14 Mayıs 2013 Salı

Herkese Benden Selam!

Haftasonunu; çok özlediğim bahar güneşi ile, hafif yaz içkilerini harmanlayarak bitirdim. Bunun yanında, Midpoint'in lezzetli atıştırmalıklarını, standlarında tanıştığımız operasyon müdürü güleryüzlü hanım ve hamarat şeflerini unutmamak gerekir. Kendisinin ismini almayı unuttum çünkü katıldığımız festivalin en çakır keyif ekibiydik belki de ve bize gerçekten hoş ikramlarda bulundular. Burdan Midpoint'in Arçelik Gastro Festivalinde görevli ekibine selam gönderiyorum. ^^


Hafta içi Ali, otele ziyarete geldi. Bu sefer iş konuştuk ve gerçekten iş yaptık ^^ Hep goygoy nereye kadar?


Evet, demiştik ki, yaz gelmiyor ama festivaller geliyor. Biz de dostlarımızın davetini kırmadık Arçelik'in Küçükçiftlik Park'ta düzenlediği, mükemmel yemeklerin ve kalite içkilerin servis edildiği yiyecek içecek festivaline gittik. Cuma akşamı biraz acelece uğramıştım ama Cumartesi ve Pazar gerçekten keyfini çıkardık diyebilirim. Her ne kadar Cumartesi günü Ali ile çok güzel kafalarımız olup, geceyi erken bitirsek de, Pazar günü kahvaltıdan ve kısa bir City's turundan sonra kendimizi yine festivalin mis kokulu ortamına bıraktık. Aslında içeriği yeni bir festival ve ilk defa düzenlendi ama Tüyap'ta yapılanlardan sonra evime yürüme mesafesinde yapılan bu mikro-gurmelik eğlence bize bayaa iyi geldi. Yemelik - içmelik kısmını bir kenara bırakırsam farklı kişilerle ve organizasyonun içinde yer alanlarla tanışma şansım oldu. Refika'ya, Barış'a ve Hakan Abi'ye selamlar :) Refika'dan birazdan ayrıca bahsedeceğim.


Cumartesi'nin cintoniğinden sonra Pazar günü ben ancak akşam 6'ya kadar bizim ekibin yanında kalabildim. Ben gittikten sonra onlar eğleneceye devam etmişler. Akşamında Beyoğlu'na geçtim ve Deniz'in İstanbul'daki son haftası olması nedeni ile biraz da ona hoşçakal demek için, maçı arkadaşları ile birlikte Ekvator'da seyrettik. Maç rezaletti, hatta bir faciaydı diyebilirim. Hiç bir yorum yapmak istemiyorum. Sonrasıda olan olaylar, çıkan sonuç ve gördüğüm resim, ülkede sporun yada takım tutmanın ne hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu. Bazen aklım gidip geliyor bu taraftarlık olaylarını tamamen bırakmayı ama aklıma Galatasaray geliyor ve hemen vazgeçiyorum^^

vegan öğünlerim
Yemek festivalinden konu açıldı... Devam edeyim. Bildiğiniz üzere kendimi bildim bileli kilo problemi çekmedim ve bundan en büyük katkısı olan, beni sağlıklı yetiştiren annemdir. İkimizde buna ramen genetik olarak hiperlipidemi hastasıyız. Tuna doğduktan sonra ilaca başladı. 17 yaşımda çıkan yüksek değerlerim ile ailenin kolestrol bayrağını onunla paylaşmaya devam ettim. Ben de ilaç kullanıyorum. Yediğimize içtiğimize ömür boyu dikkat etmek zorundayız. Proteini kırmızı etten alamıyoruz.  Böylece et ve bazı süt ürünlerini buna benzer nedenlerden dolayı hali hazırda yiyemiyorum. Seçimimi bazen pişirme şeklinden yana kullanıyordum. Festivalde tanıştığım Refika, uzun yıllardır Vegan. Yani hayvansal hiç bir ürünü tüketmediği gibi, hayvanlar üzerinden denenmiş ürünleri de almıyor. Türkiye'de organik tarımcılık, vegan besinleri ve veganlık hakkında ufak bir sohbet gerçekleştirdik. Benim yüzeysel de olsa Veganlığın etik içeriğinden bilgim vardı ancak şu zamana kadar buna kafa yormadım. Bu sohbet biraz kendi kendime tartışmama vesile oldu. Zaten mecburi sürdürdüğüm çakma-vejetaryenliğimi, bu durumda etik ve fiziksel değerlerden dolayı farklı bir boyuta getirmeye karar verdim. Çok zor bir süreç ama vücut alışana kadar. Kendime 2 hafta süre biçtim. Bu sürenin başındayım. Eğer ağır gelirse eski geri dönücem:) Aslında basit ve Türkiye'de sürülmesi kolay bir yaşam tarzı. Ben zaten bol bakliyat, sebze, meyve ve light atıştırmalıklar tükete biriyim. Türkiye'de en tazelerini ucuza bulmak çok kolay. Bu beslenmeden süt, peynir, bal ve yumurtayı da çıkartıyorsunuz. Soya sütü, tofu, kuruyemiş ve tüm organik bakliyat gibi ürünler bunların yerine geçiyor. İşin etik kısmı ise çok farklı bir konu. Şimdiden bazı bakım ürünlerini filtreden geçirmeye başladım bile. Eğer devam ettiremezsem bile en azından çevreye daha duyarlı ürünler tüketmeye hazır bir birey haline gelicem. Deneyeceğim ve beni neler bekliyor göreceğim.

Bu festivali de böyle bol güneşli ve bol bilgili bitirdik. Festivalin güzel güneşinde kitap okumaya bile fırsatım oldu. Harika bir sıcaklık vardı. Ve Perşembe günü öğleden sonra efsane ikili, İzmir'in pompacıları, Alemin Kralları, 1.90 derneğinin İzmir temsilcileri; Tuna ve kankeytosu Çağdaş geliyor. Kafalarına göre takılacaklar ve tüm hafta şampiyonluğu kutlayacağız İstanbul sokaklarında. Size bahsini ettiğim yılın en güzel haftası ve en güzel Pazar yazısı yakında bu blogta. Herkese benden selam ve iyi haftalar...

https://soundcloud.com/aspertuta-1/ve-ben-her-zaman-senden-st-nd

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder