30 Eylül 2014 Salı

Kitap Meydan Okuması - 16

16. gün: En sevdiğin kadın karakter : Esther - Zahir / Paulo Coelho

Ne derseniz deyin, ister bencilce, ister acımasızca, sevgisini istediği yerde ve istediği zamanda bulamadığı için, en zayıf yönlere inat, çekip gitmiştir. Bayaa iz miz bırakmadan. Kocası polislere gitmiş, ilan vermiş, yanına hiç bişi almadan bir gün evden çıkıp giden Easther'inin peşinden yollara çıkmıştır. O'nu,elindeki ip uçları ile Orta Asya'nın ovalarında aramıştır ve eşine veremediği, ona hissettiremedi, ihmal ettiği aşkı ile yüzleşmiştir, bu ovalardan geçerken iç yolculuğunda kadınını aramıştır ve sonunda anlamıştır. Dağların arasında yüzleştiği hisler ve sonunda karşılaştığı işler, olaylar olaylar ahahaahahha. Afferin kız sana. Müstehak bu siklerinin peşinden gidenlere. Dolaşsın dursun dağ tepe. Aptal herif.

29 Eylül 2014 Pazartesi

Orta Asya'da Göçebe Hayatı, Kitap Meydan Okuması 12,13,14,15, Filmekimi, Blogger Bazaar ve Bağzı Özlemeler

Sizi yeni kalpağım ile selamlıyorum. Bu yazıdan sonra Orta Asya'ya göçücem. Yerleşik hayatı bırakıp at sürücem ve ayı avlıycam. Yeter bu şehirde bu kadar süründüğüm.


Kitap başlıkları birikmiş, hemen başlıkları sizin için yazıyorum. Sonra haftasonu bir kaç tatlış ziyaret yaptım, onları da anlatıp işe dönücem. 

12. gün: Hem sevip hem nefret ettiğin bir kitap : Tabiki de Paulo Coelho - Işığın Savaşçısının El Kitabı. Ya sen Simyacı gibi okunduğunda ohannnes! diyeceğimiz öyküler yaz, ne gerek var Ferrarisini Satan Bilgi safsatası kıvamında işleri yapıyorsun. Abi anlamıyorum ben bu adamı. Çılgın gibi seviyorum, Zahir'de deli gibi ağladığım adamdan böyle işler çıkınca hacı amcanın kitaplarına doluyorum, sinirimi bundan çıkartıyorum. 

13. gün: En sevdiğin yazar : Ya tamam sonunu 3. bölümde tahmin edebilirsiniz belki tamam vurmayın abiley,vuymayın, ama Grange dicem. Bonusunuz : King.
 
14. gün: Filmi çekilen ve mahvedilen bir kitap : Benim açıkcası pek bir film kültürüm yok. Yani buna dikkatlice cevap vermek yerine, biraz yüzeysele indirgeyeceğim. Taş Meclisi'ni sevmemiştim. Ya bana kalırsa ben kitabı olan filmleri izlemiyorum bile. Kitaptan aldığım keyfi filmden alamıyorum. Şimdi siz buraya nice Yüzüklerin Efendisi, Heri Potırlar, efendim Matrixler felan yazıcaksını, demi ? 
15. gün: En sevdiğin erkek karakter : Roland. Dün gece kokobella misali yatakta döne döne 3. kitabı da bitirdim, Roland ve arkadaşlarının yolculuğu devam ediyor. Eddie ile aralarında geçen diyaloglar muazzam. Roland beni son zamanlardahala etkilemeye devam ediyor. Yeni kitapta Susan ile aralarındaki aşkı da anlatacak. Merakla bekliyorum.



Çarşamba günü Kasette'de gittiğim Rampue etkinliği güzeldi, tam da benim sizinle paylaştığım seti icraa etti arkadaş, o nedenle 10 üzerinden 10 veriyorum ve kendisini mehter marşı ile uğurluyorum. 
Cuma günü Pera Müzesi'ni ziyaret ettim. Cumaları "halk günü":d Katlar sergilerle dolu. Duvarların Dili ve Kahve Molası ilgimi çekmişti. Kahve pek beklentimi karşılamadı ama ismini not almaya unuttuğum bir sokak sanatçısının videosu beni çok etkiledi. Avrupa'nın çeşitli yerinde sokakta resimleri var ve kızım büyüdüğünde buralara gidecek ve belki bazılarına rastlayacak, bunu düşünmesi bile beni çok mutlu ediyor diyordu...


Efendim Cumartesi günü yaşlı neneler gibi mızıklayarak işten eve gittim, kokrunç bi gündü otelde, çılgın gibi yağan yağmura yenildim, Tarçın ile yattık kalktık kitap okuduk, çay içtik. 


Pazar sabahtan Biletix'e uğratım, Filmekimi için 3 tane bilet aldım. Bununla ilgili filmleri izledikten sonra ayrı bir yazı yazıcam. Mezara Kadar, Ayrı Dünyalar ve Çılgın Aşk. Ay bi heves aldım, öğrenci, umarım elimde patlamaz çünkü öğrenci = deyilim dkahdkjsad. Sonra ordan Balkon Sefası'na gittim, sohbet muhabbet, o ara Esra ile Ali, Mürekkep'deki etkinliğe gidiyorlarmış, geçerken beni de aldılar. Blogger Bazaar, daha önce de yapılmış, bu sefer eventin müziklerini Radyo Mood çalınca hali ile event daha bir güzel oldu, güzel müzikler, vintage kıyafetler, takı tuku, dekor, cup cakes, gülen mutlu bir Pazar kitlesi. Ben 2. el kalpağı burada buldum. Kışın korkunç üşüyen biri için inanılmaz bir eşya. 10 lira gibi bişiye aldım. Bir sonraki satışlara Balkon Sefası ile girmeliyiz dedim, eventin sahipleri ile tanıştım. Şartları öğrendim. 7.ci etkinlik için henüz tarih belli değil, beni izlemeye devam edin.



Çıkışta Ayşegül ile buluştuk, Mono'da yemek yedik kahve içtik. Ben biraz şaklabanlık yaparak kafasını şişirdim, biraz da dertleştik. Ex-hommie ne günler için var? 

Bu iş haftasının çekilir olmasının tek nedeni; tatil yaklaşıyor ve kardeşim Almanya'dan dönüyor. Bayramı İstanbul'da geçircez. Sevgiler.



25 Eylül 2014 Perşembe

Kitap Meydan Okuması - 11

Hah süper, yine kendimizle kavga edeceğimiz, etrafa carlayacağımız mükemmel bi soru. Bayılıyorum bu dövüşmeli sorulara. Hemen kılıç kalkan ekibimi yanım alarak cevaplamak istiyorum. 11. Gün : nefret ettiğiniz kitap? 

Ya dostlar, aslına bakarsanız bu soru biraz garip. Yani, karakterlerden, olaydan, örgüden, anlatımdan nefret edilebilir, ama kitaplardan nefret edilmez. Emeğe nefret duymak, ne biyim...  Ama ben soruyu nefretle değil de ayrılan zamana duyulan nefretle ele alacam.  Paul Auster - Yazı Odasına Yolculuklar. AMAN YAREPPİM bu adama mükemmel hikayeci diyorlar ama ben sanırım yanlış hikayesinden başladım okumaya. Offf sürekli bişiler oluyor, sürekli bişiler yazıyor içeride birisi, birileri aralarında konuşuyor, yok baskın yok sava, yok siyasi suç, böyle bi bittiğine bile sevinemiyorsunuz çünkü hiç bişi anlamamış oluyorsunuz. "Ne bu? Şimdi ne dedi? Noldu ya?" diyorsunuz. Akabinde hemen kitaplığın ücra biyerine sokuşturdum kendisini. Paul Auster'in Yanılsamalar Kitabı buna olan ön yargım nedeni ile yıllardır kitaplığımda yatıyor. Elimi atasım yok. Eğer derseniz Silvia bak, accayip güzel öyküleri var, dilin götüne kaçar hemen oku, size söz okucam. Şimdi beni sinir ve gerginliklerim ile başbaşa bırakın, Tarçın'ı sevip çay yapacam.

24 Eylül 2014 Çarşamba

Kitap Meydan Okuması - 10

10. Gün : Size evinizi hatırlatan kitap

Bunu ciddili düşünüyorum 2 gündür. Aklıma Pierre Charras - On Dokuz Saniye geliyor. Hem içindeki acı - ekşi öykü, hem sürüklemesi, içindeki karakterlerin pişmanlıkları; benim hatalardan ders almıyor oluşum, insan çeşitlerini anlatışı, evimi, kendimi ve geçmişi anlatıyor bana sanki. Kısacık bir öykünün benim içimi hala acıtıyor olması da manidar.

Bonus : Bu adamcağızın bir de İyi geceler Tatlı Prens diye bir kitabı var, onun anlatımı buna oranla yavaş gelmişti ama arada söylenemeyen sözler ve çocuk ile babası arasında insanın boğazını gıcıklayan öykü okumaya değer.

Akşama Rampue'e gelenler el kaldırsın? Kışın eğlence sezonunu ekipçe açıyoruz. Yer : Kasette İstiklal. Güzel Müzik : Bedava. Hey hey hey hey. Hadi bakalım.

23 Eylül 2014 Salı

İstanbul'da Şans Eseri "Yaşamak"


Bu iskele az önce 3,5 gibi yıkıldı, 2 saat sonra işten çıkıp, altından geçerek evime gidicektim. Şimdi bakıyorum, bakıyorum, bakıyorum, arkasında görünen Point Hotel'in otel inşaatına, bir durup esen fırtınaya bakıyorum, bir de 4,5 senedir yürüdüğüm, hemen sol tarafta girişi görünen kaldırıma bakıyorum. Aklıma türlü şeyler geliyor, kovuyorum dostlar. Biz insanlar İstanbul'da hayatta kalmak için yaşıyoruz, şansımız varsa.

Kitap Meydan Okuması - 9

9. gün: Sevmem sanıp da sonunda sevdiğin bir kitap...

Evet, var öyle bir kitap. Ahmet Ümit. Sis ve Gece. Bilindiği gibi iyi bir Ahmet Ümit sempatizanıyım. Ama bu kitabını okuduğumda lise sondum. Böyle sonları beklemiyorsunuz öyle bi yaşta tabi. Katil kaçtı öykü bitti değildi. Etkilenmiştim. Polisiye ve dram seviyorsanız, hemen başlayın. Bonus : Can Dündar, Aşka Dair. Bakın ben bu medyanın övdüğü şeyleri pek elime almam, ama bunun içindeki kadınların aşka bakış açısı ile ilgili tespitleri, ay allahım.

22 Eylül 2014 Pazartesi

Kitap Meydan Okuması - 7,8

7. gün: Sana kahkaha attıran bir kitap : En yakın arkadaşımızın gamzesini bile yeni farkediyoruz. Güldüğümüz mü var allaşkına? Beni gülmekten kitleyen bir kitap, eeee, yine çocukluğuma gidicem kusura bakmayın, Pıtırcık serileri idi. Eveth, Pıtırcık'ın ekstra relaks babası ve düzen delisi annesi ile yaptığı sohbetlere çok gülerdim. Yakın zamanda, biraz da popüler ürünlere yuvarlandığım dönemde Pucca'nın kitaplarına gülümsedim. 

8. gün: En abartılmış bulduğun kitap ("Nesi bu kadar meşhur bu kitabın, anlamıyorum?" vs.) : Kendimi tekrar etmek istemem ama yazmadan edemicem, ne kadar kin kussam az, Madonna tabi ki. AHAHAHAHAHAH. Bonus ise, Coelho'nun Portobello Cadısı. Ne biliyim. O kadar Coelho diye okumuştum, bana biraz ot geldi. O adam bazen gereksiz bir fantastikoooo şeyler işliyor öykülerine, ben daha yaşanmışlığı yoğun öykülerini seviyorum. Anladınız umarım. Anlamadınız mı? Peki. Yeter bu kadar, işe dönüyom. Bye. :d

Kevin, Koleksiyon Sohbetleri ve Küçük "Şeyler"

Bugün Kevin gelmiş otele dostlar. Hoşgeldin Kevin. Kendisi bir soğutucu üretim fabrikasında çalışıyor, Çin'nin Guangdong bölgesinde yaşıyor. 1.60 boyundaki bu adam eski fotoğraf makinaları ve eski paralar topluyor. İş seyhati sırasında boş vakitlerinde Avrupa'da, Amerika'da ve Asya'da bit pazarları geziyor. Bir önceki gelişlerinde Kadıköy'e göndermiştim ve 1-2 hint parası hediye etmiştim. Tekrar gelmiş ve dün Bomonti Bit Pazarı'na gitmiş. Hani benim şu 5 aydır ertelediğim bit pazarı. Hani şu yağmurları bahane edip yorganlardan çıkmadığım, heni şu tek başına yapmaktan keyif aldığım şeylerin yerini şimdi başka işlerle doldurduğum, ertelediğim mutluluklarım? Adam Çin'den geliyor ve saatlerini geçiriyor. Bayılmış, Almanya'da gezdiklerimden bile çok daha iyiydi dedi. 

Otelde misafirlerden kalan, eski veya convert edilemeyen demir paraları Kevin'e hediye ediyorum. Bugün geldiğinde ise küçük bir Bahreyn cent'i hediye ettim. Bunu O'nun için 2 aydır saklıyorum. Her zamanki gibi ufak tefek elleri ile dereceli gözlüklerini çıkarıp masama koydu. Parayı uzattım. Neredeyse tırnakları ile tuttuğu demir parayı kendi etrafında hafifçe çevirerek üzerindeki yazıları okudu. Çinlilere özgü bi tonlama ile "oohhmm, evet bu biraz güncel bir para ama etkilendim" dedi. Gözlüklerini masama koyduğu yerden geri aldı, gülümsedi ve elimi heyecanla sıktı.


Cumartesi günü 8. Beyoğlu Sahaf Festivali'ne gittim ve 4 tane 90 öncesi baskılarından Stephen King kitabı buldum. Nice yıllara Stephen King, iyi ki varsın ve hala bizimlesin. Koleksiyon deyince, Kevin makina topluyor, bense kitap. Güzel şeyler bunlar.


Pazar günü dostlarla kahve içtik. Taa Avcılar'a gittim. Müzikten,kitaplardan ve dostluktan anlayan bu insanlar için, bu yol isterse 5 saat olsun, değer.

Dönerken metrobüste gece Ramque'nin şu setini dinledim. Metrobüse daha önce binmemiş olsaydım Diyarbakır'a gittiğini düşünebilirdim. Rampue'nin Çarşamba günü Kasette'de çalacak olması ve dün bindiğim metrobüs gerçekten muazzam bir kültür senteziydi. Bu sentez elle tutulur birşey olsaydı, bit pazarında yerini alırdı. Ama ben satın alırmıydım bilmiyorum. 

Küçük şeylerden mutlu olmayı seviyorum. Pazartesine, hediye ettiğim belki 1 lira bile değerinde olmayan demir paranın, Dünya'nın öteki ucundan gelen bir adamı mutlu etmesi ile başladım. O'na bit pazarına gideceğime söz verdim. Sizi, Çorak Topraklar'dan bir dialog ile başbaşa bırakıyorum. İyi haftalar.




20 Eylül 2014 Cumartesi

Rakı, Dost ve Kitap Meydan Okuması - 4,5,6

Size geri döneceğimi söylemiştim, çellınc'a devam. Efendim başlıkları ve kısa açıklamalarını şuraya şöyle bırakıp, cumartesi çalışanı olarak işlerimi toparlamaya gidiyorum. Sonrasında Balkon Sefası'na giderim belki, kim bilir?

Dün uzun zamandır ihmal ettiğim Rakı sofrasına Cansu ile oturdum ve bayaa eğlendik. Yakup 2 iyi bir adres, Asmalımescit'te harika teraslı bu mekanı, Rakı keyfiniz için yaz-kış seçebilirsiniz. Ben burayı Doruk ve Ozi sayesinde keşfetmiştim. Haftaya Cansu ile İstanbul Modern'e gidiyoruz. Çok Sesli sergisine, bize katılan?


Doruk deyince aklıma geldi, İzmir'de askerliğine devam edecekmiş. Foça'ya dağıtımı olmuş. KESİN İZMİRLİ KESİN GAHAHABAHAHAHAHA.

Dün Rakı olmasaydı niyetim Pera Müzesi idi ama erteledim, o da haftaya kaldı.

8. Beyoğlu Sahaf Festivali başladı. Stephen King koleksiyonu yapan Silvia'ya duyrulur. Tabi ki de kaçırmayacağım. İstanbul'da festivalsiz Silvia düşünülemez.


Cevaplar şurada efendim, herkese iyi haftasonları ^^

4. gün: En sevdiğin serinin en sevdiğin kitabı : Stephen King : Kara Kule, 1 kitap, çünkü Roland ile tanıştım.

5. gün: Seni mutlu eden bir kitap : Şöyle bir düşündüm de, son zamanlarda o kadar çok Sabahattin Ali okudum ki, tüm yaz tatilimi İbrahim Tatlıses gibi geçirdim, bi yıkılmalar, bi gereksiz ağlaklık, mutlu eden kitap için yakın geçmişi düşündüm ve aklıma hemen Buse Cinayeti geldi, Mehmet Murat Somer yazarı. Fermina d.günüme göndermişti, yaz tatilime kısmet oldu, çok janjanlı bir öykü, sonunu "Mehe Mehe Mehe" diye sırıtarak gözlerimde kalpler ile bitirmiştim, bunun haricinde son zamanlarda zaten genel bir mutsuzluğum var, kitaplar üstesinden gelemiyor.

6. gün: Seni hüzünlendiren bir kitap : Tabi ki Sabahattin Ali : Madonna. Aşkını, sükünetine satan orospu çocuğu Raif. Sikine sahip çıkmayıp bi de o arabesk hali ile çocuk yapıyor. Nefret ediyorum bu tipten. Zeytin bahçelerinde geberip gitmedi, süründü bütün kitap boyunca. Sümüklü herif.

19 Eylül 2014 Cuma

She Is Amazing! (*) -2

Efendim, kısa bir isyandan sonra mutsuzluklarımı törpüleyen, Dünya'nın öteki ucundan gelip benim için bişiler karalayan "chok guezaaall" insanlarımın yazıları ile haftayı kapatıyorum. Book challenge için geri dönücem. Biliyorsunuz ara ara sizlerle bunları paylaşıyorum, siz de işini iyi yapan insanları yorumlayın ve onların sizler için var olduklarını unutmayın. 

İşim; sizin tatillerinizi kolaylaştırmak değil, seyahatlerinizi en iyisi yapmak. İyi ki varsınız, sizi çok seviyorum. Herkese mutlu haftasonları!

The staff was super friendly and very helpful. The guest relations Silviaa guided us well on the Bosphorous Cruise and City Map. Everything about Midtown was fantastic! - I. QUETTAWALA - Katar

Silvia is amazing and incredibly helpful!!! -SARA FO. -USA

It was my first visit to Istanbul in more than 20 years and the staff could hardly have been more helpful. Silvia on the guest relations desk even found me opera tickets when I could not obtain them myself! -WILLIAM L. -USA

Good morning, Silvia. I would like to thank you for your hospitality during my time in Midtown Hotel. Overall I am very pleased with the service and hotel itself. I will recommend your hotel to all my friends and colleagues. Thank you very much  again. Yours faithfully. - DILYARA E. -BAKU

The Staff went above and beyond for us, especially Silvia , fantastic customer service! We would recommend staying here. - ROSE P. -USA

Ms. Silvia in the customer service is simply Super!!! - NOWEIR M. -Mısır

The staff were extremely helpful, especially Guest Relations manager Silvia! -Jasmine G. -Fransa

Thanks a lot to Mrs. Silvia for helping and advice. - AHMED A. -Bahreyn

Herşey mükemmeldi Silvia, yardımların ve tavsiyelerin için teşekkür ederim. Çok kısa kaldığımızı düşünüyorum İstanbul'da bir sonraki gelişimizde zamanımızın olmadığı yerleri ziyaret edip alışveriş yapacağız. Geldiğimiz de tekrar Midtown'da kalacağız. - BAHAR G. İzmir

(*) O harika.

17 Eylül 2014 Çarşamba

Book Challenge 3. Gün

3. gün: En sevdiğin kitap serisi : King'in Kara Kule serisi.

Roland sen ne güzel bir adamsın.

16 Eylül 2014 Salı

Book Challenge 2. Gün

2. gün: Üç kere ya da daha çok okuduğun kitap

Komikçe belki bilmiyorum ne derseniz deyin, kitap kitaptır, benim çocukluğumda başladı kitaplarla sevdam. Babam hergün Sabah gazetesi alır, eve Ayşegül'ler getirirdi. Hepsini yüzlerce kez okumuşumdur. Sonra 101 Dalmaçyalı vardı, Ayvalık Halk Kütüphanesi'nden gider alırdım yılda 1 kez. Tabi çocukluk yıllarından sonra bu tekrar tekrar okumalar bitti. Benim hiç unutamadıklarım bunlar kaldı aklımda. Sadece olgunluk dönemimde Paulo Coelho'nun Zahir'ini 2 kez okumuştum, o da salya sümük yapıyor. Eğer hassas bir dönemde iseniz asla okumayın. Şu sözlere hala ağlarım, bakın işte yaaaa, yine gözlerimden şıp şıp akıyor bişiler ... 

"Bütün bildiğim, onsuz yaşayabildiğim halde, hala onu yeniden görmek, birlikteyken hiç söylemediğim şeyleri söylemek istediğim; "Seni kendimden bile daha çok seviyorum. Bunu söyleyebilirsem o zaman kendimle barış içinde yaşamayı sürdürebilirim çünkü bu aşk beni rehin aldı." Sf : 89

Gününüz güzel geçtin. Ben çabalıyorum, benim umudum var, ben sevdiklerime sarılıyorum, ben sevdiklerime sahip çıkıyorum. Lütfen sevdiğinize sahip çıkın. Kalp kırmayın, sakinlikle konuşun, güneşe göz kırpın, umutlarınızı kaybetmeyin, içinizi tüketmeyin. Sahte insanlardan uzak durun ve en önemlisi, mücadele edin.

Bugün çok mühim bir görüşmem var. Ardından ise gece Galatasaray'ın avrupa maçlarının start'ı. Heyecanım 100'e katlandı. Herşeyin bugüne denk gelmesi bence hayatın beni sınama şekli. Mutluluğu bu nedenle daha çok hakediyorum. Sevginizle kalın. Yarın 3. günden devam...

14 Eylül 2014 Pazar

Book Challenge İle Sen De Meydan Oku!

Heh ben de diyordum blog henüz karışmadı, girmedi birbirine lhadadahdaj yine ortalık duman olmuş, Zihin challenge başlatmış. Tatiller bitti, Silvia evine döndü, boş oturuyordu zaten, aynen :d hdsah Tamam tamam aldım meydan okumayı, biraz düşününce çıkar cevaplar sanırım, hadin bakalım... İsteyen yapsın, 30 gününüz var, hergüne 1 cevap. Yarın çok yoğun olacağım için şimdilik ilk cevabı yazıyorum. Öteki gün devam.

Reklamlar başladı. Araya sıkıştırp gider gibi olacak ama gezentipler.com var, orayı arada okuyun. Severseniz daha çok okuyun. Geziyorlar ve yazıyorlar. Ben sevdim, yazarı Arda, selam Arda. Oraya yazılar yazıcam ilerde, şimdilik tatlış okumalık siteye siz de göz atın mutlaka. Reklamlar bitti.

1. gün: Geçen sene okuduğun en iyi kitap : Kaiken - Grange
2. gün: Üç kere ya da daha çok okuduğun kitap
3. gün: En sevdiğin kitap serisi
4. gün: En sevdiğin serinin en sevdiğin kitabı
5. gün: Seni mutlu eden bir kitap
6. gün: Seni hüzünlendiren bir kitap
7. gün: Sana kahkaha attıran bir kitap
8. gün: En abartılmış bulduğun kitap ("Nesi bu kadar meşhur bu kitabın, anlamıyorum?" gibilerinden)
9. gün: Sevmem sanıp da sonunda sevdiğin bir kitap
10. gün: Sana evini, yuvanı hatırlatan bir kitap
11. gün: Nefret ettiğin bir kitap
12. gün: Hem sevip hem nefret ettiğin bir kitap
13. gün: En sevdiğin yazar
14. gün: Filmi çekilen ve mahvedilen bir kitap
15. gün: En sevdiğin erkek karakter
16. gün: En sevdiğin kadın karakter
17. gün: En sevdiğin kitaptan en sevdiğin alıntı
18. gün: Seni hayalkırıklığına uğratan bir kitap
19. gün: Filmi çekilmiş olan sevdiğin bir kitap
20. gün: En sevdiğin aşk romanı
21. gün: Okuduğunu hatırladığın ilk roman
22. gün: Seni ağlatan bir kitap
23. gün: Ne zamandır okumak isteyip de bir türlü okuyamadığın bir kitap
24. gün: "Keşke daha çok insan okusa" dediğin bir kitap
25. gün: Kendine en yakın bulduğun karakter
26. gün: Bir konu hakkındaki fikrini değiştirmiş olan kitap
27. gün: Bir kitapta okuduğun en "sağ gösterip sol vuran" gelişme ya da sürprizli son
28. gün: En sevdiğin kitap adı
29. gün: Herkesin nefret ettiği ama senin sevdiğin bir kitap
30. gün: Senin için tüm zamanların en favori kitabı

10 Eylül 2014 Çarşamba

Ah Bu Galatasaray Olmasa

Leş gibi ülkenin, leş gibi gündemin içinde bir de milli takım maçlarına katlandık, üstüne üstlük bir de takımdan ayrı kalıyoruz, canımız sıkılıyor. Böyle takımlar bizi nasıl Dünya arenasında temsil ediyor aklım almadı, neyse çok detaya girmicem, efendim "paşalig" muhabbetinden dolayı bu sene Arena kombinemi kahrolarak yenilemedim. Bu görüşte 2'ye ayrılan dost çevresine sahibim. Özümüzde armayı takip ediyoruz, Galatasaray'ı seviyoruz diyenler bu ayrıştırılmış ve rezil uygulamayı sallamadı, kombine + paşalig kartını aldı. Sezona başladı. Çok haklılar işin özüne baktıklarında ama diğer grup ise, endüstriyel futbola karşı durdu, tribün kültürünü öldüren, kundaktaki çocuğunu, yiğenini, komşusunu, eşini, sevgilisini en az onlar kadar sevdiği Galatasaray'ına götüremediği için almadı. Alamadı. Futbol ayağını bu sezon ikinci gruba girerek erteledim. 


Gelelim Basket ayağına. Geçen sezon bildiğiniz üzere Basket kombinesine de sahiptim. Kış kıyamet demeden gittiğim Zeytinburnu'na bu sene de gitmeye karar verdim. Açıkcası içim içimi yemiyor değil, her alanda her yerde bu takımların bizlerin desteğine ihtiyacı var. Siyasetin tiyatro gibi sporun içine girmesi beni müthiş üzüyor. Bir yerde içim Arena'da olamayacağımdan acırken bir yandan da teselli ediyorum, "bu sezon naabalım basket takımımızı destekleyelim" diyorum. Yenilemeyi bu nedenle yaptık. Uygulama bu sezon baskette geçerli değil. Aman eksik kalsınlar. 

Dönüp baktığımda nankörlük edemiycem, tribün sayesinde çok güzel dostluklar kazandım. Ligin başlaması ile bu güzel insanlara kavuşmak beni şimdiden heyecanlandırıyor. Hepsiyle en kısa sürede görüşmek üzere. 

Yaşasın Galatasaray, Yaşasın Zorlu Sevdamız.