29 Ağustos 2014 Cuma

Uzun Bir Yaz

Efendim Ayvalık tatilim her zamankinden bir tık daha eğlenceli ve hiç tahmin etmediğim kadar sakin geçti. İkisini birden nasıl yaşadın derseniz, hem öncesinde biraz Münih gezisi ile tatil moduna erken girip dinlenmiştim, hem de bu yaz kardeşimle misafirlerim vardı, hem de ilk defa uçak ile Ayvalık'a gittim ve o lanet kara yolculuğunu çekmedim. BoraJet'in hergün Sabiha'dan uçağı var. Edremit'te inip ücretsiz servisleri ile çevre ilçelere geçiyorsunuz. Servis 40 dakikada Ayvalık'a vardı. Biraz sallıyor uçak ama 9 saatlik yola tercih ederim.


Kardeşimin sevgilisi ve ablası bize eşlik ettiler. Minnoşlara burdan çok teşekkür ederim bize gelip kaldıkları için. Her yıl gittiğimde akraba cümbüşü yerine en yakın dostlarla tatil yapmak hoş bir deneyim oldu. 


Deniz hiç inanmadığınız kadar sıcaktı. Ben hatta son gün denize giremedim bile. Hamam suyu. Duş suyu o kadar soğuktu ve deniz o kadar sıcaktı ki, kardeşim grip oldu -.- Tatil boyunca Fermina'nın doğum günümde gönderdiği Buse Cinayeti'ni ve Sebahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytanı'nı bitirdim. İkisi de harikaydı. Buse'nin başı sonu, karakterler, harikaydı. Diğeri ise standart. Şimdi 1 tane daha SA kitabı kaldı. Bütün yaz SA okumaktan hayatım artık default İbrahim Tatlıses. Böyle bir cahil tokadı, böyle bir yıkılmalar efendim böyle bir ayılıp bayılmalar ne biliyim bi ağlaklık.



Ayvalık'ta esnaf lokantası ziyaret ettik gençlerle. Sonra onları Cunda'ya götürdüm. Ada güzelleşmiş. Restaurant masalarını kaldırımlardan geriye çekip deniz kenarını yayalara vermişlar. Harika olmuş bu çevre tasarımı.  Bir akşam ben, bir akşam onlar, bir akşam da babam güzel yemekler yaptı. Annem Yalova'dan çok sonra döndü. Gençler gidince ben de Annem'le başbaşa kaldım. 


Son akşamımızda Annem ile Cunda'da restore edilen ve kişisel bir kolleksiyon sergisine dönüşen Rahmi Koç Müzesi'ne gittik. Biliyorsunuz Koç Ailesinin Ayvalık'a özel(!) bir ilgisi var. Satın alma, değiştirme ve dönüştürme konusunda çok tekelciler :) Kiliseyi müzeye dönüştürmüşler. Birazcık rahatsız oldum sanki. Bir kaç resim de çektim. Ne biliyim besleme gibi hissettim kendimi, böyle eserlere çöküyorlar felan.

Geziden sonra Babam süpriz yaptı, İzmir'den mesaiden çıkıp eve geldi. 33. evlilik yıldönümleriydi o gün. Güzel yemeklere kutladık. Bu da Dünya'nın en tatlı babası. Elbette bizi iyi birer Galatasaraylı yapan ponçik bir baba.



Dönüşümü Balıkesir üzerinden yaptım, çünkü çok uzun zamandır ertelediğim bir işi hallettim. Evet, fakülteye uğrayıp diplomamı aldım. Aradan çıkmış oldu. Yıllar sonra Balıkesir'e gitmek beni hiç heyecanlandırmadı. Bomboş hissettim kendimi. Kupkuru sokakları, ruhsuz insanları, bir tane bile yeşil rengi göremediğiniz tarlaları, iyi yaşamışız orada 4 yıl. Saat 1 bile değildi, işlerimi bitirdiğim gibi tezek kokan otobüs garajından ilk arabaya atlayarak İstanbul'a döndüm. Ha derseniz ki, İstanbul çok mu iyi, değil. Buranında ABV.

Yeni yazıda görüşmek üzere. Güneş size çok yakışıyor.


10 yorum:

  1. yazılarını zevkle okuyorum sayın silvia. ayvalık'ı tekrar hissettirdiğin için ayrıca teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hıım burda kapalı kapılar ardında bir Ayvalık sever görüyorum evet, ben teşekkür ederim efendim. :)

      Sil
  2. Ne güzel yaa, tatilden tatile... Hayat sana güzel Bayansylvia, tadını çıkar :)

    YanıtlaSil
  3. Tesekkur ederim Kedi, bunca calismaya keske daha uzun tatiller haketsek ama 14 gunu ordam burdan kirpip birlestirerek anca bu kadarcik :) Esen kal.

    YanıtlaSil
  4. Ege'de de kötü bir yer sanırım yok. Nereye gitsek hoş, güzel, alımlı, seksi. Bodrumdan sonra en sevdiğim yer Ayvalık. Cunda özellikle. Kalbim Ege'de kaldı. Bayadır yolum düşmüyor oralara. Özledim bak. Yazını okuyunca..

    Hadi bakalım iyi tatiller :) Mumya esprisi yok bu sefer ama :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şuan Ege'nin hic bilmedigim yerlerindeyim, beni neler bekliyor muamma ama heyecanli, donuste sizlere Akyaka ve Datca yazicam biraz da Marmaris :)

      Sil
  5. "küs uyumayin" iste bunu sevdim!

    YanıtlaSil
  6. Tam da yakın zamanlarda Ayvalık izlenimlerimi yazmışken yazınıza denk geldim. Aynı yerleri gezip farklı izlenimler edinmekle ilgiliydi biraz da , denk geldi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Ayvalık'lıyım, 30 senedir orada yaşıyoruz, son yıllarımı oradan uzakta geçirmek bana bir azap, o nedenle şehir efsanesi, reklam kampanyası vb. fikirlere hali ile katılmıyorum. Malesef her popüler yerin, bayram seyran gibi günlerde kapasitesinin üstünde ziyaret alması,g gezmeli deneyimlerin kalitesini düşürüyor. Ben Ayvalık'ı bloguma ismini verdiği için, Nisan ayında tepelerde açan çiğdem çiçekleri için ve Cunda'nın dar sokaklarında yosun kokusundan sarhoş olabildiğim için seviyorum. Haklısınız, oldukça farklı izlenimler bırakmış bizde :d

      Sil