21 Mayıs 2014 Çarşamba

Dönüyoruz O Eski Şanlı Festivallere, Merhaba Yaz ve Gülmeli Haftasonu

Zemin ve şartlar festival sezonunu açmak için gayet uygun. Katılımcılar yerini aldı, gerekli telefon görüşmeleri ve hazırlıklar tamamlandı. Buluşma yeri için son teyid telefonları bekleniyor. Evet sözü Silvia'ya bırakıyoruz. Silvia, İstanbul'un fesitval ve güneş nabzını ölçmek için ağaçların arasında gözden kayboluyor...


Önce Ali ile, sonra (tek kolunu çaydanlık yanığında kaybeden:d) Enis ve sonra festivallerin ve performansların vazgeçilmez ismi kadim hoplak zıplak dostum Buğra ile bir durum değerlendirmesi yaptık. Chillout Festival İstanbul için, event ekibimizin uzun bir aradan sonra tekrar bir araya gelmesi beni en az line-up kadar heyecanlandırıyor arkadaşlar. Buğra ile öğle güneşinin etrafı neşelendirdiği sırada Pazar günü Lifepark'ın kapısında buluşmak üzere sözleştik. Pazar gününden önce kalan festival hazırlıklarını yapmak için tekrar görüşcez. Tahminim karga ormanda bokunu yemeden alanın kapısına dayanıcaz. Konserlerden ziyade bir de Açık Hava Müzesi bizi bekliyor. İsim ise yakında tanıdığımız Milk Gallery. Havlumu serip büyük ağaçların altında Stephen King kitabımı okurken hangi şarkıya eşlik ederim bilmiyorum ama gerçek olan bu mevsim açılışını bizim hakettiğimiz ve tüm o kışın uyuşuk ruhunu üzerimizden atacak olmamız. 


Chillout Festival katılımcıları için hatırlatmakta fayda var. Hala biletinizi almadıysanız geçen hafta yaşamını yitiren Soma'lı Madencilerin çocukları için Toplum Gönüllüleri Vakfı'na 18 Mayıs sonrası satışlarından gelir aktarılacak. Bu çok önemli biletleme bilgisini de sizinle paylaştıktan sonra line'up'a Feathered Sun, Plaid ve Seretan 'ın eklendiğini yazmak isterim. Noze gelemeyecekmiş. Ben ise ana sahnede sevgili Can'ı dinlemeyi dört gözle bekliyorum. Bizi acaba hangi geçmiş zaman romantizminden çekip çıkartacak, göreceğiz.


Masumiyet Müzesi'ni bitirdim demiş miydim? Yarın yani Perşembe günleri 21.00'e kadar açık. Kitabımı alıp Füsun'nun küpelerini görmeye gidicem. Mia geri dönmüş blog'a ama bir de baktım ki, 4, yazmayı bırakmış. Biri döndü bir gitti. Zihin İstanbul'a gelmiş 14'inde ama bana haber bile vermemiş, isyan ettim. Fermina Urfa'dan dönmüş,ceylanlı kart yollamış bana, blog yazısı bile yazmış. Joe'ye limonların çıkmadığını ve çok üzüldüğümü yazdım. KediDeli Festival'e gelcen miiiii? Blog havadisleri bende böyle.

Son satırlara bıraktığım ve elektronik müzik severleri derin derin heyecanlandıran Minipax Festival'in line-up'ı geçtiğimiz haftalarda belli olmuştu. Ben de hiç yazmadığımı farkettim. Bugün Buğra ile hakkında konuştuğumuz festival 21 Haziran'da Suma Beach / Kilyon'da gerçekleşecek. Orası hafızalarda çok güzel kalmıştı hatırlarsanız. Yaz sonu size yazdığım FG'nin Burn Electronica Festival'inden hatırlayacağınız Suma Beach, İstanbul'da gerçek bir festival plajı olmaya aday. Minipax'ın davetli listesine baktığımızda ise beni düşündüren Deniz Kurtel oldu tabi ki. Geçtiğimiz günlerde IKSV'de çalan Deniz'i kaçırmıştım. Akabinde Wankelmut var. Geçen sene Ayvalık'a yanımda My Head Is Jungle'ı taşımıştım. Emre (Dokuyan) savol... Bunların yanında Hemi, kankeytosu ile birlikte Paradisko'yı sırtlayıp götürecek. Semih Akay'ın da ismini gördük, mutlu olduk efendim. Vallahi bu kadar yazdığına göre "ehh artık kesin gidersin" diyorsunuzdur. Açıkcası niyetimiz var. Haziran'nın güzel sıcağında Kilyos'dan esen yaz rüzgarı, muazzam bir deep house ritimine takılıp bizleri harlayacak. Bunlar çok heyecanlı şeyler.

Bir efsaneye daha el salladık. Hoşçakal Drogba. -Haa ne? hala bizde mi? Geldi deyil mi? Emin misiniz?- haberlerine yeni alışmışken, geçen hafta kendisine hoşçakal dedik. Transfer dedikoduları bile başladı, bu durumda artık yaz geldi diyebiliriz. Kombinemi yeni sezonda yenileyemeiyorum. Passolig davasından dolayı.

Burcu'nun sevgili eniştesi Torje yardımlarımdan dolayı tamı tamına litrelik 2 adet Smirrnof hediye etti. Otel misafirlerimi seviyorum ve saygı ile anıyorum. Frambuaz şurubu yapıp, baliciler gibi evde sarhoş olmak için artık bir nedenim kalmadı. 

Tüm bu "silkelen Silvia yeter yaz geldi" temalı yazıdan sonra haftanın ortasından iyi bir haber çıktı; elektrikli süpürgem bozulmamış. Meyersem bir yerine bişi kaçmış. Onu bulunca konuyu çözdüm. Hayatımda iyi şeyler oluyor ayol. 

Başka Sinema'da 1-2 iyi film var. Özellikle Umudun Peşinde'yi izlemek istiyorum. Giden var mı?

Soma'da yaşamını yitiren madencilere derin bir üzüntü duydum ve bunu içimi attım. BBC'nin anlattığına göre fazla insan için fazla hava basılınca harlanan bir kömür çukuru düşünün. Daha da yazamıyorum... 

Umutlarınızı kaybetmeyin. Öyle daha güzelsiniz. Herkese iyi haftalar.


17 yorum:

  1. neşe saçtın şu pis günüme kadın! enerjine bereket!

    YanıtlaSil
  2. Çok daha fazlası sizlerin olsun yahu :):):):)

    YanıtlaSil
  3. Şehir zaptiyesi olarak görevini layıkıyla yerine getiriyorsun :)
    Ben de hafta sonu kendime yatacak çimen bulayım bari.

    YanıtlaSil
  4. Son 1,5 aydir kacirdigim isimlere yaniyorum ama uyusuklugumu aticam bu hafta :)

    YanıtlaSil
  5. Kendimi o limonlardan sorumlu hissediyorum :) Sana cevap yazdım okudun mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay hayir askolsun oyle dusume, ben oyle heycan yaptim biraz ama uyguluycam yazdiklarini. Harbiye'de inat ettim gunes almayan evde cicek cikartmaya :)

      Sil
    2. Ne oldu limonlar? Eşeledin mi toprağı? Çıkmadı mı yoksa? Çıksa haber ederdin :(((

      Sil
    3. Ay baktım bakmam mı, yazmaya fırsatım olmadı. Minik minik kurumuş kalmışlar. Yapamadım, istemediler beni sanırım. Başka bir şişe hazırlıcam Joe :(:(:(:( Akşam bayaa üzüldüm sanırım.

      Sil
    4. Kurumuş kalmışlar mı??? Aaaa neden olduğunu anlamamız lazım. Anlamadan sakın ikinciyi yapma. Seni istemez olurlar mı? Onları sevgiyle eken birini istememelerine imkan ihtimal yok. Üstlerinden su dökmüş müydün? Alt haznede devamlı su olması gerekiyordu. Bir de kağıt tıkman gerekiyordu şişenin ağzına.

      Sil
  6. Sık sık suladım Joe ama sadece geçenlerde 2 gün atladım o da evde kimse yoktu. Sanırım orda kaybettim. Ben yetersiz güneşten şüpheliyim. Bir de altına kağıt değil daha iyi su çeker diye azca pamuk tıkadım, altında da su vardı bu süre içinde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok iki gün atlamakla kurumaz. Hatta hiç ellemesen altında su varsa gene kendi kendine çekerdi o suyu. Pamuk tıkamakta da bir sorun yok. Üstlerini çizmiş miydin toprağa koymadan?

      Sil
    2. Tabi ki, en dikkatli davrandığım kısım oydu çünkü annem çekirdekleri iyi arındırmazsam asidin içini yakacağını söylemişti, keza sen de öyle yazmıştın. Bilmiyorum, biraz hüzünlüyüm şuan...

      Sil
    3. Yok üstünü temizlemekten bahsetmiyorum, üstünü temizleyip yıkadıktan sonra üstteki zara bir bıçakla bir çizik atacaktın. Onu kastediyorum. Suyu içine alabilmesi için.

      Sil
    4. Bicakla da cizdin aynen harfi harfine uyguladim. Uygulama da bir sikinti yok. Birazcik daha bekliycem.

      Sil
    5. Bilemedim valla Silvia :(((((( Bir resimlerini çekip, hem çekirdeklerin hem de düzeneğin benim blogun ağaç kısmına atsan belki bir faydam dokunur.

      Sil
    6. Tamam olmadı öyle yapıcam :( Ya seni de telaşlandırdım. Kusura bakma.

      Sil