19 Nisan 2013 Cuma

However, do you want me?

Yazmadım bir süre, fark ettiniz mi bilmiyorum. Neyse, bilmek de istemiyorum. Geçen haftalar sakin geçti. Yani belki sakindir ama benim fırtınalarım hiç bitmiyor aklımda. Bugün maç var. Son 5 hafta. Geçen seneki stresim yok çünkü nedense bu sene daha tatminim daha mutluyum çizilen profilden. Hiçbir gün güvenim eksilmedi. Başarının yeni tanımları oluştu bu yıl takım içinde. Bu akşam maç için Norveçli misafirlerim Loca'dan yer almışlar gelmeden. Rehberleri Serkan benim de fanatik olduğumu duymuş, Loca'ya yemeğe davet etti. Semt çocuğuyuz biz, locada ne işimiz var.

 

Cumartesi günü Karabük maçını seyretmek için Vera'ya gittim. Zaman geçirmek için Mango'ya uğradım. Harika bir t-shirt beğendim. Kesinlikle benim almak istediğim bir t-shirt. Bu güzel temalı ürünleri dolabımda arttırmaya karar verdim. Aynı Twist'den aldığım gibi :) Sizce de güzel değil mi? ^^ T-shirt demişken eski stajerim Özgür, ablasına geçte olsa küçük bir doğum günü hediyesi getirdi otele. Çok mutlu oldum ve güzel espiri yakaladığı için de kendisine burdan selam çakıyorum...


Stephen King'in Kara Kule serisine başladım arkadaşlar ve geç kalmışlık pişmanlığı başka bir pişamanlığın yerine geçemez bu hayatta. Siz, siz olun, geç kalmışlığın pişmanlığını yaşamaya müsade etmeyin kendinize. Bu kitaba başladıktan sonra bunu hissettim. Kitabın öyle enteresan bir dili var ki. Doyumsuz gibi okuduğum bazı yerleri, tekrar tekrar geçiyorum. İlk serinin ilk kitabı Silahşör. Roland ise tam bir efsane...


Biliyorsunuz ki biletlerimi Mybilet'ten satın alıyorum ve sistem öğrenci biletini çok daha ekonomik satıyor. Online bilet aldığım için kasiyer ile muhattap olmuyorum, istediğim filmi seçiyorum, kimlik soran da çıkmıyor. Bu üç kağıtı yapıyorum çünkü %20-30 bazen daha ucuza bilet alıyorum. Tavsiye ederim :) Mybilet app 'ini iphone yükleyip kullanabilirsiniz. Çok basit bir sistem.

"Her Pazar 1 Film" aktivitemde bu sefer bir değişiklik yaptım ve Kanyon'a gittim. Kanyon gerçekten konfor olarak Fitaş'tan çok daha iyi. Bu pazar izlediğim film sadece Kanyon'da ve Fitaş'a yakın olmayan daha başka üç beş salonda daha vardı ben de Kanyon'u tercih ettim. Bir Nicole Kidman hayranı olarak yılların eskitmediği bu kadını yeni bir filmde seyretmek gerçekten çok keyifliydi ve psikolojik dram ve biraz da cinayet seviyorsanız "Peperboy" iyi bir Pazar filmi. Özellikle kurgunun içinde gizlenmiş detaylar var, Matthew McConaughey'in ağzının kenarındaki "izler" çok iyiydi. Filmden önce Kanyon'da Jaz Günleri etkinliği vardı. Biraz erken gidip gezerim düşüncesi ile olan boş zamanımı Melis Sökmen'nin güzel sesi ile doldurdum. Açıkcası bir 40 dakika soğukta balkonda kalıp konseri seyrettim. Arka arkaya çalınan Kenan Doğulu'nun çok sevdiğim parçaları beni çok mutlu etti. Sesi harika, Melis Sökmen'i Bodrum'da yaşarken, Marina'da dinlemiştim. Hala aynı güzel ses. 


Evimle zaman geçirerek ve sakince, bir türlü ısınmayan Aralık ayından kalma Nisan ayını bitirmeye çalışarak King okudum bu hafta. Kendime sakin hafta ödülü olarak da Elazığ maçına bilet aldım. Bu son keyifli , bol eyyamlı(!) bol tezgahlı(!) çekişmeli haftayı mümkün olduğunca yakından takip edip şampiyonluk yazılarımı buradan blogtan yazmaya devam edeceğim. Güzel bir şarkı ile yazıyı bitiriyorum. Çok güzelmiş sözleri, bence siz de dinleyin. Herkese iyi haftasonları...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder