6 Ocak 2014 Pazartesi

Music And Me, Always Rise Up!

Hemen yazıya girmeden mükemmel bir şey paylaşmak istiyorum. Manevi değeri çok yüksek. Farklı kişi ve yerlerden hediyeler aldım, yeni yılda mutlu oldum. Ancak şu zamana kadar aldığım en iyilerin arasına bir tane daha ekledim. Lounge96'ya teşekkür ederim. Bazen bazı şeyler insanların hislerini tekrardan yenilemesine neden oluyor. Bu, öyle bir şey.


Neredeyse 1 haftadır belki daha fazladır sıcak yemek yiyemiyorum, hep abur cubur. Hiç yapmayacağım şeyler bunlar. Cidden yapmam. Grip olduktan sonra hem iştahımı hem de yemek düzenimi kaybettim. Allahım şaştı. Bunu en kısa sürede düzelteceğim. Size açık açık son günlerde yediklerimi sayayım. Cuma: 2 minik milföy börek. Evde çerez,cips,meyveli yoğurt,bu kadar. Cumartesi: biraz zeytin peynir çay ve salatalık ,akşam yarım hamburger, 1-2 soğan halkası ve birazcık patates,bu kadar. Gece anasının amını görene kadar alkol, Doruk'la cesete dön. Ölüyorduk. Pazar ise: cips ve biraz bisküvi ve su. Öğleden sonra 1 tane kaşarlı tost. Evde biraz cips ve rulokat, bu kadar. Bugün 2 parça börek,yarım muz ve çay. Şimdi biraz çorba içebildim, biraz da haşlanmış sebze ve püre yedim. Kendimi daha iyi hissediyorum. 

Cumartesi günü çok çok çok eski (bilmiyorum belki blokta yazmadım hiç çünkü yeni taşındı İstanbul'a ve duyurmak istemiyor) bir arkadaşım ile buluşup bişiler yapacaktık, onun başka bir programının bitmesini beklerken Mango'da aptalca para harcadım ve ardından Asude'de zum oldum. Evet yanlış duymadınız. Aslında olaylar çok farklı ama sonucuna baktığımda; o gece tek başıma Sakızağcı'ndan eve nasıl döndüm:):):):) bilmiyorum :):):):):):  Çok geç bir saatte kendime gelebildim. O arkadaşa da gelince, gelmedi ama gelmemesinin sebebi oldukça geçerli. Zaten bende kredisi sonsuz olduğu için o akşamı es geçebilirim. Zor bir zaman geçiriyor. Bu da çok farklı bir hikaye... Neyse ki bugün sabah otele uğradı, iyi gördüm, izin almış iş yerinden, yürüyüşe çıkmış, bana da uğrayıp özür diledi.

Pazar öğlen uyandım, hemen evden çıktım. Evde kaldıkça duvarlar üstüme üstüme. Aptal gibi evde abur cubur yiyip kahve içince mide yanmasından İstiklal'e zor çıktım. Gitmek istediğim filme yetişemedim, bir sonraki seansa aldım biletimi. Daha 2,5 saat olduğunu görünce yeni açılan H&M'i keşfedeyim dedim. Bir gün önce Mango'dan aldığım jean ve xl kazaktan sonra H&M'den bir şey almayacaktım ama 1-2 makyaj malzemesine hayır diyemedim ama yani anlamsız şeyler değiller. Bazı şeyler çok ucuz bazı eyler çok pahalı. 5 katlı hayvanımsı bir H&M'in evime sadece 14 dakika yürüme mesafesinde açılması hiç hoş olmadı arkadaşlar. Zaten çok mutsuz bir dönem geçiriyorum, hatırlamadığım ve çok agresif bitirdiğim bir cumartesi gecem var, üstüne gerzek gibi para harcadım ve üstüne istediğim filmin seası doluydu, saat 7'ye kadar filmi bekledim, üstüne üstlük zaman geçmesi için girdiğim Cafe Nero'da aptal eski sevgilim ve evlendiği eski davar ev arkadaşıma da rastlayınca, tam 1 jilet atmalık Pazar yaşadım İstanbul'da. 


Filme girmeden hemen önce yeni açılan Hard Rock Cafe İstanbul'u ziyaret ettim. Yerinde gsstore'un açılmasını hayal ettiğim yere açılmış. O kısmı üzücü ama içi büyüleyici coollukta. İçerideyken kulağınıza bir anda love me two times geliyor, sonra paint it black çalıyor felan, seccade isteyip allaha dönmelik 1 mekan olmuş. İsim hakkini kim getirdiyse helallik alır benden, sanırım dayanamayıp super hoodie'sinden alıcam, bana hoodie ile gelin zaten, hiç dayanamıyorum.

Bu nedenle ufacıcık bir şeye bile sevinebiliyorum şu sıralar. Mesela sabah otelin playlistinde Clapton - Music Rises Up çaldı. Ne ara koyduk bunu ya da daha önceden çaldı mı bilmiyorum ama bir anda aklım çok farklı şeylere gitti. Acayip mutlu oldum. Geçen haftalarda izlediğim canlı performansını saymıyorum, onla alakasız. 

"Single in the city on sundays" sinema kuşağımda bu pazar Walter Mitty vardı. Ben Stiller'ı ben çok önceden de severdim ama yönetmeni de kendisi bu filmin. Oyunculuk zaten efsane de, konudan ziyade ben sadece 1 sahnesinde çok etkilendim. Bu filmin daha reklamı bile yokken, Nuuk hakkında bir yazı yazmıştım blogta. Sadece 1 sahne, bu yazının çekilmiş hali. Resmen "oha yazının aynısını çekmiş adamlar" dedim ve şaşkınlıktan ağlayacaktım dshajdasghj. Fermina ile bunun muhabbetini de yapmıştık, Fermina da filmi izlesin, bana hak verecek. Filmeden sonra eve gittim, bayılmışım geç bi saatte. Yatmadan önce biraz cips ve rulokat yedim. 

Yeni açılan Demirören aaveemee içindeki cinemapink çok lüks olmuş. koltuklar çift kişilk felan, ben yayılarak film izledim ve memnun ayrıldım. Bekleme yerini çok hoş yapmışlar. Rüyalarımdaki ev modeli.



Başka Sinema'da Genç ve Güzel'i izliycem. Ya evimin bunlara çok yakın olması çok avantaj. Harbiye'yi, mahallemi ve İstiklal'i herşeye rağmen seviyorum. Bu akşam değil ama yarın izlerim sanırım. 

Sizi Balkon Sefası'nın Nilşah'ı ile tanıştırıyorum. Naapıoruz? "Ben istiklaldeyim ve müsaitim" diyorsunuz bana, ben de sizi Balkon Sefasına götürüyorum. Hadi Bakalım.


Hayatımızın bir yerinde ortalama 7.08 dakikalık mu az zam bir deephouse parçasının duruyor olması ve bunu hala keşfetmemiş olmamız harika bir his değil mi arkadaşlar? Hala bulamadığımız bu parçayı bir gün yakalayacak olmam dünyayı bana çekilir kılıyor resmen. Buna rağmen mutsuzlukta ölmek üzereyim ve berbat bir hafta beni bekliyor. Hadi biraz güzel bir şey dinleyip bugünün pazartesi olduğunu unutalım. Cuma günü İzmir'e gidiyorum. Ne çabuk geçti değil mi günler? Uçak bileti alıp buraya yazdığımı dün gibi hatırlıyorum. İzmir notlarıyla birlikte tekrar görüşmek üzere.

Ertelemeyin, çılgınlık yapın, merak edin, sevdiğinizi unutmayın, küs uyumayın. 
Mutlu haftalar olsun.

2 yorum:

  1. "aptal eski sevgilim ve evlendiği eski davar ev arkadaşım" ifadesine YOK ARTIK demiştim, ama sıla hanım sildi yorumu. blogda bu mevzuyu anlattığını hatırlamıyorum, hikayenin devamını bekliyorum!!!111 ;)

    YanıtlaSil
  2. HAHAHAHAHAHAAHAH BUGRA CANİM SELAM. Ya evet onu ben de farkettim bu mu az zam davarligi ben nasil hic yazmamisim anlamiyorum,ama bakarsib bir gun onu da yazarim. Cok yakin bi zamana kadar bunlardan bir tanesi blogumu okurdu, simdi onlari reklam ederim ama Pucca'dan en farkim kalir,ama soz sana,bir gun o hikayeyi de yazicam.

    YanıtlaSil