19 Haziran 2013 Çarşamba

Dönüyorum O Eski Şanlı Günlere

Yaz mevsimi iyiden iyiye kendini hissettiriyor artık. Güneş'in İstanbul'a teğet geçtiğini düşünürken sıcaklıklar biraz daha arttı ve ben de artık yıllık izin tarihimi belirleyim dedim. Yani güneş çıkmasa, yazın artık geldiğini anlamiycam bile. Eveeeet... Son 3 yıldır olduğu gibi güzel evime yani Ayvalık'a gidiyorum. Tarihlerimi yönetime sundum. Yüksek ihtimal 28 Temmuz'da itibari ile oralarda olacağım. Bir aksilik olmaz ise. Tarçın konusunu hiç düşünmedim, ya dostlarımdan ya da komşumdan yardım isteyeceğim ama minnoş bu sene de benimle olamayacak. 

Ayvalık...

Ayvalık için binlerce satır yazmışımdır bu blogta. Sanki hayatımda ilk defa gidiyormuş gibi heyecanlandığım tek şehir orası. Bazen bir çılgınlık yapıp, herşeyi bırakıp oradaki evime yerleşmek istiyorum. Tüm bir yıl uğraşabileceiğim bir şeyler bulsam, inanın çok düşünmezdim. Eminim, biz şuan otelde ne kadar çok etkilendik, oraya bile yansımıştır Gezi Park Direniş. 


Direniş'e ne oldu? Saçma sapan bir kaç ünlü ve sanatçı sözde halk sözcüsü olarak birileri ile görüştüler ve yalandan bir kaç karar alındı. Ama hemen hemen hepsi "yalandan" kararlar. Yine aşırı şiddet gösterilerek Cumartesi günü park dağıtıldı. Pazar günü sabah saat 8.30'da gözümü açtığımda, penceremde biber gazı dumanından karşı apartmanı göremiyordum. Cumartesi günü çok geç saate kadar Beşiktaş sahilde oturdum. Saat ilerledikçe dönüş için umutsuzlandım. 12 gibi yola çıktım. Eve dönüşüm Akaretler- Rumeli - Ergenekon ve ev oldu. Yollar caddeler çok kalabalıktı. Maça giderken "belki" diye çantama attığım sikko deniz gözlüğü bu dönüş yolumda çok işime yaradı. Hafta içinden otelde aşırı gaza maruz kaldım, devam eden günlerde evde yedim ve dışarı çıkamadım. Otelimizin döner kapısı, kameraları ve bazı camları polisin kapsülleri yüzünden patladı. Ertesi günü geldiler, kim yaptı? dediler. Siz dedik. Peki dediler. Durum bu. Hadi gülelim.

Şampiyon olmaya alıştık arkadaşlar. Cumartesi günü Abdi İpekçi'de şampiyon yaptık takımımızı. Bana orda eşlik eden, @passivecore @kobaloski ve @atakante_ 'ye , biletleri alan @jasinovic 'e teşekkür ederim. Ben de şampiyonluk maçlarını izlemeye bayaa alıştım. Baktım çok alıştım, yani bayaa bayaa alıştım, her maça bilet Arroyo'rum, gittim Arena'dan kombine aldım. Geçen sene çok pişmandım zaten almadığıma. Pazartesi uzun uğraşlar sonucu alabildim sistemden ama yemediğim laf kalmadı. Çünkü takip ettiğim kadarı ile az satılmış, çabuk bitmiş ve şanslıymışım. Ben de şöyle cevap verdim; "Silvia düşmanlarını öldürecem. Dönüyorum eski şanlı günlere." http://youtu.be/2Gh9JQHRGGo Bu arada Galatasaray Sözlük'e yazar oldum. Teşekkürler Neverfall. Yani sözlük içi dengeler şu aralar biraz eleştirilse de, ben ayağımın tozu ile 3 tane öğrenci arkadaşa basket maçı bileti sağladım bile. Sonradan bana çok teşekkür ettiler. Eyvallah gençler. Siz de sağolun. Güncel haberleri ve yorumları takip etmek adına buradan keyif hala alıyorum. Zamanım yettiğince de karalıycam bir şeyler.


İstanbul'da büyük müzik festivalleri iptal oldu. Ben de neden kendi festivalimizi kendimiz yapmıyoruz? dedim çocuklara. Aslında ne zamandır hep birlikte bir şeyler yapma planı vardı kafamda. Herkesin kendi malzemesini getireceği güzel bir "home party" tasarlayabilirim dedim. Malzeme derken panik yapmayın. Alkol kastediyorm. İllegal:))mevzularla:))işim:))olmaz:)) Ajandama aldım. Bu olaylar herkesi yıprattı, üzdü. Unutacağım şeyler hiç değiller. Özellikle benim gibi "aşırı uç" sol görüşlü biri için gerçekten tarihi olaylardı. Bu küçük organizasyon, ilişkilerimizi ve mutlu olmaya çalıştığımız zamanları biraz tazelesin istiyorum, yeter. 


İlişkileri tazelemekten konu açtım bu nedenle bu yazıda giydirmek istediğim konuları biraz askıya almak istiyorum. Çünkü 1-2 haftadır gerçekten büyük düşüş yaşıyorum. Beni üzen ve gözlerimi yaşartan insanlar bunca biber gazının yanında çok daha fazla orantısız kalıyorlar. Şike hakkında sövenlerin aslında en büyük şikeyi kadınlara yaptığı aşikar. Herkesin diline kaşar gibi düşen "Kahrolsun Bazı Şeyler" sözü benim için de geçerli oldu. Taksim Meydan'da birisi yere bunu yazmış. Bayaadır gülüyoruz.  Gece - gündüz sorar oldum kendime; neden böyle? Neden böyle ve neden bu kadar kötü kalpliyiz. Neden bu zulmü kalbimizde unutmuşlar?

Arkadaşlar... 
Aramızda hala kız gibi davrananlar var. Hala 16 yaşında, annesinden izin alarak Cevahir'e giden ve  pizzasına koyduğu ketçap-mayonez miktarı annesi tarafından karar verilen ufak kız çocukları var aramızda. Hala son kalan 39 kontörü ile 5 sayfa sms atanlar var ve ağlayanlar var. "Cınım Faiz Lobisi Kandili'ni kutlarım" diyerak kendi ile daşşak geçirtenlar var. Henüz ben yoldan dönerken, bu yolda gidenler var aranızda. Böyle yapmayın. Komik oluyorsunuz. İşinize gücünüze bakın. O regl olmuş telefon mesajlarınızı kendi akranlarınıza atın. Bana atmayın. Hadi arkadaşlar.

Dönüyorum eski şanlı günlere diyorum. Güzel bir yaz tatili beni bekliyor. Güzel bir futbol sezonu beni bekliyor. Güzel bir İstanbul ve Ayvalık beni bekliyor. Siz İstanbul'da kıskançlıktan sikim sikim kıvranırken,  Ege'nin Laciverti'ni Instagram hesabımdan takip etmenizi öneririm. :)

Herkese iyi haftalar. Güney tribününden selamlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder