22 Aralık 2019 Pazar

2019'u Gömdük Ama Yerini Unutmadik

Merhaba.
Ben geldim. 

Evet, Berlin Bati Blogu’nun delisi burada. Hem de 4 aylik uzun bir aradan sonra. Ama nedenlerim var. Cok uzatmicam. Fotograflar konusacak. Geleneksel sene sonu yazisiiiiiiii ve her sene oldugu gibi yine EXCLUSIVE gorseller ile. Exclusive lafini cok seviyorum. Bana cok yakisiyor. 


Ama oncesinde her yilsonu yaptigim gibi, gecen senenin iyi dilek listesini alintilayarak basliyorum. Ne atip tutmusum bakicaz, yoksa VAR'a gidicez. 

"Gelelim 2019'un dileklerine. Son zamanlarda Almanca bilmedigim icin cok icerledigim bazi mevzular oldu, bunlari asmak icin gercekten bu agzina sictigim dili ogrenmem gerek, bunu buraya bir yazalim. Hayal kirikligini bir kenara birakip her geleni ve her olani oldugu gibi karsilayip daha fazla siki tassaginda bir sene diliyorum oncelikle. Roma,Tel Aviv, Paris, Budapeste, Lizbon ve Berlin'in etrafindaki kucuk sehirleri gezmek istiyorum. 2 odali duzgun bir ev bulup Berlin'de yeni seneye yeni evimde uyanmak istiyorum. Sevmediklerimi izmir marsi ile hayatimdan ugurlayip Berlin'de rakiya cagiran daha fazla insanlar taniyabilirim mesela. Ya da en azindan kurtlanmis cop kutusuna karsi makul duzeyde sorumluluk gosteren insanlarla muhattap olabilirim degil mi? Kedomla daha cok vakit gecirmek istiyorum. Bisikletimi satmak istiyorum. Daha saglikli beslenip daha cok kosmak istiyorum. Dilos'un tasinmasi ile sezonun gezi acilisini Ocak sonu Amsterdam'da yapiyorum ve biletimi coktan aldim. Hem gezmeye, hem de guzel anilar biriktirmeye yanlarina ucucam. Artik Ocak sonu donuste okursunuz. Tarih net degil ama bu sene illaki nikahlarinda, dügün topuzum ile boy gostercem. Cikarin abiyelerinizi sinav var. Tek seferlik degil tum sene boyunca ve daima Avrupa'da onlarla daha cok gorusmek istiyorum. Aklimda bir de bir kac guzel evente gitmek var; mesela Jon Blomqvist'i canli dinlemek istiyorum. Yeni sene, is anlaminda gercekten kol gibi duzeyinde gecicek, o konulara hic girmiyorum. O konulara girersem yazi hic neseli bitmez ahshadhsd."

2019'da yaptiklarim bu listeden daha fazlasiydi, valla hic mutevazi olamicam ajsjdja.. Ama oyle bos beles de gecmedi. En cok geleni ve gideni oldugu gibi karsilamayi ogrendigim bir seneydi. Ozguvenimi yukselttigim, sikca "bize ne amk" dedigim, etrafimi daha iyi gordugum ve anladigim, biraz daha olgunlasarak; hayatin sadece benim etrafimda donmedigini gordugum bir seneydi. O nedenle 2019'dan hanemde arti ile cikiyorum dostlar. Yazinin buradan sonrasi ise goygoy ahahahah. 


Valla yazdigim gibi, Berlin'de yeni senede yeni evimde ama sadece 30 gun gecikme ile uyandim. 1 Subat'ta yeni evime tasinmistim. Burada dilek yine de tutmus diyebilir miyiz? Cok zor bir 3 ayin sonunda, degismekte gelismekte olan bir semtte 70m2,  2 odali bir ev buldum. Artik buna sans, istek ve olumlama demekten baska bir sey aklima gelmiyor. Ilk baslar etraf biraz zor geldi, simdi cok alistim. Yeni yasam alanim bana en cok buradaki brokrasiyi ogretti.  

Bisikletimi satmadim, Evren'e hediye ettim. Yani birine verdim ucretsiz. Rakiya cagiran fazla insan olmadi ama kalanlarla cok iyi vakit gecirdim. Valla pek de saglikli beslenmedim ama firsatini buldugum anda cok guzel yemekler denedim. Kosmak ise geride kaldi malesef. Yoga'ya ise ruyalarimda geri dondum. 


Sevmedigim insanlari Izmir marsi ile cidden hayatimdan ugurladim. Eve tasinmamla bir miktar gonul kirikliklari da beraberinde gelmisti. Yollarimizi ayirdigimiz bazi insanlar oldu.  Once biraz uzuldum sonra kizdim ama cok hizli yol aldim bu sefer. Tam da aslinda "geleni ve gideni oldugu gibi karsilamayi" bu donemde ogrendim. 


Oncesinde Delft, Den Haag ve Rotterdam'i gorme sansim oldu ama elbette oralarda olma amacim Dilay'i ve Abdullah'i ziyaret etmekti. Dort gozle gelecek bulusmayi bekliyorum. 



Mart'ta 33 yasina Izmir'de annemle hasta bekleme salonunda girdim. Sabah 7'de Ege Universitesi'nde kan tahlili icin sira bekliyorduk. Mesaj geldi teyzemden. Aaa teyzem dogum gunumu kutluyor dedim. Annem agladi ve bana sarildi. Dogum gununu unuttum ve burada oldugumuza inanamiyorum dedi. Bence ne bunun ne de alacagim baska yaslarin tarihi hic bir onemi yok. Kemoterapiden sonra birlikte eve donduk. Aksam da babam evde bize balik pisirdi. Simdi gayet iyi. Agir olan bir surecti ve bitti. 

Istanbul'dan dostlar geldi gitti ve bahar donemini birlikte bolca Berghain'da tepinerek gecirdik. Bunyeden kis mevsiminin yavasligini attik. Yaza kadar su siteden aldigim sahane yesil caylardan ictim. Grimm izledim. Kose koltukta Tarcos'la bol bol tembellik yaptik, bahari izledik, yagmur dinledik.


Haziran'da Izmir'e Dilay'larin nikahina gittim, annemleri ziyaret ettim. Gelinin kardesi formatinda bir dugun topuzum malesef olmadi ama son zamanlarda en eglendigim bir arkadas toplantisiydi. Alsancak'tan Karsiyaka'ya eve sarhos dondum ve anahtarim olmadigi icin kardesim beni araba ile aldi. Cok komik bir geceydi.

Izmir'den dondugumde artik bir miktar yaz gelmisti Berlin'e. Bir gun, kipkirmizi kocaman cilek seklinde bir bufe gorurseniz beni hatirlayin, her mahallede vardir. Mayis - Eylul arasi, Brandenburg tarlalarindan gelen efsane cilekler sehirde satilir. Hah iste o en sicaklarda cok lezzetli oluyorlar. Yaz mevsimi benim icin bu 3 euroya aldigim 250 gr. cilek arkadaslar. Beni bu kucuk seyler keyiflendiriyor artik yaaa.


Yaz ortasi Berlin'de pek de bilmedigim mahallelerde gezmeye basladim. Mesela sik sik Boxhagener'e gittim. Alman Bey o tarafta oldugu icin aslinda, hehe. Sayesinde cok sevdigimiz mekanlarda cok guzel anilar biriktirdik. Berlin'i sevdigin biri ile kesfetmek cok keyifli. Boxicigim seni seviyoruz canim.

Mesela yolunuz duserse surayi deneyin, Neumanns Café. Gabriel-Max-Straße 18'de. Bir de tammmm karsisinda hic bir zaman yer bulamadigimiz, bir sehir efsanesi Silo Coffee var efendim, ikisi de fantastik brunchlar ve kahveler icin vazgecilmez adresler. 


Istanbul'a gittim is icin. Prensip olarak yilsonu yazisinda is hakkinda konusmuyoruz o nedenle burayi hizli gecicem. 

Agustos'ta ise, Berlin tayfa ile bizimle mezara kadar gelecek bir tatil yaptik. Tatil yazisi surada merak eden baksin ama benim buraya eklemek isteyecegim sey biraz daha kendimle alakali bir kisim. Bu tatilde "yavaslamayi" ogrendim. Bana tam anlami ile cok iyi geldi. 



Allah gunah yazmasin, Almanca cinayet gibi dil. Bu dilin kurbani olmucaz dedik mi? Dedik. Tatil donusu daha kicimdaki bikini yanigi duruken kendimi okul siralarinda buldum. O gun bugundur nefes almadan, araliksiz, haftanin 5 gunu 4 saat almanca derslerine gidiyorum. Bir omur vermisim gibi hissediyorum. Ama daha sorsaniz hala benim seviye "ich bin Sila und i hab kein Geld"... 2 hafta sonra B1 olucam ama su herseyi mukemmel yapma egosu yuzunden konusmayi sokemedim. Ama engelimiz yok bunu da halledicez.  

Sonbahar'da bir takim sergiler ve enstalasyonlar ziyaret ettik. Alman Bey de eslik etti. Botanik parkina gittik. Berlin Botanik Muzesi bana cok iyi geliyor. Genel olarak 3 kilo daha hafif cikiyorum mekanda. Kendisine tanistigimiz donemde nasil olduysa artik Istanbul sozu vermisim. Eylul'de Istanbul'a da gittik. Ilk kez hayatimda kameram ile bu sehirde turist oldum ve cok degisik hislerle donduk. Cok guzel yemekler yedik ve cok eglendik.


Havalimanina inerrrrr inmez dakka bir kosarak lahmacun yemeye goturdu. Yanina da yayik ayran soyledi. Siz bunu hic bilmiyorsunuz: kendisi Simit'e Gevrek diyor. Ahahaha. 


Canli bir iki sanatci dinleyelim dedik. Fazil Say'a gittik. Oncesinde Refik Anadol'un sergisini gormeye gittik Kraftwerk'e. Sozlemistim size daha evvelden, Kraftwerk'e kakamizi yaptik gidin bakin bir deseler, kosa kosa giderim, oyle guzel mekan. 



Bizim ekiple Heilung dinlendik canli. 7 ay oncesinden almistik biletleri. Bambaska bir deneyimdi. Experimental, Kelt ve Viking halk muzikleri en anlasilir kategori olabilir ama deneyimin tam ne oldugunu suradan izleyin, beni umarim anlarsiniz. Cok ozel yeri oldu bende.

Havalar cok kotu olmadan hadi bir yerler gorelim dedik. Bu bir gun ben isteyken mesaj atti. Topla cantani gidiyoruz. Nereye canim benim hayirdirr? Cantani al gel soru sorma. Ok. Gitmis Hamburg'a program yapmis. Cok guzel bir 48 saat gecirdik. 


Kanal turu yaptik. Sahane bir yerde aksam yemegi yedik. Mekan; Bullerei. Alman'nin aklina uyup, hayatimda ilk kez 500 kusur basamak tepip, dilim gotumde, St. Petri Kilisesi'nin tepesine ciktik. Size diyorum bu beni ya eski mezarliga goturur ya 2.Dunya savasindan kalma ucak kulesine. Sehir merkezi, adete bir Izmir, bir boyozcu eksik. Kardesim Izmir'den 2 yagsiz 2 boyoz kapip getirse vallahi ortamlar Alsancak, 2.Kordon hic yalanim yok ahahahah.



Ekim ve Kasim'da araya yine yogun bir Almanca programi girdi. Degisik birsey olmadi. Gecen haftasonu biraz ben israr edince Dresden'e gittik. Hava yine tatsizdi, bir gun once sirketimin yilbasi partisi vardi. Ben biraz alkolu kacirmisim. Ertesi gun alkol kokarak bademcigim sis, trene bindik. Aksami zor ettik. Eve gelince coraplarimla uyumusum, sabah uyandirdi beni, ceset gibiyim. Iki lokma yedim, dedim ben evime gidiyorum, hic iyi degilim. 1 haftadir hastayim iste lanet olasica bitmedi. Cig zencefil yemekten icim disima cikti. Bugun de O hasta olmus... 


Noel'de ailesinin yanina gidicek ama benim ofiste tonla isim var, bayaa tatsiz bir hafta olcak yilbasina kadar... Ama bu soguklar yetmediiiiii daha cok soguk istiyoruuuzzz kar kis kiyameeettt dedik, yilbasina Stockholm'e gidiyoruz. Yilbasina bisiler yapalim dedik de valla niye orasi nolur sormayin. Beni en cok koftesi cezbetti. O'nu da kar. Kar yagsinda yagsin diye diye Isvec'e bilet aldik gidiyoruz iste. Icliklerimiz ve biz kofte yicez. 

Sonra Ocak sonu 1 guncuk Budapeste tatilimiz var. Napim eeee seyyy, dogum gununde en guzel ikimizin de gormedigi bir yere kacalim istedim. Cumartesi - Pazar bir miktar Dogu Avrupa gorucez artik Isvec'te eksi 10 havadan sonra hayatta kalirsak.

Yilin yarisini birlikte cok keyif aldigim bir insanla gecirdim ve bana bir suru sey ogretti. Ama sanirim tesekkur etmem gereken kisiler bizi bir araya getiren ortak dostlarimiz. Sonra da kendime tesekkur ediyorum. Nedeni olmak zorunda degil. Canim kendim. 

Haydi simdi butun eller havaya. Heh. Eller kalkti mi havaya? Bir gorelim? Veeeeeee asagiya iyi dileklerimi ve 2020'nin presiplerini birakiyorum. Oyle cok satafatli degil bu sefer daha mutavazi olacak. Cunku ben de biraz mutevazilestim sanirim. 

Efendim boyle biraz tatsiz bir sene sonu ama moralimizi bozmuyoruz degil mi? Ailem icin saglik ve huzur istiyorum. Cok zor suan hersey. Ama bitecek, biliyorum. Ingilizceyi azaltip en azindan gunluk duzeyde Almanca'ya gecmeyi istiyorum. Yil sonuna kadar basit duzeyde 1 Almanca kitap okumak istiyorum. Mart ortasinda Almanya Gocmen Entegrasyon sinavina giricem. Bu benim gelecegim ve vizem icin onemli bir asama. Bu kursu B1 almanca ile birlikte verebiliyorum. Bu asamalari bitirmek, sertifikami almak ve bu dertten kurtulmak istiyorum. Mutevazi bir yasam diyorum ama mesela ne gibi? Daha az alisveris, daha az tuketim, daha az cop atmak, (elektrik, gaz, su vs.) gereksiz yere kullanmamak diyebilirim. Bagisiklik sistemimi yukselticek bir cesit meditasyon denemek istiyorum. Kurs ve duzensiz uykularim nedeni ile ara verdigim mutfagima geri donmek ve guzel yemekler pisirmek istiyorum. Suan gecici bir ev arkadasim var. Kendisi Mart Nisan gibi ayrilacak. Ayrildiktan sonra oturma odami bastan duzenlemek istiyorum. Kislik erzak deposuna donen mutfagimi eski mutevazi haline cevirmek, yeni cicekler almak istiyorum. Ev anahtarimin sadece bende oldugu, salonumda dostlarimi agirladigim, tek kisilik ev hayatima geri donmek istiyorum. Bunu gercekten cok ama cok ozledim. Gelecek yaz Kastellorizo'ya Steve ile donmek istiyorum. Akdeniz yavasligini yasayip, Mustafa Sandal sarkilari dinleyip, soguk Yunan birasi icmek istiyorum. Buranin yani sira, Varsova, Gdansk, Karkow, Kiev, Lizbon ise gormek istedigim sehirler listesine giriyor 2020'de. Yillardir hayalini kurdugum bir plakcalar almakti. Daha bunu almadan plak toplamaya basladim. Sanirim 10 tane felan vardir. Plak cidden zor is ama evde kendimce bir kitap ve plak kosesi duzenlemek istiyorum. Hobi gibi. Kedim ile daha cok vakit gecirmek ve kose koltuk keyiflerimize ise geri donmeyi dort gozle bekliyorum. 

Kendinize lutfen iyi davranin. Kus uyumayin, sevisin ve kahve icin. Mutlu seneler! Einen guten Rutsch ins neue Jahr!!!

1 Eylül 2019 Pazar

Yaz Mevsiminin Sonuna Yolculuk : Istanbul, Rodos, Kos ve Biraz Berlin

Mer haa baaaaa.

Bati Berlin'in delisi geldi.

Istanbul, Akbuk ve Rodos yazilarina gecmeden evvel, Berlin Pride kutlamasindan bir kac kare birakmadan bitirmicem. Renkli goseller konussun diyorum ve sonra yaziya donuyorum. Ne diyoruz? Love is love.


Ufacik zamana tonla ani sigdirarak dondum buraya. Biletleri henuz alinmamis bir is seyahati varken; bu belirsizlik, bir anda Istanbul'da cok guzel bir networke, iyi gecen toplantilara, gorusmelere ve bos zamanlarimda dostlari gormeme sebep oldu. Gelecek donemde iyi satislara donusmesini umdugum Istanbul gezimi aylardir hayalini kurdugum Kilic Ali Pasa Hamami ritueli ile bitirdim. Aksam ucaga gitmeden evvel eski is yerime ugradim ve Karakoy'dan bir yanak aldim. Bu gezide dostlarimla en azindan bir bira ya da kahve icecek zamani bulmam bana cok cok iyi geldi. Home away home diyerek Berlin'e geri dondum ve sadece 3 gun calistiktan sonra, ustumuzden tum senenin yorgunlugunu atmak icin dostlarla tatile ciktik. 




Efendim bu tatil bizimle mezara kadar gelir. Yani daha ne diyebilirim ki asdjsjd. Rotamiz bir miktar son dakika degistikten sonra acaba nerde nasil olur sorularina cok takilmadan bir gidelim bakariz kivaminda Marmaris'e indik. Oradan Akyaka'ya gectik. Kalisimiz boyunca; Riders Inn 22'ye ugradik, aksam Azmak'ta rakimizi ictik ve Kite Beach'te gun batimi izledik. Bir sabah Dama Dama Cafe Art Gallery'de sahane bir kahvalti yaptik. Lutfen yolunuz dusunce gidin.


Gunduzlari ise Akbuk'e gittik. Mavi suya elini uzatan doga, sahane deniz, gun batarken ustumuze coken o garip sakinlik... Hicbir ana degisemezdim. 


Gun batinca mor-lacivert bir renk alan ufuk cizgisine bakarak kucuk meditasyonlar yapmayi ihmal etmedim. Cok guzelsin Akbuk, umarim yine bulusuruz. 



Turkiye sulari bize bu kadar yeter, bayramda buralar cekilmez diyen lokaller gibi hafiften Yunan'a kacarak Rodos'a gectik. Ege'nin sahane yavasligini deneyimledigim ve biraz daha icime bakabildigim, aklimi yavaslatabildigim bir rota oldu. Rodos'ta her gune bir plaj ve koy koymak cok kolay. Ulasim duzenli, yemekler, insanlar, hava cok tanidik. Hersey bana cocuklugumun Ege'sini animsatti. 90 yilinda kalmis ve bu gune gelememis ilginc bir otelde kaldik. Gunlere dagilan farkli plajlar denedik. Antoni Quinn's Bay, Ladiko Beach, Faliraki ve Lindos



Galiba gonlumuz en cok Lindos'ta kaldi. Tepeye yayilmis geleneksel bir Yunan kasabasi. Minik bir kac plaji ve yokusta beyaz renkli sokaklar ile cevrili. 


Gun batarken plajda tek kalan Keykan, Muge, ben, 3 deli, aksam 9 otobusu ile sehire geri donerken, renkler karanligin icinde aksam meltemi ile kayboluyordu. 


Bir aksami da, bana biraz Eminonu'nu animsatan atmosferinde Rodos, Old Town'da gecirdik. Guzel yemekler yedik, turist vasfini yerine getirdik ve Kos'a gecmek icin sabah erkenden feribotumuza gittik. 2 saatlik bir yolculuktan sonra, Simi'den yolcu alip bir kuple orayi da gordukten sonra Kos'a devam ettik.



Kos'a giderken Google'dan baktigimiz Alibaba Beach'te denize girdik ve gunu birlik olan gezimiz Bodrum'da son buldu. Kos, Bodrum kivaminda bir ortam.

Ertesi gun sabah ucagi ile Berlin'e donduk ama ne donus adhshdh. Almanlarin kapali alanlarda klima kullanmamasini ve bunun mantigini yerlestikten ve yasadiktan sonra cok iyi anladim. Klima buyuk hatadir arkadaslar. Feribotta ve havalimaninda organlarima kadar aldigim klima havasi bagirsaklarimi donus yolunda bozdu ve evde buzlukta hazine kivaminda buldugum tavuga corba yaparak hayata tutundum denebilir. Sansliydim, Cuma aksam eve donmustum ve is yoktu. Bu 3 gun resmen tatilin enerjisini heba edecekti. Pazar ayagi kalkip kedi kumu temizleyebildim ve aksam Steve ile bulustugumda hala midem cok iyi degil.

Is donusu nasil hayvan gibi calistigimi buraya yazip tatlari kacirmicam. Ustelik bir de Almanca kursum basladi. Bu isi artik masaya yatirma vakti geldi. Safak 3 sene. B1'i alinca bu is biter arkadaslar. Haftaici sabah gunde 4 saat Almanca ile Berlin'de kartlari yeniden dagitiyorum. 

Sehire donunce kendimi sehire verdim. Steve ile Kraftwerk'te Audiovisiual bir sergiye gittik. Deep Web projesi, muzikleri, olayin matematigi cok cok guzeldi. Linke tiklayin please. Bu yapinin icinde yapilan herseyin hastasiyim. Kraftwerk'e kakamizi yaptik gidin bakin deseler, kosa kosa giderim. Cunku bina kendi kendine konusuyor. 


Neyse efendim kayan lazerler ve sahane ambient muzik ile iceride biraz kaybolduktan sonra Cumartesi gunu icinde bir kafe olan ilginc bir mezarlik ziyaret ettik. Turbe dicem diyemiyorum, bizimki aile mezarlarinin icinden birinde bir video cekti, iceride 2. Dunya Savasindan kalma acikta tabut vardi, kosarak kactik asjdahdh. Oyle degisik bir yerdi neyse. Café Strauss ve Luisenstadt Kilisesi, Südstern'de gitmek isteyen buyursun. Bu cocuk beni mezarliktaki kafeden evvel de Nazi doneminden kalma askeri gozlem kulesine felan goturmustu. Duzgun yerlerde efendi efendi kahve icemiyor. Kule sehire yukaridan bakiyor, Flakturm, Humboldhain'da. Biraz Alman tarihi seven burayi kacirmasin. 

Grimm serisini ve hikayelerini cok severim. Bunu sevdigimi Steve ile paylasinca cok ilginc bir detay ogrendim. Bu hikayelerin bir kismini yazan, basilmasina on ayak olan ve bir kismini korumaya alan ve Grimmler ile evlilik yapan ailede geliyormus kendisi. Boyle bir bilgiye ben hic hazir degildim gercekten. Wikipedia'da bile yaziyor. Muhtesem bir bag. Hos kendisi hala bazi masallarin cok korkunc oldugunu ve buyudugu bolgenin karanlik kirsalini cok iyi anlattigini soyluyor. Grimm izleyen burada beni daha cok iyi anlayacak. 


Konuyu aslinda suna baglayacagim. Grimm Kardeslerin mezari Berlin'de. Gidip bir Fatiha okuyayim dedim. Konu bundan acilinca hadi gidip gezelim dedik ama öhem, evde gunu biraz uzun yasayinca, mezarligin bir ziyaret saati olmadigini bilerek kapida kaldik. Ama yol ustunde baska bir yer kesfettik. Eski bir demiryolu bolgesinin icinden yuruduk ve parkta cok guzel bir kac gorsel cekme sansim oldu. Grimmlere Fatiha ise gelecek haftaya kaldi arkadaslar. 



Aksam yemeginden sonra ise Michelberger Hotel'de aksam ickisine gittik. Bir otelci olarak nadiren otele ickiye giderim. Ustelik Warschaur Duragi, tam anlami ile insanlarin oylece öldügü bir yer. Gecen kis, Suren ile durakta eksi 5 derecede uyuyan bir adami zorla uyandirdigimizi dusundugumde, duragın tam yanında olan bu otelin icinde, bu kadar guzel bir bahce bulmayi beklemiyordum. Sadece 3 gun daha surecek Yaz aksamindan maksimum verim aldigimizi soylemeliyim. Cin Tonik seni ve yazi seviyorum. Seni daha cok.


Berlin'i bilen birisi ile tanismak ve bu sehrin icinde birbirimizi birlikte kesfetmek gercekten cok keyifli. Bu ayin sonunda kendisini Istanbul'a gotuyorum. Istanbul Kartlari ve Lahmacunlari cikarin. Sinav var. Lokal rehberiniz sehire geri donuyor. 


Evet efendim, bu sefer toplantiya yetisme derdi olmayan 4 gunluk bir Istanbul tatili bizi bekliyor. Bu surede Almanca kursuma tam hizi ile devam edip bir sonraki seviyeye gecicem. Berlin suan resmen yepyeni sergiler ve acilislar ile oldukca yogun. Bir gunumu bir kac muzeye vermeyi dusunuyorum. Bugun evde yemek pisirip malladim. Almanca odevimse simdi beni bekliyor. Istanbul'a gidene kadar bir miktar plansiz kalip, kursa ve ise konsantre olacagim. Haftaicleri beynim Haribo gibi olunca herkes evlere dagiliyor ama Cuma-Pazar arasi bolca aksiyona yer var. Gecen hafta uzun bir aradan sonra Berghain'a gittik. Kangding Raycigim soyler misin canim nasil bu kadar minnos oldun? Bu hafta nihayet Kobosil'in 44 olusumuna destek verdigimiz ve plak sirketinin urettigi tshirtlerimizi teslim aldik. Benim icin daha ozeli ise, baskinin birinin Turkce olmasi. Buyrunuz, tam destek hep destek. 

Size guzel bir Sonbahar donemi diliyorum. Muhtemelen Istanbul'da sonbahar yapraklari bizi karsiliyor olacak ve donuste beni buradan görselleri ile bulacaksiniz. Araya yapabilirsem, sehire gelen guzel sergilerden ve kesfettigimiz garip yerlerin hikayelerinden serpistiririm. O sureye kadar kendinize iyi davranin, sevisin, kahve icin ve asla kus uyumayin. Auf Wiedersehen!