29 Eylül 2014 Pazartesi

Orta Asya'da Göçebe Hayatı, Kitap Meydan Okuması 12,13,14,15, Filmekimi, Blogger Bazaar ve Bağzı Özlemeler

Sizi yeni kalpağım ile selamlıyorum. Bu yazıdan sonra Orta Asya'ya göçücem. Yerleşik hayatı bırakıp at sürücem ve ayı avlıycam. Yeter bu şehirde bu kadar süründüğüm.


Kitap başlıkları birikmiş, hemen başlıkları sizin için yazıyorum. Sonra haftasonu bir kaç tatlış ziyaret yaptım, onları da anlatıp işe dönücem. 

12. gün: Hem sevip hem nefret ettiğin bir kitap : Tabiki de Paulo Coelho - Işığın Savaşçısının El Kitabı. Ya sen Simyacı gibi okunduğunda ohannnes! diyeceğimiz öyküler yaz, ne gerek var Ferrarisini Satan Bilgi safsatası kıvamında işleri yapıyorsun. Abi anlamıyorum ben bu adamı. Çılgın gibi seviyorum, Zahir'de deli gibi ağladığım adamdan böyle işler çıkınca hacı amcanın kitaplarına doluyorum, sinirimi bundan çıkartıyorum. 

13. gün: En sevdiğin yazar : Ya tamam sonunu 3. bölümde tahmin edebilirsiniz belki tamam vurmayın abiley,vuymayın, ama Grange dicem. Bonusunuz : King.
 
14. gün: Filmi çekilen ve mahvedilen bir kitap : Benim açıkcası pek bir film kültürüm yok. Yani buna dikkatlice cevap vermek yerine, biraz yüzeysele indirgeyeceğim. Taş Meclisi'ni sevmemiştim. Ya bana kalırsa ben kitabı olan filmleri izlemiyorum bile. Kitaptan aldığım keyfi filmden alamıyorum. Şimdi siz buraya nice Yüzüklerin Efendisi, Heri Potırlar, efendim Matrixler felan yazıcaksını, demi ? 
15. gün: En sevdiğin erkek karakter : Roland. Dün gece kokobella misali yatakta döne döne 3. kitabı da bitirdim, Roland ve arkadaşlarının yolculuğu devam ediyor. Eddie ile aralarında geçen diyaloglar muazzam. Roland beni son zamanlardahala etkilemeye devam ediyor. Yeni kitapta Susan ile aralarındaki aşkı da anlatacak. Merakla bekliyorum.



Çarşamba günü Kasette'de gittiğim Rampue etkinliği güzeldi, tam da benim sizinle paylaştığım seti icraa etti arkadaş, o nedenle 10 üzerinden 10 veriyorum ve kendisini mehter marşı ile uğurluyorum. 
Cuma günü Pera Müzesi'ni ziyaret ettim. Cumaları "halk günü":d Katlar sergilerle dolu. Duvarların Dili ve Kahve Molası ilgimi çekmişti. Kahve pek beklentimi karşılamadı ama ismini not almaya unuttuğum bir sokak sanatçısının videosu beni çok etkiledi. Avrupa'nın çeşitli yerinde sokakta resimleri var ve kızım büyüdüğünde buralara gidecek ve belki bazılarına rastlayacak, bunu düşünmesi bile beni çok mutlu ediyor diyordu...


Efendim Cumartesi günü yaşlı neneler gibi mızıklayarak işten eve gittim, kokrunç bi gündü otelde, çılgın gibi yağan yağmura yenildim, Tarçın ile yattık kalktık kitap okuduk, çay içtik. 


Pazar sabahtan Biletix'e uğratım, Filmekimi için 3 tane bilet aldım. Bununla ilgili filmleri izledikten sonra ayrı bir yazı yazıcam. Mezara Kadar, Ayrı Dünyalar ve Çılgın Aşk. Ay bi heves aldım, öğrenci, umarım elimde patlamaz çünkü öğrenci = deyilim dkahdkjsad. Sonra ordan Balkon Sefası'na gittim, sohbet muhabbet, o ara Esra ile Ali, Mürekkep'deki etkinliğe gidiyorlarmış, geçerken beni de aldılar. Blogger Bazaar, daha önce de yapılmış, bu sefer eventin müziklerini Radyo Mood çalınca hali ile event daha bir güzel oldu, güzel müzikler, vintage kıyafetler, takı tuku, dekor, cup cakes, gülen mutlu bir Pazar kitlesi. Ben 2. el kalpağı burada buldum. Kışın korkunç üşüyen biri için inanılmaz bir eşya. 10 lira gibi bişiye aldım. Bir sonraki satışlara Balkon Sefası ile girmeliyiz dedim, eventin sahipleri ile tanıştım. Şartları öğrendim. 7.ci etkinlik için henüz tarih belli değil, beni izlemeye devam edin.



Çıkışta Ayşegül ile buluştuk, Mono'da yemek yedik kahve içtik. Ben biraz şaklabanlık yaparak kafasını şişirdim, biraz da dertleştik. Ex-hommie ne günler için var? 

Bu iş haftasının çekilir olmasının tek nedeni; tatil yaklaşıyor ve kardeşim Almanya'dan dönüyor. Bayramı İstanbul'da geçircez. Sevgiler.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder