3 Şubat 2016 Çarşamba

Unutsuzluk

Sessiz sedasız bir köşede yaşarken kalbimi sehpaya çarpıyorum. Unutsuzlukları kovalıyorum, ucu bucağı görünmez unutsuzlukları. Kalp küçük ama köşeler sivri. Midem bulanıyor acıdan. Alabildiğine içerliyorum. Gecelerce içerlesen bitmez, bir dayak, hiç bitmeyecek bir uyuşturucu düşüşü, o düşüşlerin  getirdiği ölüm gibi bir hüzün. Hiç bitmeyen bir kahroluş, sonsuza kadar görebileceğin bir acı, halüsinasyon gibi, kapkaranlık gözler ve geçmişler ellerime dokunuyor iğne iğne, sonsuz unutsuzlukları kovalıyorum diyorum size, bilincim şuan yok gibi. Gözlerimi kapasam da yaşamaya dönsem diyorum. Açınca ölüyorum.

https://soundcloud.com/stephanbodzin/02-stephan-bodzin-wir-edu-imbernon-coyu-remix-3

30 Ocak 2016 Cumartesi

Berlin Gezi Notları (1)

İlk gün yazısı evet biraz keyifsiz. Uçaktan iner inmez heyecanla gittiğim Pergamon Museum, Neues Museum, ertesi sabah erkenden ziyaret ettiğim Yahudi Anıtları ve Brandenburg Gate görselleri, kısaca en iyiler, ertesi gün sabah erken saatlerde Unter Den Linden caddesinde yürürken cebimden çalınan telefonum ile kayıplara karıştı. Talihsiz bir deneyimdi. Ama ben kısa kısa buralardan bahsedicem. Sonrasında iş telefonum ile geziye devam edebildim. Bok bir moralle.

Lustgarten - Berliner Dome
Tegel'e 1 saat rötarlı indim. İnternetten satın aldığım ulaşım + müzeler adası Berlincard 'ı A Terminali'ndeki desklerinden teslim aldım. 3 gün için 42 Euro. Tavsiye ederim. TXL numaralı otobüs Havaş gibi çalışıyor. Tek bilet ile müzeler adası ve şehir iç ulaşım çok keyifli, makinaya bir kez okutmanız yeterli. Otobüs her 10dk bir ve 45 dakikada şehir merkezinde. Lustgarden'a yakın bir durakta indim ve (Bergama) Pergamon Museum'a giriş yaptım. Kapalı olan Bergama Kapısı nedeni ile İştar 'dan giriş yapıyorsunuz. Saat 6 ve oldukça kalabalıktı. Mavi Duvarlar, Aslanlı Yol, Antik Kalıntılar, Ege bölgesine ait bolca sütun-taş, Milet Şehri. Güzel bir mozaik. Milet'ten, dönemin bir oda zemininden. Yüzsüz hırsız orospu çocukları diyip çıktım djfkahf. Koca müzeden bir cümle aklımda kalan bunlar işte. Museum Island, Bodestrasse'de.
 
Görsel kaynak: smb.museum.com

Görsel kaynak : smb.museum.com, İştar Kapısı
Dip not. Hiç bir müzede ve galeride, Alman Tarih Müzesi hariç, kablosuz internet yok.  Sitelerinde yazdığı halde yok. Vermek zorunda değiller elbet ama hazırlıklı olun. Diğer şehirlerdeki konforu bulamadım. Çoğu müzede eserlerin bilgileri de Almanca. Teknik Almancam olmasa da 4 sene bu dili okudum. Etraftaki bilgilerin çoğunu anlıyorum. Bunu da belki bilmiyorsunuzdur, yazmış olayım :)
 
Oradan, beni heyecanlandıran Neues Museum'a geçtim. Kapılar komşu. Birinden çıkıp ötekine giriş yapıyorsunuz. Tüm müzelerde dolaplar askılar ücretsiz. İçeriler sıcak, insanlar yardımcı, soğuk ve sessiz. Çalışanların hepsi 50 yaş üstü. Nefertiti büstü ile yakından ilgilendiğim için Mumyalar, kalıntılar ve belgeler ile hiç zaman kaybetmedim.
 
Nefertiti, hoş bir şekilde gitmiyor bu Dünya'dan ama bilmiyorum karakter olarak kendime çok yakın bulduğum bir yeri var. Gizemli ve güçlü bir kadın. İsmi güzellikten gelen demek. Tek tanrılı dine ilk inanan firavunun karısıydı. Sanat ile dinin ayrıldığı ilk dönemin isimleriydiler. Yönetimdeydi. Dönemin rahipleri bundan inanılmaz rahatsızdı. Öldürüldüğü söyleniyor. O kadar nefret etmişler ki, ölünce bile resimlerine zarar vermişler. Ama Mısır döneminden kalan en görkemli eserlerden biri kireçtaşından yapılmış bu büstü. Asil bir ailesi yokmuş, bir subay kızıymış. Diğer bulunan eserle kıyaslanınca aslında, çok güzel olmadığı, büstünde burnu ve yanaklarının sonradan düzeltildiği keşfedilmiş. Tıraşlı kafası ve sürmeleri ile, mumyasında başında bir darbe izi varmış. Fotoğraf çekmek yasak. Rahatsız eden yeşim renkli büyük bu odada sergileniyor. Başında tam 3 koruma var. Çok özel bir eser. Museum Island Bodestrasse'de. 

Görsel kaynak : smb.museum.com, Nefertiti Büstü

Görsel kaynak : smb.museum.com, Nefertiti Büstü
Hava oldukça soğuk ve temizdi, enerjim yerine geldi, çıktım ve hostele yürüdüm. İyi bir tercih yapmışım. Cityhostel, Mohren metro istasyonu yanı başı, 10 dakikada Alexanderplatz. Kahvaltı dahil 3 gece 52 Euro ödedim. Tertemiz, sıcak, geniş odalar ve çok merkezi. Tek sıkıntısı wi-fi çekmiyor ve odada priz az. Oda arkadaşım italyan bir çocuğa telefonum çalındı diye numara vermekten kurtuldum ama Berghain'a bensiz gittiği için çok üzüldüm. Güle güle ismini anlamadığım İtalyan çocuk, umarım başka bir dünyada karşılıklı dans ederiz. Glinkastrasse 5'te.
 
2. Gün : Yahudi Anıtları, Brandenburg Tor, Bode Museum, Berliner Dom, Alte National Gallery, Alexanderplatz, Berlin TV Kulesi, Pure Origins 'de öğle molası, Friedrichstrasse ve tozlu dükkan 2. elci "Motz Der Laden"de alış veriş!
 

26 Ocak 2016 Salı

Aşçıboys

Ghahgagagahahaha çok alakasız, farklı yıllara ve anlara ait 2 adam, ikisi ile valla iyi takılmışlığım var. Biri nereden estiyse gitmiş aşçı(!) olmuş, tahminim Grupanya'da satışını yaptığı yer müşterisi iken, kurs alıp oradan aşçı oldu, durum da öyle görünüyor. Bir ara dön Tülay diye mesaj atmıştı. Sosyal gibi görünüp ne yaptığı belli olmayan, ya yalnızlıktan, ya fazla egodan ölecekken yemek kursuna yazılan diğerisiiii. Geçen yıla kadar hala ergen taktikleri ilen "sen yaşıyor musun cinim" diye yoklayıp, "ay çok sikinde yaşadığım sankiiiiii" cevabı vermiştim. Şimdi bu ufaklık, ötekinin öğrencisi olmuş, antrikot siniri ayıklıyorlarmış, abbovvv, çok alakasız bir yerde rast geldim, komikli bir olay bence, bir gülme aldı beni. Allahtan yemekten felan anlamıyorum, ne biliyim ortak bir şeyimiz yok, ama benden bir bağlantı açılırsa suratlarda tatsız bir ifade oluşcak. Bugüne puanım 10 üzerinden 8 hahahahhhaaha.

Keyifsiz Dönüşler ve Tatlı Kıymetler

Döndüm ben, çok keyifsizim. Berlin'i yazıcam yazmasına da, tatsız bir geziydi, çünkü ilk gün sokakta telefonum çalındı. İstediğiniz kadar ırkçısın diyebilirsiniz, evet ırkçıyım, çingenelerden, romenlerden, bulgarlardan, slavlardan, çakma göçmenlerden, araplardan, toplumun huzurunu kaçıran, içinde pislik yeşerten her türlü alt sınıftan ve bunları besleyen düzenden nefret ediyorum. Polisin ağzını büzerek ben bişi yapamam demesine karşı, iyi yav, ben de o zaman tatilime elimdeki imkanlarla devam ederim dedim. İş yerimi aradım, iş telefonumu açtırdım. Elimde bir başka telefon hattı ile iletişim sağladım. Başka da aksilik yaşamadım. Sadece yeni ve çok severek kullandığım iphone'a ve içindeki harika resimlere veda ettim. Bir süre telefon almıycam. Numaram kapandı. Ne yapmak istediğimi henüz bilmiyorum. Aslında çok farklı yazcaktım ama konu neden buraya geldi yaaahahgagag... Neyse. Size yine söz verdiğim gibi günlük geziyi anlatcam. Hayatım eskisinden de yoğun. Bir süre tatile gitmicem çünkü geri geldikten sonra işlerimi ve hayatımı toparlamam zor oluyor. Aklımda Mart gibi bir gezi var, 30 yaşıma şatafatlı girmek istiyorum dashsdaj. Belli de olmaz. Lütfen kendinize dikkat edin. Lütfen. Kalan her güzel şey için şükredin ve kıymet bilin. Hayatınızda olanlara "iyi ki varsın" demeyi unutmayın. İyi ki varsınız. Kıymet bilince her şey daha tatlı oluyor. Esen kalın.

19 Ocak 2016 Salı

Yeter Hadi Ağlaklığınız Bitmedi, Yeter

Ay naaapıyorsunuz kııızzzzzlar, kocişkolarınızın telefonlarını karıştırmaya devam mııııı? Sesiniz soluğunuz çıkmıyor yaaa. Çok üzüldünüz yeter hadi, ölen ünlüler ilen ölünmüyor, ülke zaten omuzlarımıza çökmüş, bi de siz kafadaki dertleri oturan götler gibi büyütüyorsunuz, amaaaaannn. Siklerini eline alıp şeftalili icetea içen seccade takımı, okumuş etmiş koca adamlara terörist diyor. Daha ne kadar üzülüceksiniz kızlaaaarrr. Bitmiyorlar, çoğalıyorlar, üstüme üstüme geliyorlar. Biraz off/on yapmak için gidiyorum. Yine gelecem kızlaaaar.