31 Ocak 2014 Cuma

Kına Gecesi, Berkay'ın İzmirli Şarkısı ve Bekar Ben

Çayımı aldım,ofise çıktım, cumalardan nefret ederim ama işlerim az. 1 brief, 1 e-mailing ve 1-2 e-mail yanıtlamam gerek. Yemek yiyesim yok. Bol bol çay içip yazı yazasım var... Geliyorum birazdan.

...

Dedim, ama gelemedim, Müzik dinleyip işlerimi yaptım. Bi baktım saat 5 olmuş. Çıkacaktım akşam dışarı ama hem hava göt kesen soğuğu, hem de dün geceden kalan yorgunluk var, nezle gibi bişiyim sabahtan beri, dün gece çünkü "düğün salonu" müthiş soğuktu.

İş arkadaşlarımızdan biri daha evleniyor. Düğünü anasının nikahında olacağı için gidemiyorum bari kına gecesine katılayı dedim. Aileden erkeklerin (adetleri böyleymiş) uzaktan pisti kestiği, renkli ışıkların döndüğü, eylenceli bir ses sanatçısının bize eşlik ettiği bir düğün salonuna gittik. Gaziosmanpaşa'ya uzun bir süre daha gitmem sanırım. Bu zaten ilkti : ) İngilizce ve romence şarkıların birbirine karıştığı accayip bir kına gecesinde misyonumu tamamladım ve dün gece eve haşat halde döndüm. Tabiki de Berkay'ın İzmirli şarkısında kıvırttım. O hipster, sabah 5'te Koma'da patlayan Silvia'dan eser yoktu. Ortamların adeta bukalemuyum arkadaşlar. Aman dikkat, her an bir düğün salonunda karşılaşabiliriz.

Akşam çıkmaya niyetliydim. Çocuklara da dedim. Ama sonra yorgun olduğumu fark ettim. Dünden de kaldı. Ben en iyisi eve gideyim, duş alıp kitap okuyayım. Yeni postcrossing kartlarımı yazayım. Ahmet Ümit'e devam edeyim. Sanırım spora başlıyorum. Bizim orda bi yer buldum. Bu haftasonu görüşcem.

Bu akşam Propaganda'da BeeGee varmış. Pek Birol Giray kafası da değilim. Çıkmıcam. O yüzden Oscar goes tooo single saturday nights in İstanbul. Heyecanınızı yanınıza almayı unutmayın. Veee, bunu dinleyin. Çok tatlı. Bob Moses - I all want. Original mix'ini ama! Hadi ben gidiyorum.

http://www.youtube.com/watch?v=8YGBonUtKBs

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder