1 Eylül 2019 Pazar

Yaz Mevsiminin Sonuna Yolculuk : Istanbul, Rodos, Kos ve Biraz Berlin

Mer haa baaaaa.

Bati Berlin'in delisi geldi.

Istanbul, Akbuk ve Rodos yazilarina gecmeden evvel, Berlin Pride kutlamasindan bir kac kare birakmadan bitirmicem. Renkli goseller konussun diyorum ve sonra yaziya donuyorum. Ne diyoruz? Love is love.


Ufacik zamana tonla ani sigdirarak dondum buraya. Biletleri henuz alinmamis bir is seyahati varken; bu belirsizlik, bir anda Istanbul'da cok guzel bir networke, iyi gecen toplantilara, gorusmelere ve bos zamanlarimda dostlari gormeme sebep oldu. Gelecek donemde iyi satislara donusmesini umdugum Istanbul gezimi aylardir hayalini kurdugum Kilic Ali Pasa Hamami ritueli ile bitirdim. Aksam ucaga gitmeden evvel eski is yerime ugradim ve Karakoy'dan bir yanak aldim. Bu gezide dostlarimla en azindan bir bira ya da kahve icecek zamani bulmam bana cok cok iyi geldi. Home away home diyerek Berlin'e geri dondum ve sadece 3 gun calistiktan sonra, ustumuzden tum senenin yorgunlugunu atmak icin dostlarla tatile ciktik. 




Efendim bu tatil bizimle mezara kadar gelir. Yani daha ne diyebilirim ki asdjsjd. Rotamiz bir miktar son dakika degistikten sonra acaba nerde nasil olur sorularina cok takilmadan bir gidelim bakariz kivaminda Marmaris'e indik. Oradan Akyaka'ya gectik. Kalisimiz boyunca; Riders Inn 22'ye ugradik, aksam Azmak'ta rakimizi ictik ve Kite Beach'te gun batimi izledik. Bir sabah Dama Dama Cafe Art Gallery'de sahane bir kahvalti yaptik. Lutfen yolunuz dusunce gidin.


Gunduzlari ise Akbuk'e gittik. Mavi suya elini uzatan doga, sahane deniz, gun batarken ustumuze coken o garip sakinlik... Hicbir ana degisemezdim. 


Gun batinca mor-lacivert bir renk alan ufuk cizgisine bakarak kucuk meditasyonlar yapmayi ihmal etmedim. Cok guzelsin Akbuk, umarim yine bulusuruz. 



Turkiye sulari bize bu kadar yeter, bayramda buralar cekilmez diyen lokaller gibi hafiften Yunan'a kacarak Rodos'a gectik. Ege'nin sahane yavasligini deneyimledigim ve biraz daha icime bakabildigim, aklimi yavaslatabildigim bir rota oldu. Rodos'ta her gune bir plaj ve koy koymak cok kolay. Ulasim duzenli, yemekler, insanlar, hava cok tanidik. Hersey bana cocuklugumun Ege'sini animsatti. 90 yilinda kalmis ve bu gune gelememis ilginc bir otelde kaldik. Gunlere dagilan farkli plajlar denedik. Antoni Quinn's Bay, Ladiko Beach, Faliraki ve Lindos



Galiba gonlumuz en cok Lindos'ta kaldi. Tepeye yayilmis geleneksel bir Yunan kasabasi. Minik bir kac plaji ve yokusta beyaz renkli sokaklar ile cevrili. 


Gun batarken plajda tek kalan Keykan, Muge, ben, 3 deli, aksam 9 otobusu ile sehire geri donerken, renkler karanligin icinde aksam meltemi ile kayboluyordu. 


Bir aksami da, bana biraz Eminonu'nu animsatan atmosferinde Rodos, Old Town'da gecirdik. Guzel yemekler yedik, turist vasfini yerine getirdik ve Kos'a gecmek icin sabah erkenden feribotumuza gittik. 2 saatlik bir yolculuktan sonra, Simi'den yolcu alip bir kuple orayi da gordukten sonra Kos'a devam ettik.



Kos'a giderken Google'dan baktigimiz Alibaba Beach'te denize girdik ve gunu birlik olan gezimiz Bodrum'da son buldu. Kos, Bodrum kivaminda bir ortam.

Ertesi gun sabah ucagi ile Berlin'e donduk ama ne donus adhshdh. Almanlarin kapali alanlarda klima kullanmamasini ve bunun mantigini yerlestikten ve yasadiktan sonra cok iyi anladim. Klima buyuk hatadir arkadaslar. Feribotta ve havalimaninda organlarima kadar aldigim klima havasi bagirsaklarimi donus yolunda bozdu ve evde buzlukta hazine kivaminda buldugum tavuga corba yaparak hayata tutundum denebilir. Sansliydim, Cuma aksam eve donmustum ve is yoktu. Bu 3 gun resmen tatilin enerjisini heba edecekti. Pazar ayagi kalkip kedi kumu temizleyebildim ve aksam Steve ile bulustugumda hala midem cok iyi degil.

Is donusu nasil hayvan gibi calistigimi buraya yazip tatlari kacirmicam. Ustelik bir de Almanca kursum basladi. Bu isi artik masaya yatirma vakti geldi. Safak 3 sene. B1'i alinca bu is biter arkadaslar. Haftaici sabah gunde 4 saat Almanca ile Berlin'de kartlari yeniden dagitiyorum. 

Sehire donunce kendimi sehire verdim. Steve ile Kraftwerk'te Audiovisiual bir sergiye gittik. Deep Web projesi, muzikleri, olayin matematigi cok cok guzeldi. Linke tiklayin please. Bu yapinin icinde yapilan herseyin hastasiyim. Kraftwerk'e kakamizi yaptik gidin bakin deseler, kosa kosa giderim. Cunku bina kendi kendine konusuyor. 


Neyse efendim kayan lazerler ve sahane ambient muzik ile iceride biraz kaybolduktan sonra Cumartesi gunu icinde bir kafe olan ilginc bir mezarlik ziyaret ettik. Turbe dicem diyemiyorum, bizimki aile mezarlarinin icinden birinde bir video cekti, iceride 2. Dunya Savasindan kalma acikta tabut vardi, kosarak kactik asjdahdh. Oyle degisik bir yerdi neyse. Café Strauss ve Luisenstadt Kilisesi, Südstern'de gitmek isteyen buyursun. Bu cocuk beni mezarliktaki kafeden evvel de Nazi doneminden kalma askeri gozlem kulesine felan goturmustu. Duzgun yerlerde efendi efendi kahve icemiyor. Kule sehire yukaridan bakiyor, Flakturm, Humboldhain'da. Biraz Alman tarihi seven burayi kacirmasin. 

Grimm serisini ve hikayelerini cok severim. Bunu sevdigimi Steve ile paylasinca cok ilginc bir detay ogrendim. Bu hikayelerin bir kismini yazan, basilmasina on ayak olan ve bir kismini korumaya alan ve Grimmler ile evlilik yapan ailede geliyormus kendisi. Boyle bir bilgiye ben hic hazir degildim gercekten. Wikipedia'da bile yaziyor. Muhtesem bir bag. Hos kendisi hala bazi masallarin cok korkunc oldugunu ve buyudugu bolgenin karanlik kirsalini cok iyi anlattigini soyluyor. Grimm izleyen burada beni daha cok iyi anlayacak. 


Konuyu aslinda suna baglayacagim. Grimm Kardeslerin mezari Berlin'de. Gidip bir Fatiha okuyayim dedim. Konu bundan acilinca hadi gidip gezelim dedik ama öhem, evde gunu biraz uzun yasayinca, mezarligin bir ziyaret saati olmadigini bilerek kapida kaldik. Ama yol ustunde baska bir yer kesfettik. Eski bir demiryolu bolgesinin icinden yuruduk ve parkta cok guzel bir kac gorsel cekme sansim oldu. Grimmlere Fatiha ise gelecek haftaya kaldi arkadaslar. 



Aksam yemeginden sonra ise Michelberger Hotel'de aksam ickisine gittik. Bir otelci olarak nadiren otele ickiye giderim. Ustelik Warschaur Duragi, tam anlami ile insanlarin oylece öldügü bir yer. Gecen kis, Suren ile durakta eksi 5 derecede uyuyan bir adami zorla uyandirdigimizi dusundugumde, duragın tam yanında olan bu otelin icinde, bu kadar guzel bir bahce bulmayi beklemiyordum. Sadece 3 gun daha surecek Yaz aksamindan maksimum verim aldigimizi soylemeliyim. Cin Tonik seni ve yazi seviyorum. Seni daha cok.


Berlin'i bilen birisi ile tanismak ve bu sehrin icinde birbirimizi birlikte kesfetmek gercekten cok keyifli. Bu ayin sonunda kendisini Istanbul'a gotuyorum. Istanbul Kartlari ve Lahmacunlari cikarin. Sinav var. Lokal rehberiniz sehire geri donuyor. 


Evet efendim, bu sefer toplantiya yetisme derdi olmayan 4 gunluk bir Istanbul tatili bizi bekliyor. Bu surede Almanca kursuma tam hizi ile devam edip bir sonraki seviyeye gecicem. Berlin suan resmen yepyeni sergiler ve acilislar ile oldukca yogun. Bir gunumu bir kac muzeye vermeyi dusunuyorum. Bugun evde yemek pisirip malladim. Almanca odevimse simdi beni bekliyor. Istanbul'a gidene kadar bir miktar plansiz kalip, kursa ve ise konsantre olacagim. Haftaicleri beynim Haribo gibi olunca herkes evlere dagiliyor ama Cuma-Pazar arasi bolca aksiyona yer var. Gecen hafta uzun bir aradan sonra Berghain'a gittik. Kangding Raycigim soyler misin canim nasil bu kadar minnos oldun? Bu hafta nihayet Kobosil'in 44 olusumuna destek verdigimiz ve plak sirketinin urettigi tshirtlerimizi teslim aldik. Benim icin daha ozeli ise, baskinin birinin Turkce olmasi. Buyrunuz, tam destek hep destek. 

Size guzel bir Sonbahar donemi diliyorum. Muhtemelen Istanbul'da sonbahar yapraklari bizi karsiliyor olacak ve donuste beni buradan görselleri ile bulacaksiniz. Araya yapabilirsem, sehire gelen guzel sergilerden ve kesfettigimiz garip yerlerin hikayelerinden serpistiririm. O sureye kadar kendinize iyi davranin, sevisin, kahve icin ve asla kus uyumayin. Auf Wiedersehen!

11 Temmuz 2019 Perşembe

Kaydiralim Bakalim.. Hayatimizi

Hellllooooooo.
Berlin bati blogunun delisi geldiiiiiii.

Deli komsu muhabbetinden sonra kendime deli yazmak istemiyordum ama deli komsunun; bir iki onemsiz tantanasi disinda mucizevi sekilde sesi cikmadi o yuzden bu sifati ona kaptirmak istemiyorum fjdfjjf . Yeni evimden cok memnunum, kiclari kasiyoruz, 5 ay bitti ve bu surecte bana bir kac kez sirinlik felan bile yapti. Ama tabi kendisine zerrrrrrre guvenmiyorum ve deli de olsa kendisini sevmiyorum.

Valla ne oldu ne bitti herseyi yazicam. 4 aydir bosuna yoktuk degil mi? Biraz da biz ekmegini yiyelim su ortadan kaybolmalarin.

Yani bazi aksilikler ve aile ici saglik sorunlarinin haricinde aslinda kafaya takilacak pek bir mevzu yoktu bu 4 ay icinde. Elli bin kez demistik bir elle bin kez daha benden sonra tekrar ediyorsunuz : Once saglik.

Canim arkilerim Dilos ve Abdullah evlendi. Gurbette yasayan arki olarak hazir ve nazir Izmir'de bulundum. Sayelerinde bir suru yeni arkadas edindim ya da tanidiklarimi gorme sansim oldu. Nikahtan sonra ciftimizi, Evvet! diyerek Izmir Marsi ile Hollanda'ya ugurladik. Sonra da Fransa'da bir guzel gezdiler.  Schengen'in ekmegini yiyen Turkleri ayri bir seviyorum. Gezin kiz, tabi.


Schengen demisken, migdeye oturan beyaz ekmek gibi ben de evde oturuyorum arkadaslar. Bir sehir dahi gormedim, oturma odasindan cikmadim. Tek yaptigim Pazarlari parti kovalamak, evde ot icmek , Netflix izlemek ve Soliter oynamak. Soliter de dahil hepsi gercek. Bakmayin oyle.


Ama nedenlerimiz var!

Pankow'da yasadigimiz evin ve odamin devir teslim sureci vardi. Oyle oralardaki gibi kontrat bit al esyani cik degil. Cok siki bir denetim, yaptirim ve masrafla iptal gerceklesiyor ve yazili bildirim almadan 90 gun oncesine kadar da cikamiyorsun. Bu donem biraz beni yordu. Maddi manevi Deutschland broktasisi ile ugrastim. 

Badana yaptiktan sonra ev sahibi firma gelip kontrol etti ve begenmedi. Butun haftasonu 35 derece sicakta ugrastiktan sonra kontrole gelip, "yok olmamis bu, boyayi ve temizligi bir daha yapin" dediler. Sinir krizi gecircektim. Onca isin arasinda, sabah ise gitmeden evvel ve is cikisi Pankow'a gidip (40 dk git ve gel) boya yapmak beni inanilmaz gerdi. Ama bazi detaylara istinaden, yeni evim ozelinde bana cok iyi deneyim oldu. Sikayet edemem aslinda. 

Boya, tamirat, temizlik sureci icinde, hem sumsuk ve oldukca yetiskin 3 adet eski ev arkadasim yuzunden hem de bir turlu bitmek bilmeyen badana islerinden aklimi kacirmak uzereydim kiiii, anahtari sonunda teslim ettik, kapiyi cekip ciktik. Donuste, bir bira alip metro istasyonunda oturdum ictim ve dusundum. Geriye temiz bir devir protokolu ve bizi bekleyen supriz ek masraflar ile bu macerayi bitirdik. Sene sonunda Almanya'da ev giderlerine dahil olan bir takim ek hesaplar oluyor (Nebenkosten : apartman parasi, su atik parasi, cop parasi vs vs) yil sonu hesaplaniyor ve kiraciya toplu yansitiliyor. Depozitomuz da hali ile yil sonuna kadar iceride kalacak. Geri alabilirsek o da. Olursa da o paraya artik yarabbi sukur diyecegiz.

Izmir'e gidip geldim bir donem. Simdi cok cok iyi ancak annemizin basindan bir ameliyat, protez sorunlari, sancili bir donem, 4 ay kemoterapi, bolca hastane odasi, doktor gorusmesi gecti. Kemo bitti ancak uzun bir sure daha bir takim ilaclar kullanip kendine cok dikkat etmesi gerekecek. Hersey saglik derken, bir yandan da aylarca su soruyla didistim; niye benim annem? 

Yaz mevsimi elbette sadece 3 gun surdu. 1 kez 38 derece 1 kez de 25 derece sicak gorduk onda da ya evde serin serin oturduk kedo ile ya da parka gittik. O kadar. 2 gun (yazi ile iki) kot sort giyebildim ve suan instagramdan yaz mevsimi yasayan dostlarimi battaniye altindan dikizliyorum ve asagida Muge ile yaptigimiz gibi cilek yiyorum. 



Havalarin bir miktar iyi oldugunu gordugumuzde kendimizi parklara, acik hava barlarina, bira bahcelerine atiyoruz. Elle sayilir tabi ama oldugu zaman da gunleri uzun yasamak cok keyifli. Gecenlerde ELSE'ye gittik. Barin icindek eski Berlin'den kalma fotograf kabinine girmeyi ihmal etmedik. Sarhos olunca bu kabinlere girin, 2 euroya gulun, sonuclari komik olabiliyor. 



Bu sene Berlin Pride 27 Temmuz'da gerceklesiyor. Hollanda'dan aldigim renkli aksesuarlarim ve dostlarim ile CSD Berlin'de olacagiz, Berlin'de olacaklari bekleriz. Cunku love always wins. 

Cuma aksami Berlin'li cok unlu bir fetis giyim markasi "UY Studio"nun Berghain Halle'de bir performans eventi oldu. Bizi neyin bekledigini hic bilmeyerek gittik. Gercekten guzel bir Cuma aksami eventi idi. Kareografi, Dasha Rash muzikleri, Halle'nin endustriyel mimarisi, isiklar, yolculuk, cok ozeldi.



Berlin based bir DJ olan Max Kobosil'in plak sirketinden cikan bazi urunlerin kisa bir pre-sale etkinligi olmustu tekelde. Tekel iyi tekel de yani siradan bir tekel de degil. Spätkauf 178, Neukolln'de.  Tekno calan, bira satan, isletmecileri Erzincanli 2 kardes. Evet dogru okudunuz Erzincanli. Gittik tanistik, alisverisimizi yaptik, Max ile goygoyladik (gorselde) ve bir sonraki Berghain etkiligi ve bu sene icerde basina gelenler de dahil bir miktar giybet yaptik. Olanlari ve giybeti uzulerek burada yazamicam ama olaylar ahahahahhaljkh


Minnos kuzenimin 18. yas dogum gununu kutlamak icin bir miktar aile toplantimiza katildim.  Ondan da donerken Deutsche Bahn rotar yapti, sikayetim uzerine biletimin ancak yari parasini geri odemisler. Allahsizlar gece 2'te 30 dakika eve yurudum ve ertesi gunu 8'de uyandim. Bunun karsiligi gercekten 34 euro degildi. 

KDK Berlin'de basin gorevlisi gibi Nikon'umu boynuma asip, guzel renkli gorseller cektim ve Turk bistrosundan Patates salatasi yedim. Bu Kultur Karnavali, Berlin'de her sene 1 Pazar gunu kutlanana bir yuruyus. Ulkeler danslarini ve yemeklerini paylasiyor. Berlin'e zaten bir resmi tatil olsun ciksinlar yemek yiyip dans etsinler, festival yapsinlar. Bayiliyor bu yabanci tayfa, birinine patates yedirsin, bira icersin, sokakta dans edip sosyallessin, vallahi kimsenin isi yok. Neyse bakmak isteyen hikaye serisi surada , ben cektim iyi izlemeler. 

Bu yazida da bir Rembrandt demeden gecemicem. Ama bu sefer biraz haber degeri var. Oyle bos beles haberci degiliz, haber ajansindan calisiyorum dogru habercilik yapiyoruz burada, AA gibi evlerinize cay icmeye girmiyoruz. Efendim en en sevdigim, Gece Devriyesi "Night Watch" tablosu restorasyona alindi. Restorasyonun bir de onemli bir ismi var : "Night Watch Operation". Durun! Bu onu gormenize engel degil. Sahane bir PR ve Marketing ekibi olan Rijksmuseum, tablonun oldugu alani kocaman bir cam oda icine aldi ve restorasyona basladi. Hem kismen suregelen islemler canli gorulebilecek hem de ziyaretciler bos duvar nedeni ile muzeden mutsuz ayrilmayacaklar. Calistigim haber ajansim; bu islemlerin konusuldugu ve tatlis muze yetkililerinin, meraklilarin sorularini cevapladigi basin toplantisini canli yayin olarak verdi. Suradan ilginc sorulari ve bu hazirligin nasil ve neden yapildigini izleyebilirsiniz. Rijksmuseum'un ve sanatin her formatta kopegiyiz. 

Sevgili Safak, cok eski dostum Ali'nin bana kazandirdigi guzel arkadaslardan biri oldu. En son geldiginde bizi, Adventure Time cizgi filmi ile tanistirdi ve suan hayatimda hic bisi eskisi gibi degil. Ustune bir de bu filmin lisansli urunleri Miniso'ya gelmis. Gittik aldik bisiler altta kalir miyiz? Saol canim arkim. Gercekten hayatimda hersey karmasikti, bu film ile iyice rayindan ciktik.

  
Kisin eve tasinmadan once, bir Rus ile bir cirpida baslayip bir cirpida biten bir gonul iliskimiz oldu efendim. Kendisinden bile daha ise yarar; cok degerli bir tshirt kaldi bende. Hic birseyi degil bu tshirtu seviyorum. Yilbasinda Only Lovers Left Alive fimini izlemistik. Ciftin ucakta Tanca'ya giderken birbirlerine sarilip uyumasindan esinlenerek bu tshirtu bana vermisti. Hikayesini cok sevmistim. The Barking Store, Moskova'da bir barinak aslinda. Lisansli urunleri var. 15-20 euro arasi bisiler alip destek olabiliyorsun. Benimkinin ustunde keday ve kopek arabada oturmus, ustunde ise "mom, give us a bone" diyorlar. Veee yeni evlerine yani sahiplendirilmis evlerine gidiyorlar.  OK. I am not cryin....


Gecen Can ile Kreuzberg'e gozumuz donmus sekilde kebap yemeye gittik. Semt bizim ev kira. Ekim'e kadar bende kalacak ev arkadasim kendisi. Adanagrill'e oturur oturmaz ilk soyledigimiz sey ince belli bardakta cay oldu. Ardindan gelsin adanalar. Cok ozlemisim. Adana kebap seni ve yayik ayranini cok seviyorum. Seni daha cok.


Yillar sonra Netflix hesabimi geri actim ve Muge bana izleyici hesabi hediye etti dogum gunumde. Bu sayede biraz kulturlendim, belgesel felan izliyorum. O arada Grimm'e sardim, bitti. Big Bang Theory'yi bitirmemistim, bastan izliyorum. Dark geldi. Stranger Things geldi vs. biraz senlendi ortamlar. Kedo ile bol bol Grimm izledik gecen aylarda. 

Bazi insanlar ve anlar anlatilmaz, yasanir. Ben bu asagidaki ikisini seviyorum ve yasiyorum. Yaz tatili konusunda kartlar yeniden karildi. Bu basbelalari ile Agustos'ta bizimle mezara kadar gelecek bir tatil planladik. Yillardir hayalini kurdugum tatile, ustelik bir de dostlarim ile cikiyorum. Bittik biz beyler.


Bu hafta cok yavas gecti, isler de cok sakindi. Tatil donemi. Temmuz sonu henuz biletleri dahi alinmayan bir is gezim var, ustelik Istanbul ahahahahah gulme geldi. Acaba orda burda Lahmacun yemekten is yapabilcek miyim sadece soruyorum? Tum bu olanlardan, olup da yazmadigim seylerden sonra ay sonunda makarnaya talip de olsam, bir iki yer gezmeyi kafaya koydum. Yaz kizim; Hamburg ve Dresten. Gitmeyen artik turkuyeye donup akp ye oy versin daha ne diyim? 

Hersey cok guzel oldu. 

Iyi aksam, kendinize iyi bakin, kus uyumayin, lutfen sevisin ve bol bol kahve icin.

1 Mart 2019 Cuma

Mim

Selam. Ben geldim. Mim yaptim. Fermina'da gordum ve hosuma gitti. Cevapladim ve arkama bakmadan ofisten suan kaciyorum.  

Gitmeden once bir yazima direkt yorum birakan "adsiz" bir kullanici olmus. Ismimi ve Berlin'i biliyor anlasilan. Almanya'nin sistemini de yasayan ya da yasamis biri olarak cok tesekkur ederim yonlendirme ve yorum icin. Hakikatten, yorumda bahsi gecen kiracilar derneginin henuz gecenlerde basvurusunu yaptim, yani formu aldim, doldurcam ve gondercem. Ismini bilmiyorum ama keske yazsaydin ozelden. Umarim direkt tesekkur etme sansim olur.

Herkese sevgiler ve iyi hafta sonlari! 

Bilgisayarının masaüstü görüntüsü nedir?



Internal bisi yok iyicene baktim ama bazi seyler cok anlamsiz. Ahmet Yesiltepe’nin fotografi neden mesela aylardir masaustumde bilmiyorum. Evet kendisini cok seviyorum, cok guzel bir anlatici. Is icin de saklamis olabilirim ay bilemedim sahhahaha.

Google'da aradığın en son şey ne?


Cocugun ikametgah adresini degistirecegiz, bu site o site. Malum yeni eve tasindik, ev de giris kat, bu cakciki cikar gidersa birgun Allah korusun. Adrese kendisinin geri teslimi icin onemli.  Cunku bu datebase tum Almanya’yi kapsiyor. Cipi ile ID ‘si uyusmasi gerek. Almanlarin bu iste de bokunu yine yiyoruz.

Mesajlaştığın ya da konuştuğun son insan kim?

Annem.

Tiyatroya en son ne zaman gittin?

Of. Bilmiyorum. Galiba devlet tiyatrosunda calisan bir arkadasimin zoru ile biraz da beles oldugu icin 2013 ‘te Sessizlik isimli bir oyun izlemistim. Iskoc bir eserin uyarlamasiydi yalan olmasin.  

Sinemaya en son ne zaman gittin?

Gecen ay Bohemian Rapsody izledim. Pek bir beyendim. Sonra bak cocukcagiz Oscar aldi gecen hafta. 

Hangi dizileri herkes izlemeli?
Dizi izlemiyorum.

En son ne tür müzik dinledin?

Tekno her zaman dinledigim bir tur ama bu sabah hic olmaz, 2003’e gidip Loreena Mckennitt dinledim ise giderken.

Seni en çok ne çıldırtır?

Son dakika iptal edilen bulusma-gorusme planlari, eve lap diye gelen habersiz misafirler ve hic bir neden soylemden ortadan kaybolan/arkadaslik ya da iliski bitiren ariza insanlar. Attigin mesaja aramaya 1 hafta sonra genis karakterler…. Gordugunuz gibi beni delirten nedenlerin temelinde galiba “iletisimsizlik” var. Lutfen ILETISIN arkadaslar, rica ediyorum.

Ne zaman uyanırsın?

Ofise gelip kahve yapinca.  

İnternetteki ilk adın neydi?

Bayansilvia….

Favori emojin nedir?

Rocknroll emojisi ))

Kedi mi köpek mi?

Kedi. Keske herkes kedi olsa. 

Kuzey mi, güney mi?

Guney. Sicak. Deniz. Gunes. Kum. Bira. Patates. Islak saclarim. Denizin tuzu. 35 derece sicak. Kumdan yanan ayaklarim. Of buraya nasil geldim ben bir anda yaaa?

Kafanda genel olarak ne olur?

Overthinking problemi olan bir insanim, bunu kabul ediyorum. Son zamanlarda bununla bas edecek bazi calismalar yaptim ve devam ediyorum. O nedenle kafamda genel olarak hersey var.

Komedi mi dram mı?
Komedi. Cunku hayatimiz komedi. Oyle degil mi ya?

Yıl içindeki en favori günün hangisi?

Hehe dogum gunum. Ama bunun siprituel bir nedeni var. Dogum gunum her zaman yeni ve iyi seylerin donumu olmustur bana. Sonrasi kafa ustu cakilmak sarti ile oncesinde bu donem asiri mutlu olmusumdur, cok param olmustur, asik olmusumdur, cok iyi arkadasliklar kurmusumdur, accayip partilemis harika gunler gecmistir, yeni bir ulkeye gitmisimdir , bunlarin hepsi bu gunun etrafinda olmustur. Ama tabi bende mutluluk uzun surmaz, Galatasaray camiasi gibi hayatim var, mutlulugun hemen arkasi buyuk bir hüsran ahhaahahahah

Ankara ile ilgili en sevdiğin şey?

Bu soru Ankaralilara ozel mi yoksa Mim’I yapan yasadigi sehri mi koydu bilmiyorum, ben ikisine de cevap veresim var. Ankara icin iyi hislerim var, hic gormedigim ya da gercekten sadece 1 kez gordugum ama yazistigim konustugum insanlar yasiyor. Cok garip; sayinca 10 kisi felan cikti sjdjhsdjss. Berlin ile ilgili 50 sayfa yazdim daha da yazmiiim isterseniz. Ozetle Berlin’in kopegiyiz, havhavhav.

Son olarak bir sırrını paylaş.

Ay buraya yazinca sir olmaktan cikicak. Ama sirrimsi bisi yazabilirim anlik. Kedoya aylar evvel bir idrar tahlili yapilcakti. Basit bir cis ornegi seti satin aldim. Cis ornegini alip 2 saat icinde veterinere gotursem bu is bitecekti. Ama yapmadim. Zamansizlik, berlinde bu veterinerlerin abbuk subbuk calisma saatleri, testi kabul etme saati ve kisisel problemlerimi one koyarak yapmadim. Cok pismanim. Simdi tasindik. Veteriner cok uzakta kaldi. Bize yeni yollar gorundu. Kedonun gozle gorulur hic bir problem yok ama yine de birsey olursa ileride koppek gibi aci cekicem. Tamamen tembellikten bir bok yiyorum lutfen beni uyarin.