7 Haziran 2013 Cuma

Devrim Kütüphanesi

Dün akşam Parsifal'de Ali bana yemek ısmarladı. Yemekten sonra Gezi Parkı'nda kurulan devrim kütüphanesine gittik. Orda bana ait bir şey vardı. Bırakılmış. Bana gelmesi gereken ama bana gelmeyen. Benim emanetim, çocuğum, kitabım. Bulamadım. Almışlar muhtemelen. O kalabalıkta imkansızdı. Belki bir umut işte. Belki bulurum alırım geri umudu. Ama çok üzülmedim. Çünkü getiren yanlış bir kişiydi ama bırakılan yer güzel. Alan kişi de eminim güzeldir ve ben de bir şiir kitabı aldım yerden. İlhan Berk'in. Bir şiire gözüm çarptı içinde, o yüzden aldım hemen. İsmi Balad. Diyor ki; 

-Şu İstanbul neresidir? Gelirim senin, ellerinin, içinin. 
Bir geceye dururuz.
Çıkar uzun şovalyeler kıral sulara, belki aşk, belki değil, belki benim. 

Neden Gezi Park, ne işim var orda, neden devrim kütüphanesi... Bunları da yazıcam. Kafamı bir toparlarsam yazıcam. Şu aralar yazmanın çok uzağındayım. Endişelenecek bir şey yok ama bu güzel günleri seyrediyorum ve içinde yaşıyorum. Uyanışı, beraberliği ve direnişi seviyorum. 

Devrim'in olma ihtimalini bile seviyorum.

Esen kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder