3 Şubat 2014 Pazartesi

Balıklı Öpücük, Nivea 4 Faktörlü Yaz Hayalleri, Güzel Müzikler

İçimdeki enerjinin sonuçlarına hep güvendim, bu sefer net sıçtım! desem de o enerjiye ben hep güvendim arkadaşlar ve bu lig keyifli bir hal almaya devam ediyor. Burayı okuyan bir sürü çevre,dost,arkadaş ya da tanımadığım yüzlerce kişi var, okurken bir kadının futbol yazmasından sıkılanları düşündüğüm için futbol ile ilgili yazılarımı a regular-fun 'dan öteye taşımamaya gayret ediyorum. Ama bunu bugün yazmaya kendime müsade verdim. "Sex On The Pitch."


Cumartesi günü niyetim vardı çıkmaya, Brooklyn'li kuzu bu sefer kesin gidiyor, pasaportu felam kesin geldi, uçağa bindikten sonra aklıma geldi, bana gelirken Stan Smith bak diye mesaj attım. Bakcak. Şuan Londra'da havalimanın aktarma bekliyormuş. Gitmeden, Başka Sinema'da bir film yakalayalım dedik ama benim bu haftasonu nedense gereksiz bir yorgunluğum vardı ve çokca uyuyarak geçti gitti günler. Cumartesi güne başladığım sıralarda muhasebeden çocuklar Fermina'dan gelmiş tatlı bir kartı ofisime getirdiler. Müthiş sevindirik oldum. Fermina'nın şansına ofiste diğer postcrossing kartlarını yazarken, O'na da tatlı bir kart seçtim. Pulladım ve iş çıkışı hepsini birden göndermek üzere İstiklal'e yürüyüşe çıktım. Umarm beyenir. Teşekkür ediyoruz çok çok. O'nu bıyıklı bıyıklı ve balık kokularıyla öpüyoruz.


Kartları attıktan sonra eve döndüm, 7'ye kadar uyumuşum. :D Evet, sayı ile 7, yazı ile yedi. Uyandım, hazırladım, çocukların yanına gittim. Günah Evi'ne. Ne zamandır uğramıyormuşum. Buğra ile yürüyüş planlarımız var yine. Bir türlü yapamadık. Onları da konuştuk, güzel setler dinledik, subway yedik, miss gibi döndüm. Çıkmaya niyetim vardı ama baktım çocuklar biraz single takılmak istiyorlar, eve gidince 2 sigara içtim, saat 1 olmadan zaten tekrar uyumuşum. İşte bunlar hep hafta içinin tepişmeli planları. 
Veeee yılın en mutlu Pazar'ı ile ilgili ilk entry'mi buraya yazmak istiyorum. 2014 Chill-Out Müzik Festivali İstanbul'un early-bird biletleri çıktı. Mekan efsane. Manyaklar gibi dans eden kadınların olduğu yine enteresan bir afişi var bu yıl. Jingle burada. Aklıma sadece uçuşan yıldızcıklar, enerji kütleleri ve yeşiller içinde kaybolan minik kafalar geliyor. Çok tatli bir pazar olacak!!!

Çok severek dinlediğim ve müziklerinin çok güzel disco remixlerinin yapıldığı Geyster'e facebooktan noooooolur İstanbula'a gelin diye yazınca, tabiki isteriz diye yanıt aldım. Uuuuuuuu beybi, bu cumartesi = cumartesi gibi cumartesi.


Pazar ise... Erken uyandım, çoooogüzel setler buldum yine, onlarla uğraştım, kahvaltı yapmadım, 1 sert kahve 2 sigara içip içerdeki ikinci devrenin ilk maçı için Sokak'a hazırlandım. Ayaküstü bişiler atıştırdım, Ali Sami Yen Sokak'a vardım. Ozi votkasız gelmemiş. Bişiler içtik, arabaya doluşup maça geçtik. Uzun zamandır (belki Kophenag maçı?) böyle tatlı ve rahat bi maç izlememiştim. 90 dk boyunca 1 tane bile sigara içmedim. Siz düşünün. Wesley için gol atar demiştim. Hat-trick yaptı. Siki taşşağına öyle denktik ki, Jasinovic ile terasta çay içerken, içerde 4.gol oldu. 6. golu zaten göremedim. Eve geldim, biraz çay içip ısındım sonra bayılmışım. Bi uyandım, ofisteyim :(


Geldik haftanın konusuna. Dragonlance ile biraz sohbetini yapmıştık ama henüz bloga taşımadım. Ondan bahsedeyim biraz. Arkadaşlar, Cansu iş değiştirdiği için İtalya tatilimiz yattı. Bu süre içinde ön görüsüne güvendiğim 1-2 kişinin fikrini aldım. Sonuç : " Deli misin? Tabiki de Ayvalık'a git." İtalya'nın nedense 10 gün için fazla olduğunu ve illa görmek istiyorsam 3 şehirden (Venedik-Floransa-Roma) fazlasına gerek olmadığı sonuçlarına da ulaştım. Dragonlance interrail yapacakmış, ben de katılayım dedim ama tarihler uymuyor. İşin komik tarafı Euro da arttı deli gibi. Uzun lafın kısasıııııı, Italya'dan vazgeçmek üzereyim. Şöyle bir şey daha var: ya ben deniz çocuğuyum, benim ne işim var siksik trenlerin içinde? Güneeeşşş, kuuummm, Ege Denizi'nde buruşan ayak parmaklarım, Nivea 4 faktörün cildimde bıraktığı çikolatalı yumuşaklık, nemli ve tuzlu saçlarım, balık kokan sokaklar, Midilli'yi izlerken kulağımda çalan Finnebassen. Tüm bunlar olurken 2 günlük bir Çeşme kaçamağı ? Ne dersiniz? Bence bu yıl Ayvalık'ta olmalıyım. Hadi, yaz gelsin. Hadi.


Bu haftadan beklentim : sakinlik. Evde güzel müzikler ve çay. Cuma - Cumartesi ve Pazar'a bol enerji biriktirmek. Cuma PDM var. Cumartesi maç. Pazar da Brew ekibi ile; Balat yürüyüşü. Termoşlar hazır mııııı? Evet! Setler? Evet!
Küs uyumayın, bol bol öpüşün ve sevişin, aklınızdakinin peşini bırakmayın, sevdiğiniz bir single'ı 8 kez arka arkaya dinleyin ve en önemlisi, tutkunuzdan vazgeçmeyin.
Hadi hafta başlasın. Sizi; şu aralar sıkca search yaptığım Balcazar and Sordo ikilisi ile burda bırakıyorum. 

2 yorum:

  1. italya ihtimalini hemen silme :( çıkmadık candan umut kesilmez.

    şu site de çok iyi. konaklama, ulaşım, alışveriş, yeme içme için baya ayrıntılı tavsiyeler var. http://gezipgordum.com/roma-rehberi/

    YanıtlaSil
  2. Ya buğra bazen öyle kışlar geçirirsin ki,yaz mevsiminin serseriliğini ve zilliliğini özlersin. Sanırım ben öyle bir kış geçiriyorum. Aklım maviye kayıp kayıp duruyor. Zaten param da yetmicek gibi :( ama burayı senin için inceliycem, çok severim böyle experienced siteleri ^^

    YanıtlaSil