29 Aralık 2012 Cumartesi

KOYDUK MU? Derbi Yazısı-2

Sezon açılışını Tuna ile Arena'da yapmıştık hatırlarsanız, Tuna; Şişhane'den Seyrantepe'ye gidilen maç yolculuğunu çok iyi biliyordu ama Derbi'nin her yerde bıraktığı atmosfer farklı oluyor. Metroda, taa Almanya'dan gelen taraftarlar, Ankara'dan, Denizli'den gelen bir çok taraftar grubu ile durağa geldik. Oldukça stresli güvenlik kapıları geçişlerinden sonra abimize ulaştık, bizi UltrAslan grubunun olduğu bölüme alacağını daha önceden söylemişti. K4 kapısında buluştık, enteresan bir polis koridori ile birlikte içeri girdik, üstümüz başımız aranmadı bile, sağ sağlim bizi tribüne bıraktıktan sonra çok teşekkürler ederek bir yer bulup oturduk aşağıda. Batı'nın Korner köşesine yakındık. Tuna, "abla Selçuk korner kullandığı zaman O'na kendimi yakın hissetmek istiyorum" diye başımın etini yedi, çıkmadık yukarı taraflara. Girmedik kalabalığın içine, açıkcası biraz da koreografiyi merak ediyorduk.


Koreografi.

Yine harika diyebileceiğimiz bir çalışma yapmış UltrAslan. Geçen sezonun şampiyonunu deklare eden ve kadıköyü cehenneme çeviren Aslan ile stadı yanan saraçoğlu adamının efsane bir mizanseni yapılmıştı. Biz tabi, Tuna sayesinde biraz aşağıda olduğumuzu için gerideki adamı biraz geç fark ettik ama  bir kaç güzel fotoğraf karesi yakalamayı başardık.

İlk 15 dakika içinde bir gol atmak, oradaki bütün taraftarın arzusuydu ama Bekir'in kendi kalesine kafa golü yollaması ile kısmen havaya girdik diyebilirim. Tabi çok isterdik, Burak güzel bir kafa çaksın, yada Hamit'in direk bacağında patlayan topunun 5 santim daha sağdan gitmesini, ancak olmadı. Tabi bu arada onlar da skoru eşitledi. Derken, dakika İstanbul, Maestro güzel bir faul aldı, akabinde topun başına kendisi geçti. Maç sabahı saat 10 gibi uyandığımıza, kahvaltı için hazırlanırken, Tuna henüz kendine bile gelmiş değildi. Ağzından iki laf çıktı; Uyanır uyanmaz. "Abla, yaz, bu çocuğun bir frikiği var." Faulü aldığımızda Tuna, yumruğunu sıkarak, "Abla iyi izle, gol" dedi. Henüz Selçuk'un attığı top, sol taraftan kale rotasına giderken Tuna, önümüzdeki 8 basamağı çoktan inmişti. Ben, Tuna'nın üstüne atladığımda, Selçuk firikiği vurmuştu.

Sahadan galip ayrıldık. Oyunu beğendik mi, şahsen hayır. Tabi şimdi burda derbi değerlendirmesi yapmayacağım :) Ama Tuna adına konuşmam gerekirse, unutamayacağı bir maç ve unutamayacağı bir İstanbul seyahati gerçekleşti. Tek söz veremediğim şey skordu, o da istediğim gibi olunca, hakikatten büyük bir keyifle döndü İzmir'e. Bu arada hayatında, ilk uçak yolculuğunu da yaptı.

Derbi, günler günler öncesinden bizim gündemimize girmişti. Çok kafa yorduk nasıl yaparız, olur mu olmaz mı diye ama ben bir delilik yapıp uçak biletini alınca Tuna da, ehliyet sınavından bir fedakarlık yaparak, hayatına futbol ile ilgili bir virgül ekledi :)

PS.1-Maça hediye olan dokuma Galatasaray atkısı ile gittim ve o atkı büyük totemin ta kendisiydi. 
PS.2-Fırsatını bulup Tuna ile Çemberlitaş'a nargile içmeye gittik ama kafam bir tirilyon olunca erken kalkmak zorunda kaldık, lanet kavunlu nargileden bu sayede tiksindim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder