13 Ocak 2014 Pazartesi

Kafamın Exit Tabelası

Geleneksel "İzmir'e gidip, ağlayarak geri dönme" şenliğini bitirmiş bulunuyorum. Bir süre ara verip Mart sonu doğum günümü annemlerle geçiresiye kadar İzmir'e gitmicem. İzmir milliyetçisi olduğum için oyumu da orda kullanıcam, next trip : 28 Mart İzmir.


Annemden ayva tatlısı, yayla çorbası, zeytinyağlı ispanak ve bol zeytinli yeşillikli kahvaltı istemiştim, hepsini gerçekleştirdik. Annem ilk defa ayva tatlısını pekmez ile tatlandırdı. Ef - sa - ne bir tarif olmuş. Şeker ya da karanfil yerine daha kahverengimsi bir hal aldıran pekmeze yatırmış sanırım. Doğal yollarla tatlandırılmış bir tatlıdan daha iyi ne olabilir? Bir de bir yerlerden yalancı çiğ köfte tarifi bulmuş. Etsiz. Müthiş. Her gün mutfağına ve pratikliliğine aşık oluyorum bu kadının. Hepsini yiyip bitirdikten sonra resim çekmeye unuttuğumu fark ettim ahahahahaha.

Mutfaktan bu zili, annam çalınca, herkes mutfağa sofraya gelmek zorunda. Eskişehir'den hediye gelmiş. Bu kadın çok enteresan ya. İlk sefer sallamadım. Kardeşim; "hadisene annem çağrıyor" diye yanıma geldi. Ay ben napıcam bunlarla ya. Bu aralar antikacılığa merak sarmış. Almanya gezisinden bir sürü seramik eşya getirmiş. 105 yıllık 2 tane fincan bulmuş, gözleri parlayarak anlatıyor. Evde düzinelerce Rumlardan, Fransızlardan kalma lokumluk var. İşin enteresan tarafı misafire kullanıcam diyor. Bizim eve lokum ve şeker de girmez. Ya ne biliyim ya :))))) Tuna ile Cumartesi akşamı Bostanlı'ya gittik. Kız arkadaşları da vardı. Bira içtik ve 11.30 'da eve döndük. Cumartesi erkenden eve döndüğüm tek şehir İzmir. 


Saçımın arkasını gurbetçi futbolcular gibi platin sarısı yaptım. Önceden aklıma gelmişti. Bir miktar denesem mi acaba diye. Kovdum bu fikri. Sonra belki çok göze çarpmayan bir şekilde yapabilirler diye düşündüm. Keza öyle de oldu. Bakanın bir daha dikkatli baktığı enteresanlıklarım işte. Dışım ne kadar bir hipster, ne kadar deephouse dinleyip partilere giden, yer yer illegal keyifler peşinde koşan, bazen eve gidemeyen, bazen evde düşüşlerden dışarı çıkamayan bir tip gibi görünse de içimde bir kezo yatıyor arkadaşar ve bu takı merakımdan da vazgeçemiyorum. 


Babam grip olmuş. Yatıyordu ööyle. Biraz ayaklanır gibi oldu. Hemen rakı içirdi. Anneme cici bi telefon aldık. Artık whatsapp'da kullanıyor. Hata mı ettim bilemedim ama "artık öğreneyim, kardeşlerimle görüşürüm" dedi. Kardeşlerinin hepsi yurt dışında olunca bişi diyemedim. Güzel de oldu. Teknolojiden kaçamıyoruz.

Giderken bir sıkıntı yoktu ama gelirken uçak sis yüzünden 3 saat rötar yaptı. İndiğimizde, Sabiha Gökçen 'de araç bitmiş. Bu duruma THY hiç bir şey yapmadı. O bokladığımız iett havaş ise ek sefer koydu. Güzel seçim yatırımı karşiimm. Vallahi dicek bişi bulamadım. Dün gece uyumam 4,5'u buldu. Tarçın çok özlemiş beni, üst üste alt alta yattık patates gibi. Biraz uzak kalınca kokularımızın birbirine karışmasını çok özlüyorum. Sabah kalktım, zor zar ayrıldık, işe geldim 3 saatlik uyku ile. Muhtemelen sizin yemek saatinizde ben bugün çoktan uyumuş olucam arkadaşlar. Allahtan çok bir yoğunluğum yok, saat 6 olmak üzere ve ben 2 bardak kahveye rağmen error veriyorum. 


Haftasonu yolculuk playlistime Betoko'lar, Ninetoes'ler efendime söyleyim güzel Claptone mixleri ve No Regular Play'ler ekledim, hatta ara ara Asif Avidan, Dido ve Tina Turner'lar felan da ekleyip dinledim. Bir de taaa fii tarihinde alıp bir türlü başlamadığım Ahmet Ümit'e başladım. King'e biraz ara verdim yine. Kısaca haftasonum bol müzikli ve kitaplı geçti. Bu akşam 9 gibi hemen uyuyacağım için ara vereceğim. Tüm haftamı kitaplar ve tarçınlı naneli çaylar ile geçirmeyi düşünüyorum.

Bu metro çıkışının bile bir çıkış kapısı var ama ben bu kafama bir çıkış kapısı bulamıyorum arkadaşlar. Neyi nereye yerleştireceğimi, kime ne kadar değer vereceğimi şaşırmış durumdayım. Size hayal kırıklığı yaşatan insanları üzün, bu hayatta onları paramparça yapın, çünkü onlar bunu hak ediyorlar. Sizin enerjinizi alan insanlara bunları yapın. Ben bu şekilde mutlu oluyorum artık.

Vazgeçmeyin, tutkunun peşini bırakmayın,sevişin ve küs asla ama asla uyumayın : )

Herkese iyi haftalar.

2 yorum:

  1. Bu İzmir dönüşü yazılarını daha bir heyecanla okuyorum :)
    Benimkiler de İzmir milliyetçisi ve Urla fatihi oldukları için oylarını orda kullanacaklar, o ikisi yüzünden Urla'da çok tuhaf oy dağılımları çıkıyor :D
    Annenin eşarbını, senin de yüzüğünü ve saçını çok beğendim! (Bu an, senin bir takım leoparlı tişörtleri ve pembeli metalli küpeleri aklına getirip endişelendiğin an olabilir, bir şey diyemem ahhahaha!)
    Ay mutfak ziline çok güldüm, annenin önünde saygıyla eğiliyorum, çok iyi fikir. Etsiz çiğ köfte tarifinde yumurta var mı? Galiba öyle bir tarif biliyorum.
    Sana güzel çaylar, iyi uykular; Tarçın'a da en temiz hislerimle öpücükler :)

    YanıtlaSil
  2. AAHAHAHA Leopar desenli şalı annem benim üstümde görünce çok beğenmişti ben de bir tane de ona hediye etmiştim, yaş değiştikçe inan zevkler de değişiyor. Aksesuar manyaklığımı napıcam hk benim de bir bilgim yok Mina ablacım. Çiğ köftenin hazırlık aşamasına çok detaylı bakmadım ama yumurta olmadığına eminim. Bulgur,standart yeşillikler vs. var. Sanırım kısırın biraz daha yaş bir formatı.Çünkü biz de yumurta yemiyoruz bu tip şeylerin içinde.

    YanıtlaSil