'de gökkuşağı bayraklarını topluyor ellerden. Orada bastı beni bi sinir krizi, Galatasaray'dan minik bir kortej Asmalı'ya geri döndü, çoğunluk da Cihangir'de toplaşmış. Bıraksalar sevgiyle yürüyecekler ama tercihlerden tiksinen, ponçik bir devletimiz var. Bir sürü insan yine tazyik ve gaz yedi. Biz biraz alkış yapıp, bükük boynumuzla olaysız evlere dağıldık.


Sevgisizliği sorgulamak istemiyorum çok sevgili dostlar çünkü bu toprakların fıtratında zulüm, bastırılmışlık, asabiyet var. Bu hisler sabah-akşam karşıma çıkıyor ve sayıları gittikçe artıyor.
Güneşleri söndürmeyin. Küs uyumayın. Sevgi size çok yakışıyor. İyi haftalar.

4 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Yaaagggg akshahahah Jardzy son baktigin el fali ise NOOOOOOOO o fali ben hic sevmedim cikmasini istemiyorum

      Sil
    2. Geri mi alayım? :))))))

      Sil
    3. AHAHHAAHAHAHAHAHAHAHHAHAH NOOOOOO

      Sil