14 Ağustos 2012 Salı

Kardeş


"alemin kralı geliyoooooor geliyooooor geliyooooor ooooo!!!"


Tuna, bu haftasonu 1 haftalığına İstanbul'a tatile geliyor.

Kardeşim ile çok uzun zamandır başbaşa bir şeyler yapmamıştık. Geçen sene gelememişti ders programı ve sıkıcı tatil kararları nedeni ile. Benim de programım biraz karışıktı(!) bu nedenle bu yıla sarkıttık bu İstanbul ziyaretini. "Geçen sene yazın biraz az gezseydin,yine gelirdim" dediğinde içime dert olmuştu. Geçtiğimiz kış döneminde staj yaptı, özel derse gitti,hem de okula devam etti, ek olarak dershaneye gitti. Çok yoruldu. Yani en azından ben yorulduğunu düşünüyorum. Sonuçta su ile çalışmıyor bu bünye. Her ne kadar Teyzem uyuz uyuz "ay ne yorulması be, siz eğitim hayatı görmemişsiniz, aman ne yoruldu" diye konuşsada, onun yaşadığı tempoyu uzakta olsam da ben biliyorum, bu nedenle onu iştahla buraya davet ettim. Gelmeden önce özellikle Nevizade'ye gitmek istediğini sipariş etti. Bir de onun çok sevdiği Ortaköy Deniz Cafe. midpoint istiklal kahvaltısı ise el clasico. Terkos tshirtlerini ise birlikte seçeceğiz.

Kardeşimle aramızda 8 yaş olmasına rağmen çoğu konuda frekansımız tutuyor. Her kardeş gibi biz de zamanında çok kavgalar ettik ama tamamiyle çocukluğumuz yüzündendi. Şimdi o konulara gülüp geçiyoruz, çoğu aklımıza gelmiyor. Ama benim onun sevdiğim en güzel yanı konuşcak şeylerimizin hiç bitmemesi. Günümüzün gençleri, kültürsüzlüğün dibine dibine vurmaya devam ettikçe, Tuna'nın bir çok konuda bana söz yetiştirir olması ve düşünce yapısının bu anlamda geliştiğini görmek beni onure ediyor. Henüz daha üniversiteye başlamadan, oturduğumuzda Siyaset,Spor,Bilim,Eğitim ve Yazı-Çizi işlerinden sohbet edebiliyorsam, bu çocuğu iyi yapmışlar diyorum. Biraz abla cümlesi olacak ama temennim bunun körelmemesi ve üniversitede dahi vermeyeceklerine emin olduğum birey olma vizyonunu kendi kendine geliştirmesi. Neyse ki, bana şu yönden benzemedi , Balıkesir gibi koyundan ve karpuzdan oluşan bir şehirde üniversite okumayacak. İzmir'de önlisans yapacak. Öğrenci evi efsanelerini benden dinlemeye devam edecek ama iyi şartlarda okula gidecek. Sosyal hayatın zorluklarını öğrenebilmesi için şehir dışında bir okula gitmesini gerçekten çok isterdim ama olmadı. Bunun için kendisi otursun dua etsin. Yine de aklına birşeyler takıldığına bana işi düşeceğini bal gibi biliyorum :)

Bu gelişinin biz de ayrı bir anlamı var. Bir önce gelişi tatsız tuzsuz bir ziyaret oldu, çok gezememiştik, şimdi olmayan ama o zaman var olan birkaç gereksiz insanla zorla vakit geçirmek zorunda kalmıştık. Tek güzel anısı eski Ali Sami Yen'e gitmiş olması ile kaldı. Şimdi, sanki farklı bir Tuna geliyor. Bir çok şeyin birlikte hayalini kurduğumuz ve "abla gelirken Cunda'dan sakızlı kurabiye getircem sana, kahve ile yeriz değil mi?" diyen bir kardeş, "Abla, güzel bir rakı içebileceğimiz bir yere gidelim, sen ayarlarsın" diyen bir arkadaş, konuşcak çok şey var ama böyle mesajda yaz yaz olmuyor, yüzyüze görüşelim bunları " diyen bir dost geliyor. "Maçı nerde seyredicez olmm?" diye soran, "rakı ile maç olmaz, rakıyı ayrı bir zamanda içelim" diyen ve bu keyfi maç heyecanından ayıran bir kafa geliyor yanıma.

Bu çocuk ne zaman adam oldu? Haberi olan var mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder