6 Nisan 2009 Pazartesi

Bitiremediklerimiz

Sığnaklarımı parçalayarak bir patikadan giderken, aslında bilmezmişim o bahar rüzgarının beni üşüteceğini. Aldırmadan açarmışım kollarımı ıssızlığa, çok kalabalık gördüğüm yabancı yanlızlıklara. Marifetmiş gibi herkesi ezberlemeye çalışırmışım ama bir sonraki gece tanımazmışım ya da beni görmezlermiş bile. Sonra usulca sana gelirmişim yıldızları söndürüp. Dermişim ki "beni bir sen tanıyorsun", dermişim ki "ayak seslerimi bir sen duyabiliyorsun taa uzaklardan". Beyazın sana çok yakıştığını, kapıları defalarca kitlediğini bir ben görmüşüm. Deniz gibi dalgalar gibi güneşin sarısı gibi koktuğunu bir ben bilirmişim. Seni ilk defa görmüş, tanımış gibi dinlermişim, her bir tınıyı, her bir melodiyi, her bir seslenişini yada serzenişini ilk ben tadıyormuş gibi. Seni ilk ben içime çekermiş gibi hissedermişim. Dokunurmuşum. Yıllarca yaşamış gibi yazarmışım seni sayfalar dolusu. Tüm renklerine dokunur, çok yakınımda gibi seyredermişim seni aslında. Yaşıyorum seni, bitmiyorsun.