27 Ocak 2012 Cuma

Hayat, 5 harften oluşmuyor

10'dan geriye doğru sayıyorum. Gözlerimi tuzlu su yakıyor. Suratım denizin zeminindeki ince kum tanelerini yalarken, suyun altı o kadar berrak o kadar aydınlık ki, huzurla doluyorum. Işık kırılmalarının içinde kaybolmak üzereyim. Yeşil,mavi,sarı yada başka güneşin tüm renklerine dokunmak istiyorum. Kulaklarım uğulduyor,sanki o acıyı hiç yaşamamışım gibi ,sanki hiç doğmamışım burada yokmuşum gibi. Kendimi parçalarcasına aradığım yüzleri denizin renkleri arasında aramak, kumların uzandığı ve tertemiz bir mavinin içinde bulacakmışım gibi. Çok geriye gitmek istemiyorum ama ben yılları unutuyorum arada, tarihleri, insanları. Yapılan hataları, seviyesiz gidişleri,gelişleri, çiçekli bir ara sokakta uçmuş gölgeleri düşünüyorum, elimde bir çanta taşıyorum ısrarla, içine ölmüş bir beden.

Ne zaman ismi kondu bu yaşamın. Ne zaman bekledi ve gitti benim gelmediğimi görüce bir zamanlar? Bir kez daha şansım olsa keşke tek tek sevgi yoksunlarını kaybetmeyi. Ama hayat,eskisi gibi gülmeye hiç benzemiyor.Hayat sürekli okuyup biriktirdiğim onca kelime gibi gelmiyor bana. Hayat, 5 harften hiç bir zaman oluşmuyor.

Hayat, yüzünü ince kumlardan yukarı çekecek kadar. Bir hamlede yukarıda büyük bir nefes almak gibi.

Ve sen...

Buralarda bir yerlerde sana benzer biri olacaktı. Belki görüntüsü biraz tutkuya benzer yada belki aldanışa yada çok uzak olana. Belki çok yakındır. Biraz belki kum tanelerine baksam, o ince örtünün altında, deniz beyaz gibi, çok ilerisi bulanık.Göremedim.

Çünkü sen o kadar ölüsün ki , sanki hiç gelmemiş gibi.

2 yorum:

  1. kızgınlığın bu yazılarda bu kelimelerde sanki kaybolmuş...

    YanıtlaSil
  2. kızgınlığım ancak bu kelimelerin arasında kayboluyor.buna neden olan insanlar çıksa gelse karşıma yine vücud bulacak o kızgınlıklar.

    YanıtlaSil