10 Eylül 2014 Çarşamba

Ah Bu Galatasaray Olmasa

Leş gibi ülkenin, leş gibi gündemin içinde bir de milli takım maçlarına katlandık, üstüne üstlük bir de takımdan ayrı kalıyoruz, canımız sıkılıyor. Böyle takımlar bizi nasıl Dünya arenasında temsil ediyor aklım almadı, neyse çok detaya girmicem, efendim "paşalig" muhabbetinden dolayı bu sene Arena kombinemi kahrolarak yenilemedim. Bu görüşte 2'ye ayrılan dost çevresine sahibim. Özümüzde armayı takip ediyoruz, Galatasaray'ı seviyoruz diyenler bu ayrıştırılmış ve rezil uygulamayı sallamadı, kombine + paşalig kartını aldı. Sezona başladı. Çok haklılar işin özüne baktıklarında ama diğer grup ise, endüstriyel futbola karşı durdu, tribün kültürünü öldüren, kundaktaki çocuğunu, yiğenini, komşusunu, eşini, sevgilisini en az onlar kadar sevdiği Galatasaray'ına götüremediği için almadı. Alamadı. Futbol ayağını bu sezon ikinci gruba girerek erteledim. 


Gelelim Basket ayağına. Geçen sezon bildiğiniz üzere Basket kombinesine de sahiptim. Kış kıyamet demeden gittiğim Zeytinburnu'na bu sene de gitmeye karar verdim. Açıkcası içim içimi yemiyor değil, her alanda her yerde bu takımların bizlerin desteğine ihtiyacı var. Siyasetin tiyatro gibi sporun içine girmesi beni müthiş üzüyor. Bir yerde içim Arena'da olamayacağımdan acırken bir yandan da teselli ediyorum, "bu sezon naabalım basket takımımızı destekleyelim" diyorum. Yenilemeyi bu nedenle yaptık. Uygulama bu sezon baskette geçerli değil. Aman eksik kalsınlar. 

Dönüp baktığımda nankörlük edemiycem, tribün sayesinde çok güzel dostluklar kazandım. Ligin başlaması ile bu güzel insanlara kavuşmak beni şimdiden heyecanlandırıyor. Hepsiyle en kısa sürede görüşmek üzere. 

Yaşasın Galatasaray, Yaşasın Zorlu Sevdamız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder