31 Temmuz 2012 Salı

30 Temmuz 2012 Pazartesi

kaşarlı rüya

Rüyamda bir abim var, tip olarak cem yılmaza benziyor, hatta o da olabilir ve bu yetmiyormuş gibi, bana diş geçirmeye çalışan bir de abimin eşi var. Car car car konuşurken, bana "sen hiç ikimizin adına dua ettin mi hhheeeaaa söylesene? diye çemkiriyor. Ben de ona dönüp " biraz daha konuşmaya devam edersen şimdi gebermen için dua edicem" diyorum ve uyanıyorum. Oda çok sıcak, Meltem'in ise gözlüksüz yastıktan aşağı düşmüş başı bana bakıyordu. Onu uyandırmadan, okkalı bir kaç küfür savurdum.

Hayatımdaki vasıfsız adamların çoğu ile ilişkilerim bitmişken, bunların gölgeleri ile rüyalarımda uğraşıyorum, kendileri yetmiyormuş gibi karaktersizlikten küflü kaşara dönmüş hatunları bitmiyor , bitemiyor bir türlü arkadaş!

Galiba alter-egom çok dindar.

son-suz

kıyıköy, kırklareli

   Gidelim ve dönmeyelim.
   Başlasın ama hiç bitmesin.
   Son kal ama ilk ol.

   http://www.youtube.com/watch?v=Xe5o-owjugk

iyi ki doğdun,iyi ki yoksun


Bugün senin doğum günün. Bu hayatta var olmaya başladığın ilk gün. Ya da bu hayatın içinde neden var olduğunu bilmediğin ilk gün. Her yeni yaşında kendini sorgulamaktan korktuğun, her geçen gün bedeninin bu hayatın dışında kaldığını fark ettiğin bir gün. Saçlarının her geçen gün döküldüğü, kalbinin alkolden az çalıştığı, her sigara sonrası hayatının 6dk kısaldığı bir gün. Seni sevenlerden nefret ettiğin, yokluğun ne olduğunu bilmediğin sıradan bir gün. Senin, sen gibi olmadığı bir gün. Sevdiklerine sahip çıkmadığın, yalancı olduğun, konuşmadıklarının arkasından atıp tutup, yüzüne güldüğün, dost ayağı çektiğiklerini yüz üstü bıraktığın, sevginin ve tutkunun varlığından bir haber olduğun bir gün. Geçen senenin, bugünden bir farkı olmayan bir gün. Tam da geçen sene bugün, en yakınlarını, kanka ayağına yatıp, bir gece yarısı bir başına bırakıp, uçkur uğruna sattığın bir gün. Nefret ettiğin sıradan bir pazartesi, haftanın ilk iş günü.  Ama bugün, benim sensiz daha mutlu olduğum bir gün. Yani kapının diğer tarafı. Bu da farklı bir "doğum" günü yazısı. Bu yazı, senin yokluğunu doğuran çiğ hislerin yazısı. Bugün, senin yokluğunun doğuşu, varlığının ölümü. İyi ki doğdun, iyi ki yoksun...

http://youtu.be/60cvtxwlJr8


25 Temmuz 2012 Çarşamba

çirkin

Çirkin erkegler mümkünse orospu çocuğu taklidi yapmaktan vazgeçsin, bizim kafamızı karıştırmasın. Sonra onlar sevince bir şey olmuyor, biz hatunlar bunlara laf edince aavvvvv. Neyse, Cihangir'e iniyorum ben bişi diyo musunuz ?

http://www.youtube.com/watch?v=SkWoA25V4tQ&feature=plcp

mezar

En büyük mezar insanın kalbine gömdüğüdür yazmış.
Bence, "HEPİNİZ MEZARISINIZ KENDİNİZİN"...

http://www.youtube.com/watch?v=nVjsGKrE6E8


23 Temmuz 2012 Pazartesi

uzaktan

Bekliyorum, biraz uzaktayım. Belki de çok yakın. Belki aynı sokaktayım. Mahalle tanıdık. Sokak ortasında bizi yan gözle kesenler gördü, karanlıkta seni gizlice öptüğümü. 

Acelece indim merdivenleri, arkama  baktım, el salladım. 

Sen yürüdün. Ben ise, geceye daldım.


dayanamiiicim

ayyy çok gerizekalı bu kız ya yemin ederim çok gerizekalı. sen orda gökhan türkmen şarkılarını o salağa yollarken, o parası için karı kız sikmekle meşgul, amkodgm salağı.

http://www.youtube.com/watch?v=xIH5K_OIrus&feature=related

9 Temmuz 2012 Pazartesi

güzel uyu canım dedem

Güzel uyu canım dedem. Sen hayatı çok güzel ve çok imrenilesi yaşadın. Mükemmel vizyonunu bize ve çocuklarına bıraktın. Beni çok hırpalayarak sevmeni, 30 yıl boyunca Almanya'da  her gün kargo ile aldığın Cumhuriyet gazetesini okumanı, oralardan getirdiğin onlarca hediyeyi, Mili Piyango biletlerini, değişik argo sözlerini, bana kitap okuma ve yazı yazma aşkını vermeni, Atatürk'ü anlatırken gözlerinin dolmasını unutacağımı hiç sanma. Bana yine bir ilki yaşattın ama kızmıyorum. Güzel uyu.

"Cahil karı alma. Alırsan ÖL daha iyi." (Dedem)

http://www.youtube.com/watch?v=Mycq2rfovlk

6 Temmuz 2012 Cuma

kelimesiz

Anlatamıyorum. Aklımdan geçenleri yazamıyorum. Öyle bir zaman içindeyim ki, yazdığım yazıların kelimesi yok. Tarifi hiç yok. Seni karşıma almaya bile utanıyorum çünkü seni öyle iyi tanıyorum ki, seçeceğim her bir doğru kelime bile benim seni çok iyi tanıdığımı anlatamayacak. Çünkü kelimeler senin için var olmuş.

Seni sıradanlıklarla anlatmak için değil.

http://www.youtube.com/watch?v=yZhkkw4SzSU


5 Temmuz 2012 Perşembe

pervarili bulutlar

...biz yenildik... daha çok yenecekler
mağlup olmak artık soyluluğumuz
pervarili bulutlar bunu bilmeyecekler
böyle pusatsız, böyle şarkısız, sazsız

beni burada unutmuşlar...

acımamışlar... hiç acımamışlar
ne bulut bırakmışlar ne çocuk
ne bahar bırakmışlar ne de yolculuk
bunu bildikçe üstlendim cinnetimi

zulmü yurdumda unutmuşlar...

sen şimdi buruşmuş ayrılıklarda
şimdi lime lime yoksulluklarda
kalbindeki güllerin tozunu alıyorsun
sen başın dimdik geçerken acılardan
sabrın dağlarını parçalıyorsun

seni orada unutmuşlar...

Yılmaz Odabaşı

4 Temmuz 2012 Çarşamba

hep böyle sev

Beklemek bazen iyidir, bazen kötüdür.
Gitmek bazen mutluluk verir, bazen hüzün getirir.
Ama yıllardır hayatımda olduğunu biliyor olmak ise sadece büyük bir huzurun varlığı.

http://www.youtube.com/watch?v=5vgJOrQzfRI&feature=related

Ayvalık 1988 



"Silvia nerede?"

canım dedem,2011,yalova
Hayatımda aynı kandan olduğum hiç kimseyi toprağın altına koymadım. Bu konuda çok tecrübesizim. Nasıl üzülmesi gerektiğini bile bilmiyorum. Bu ayıp bir şey değil.  Bu yokluğu, bununla nasıl başa çıkacağını birinden öğrenemezsin. Şimdilik sadece çok uzakta bir hastane odasında uyanmayı bekleyen Dedem için, dua etmem yeterli ise, bekleyebilirim bu süreci. Çünkü hep benim ismimi sayıklamış, beni sormuş yatağında. Sonra tekrar uyumuş. Ama uyanmazsa, hayatımda hiç üzülmeyeceğim kadar üzüleceğimi biliyorum. Hadi aç gözlerini.                                           

3 Temmuz 2012 Salı

1 dakika

Hayatından sadece bir 1 dakika düşün.

Sonra o 1 dakikadan, elinde milyarlarca daha olduğunu düşün. İşte, o milyarlarca 1 dakika kadar, senin hayatın anlamsız ve yapmacık. Bazen, bu hayatta neden bu kadar yaşadığını düşünüyorum. Çünkü ben, bu hayata sensizliği çok yakıştırıyorum. Ben, bu her 1 dakika ölmeni istiyorum.

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Lacivert


Birer şezlonga uzanmışız. Hafif sıcak bir esinti. Saçlarım hala ıslak. Avuçlarım kuru. Sıcaktan ayaklarımızı kaynar kumlara dokunduramıyoruz. Bir elin şezlongdan dışarı çıkmış, güneşe dokunuyor parmaklarının uçları. Gözlerin kapalı. Şemsiyenin altına düzensizce attığımız boş bira şişeleri güneşin altında parlıyor. Gözlerimi ben de kapatıyorum ve yüzümü denize dönüyorum. Bir esinti daha geçiyor yanımızdan. İçimden saat 11.00 olmalı diye geçiriyorum. Sol gözümü hafifçe aralıyorum. Küçük dalgaların yaladığı ıslak kumların ardından o kocaman lacivert boşluğu görüyorum. Doğruluyorum uzandığım yerden, yanına geliyorum. Yaz güneşinin altında bile özlüyorum seni ve ellerim; tuzlu suyun pürüzsüz teninde bıraktığı izleri takip ediyor. Nemli soğuk saçlarımla, başımı sessizce göğsüne yaslıyorum.
 

görsel: (stockimage)