18 Temmuz 2014 Cuma

1 Mutluluk Kaç Galeta ?


Keşke özlemler galeta çubukları gibi kırt kırt yenip biten bişi olsaydı.
Çok tatlı olmaz mıydı? 

Yeter.
Ben gidiyorum.

Uzun bir tatille flört edicem.

Güzel yemekler, güzel bir şehir, evim, sonra güneş, deniz,
Ege ile biraz aşk, güzelsin güzel!
Ve sıcak beyaz kumlar,

Islak saçlarım...  

17 Temmuz 2014 Perşembe

Çekiliş Var!!! Hem de Kitaplı

Sevgili Mert'in çekilişine tabi ki katılıyorum ve haberini de paylaşıyorum. Hadi siz de katılın! Şartlar şurda... Yaz tatilleri bitip blog ve sosyal medya tayfası tatillerden döndükten sonra ben de düşünüyorum böyle bişi yapmayı, çok hoşuma gitti. Takipte kalın! Şimdiden herkese iyi tatiller... 

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Mim

Yine çıkartıp buldum bir yerlerden, çevirdim sizler için. Mim'lemiyorum bu sefer ya. Tayfa eminim hazırdır tam kıta cevaplamaya. Beyenen alsın yapsın. Herkese iyi haftalar. 

Eğer Dünya üzerinden bir yere seyehat etmek isteseydin, bu neresi olurdu?
Küba.

İlk çocuğunun ismi ne olsun isterdin?
Lea. Dişi aslan demekmiş.

Onlarsız yaşayamayacağın 3 film ismi?
Grange'nin ve Dan Brown'nın kitaptan filme çevrilmiş filmlerini seviyorum. Bir de Andy Warhol filmleri.

Şu zamana kadar yediğin en iyi yemek hangisi ve nerede?
Yazlıkta annemin yaptığı yemekler.

Okulda aldığın en favori dersin?
Turizm Sosyolojisi ve İngilizce.

Yolda 100 Lira buldun, ne yaparsın?
Kırık banyo lavabomu yaptırırdım.

Hayatında kendinle gurur duyduğun an?
Sayemde mutlu bir konaklama geçiren tüm misafirlerimin, ardımdan benim için yazdıklarını okumak.

İmkanın olsa, kiminle tanışıp sohbet etmek isterdin?
Salinger.

Zamanda geri gidip düzeltmek istediğin bir an?
Almasını istediğim bir oyuncak için annemin sokak ortasında beni dövmesini istemezdim. Yaşım 5 felandı. Keşke o kadar ısrar edip, onun ağlamasına sebep vermeseydim. O da, ben de bu anı hiç unutmadık.

Hiç durmadan ve sıkılmadan dinleyeceğin şarkı hangisi?
Sanırım Sezen Aksu şarkıları. Bir de Asaf Avidan'nın Wankelmut One Day'i.


Hangi sporu yapmayı öğrenmek isterdin?
Windsurf.

Hayatında eksikliğini asla hissetmeyeceğin şey nedir?
Yalancı ve kaprisli insanlar.

Ankara

Halimi anlatacak sözler yazamam artık bu kavruk mektuba. 
Rüzgârdan yan yatmış otlar koydum gerisini sen anla. 
Ankara, 
kekliğinim, boynumda bir siyah halka. 

Birhan Keskin / Y'ol

...

Evanası'nın kaybına çok üzüldüm. Çok diye yazdım ama tarif edemiyorum. İçim tutuldu. Dün toplantı salonunda bilgisayarımı kapatıp 1 saat felan ağlamış olabilirim,hatırlamıyorum. Okuduklarım beni parçaladı. Sevdiklerimi kaybetmeye tahamül edemiyorum.

Mert bütünlemeden de kalmış. Mert, Hayat'ın ders ve sınav olmadığını anlarsa biraz daha mutlu olur.

Valizime bolca aşk, umut, dua ve özlem koydum. Bunlar benim kıyafetim şu sıralar. Başka kıyafete ihtiyacım yok.

Fermina Roma notlarını yazsa da okusak. Güzel olmaz mı?

Annemle bir süredir denk gelemedik, benim pek keyfim yoktu, sesimi üzgün duysun istemiyorum, onu aramam gerek, dün gece instagramdan resimlerimizi beğenmiş. Annemin instagramdan gecenin bir yarısı beni stalking yapıp resimlerimi beğenmesi çok tatlı, çok hoşuma gidiyor. Uzak olunca, özleyince bu hareketleri görmek bile içini ısıtıyor insanın. Sesini duymasan bile. Söz akşam arayacağım. Çok özledim.

10 Temmuz 2014 Perşembe

Alın Beni Burdan

Başıma bişi gelmicekse, her entrysinde ama her entrysinde kız gibi göz yaşı dökerek Mustafa Kemal Atatürk övenlerden rahatsızım. Ay böyle bir ayılıp bayılmalar, bir düşüp kalkmalar, böyle bi sürekli vıcık vıcık şiirler sözler paylaşmalar, çekemeyenlere yarı-siyasi yarı-gülmelik cevap yazanlar beni benden alıyor. Adamın kimliğini usturupla savunmak yerine, böyle bunların, düşüncelerini ağlak bi ağızla pazarlamalarından irrite oluyorum. 

-Hadi Silvia sen bi tatil yap da gel...

Ay Hayat Çok Sıkıldım Senden

Annem yılda bir iki kitap bitiren kadındı. Yani, aşırı kitap hastalığı olmayan yarı ev hanımı ve yarı çalışan kadın profiline uygun bir sayı. Geçen haftasonu evi kapatıp yazlığa geçtiler. Ponçik annem dün Ayvalık'taki eve kendi tabiri ile "yazlıkçı internet paketi" bağlatmış. Telefonda anlatıyor: Adamlar geldi interneti bağladı, 5 güne sürermiş, Ayvalık biraz rahat biliyorsun, ama geldiler bugün hemen bağladılar. Onu da hemen kullanamadık, modemi İzmir'de evde unutmuşuz. (AHAHAHAHA) Ay Silvia, ne zormuş internetsizlik(!) (höö) elimde öyle telefon olmayınca hayatla bi anda bağlantım kesildi, 3 gündür sıkıldım. Yapcak hiç bişi bulamadım, ööyle televizyon bakıyorum, kardeşin de uyudu, meh...

Diyemedim ki orda anne kitaplara geri dön diye, onu çok iyi anlıyorum. Yani anne işte öyle irtibat teknoloji mehi mehe bişiler zırvaladım. Sonra çok sevinmiş bayramdaki tatil programıma. Ayvalık'ta pek görüşemicez bu yıl, bilmiyorum napcam. Zamana bıraktım tüm herşeyi bıraktığım gibi. 

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Sofra Sevdaları ve Mutlu Dostlar


Efendim hafta ortası; otel ekibi, yine başka bir otele iftar yemeğine gittik. Manzara muazzam, yemekler hoş, sohbet daha da bir güzeldi. İftara kadar Canan'la İstiklal'de turladık ve Yapı Kredi Yayınları'nda kendimizi şımarttık. Ben niyetli olduğum için hali ile gönlüm de zengin, 3 tane kitap aldım. Bu kitapları ne zamandır istiyordum, tatil tarihlerim de belli olunca keyfim acayip yerine geldi. Sıcak kumları hayal ederek YKY'den çıktık. Sahaflara uğradık ama kapanmıştı. İftar mekanında bekleyelim dedik. O arada yine tonla şey konuşmuşuz, ay İzmirlilerin sinerjisi hiç bitmiyor, ayyyy sabahlar olmasın. İftar yemekleri fena değildi, çalışanlar da iyiydiler sağolsun. İftardan sonra evlere dağıldık. 

Kalabalık sofralara, mutlu yemek ortamlarına çok imreniyorum. Çok eksiğim. Çok açım. Ailemi yıllardır özlediğim gibi. En son kalabalık bir sofrada nerede yemek yediğimi düşünürken uyumuşum. Özlüyorum. Özlemelerim giderek artıyor. Zamanı tutamıyorum.


8 Temmuz 2014 Salı

Törpülenen Hüzünler ve Tüm Güzel Yaz Dilekleri

Biraz yazmadım. Olmasını istediğim, beklediğim şeyler vardı. Dileklerim birikmiş. 10 gündür oruç da olunca biraz günlere uyum sağlamaya çalıştım. Saatler uzun, yemek ve sahur birbirine yakın, hafta içi zaman çabuk geçse de haftasonları öldüm sıkıntıdan. Bol bol akşamları evde yemek yapıp Müge ile bayıldık. Ara verdiğim kitaplara geri döndüm. İftardan sonra korkunç uykular uyuyorum. Sahur'a ise bazen yerim kalıyor, bazen kalmıyor. Ama 10 gündür kendime güzel yemekler yapıp, akşamları mutlu kalkıyorum sofradan. Güzel dilekler biriktiriyorum içimde. Bakın bir akşam ballı hardallı bişiler pişirdim, sanırım harika ötesi olmuştu. Bu da atmosfere gaz olarak çıkacak ben. Kışın aldığım fazla kilolardan kurtuldum. Şuan güncel rakam 44,900

Yaklaşık 20 günüm, yurt dışına gönderdiğim paketin ulaşmasını beklemekle geçti. Tanrım. Sanırım bir daha lokal imkanları kullanmayacağım. Acaba bişi mi oldu, acaba açıldı mı, acaba kayboldu mu, çalındı mı halisünasyonları içinde paket ulaştı. Güzel bir süpriz oldu.

Galatasarayımızın yeni teknik adamı hayırlı olsun, dün geldi, hoşgelmiş. Anlaşma ve kutlamalara istinaden bu yeni İtalyan adama pizza yaptım, koca bi tepsiden sadece 1 dilim yiyebildim, hamurunu pek sevmedim ama fırında ilk denememdi hdsjadgasj Cesare Prandelli Bizde Böyle!

Canan bana izin dönüşü bu tatlı bardak altlarını getirmiş, bir kutu pişmaniye ile birlikte otelde dolabıma koymuş, üzerinden tatlış notlar felan, geçenlerde aldığım kitabın ve kahvenin rövanşı gibi, çok mutlu oldum. Pişmanlıklarımızdan ders çıkartmak için pişmaniye iyi bir seçim, hıımm hıımm :)

Bu Perşembe eski ev arkadaşım Ayşegül İstanbul'a geliyor, 2 gün bende kalacak, sonra tuttuğu eve geçecek. Sevinç'i de alıp, girls night out yapacaz. Çok özledim ikisini de ^^

William, Booking.com 'a çok tatlı bir yorum yazmış, Opera ile ilgili, yine Hollanda'dan bir başka misafir de bana hitaben bişiler bırakmış Booking.com'a. Hüzünlerimi törpülüyorsunuz, iyi ki varsınız, sizleri çok seviyorum.



Vallahi oruçlarımı, Sabahattin Ali'nin kitaplarına, schengen evraklarına ve işten geldikten sonra mutfakta yaptığım işlere tutturdum Allah affetsin. Geriye 18 gün kaldı. Yani planlarımın dışında bişi olmazsa. Gidiyorum ben, çok sıkıldım. Evet, efsane Ayvalık tatilimin tarihleri aşağı yukarı belli oldu. Hatta bu sene 1-2 gün tek kalma şansım bile olabilir. Bizimkiler Almanya'dakilerle bir yerlere gidecekler. O arada Tuna ve manita tayfası gelecek. İşte ben o aaaannnnn tükeneceğiiiiiim. Yani bütün gün plajda yatıp eve 10'da felan dönmeyi düşünüyorum. Harika değil mi? Çok zor durumdayım arkadaşlar, tatile ihtiyacım var. Çok özledim laciverti.

Ruhumu iyileştiriyorum. Bir sürü Güneş birikmiş içime. Hepsini doğurmak istiyorum. Hak ediyorum.

Sevginizden vazgeçmeyin. İyi haftalar.

27 Haziran 2014 Cuma

Etiketli Tablo ve Yağlı Kedi Bıyıkları

Dün İstanbul Modern'e gittim. "Geçmiş ve Gelecek" sergisini gezdim. Perşembe günleri İstanbul Modern ücretsiz ve uzun saatlere kadar açık. Bir sürü güzel çalışma gördüm. Şu 2'si ile sizi başbaşa bırakıyorum. Bir tanesi Orhan Peker'in 1976 yılında ayvalık'ta yaptığı yağlı boya tablosu. Bu kasabanın kaderinde hep bi bıyıklar bi patiler olması çok tatlı.


Diğeri ise, Sabire Susuz'un yaptığı bir çalışma. Korkunç etkilendim. hiç böyle bir şey görmemiştim. Kıyafet etiketlerini uygun renk tonlarında birbirine simetrik iğneyelerek harika bir resim ortaya çıkartmış.



Güne kırık uyandım. Öyle de devam ediyorum. İçim kurumuş gibi. Perişan. Saçlarım dağılmış. Zorla gülümsemeyin, bu size hiç yakışmıyor. Sonra sevgime yetişemiyorsunuz.

24 Haziran 2014 Salı

Güneşe El Sallayan Mim

İstanbul'un yağmurdan çıldırdığı gün yaptığım mime yağmurlu mim demiş olmam ve bunu yazarların benimseyip aynı isimden bahsetmesi çok tatlı olmuş. Yazının, nerede olursa olsun kalıcı olmasını bir kez daha tecrübe ettim. Efendim havalar malum ısındı biz de güneşe el sallamaya başladık, minnoş bir mim yapmış Zihin, beni de mimlemiş, hemen yapacam, çünkü ofiste tonla işim var. Çünkü işim olduğu olduğu zaman blogta yazmam gerek dkshadkha anlayabiliyor muyum? Ben bu sefer mimlemicem, dileyen alıp yapsın, bu aralar çok mimledim, talepler birikmesin :)

1) Meyve olsaydın hangisi olurdun? 
Çilek :) Çünki Sarı kırmızı. 

2) Şu sıralar okuduğun kitabın 82.sayfasından bir bölüm seç.
"Then stop behaving like we're a bunch of sheep and you're the shepherd walking along behind us, waving a crook to make sure we don't trot our stupid selves off the road and into a quicksand bog. Open your mind to us. If we're going to die in the city or on that train, I want to die knowing I was more than a marker on your game-board." (Stephan King, Çorak Topraklar) Kitap yanımda olmadığı için internetten ingilizcesinin aşağı yukarı 82. sayfasını bulmaya çalıştım, saçma oldu ama olsun :d İyice çamur oldu bu kitap elimde, bir an evvel bitirmek istiyorum. Aslında çok da istemiyorum çünkü tam da plajda okuncak bir kitap! Birazını Ayvalık tatiline bırakcam galiba. Kitap tüketimim bu sıralar yavaşladı.

3) Deniz mi havuz mu?
Deniz. Ayvalık çocuğuyum ben.

4) Günün en ideal yüzme vakti?
11.00-12.00 arasına bayılıyorum. Sabah güneşinin denizde yaptığı pırıltı oyunları felan, harika mucizeler bunlar. Baksanıza nasıl da mutluyum... 

video

5) Plajlarda bu yaz ne çalmasını istersin?
Malum türkçe poptan vazgeçemiyorlar ama chillout-ambient müziği maviye, güneşe çok yakıştırıyorum. Ama plajlarda çalan pek umrumda deyil, playlistim her zaman yanımda. Tercihim çoğunlukla elektronik müzikten yana oluyor. Belki biraz çok eski türkçe pop şarkılar. Hem 1 saniye, tatil esnasında kim playlistini canavar gibi hazırlamıyor ki? Hemen tokatlayalım. 


6) En sevdiğin kahvaltılık?
Domates,peynir,varsa tuzlu limonlu maydonoz, tatlı bişiler (kek felan).

7) Yazlık mekanlarda en sinir olduğun şey ya da şeyler?
Wc lerin ve soyunma kabinlerinin pis kullanılması ve halka açık yerlerde zorla fal bakan geniş kalçalı üç kağıtçı teyzeler.

pS. Mim'i yaptıktan sonra Lancester'in güneş kremlerine bakmaya başladım, yazmaaaaa dsjagdjsag