20 Aralık 2012 Perşembe

KOYDUK MU? Derbi Yazısı-1

Eğlenceli ve tabi ki Tuna'nın gelmesine gerçekten değecek bir haftayı İstanbul'da geride bıraktım. Şimdi kalkıp burda bıdı bıdı December,21 Phenomenon muhabbeti yapmıcam, çünkü gerçekten çok sıkıldım. Aslında, sıkılmaktan öte, medya öyle enteresan bir yere getirdi ki konuyu, ben bir başıma kalınca düşünüyorum, ne olacak diye ve içten içe korkuyorum :)  

Geçen yazıda yılın son derbisi dedim, geberecem dedim, Nevizade dedim... Derken, bir abim vasıtası ile Türk Telekom Arena Pegasus Tribününe davet edildik Tuna ile. Ben sormasam belki aklıma bile gelmeyecekti son dakika, gişelerden geçtikte sonra abimizi aradık, sağolsun uçurdu K4'den bizi. Biletix'e ettiğim küfürlerde yerini bulmuş oldu. 

Maç günü erkenden uyandık, güzel bir kahvaltı yaptık Porta Pera'da. Tuna'nın ısrarı ile İsveç Konsolosluğuna kadar yürüdük, önünde resim çekildik, Johan"thegreat" hakkında sohbet ettik. Galatasaray Müzesini tavaf ettik, hacı olduk bir kez daha. Ordan Vera'ya güzel soğuk derbi biralarını içmeye geçtik. Oturduktan 5 dakika sonra, yan masa tanıdık çıktı ama bu sefer tanımamazlıktan geldim. Tek görebildiğim, yine ikimizin de ayağında totemlerimiz olan Siyah New Balance'larımız vardı. O selam bizde bir kez verilirdi. 

Çıktık 5 gibi Vera'dan. Abbas'da yine bilindik yüzler vardı, orasını da görmemezlikten geldikten sonra, artık maça gitmek için bir engelimiz kalmamıştı. O gün, mahşer günüydü, ateşlerde yakacaktık karşı yakadan bir takımı...

......

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder