25 Eylül 2013 Çarşamba

Kevaşe Eylül

Oldum olası Eylül ayını sevmedim. 

Kış ile yaz arasında sıkışıp kalan orospu ay. Havasına güven olmaz. Üşürsün, terlersin, yağmur yağar, soldurur, hastalıkların ayıdır. Ağlak, marur, yüzsüz bir ay. Şimdi ise, dünden beri daha bir nefret oldu içimiz. Kalanlara sardı, yürekleri söktü. Küfür ediyoruz, mantık arıyoruz, aşk kırıklarını tarıyoruz, arasın istiyoruz, çıksın konuşsun istiyoruz. Bir resim arıyoruz sağda solda. Bir tane görüyoruz, bakıyoruz, O da ağlıyor.  Dön diyoruz, belki de bilmiyoruz işin iç yüzünü, bilsek kal der miyiz, bunu hiç bilmiyoruz. Güvenmiyoruz, güvenmek istediklerimize de güvenemiyoruz. Yıkık bir binaya bakar buluyoruz kendimi kimi zaman. İçimiz ürperiyor kara günleri düşledikçe, hemen kafamızdan uzaklaştırıyoruz. "Aklımı sikiyim bunları neden düşünüyorum" diye kızıyoruz kendimize. 

Duruyoruz, bekliyoruz. Ateş olmuşuz, birlik olmuşuz işte ama bazı kafaların üstesinden gelemiyoruz. Nedenler nasıllar doluşmuş. Karşıdan öylece bakarken, uyusak sabah geçer mi diyoruz. Uyanıyoruz, geçmemiş... Mutlulukla büyüyeceğimiz yerde acı ile olgunlaşıyoruz. Geçmişe değer verirken, bir de bakıyoruz ki, nankörce herşeyi unutmuşuz. 

Peki... Hangimiz Aşk'ı unuttuk bu hayatta? 

Sizi bilmem ama ben hiç.

Çok ağladık koca koca adamlar. Yolun açık olsun hocam. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder